Ar-Ge olmadan asla

Ülkemizin geleceği, ihracatta kilo olarak ölçülen değerin yükseltilmesiyle olacak. Şu anda ihracat kilomuz yaklaşık 3 dolar civarında... Bu rakamın daha yükseklere ulaşması, Ar-Ge çalışmaları ve inovasyona dayalı ileri teknoloji ürünleriyle gerçekleşecek. Katma değerli ürünler üreterek rekabetçi olmanın sırrı da Ar-Ge’den geçiyor

BİLGİ EKONOMİSİ ÇAĞI

serhatozeren@tbpnet.org / @serozeren

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılı Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Faaliyetleri Araştırması sonuçlarını açıkladı. Ar-Ge Faaliyetleri Araştırması kapsamında kamu kuruluşları, vakıf üniversiteleri ve özel sektör anket sonuçları ile devlet üniversitelerinin bütçe ve personel dökümlerine dayalı olarak yapılan hesaplamalara göre, Türkiye’de gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17,1 artarak, 20 milyar 615 milyon TL olarak hesaplandı. 

 

AR-GE’YE DAHA ÇOK  DESTEK VERİLMELİ

 

Bu, ülkemiz açısından oldukça sevindirici bir sonuç. 2015 yılı verileri ülkemizin geleceği ve olmazsa olmaz dediğimiz Ar-Ge için beklentilerin üzerinde gerçekleşmiş oldu. 2016 yılında, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü ve ülkemize dönük diğer terör faaliyetlerinin Ar-Ge rakamlarını düşürmeyeceğine inanıyorum. Ülkemizin güvenlik ve ekonomik açıdan geçirdiği sıkıntılı süreçte Ar-Ge yatırımlarına hiç durmadan devam etmeliyiz. Aynı zamanda devlet politikası olarak da bu dönemde Ar-Ge’ye daha fazla destek verilmesi gerekiyor. Bir diğer iyi sonuç ise Ar-Ge’de çalışan personelde oldu. Ar-Ge harcamalarının GSYİH’ye oranı yüzde 1,06; tam zaman eşdeğer (TZE) Ar-Ge personeli sayısı 122 bin 288, TZE araştırmacı sayısı da 95 bin 161 olarak açıklandı.

 

ÖZEL SEKTÖR EN BÜYÜK PAYA SAHİP

 

Gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcamalarında özel sektör yüzde 50 ile en büyük paya sahipken, bunu yüzde 39,7 ile yükseköğretim kesimi ve yüzde 10,3 ile kamu kesimi takip etti. Ar-Ge harcamalarının 2015 yılında yüzde 50,1’i ticari kesim tarafından finanse edilirken, bunu yüzde 27,6 ile kamu kesimi, yüzde 18,1 ile yükseköğretim kesimi, yüzde 3,2 ile yurt içi diğer kaynaklar ve yüzde 1,1 ile yurt dışı kaynaklar takip etti.

 

BÜYÜMEYE MEYİLLİ BİR İÇ PAZAR OLUŞUYOR

 

Türkiye'de son yıllarda dinamik, yenilik isteyen ve büyümeye meyilli bir iç pazar oluşuyor. İç pazarımızdaki bu dinamizmi gören firmalar, Ar-Ge'ye daha fazla yatırım yapmaya başladı. Bu gelişme, 2023'te Ar-Ge harcamalarını milli gelirin yüzde 3'üne çıkararak, bu alanda lider ülkeler arasına girmeyi amaçlayan ve 2023'te tüm Ar-Ge harcamalarının üçte ikisinin özel sektör tarafından yapılması hedefinin uzak olmadığını gösteriyor. Ülkemizin geleceği, ihracatta kilo olarak ölçülen değerin yükseltilmesiyle olacak. Şu anda ihracat kilomuz yaklaşık 3 dolar civarında... Bu rakamın daha yükseklere ulaşması Ar-Ge çalışmaları ve inovasyona dayalı ileri teknoloji ürünleriyle gerçekleşecek. Katma değerli ürünler üreterek rekabetçi olmanın sırrı da Ar-Ge’den geçiyor. Ar-Ge kültürü oluşması için çalışmalara devam, desteklere devam. Ar-Ge olmadan asla…