Bilgi toplumu ve sosyal medya

Dünyada mobil cihaz kullanımının yaygınlaşması ile beraber, internet teknolojilerinin gelişimi ve sosyal medya kullanımı hızlı bir şekilde arttı. Sosyal medya kullanıcılarının sayısı milyonlara, milyarlara ulaştı. Hatta sosyal medyadaki bireysel kullanıcıların takipçileri milyonla ifade edilecek seviyeye geldi

Serhat Özeren / serhatozeren@tbpnet.org/ @serozeren

 

Sosyal medya, özellikle web 2.0 uygulamalarının gelişimiyle beraber, interaktif yani karşılıklı bir iletişim ve etkileşim ortamı yarattı. Daha önce konusuna, uzmanlığına göre blog yazarları vardı. Şimdi, sosyal medya sayesinde herkes, bir mikro blog yazarı, gazeteci, haberci, eleştirmen oldu. Bu, internet vatandaşlığının gelişimi için son derece önemli. 

İnternet ve sosyal medya kullanımının artması, maalesef bazı tehlikeleri de beraberinde getirdi. Bu noktada en önemli görev kullanıcılara düşüyor elbette. Evet, sosyal medyayı ve interneti kullanacağız ama bilinçli bir şekilde kullanacağız. Bilinçli kullanmak ne demektir? Öncelikle interneti doğru kullanmak çok önemli. Özellikle dikkat çekmek istediğim konuların başında, çocukların sosyal medya kullanımı yer alıyor. Bilindiği üzere, 13 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanmasını psikologlar, pedagoglar ve eğitmenler önermiyor. Birçok sosyal medya mecrasında da 13 yaş sınırı var. Ancak, çocuklar yaşlarını daha büyük beyan ederek sosyal medyayı kolaylıkla kullanabiliyor. Buna göz yummak son derece sıkıntılı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu konuda ailelere büyük bir sorumluluk düşmektedir. Çocuklar internet kullanırken, bilgisayarda oyun oynarken, aileler bu durumu dinlenme aracı olarak görmemelidir. Çocuklar, mutlaka ailelerinin gözetiminde internete girmelidir. Bu konuda yeterli bilgisi olamayan aileler için, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından destek tedbirler oluşturuldu.  Sosyal medya, kişilerin ya da toplumların internet üzerinden kendilerini rahatlıkla ifade edebilmelerine olanak sağlarken; kullanıcılar sosyal medya aracılığı ile istedikleri kişilere ya da kurumlara kolayca ulaşabilme, fikrini beyan edebilme hatta olumlu/olumsuz eleştirebilme imkanı yakaladı. Bu etkileşimi, erişilebilirliği son derece doğal ve normal bir yansıma olarak görebiliriz. Ancak bunu da bir çerçeve ile sınırlamak en doğrusu olacaktır. Yani eleştiri olabilir ancak belli sınırlar içinde kalmayı bilmeli ve hakaret içeren ifadeler kullanılmamalıdır. 

Tüm bu gelişmeler ışığında öncelikli hedefimiz, bilgi toplumu olma yolunda sağlam adımlar atmak olmalı. Temelleri sağlam, güçlü bir bilgi toplumu inşası için gençlerimizin daha çok (bilinçli) internet kullanması gerektiğini düşünüyorum. Neredeyse herkesin interneti, cep telefonu, bilgisayarı var. Haberleşme özgürlüğü vatandaşlarımızın anayasal hakkı. Bu bilinçle ülkemizin her noktasına internet erişimi götürmenin mücadelesi veriliyor. İnanıyorum ki en kısa sürede internet erişimi olmayan kalmayacak. İstanbul’daki bir KOBİ’nin mallarını, hizmetini yurt dışına veya yut içine satışındaki hızını, Van’daki, Diyarbakır’daki, Konya’daki, Trabzon’daki KOBİ de aynı haberleşme altyapısıyla yapabiliyor. İstanbul’daki öğrencilerimiz ile Anadolu’daki öğrencilerimizin eğitim düzeyinin aynı olması hedefleniyor. Ve bu toplam hedef, gelişmiş ülkelerden daha az değil, onların üstünde bir hedeftir. 

 

BİLGİ TOPLUMU YOLUNDA HIZLI, KARARLI VE EMİN ADIMLARLA İLERLEYECEĞİZ

Teknolojiyi öğrenmek gençler için kolay ama belli bir yaşın üstündeki vatandaşlarımız için o kadar da kolay değil. Bu sebeple bilgisayar okuryazarlığı yanında artık medya okuryazarlığı da önemli bir yer tutmaktadır. Bu, bir kültür dönüşümüdür. ‘Bilgi toplumu kültürüne’ dönüşümdür. Bu dönüşümü gerçekleştirmek sırf siyasetçilerin, kamunun görevi değildir; STK’lara, üniversitelere de toplumu bilinçlendirme noktasında son derece önemli görevler düşüyor. 

Binaya, taşa, betona dayalı ekonomi yerine bacasız fabrika diye adlandırdığımız yazılım ve internet teknolojilerine, katma değeri yüksek olan çalışmalara yatırım yapmalıyız. Ülkemizin geleceği buradadır. 
Bizim yolumuz ‘bilgi toplumu’ yoludur. Bu yolda hızlı, kararlı ve emin adımlarla ilerleyeceğiz.