WEF Ürdün Mena

‘Girişimcilik’ ve ‘inovasyon’ başlıklarında OECD ülkeleri arasında ‘gayrisafi yurt içi hasılası’nın yüzde 4.3’ünü AR-GE’ye harcayan İsrail, listenin başında geliyor. İsrailli teknoloji firmaları tüm zamanların rekorlarını kırarak, risk sermayesi yatırım şirketlerinden 48 milyar dolar yatırım aldı. İsrail’de ayrıca 1999-2014 yılları arasında kurulan 10 bin 185 şirketin yüzde 2,6’sı, 100 milyon dolardan fazla gelir elde ediyor

 

Selçuk Kiper / selcukkiper@mac.com

 

WEF Ürdün, 19-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti ve bölgemiz ile ilgili birçok bilgi paylaşıldı. Bu başlıklar arasında istihdam, eğitim, geleceğin meslekleri, devlet-özel sektör arasındaki iş birliği ve fırsatlar bulunuyordu. MENA Bölgesi araştırmalarına göre insanlar kapasitelerinin yüzde 62’sinden faydalanıyor. Bu oran dünyada ise ortalama yüzde 65. Yüksek gelirli ülkelerde bu oran, yüzde 68 ile yüzde 73 arasında değişiyor. Türkiye’de ise bu rakam yüzde 68. Yine bölgede 25 yaş altındakiler, bu bölgedeki nüfusun yarısını oluşturuyor ve yüzde 25’ten fazlası işsiz. Bölgede genel olarak işsizlikte 18-24 arasındaki oran, 25-54’ün iki katından fazla… Peki üniversite mezunlarında sektörlerin ve işlerin dağılımı nasıl? Bu durumda işletme ve hukuk yüzde 31, inşaat, mühendislik ve üretim yüzde 29, bilgi ve iletişim teknolojileri yüzde 13, genel bilimler, matematik ve istatistik yüzde 8, sosyal bilimler, bilgi ve gazetecilik yüzde 7, sanat ise yüzde 5’lik bir yüzdeye sahip. Buna karşın 1-7 arasında puan verilen eğitim sistemi kalitesinde bölgede en yüksek puanı; 5.5 ile Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri almış. Türkiye ne yazık ki 3.1 ile en altlarda yer alıyor. Bunlara ek olarak 2015-2020 yılları arasında etkin olmaya başlayan ve iş piyasasını etkileyen konular ise şöyle sıralanıyor: Yeni enerjiler için kullanılan teknoloji ve servisler, mobil internet ve bulut teknolojileri, jeopolitik tehlikeler ve etkenleri, kadınların iş gücüne daha fazla dahil olması, yapay zeka, büyük veri, robotlar ve insansız ulaşım araçları… Bu konuların da etkisiyle online çalışma platformlarının bölgede 2025’te yaratması beklenen sonuçlar ise şu şekilde ifade ediliyor: Mısır’da 945 bin yeni iş, ‘gayrisafi yurt içi hasıla’da 21 milyar dolar artış. Bunun Türkiye’deki beklentisi ise 799 bin yeni iş ve ‘gayrisafi yurt içi hasıla’da 41 milyar dolar artış. Bölge ile ilgili bir başka açıklanan tablo ise 2011-2016 arası hangi meslek başlıklarında artış olduğu… Birinci sırada yüzde 37 ile girişimcilik bulunuyor. Program analistliği yüzde 34, kalite güvence testi yüzde 34, sağlık sektörü yüzde 22, teknisyenlik yüzde 13 ve 3D tasarım ise yüzde 8’lik orana sahip. Bölgeden bahsederken İsrail’i atlamamak gerekiyor. Özellikle ‘girişimcilik’ ve ‘inovasyon’ başlıklarında OECD ülkeleri arasında ‘gayrisafi yurt içi hasılası’nın yüzde 4,3’ünü Ar-Ge’ye harcayan İsrail, listenin başında geliyor. İsrailli teknoloji firmaları tüm zamanların rekorlarını kırarak, risk sermayesi yatırım şirketlerinden 48 milyar dolar yatırım aldı. İsrail’de ayrıca 1999-2014 yılları arasında kurulan 10 bin 185 şirketin yüzde 2,6’sı, 100 milyon dolardan fazla gelir elde ediyor.

 

MENA’DA RİSKLER VE FİNANSMAN

Bankacıların üzerine oldukça yüklenilen paneller oldu. KOBİ ve girişimcilerin neden finanse edilmediği ve niçin çok yüksek faiz alındığına dair sorular soruldu. Bankacılardan gelen cevaplar ise bölgedeki riskler üzerine oldu. Bu konuya verilebilecek en güzel yanıt ise Abraaj’ın kurucusu Arif Naqvi’den geldi. Naqvi, “Dünyaya bakacak olursak son dönemlerde yaşanan tüm finansal krizler Amerika ve Avrupa kaynaklı oldu. En sonuncusunun kaynağı Lehman Brothers’dı. Yine 90’lı yılların sonundaki kriz de Amerika’dan geldi. Dolayısı ile ‘kriz’ kelimesini doğru tanımlamamız gerekir” yorumunda bulundu. Naqvi’nin değindiği bir diğer önemli konu ise ülkelere yardım ederken, bunun gerçekten yardım amaçlı yapılması gerektiğiydi. Naqvi, bu yardımlar ve finansmanlar üzerinden ülkelerin borçlandırılmamaları gerektiğini söyledi ve şu anda Çin’in bu konuda ne kadar yol katettiğini ve iş yaptığı ülkelere verdiği desteklerden örnekler verdi. Türkiye’den katılım ise geçen seneden de azdı. Hükümeti temsilen kimse yoktu. İş dünyasından da bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdı gelenler. Açılış konuşmasını temaya uygun olarak Ürdün Prensi Al Hussein Bin Abdullah 2 yaptı. 22 yaşında olmasına rağmen kendisinden sonra konuşan İspanya Kralı’ndan çok daha iyi ve etkili konuştu.