PİYASALAR
Op. Dr. T. Ali Zırh

Beyin pilinden sonra ikinci bir yaşam mümkün

Beyin pili ameliyatı ile Parkinson hastalığının bir kader olmadığı, erken teşhis ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabileceği unutulmamalı…

Sağlıklı bir yaşam sürmek hepimizin en büyük arzusu. Ancak, kimi zaman sosyal kimi zaman ise fizyolojik nedenlerden dolayı yaşam kalitemizin düştüğü ise bir gerçek. Parkinson, insanların yaşam kalitesini düşüren ve hareketlerini kısıtlayan bir sorun. Yoğun stres ve çalışmayla beraber görülme oranı yükselen Parkinson, iş hayatınızı çıkmaza sokabilir. Ayrıca büyük şehirlerde yaşayan insanlar için stres ve bunun akabinde depresyon Parkinson’a davetiye çıkarabilir. 

TİTREYEN EL VE KOLLAR PARKİNSON HABERCİSİ OLABİLİR

Öncelikle Parkinson; beyinde ‘dopamin’ denilen maddenin eksikliği ile ortaya çıkan, kronik nörolojik bir hastalık. Yaşın ilerlemesiyle birlikte beyindeki dopamin salgılayan hücrelerin azalması veya hasara uğramalarıyla ortaya çıkan Parkinson, vücutta istem dışı hareketlere, el ve ayakta titremelere neden oluyor. Elbette bu durum hastaların yaşamını zora sokuyor ve sosyal hayattan soyutlanmalarına neden olabiliyor. Parkinson, korkulduğu üzere tipik kalıtsal bir hastalık değildir. Bende var, çocuğumda da mı olacak? Babamda var bende de mi olacak? diye endişe etmeye gerek yok. Çünkü Parkinson, toplumda 65 yaş üzeri her 300 kişiden 1’inde görülen bir hastalık. Ancak bu, 40’lılı 50’lili yaşlardan önce ortaya çıkıyorsa, bunlara genç yaşta görülen Parkinson hastalığı deniyor.  Bu grubun içerisinde hemen yarısına yakınında bazı genleri araştırıp bulabilmek mümkün. Bu hastalığın tipik özelliklilerinden biri, genellikle vücudun bir tarafında ortaya çıkan ve para sayar tarzda diye hitap edilebilen, istirahat halinde ortaya çıkan titremedir. Bu belirtilere; katılık, tutukluk, ağırlık, hareketlerde yavaşlık, yüz hatlarında donukluk, küçük adımlarla öne eğik yürüme bulguları eklenebilir. Parkinson hastalığında titreme her zaman görülen bir belirti olmayıp, bazı hastalarda tutukluk ve yavaşlık ilk bulgu olarak çıkabilir.

Parkinson hastalığı her ne kadar kronik ve ilerleyici bir durum olarak gözükse bile zamanında erken teşhis ile önüne geçmek mümkün. Her hastalıkta olduğu gibi hayat kurtaran küçük belirtiler Parkinson hastalığında zaman kazandırıyor. Parkinson tedavisinde başlangıç olarak ilaç yöntemi kullanılırken daha ileri safhalarda ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalar için beyin pili kurtarıcı oluyor. ‘Nöromodülasyon’ denilen beyin pili ameliyatı, beyin içerisine yerleştirilen ince elektrotlar ile sorunlu bölgelere elektrik akımı vererek hastalık bulgularının yok edilmeye çalışıldığı bir yöntem.  Bunlara ek olarak, düzenli yaşam ve sağlıklı beslenmeyi zorunlu kılan hastalıkta görülen sindirim sistemi yakınmaları nedeniyle çiğ sebze, meyve, yulaf gibi bol lifli gıdalar tüketilmesi, günde en az 8-10 bardak su içilmesi ve kefir, yoğurt, turşu gibi probiyotik içeren gıdaların alınması gerekir.

BEYİN PİLİ AMELİYATINDA ‘HASTALIĞIN SAATİ’ GERİYE ALINIYOR

Parkinson hastalığında bir devrim niteliğinde olan beyin pili ameliyatı, bir nevi hastalığın saatini geriye almaya yarıyor. Hastalara daha kaliteli bir yaşam sunan bu ameliyat ağrısız bir şekilde yapılıyor. Hatta ameliyat hasta uyanıkken konuşa konuşa ve hasta ile yardımlaşarak gerçekleşiyor. Ameliyatlarda kullanılan ‘Mikroelektrot Kayıt ve Stimülasyon Tekniği’ denilen yöntemle beyindeki hedefler hata payı olmaksızın bulunur ve bu noktalara beyin pili elektrotu yerleştirilir. Bu elektrotlar, uzatma kablosu ile cilt altından geçirilip göğüste kalp pili gibi cilt altına yerleştirilen bir pil kısmına bağlanır. Böylece hastanın dış görünüşünde herhangi bir değişim gözükmez ve hastalar ağrısız bir şekilde ameliyat olur. Yüz güldüren sonuçların alındığı bu teknikte hastaların sosyal hayatlarına dönmesi, daha da önemlisi titreyen ellerinden utanmamaları mutluluk verici. 

DİĞER YAZILARI