Şölen’den 600 milyon TL’lik üretim üssü

Çikolata ve çikolatalı ürünler sektöründe ihracatla başlayan büyüme yolculuğunu Türkiye’ye kazandırdığı yenilikçi ürünler ve markalarla sürdüren Şölen, üretim gücünü Gaziantep’te kurduğu, tamamen endüstri 4.0 özellikli yeni üretim üssüyle yepyeni bir boyuta taşıdı. Şölen’in 2012 yılında başladığı yeni tesis projesi, gıda güvenliği alanındaki en üst düzey standartların sağlanması ve en son yeniliklerin üretim hattına taşınması gözetilerek 5 yılda tamamlandı. Gıda güvenliğinde en üst standartlar gözetilerek oluşturulan fabrikada tüm birimlerin faaliyete geçmesi vesilesiyle geçtiğimiz ay fabrikayı ziyaret etme fırsatı yakalarken Şölen CEO’su Elif Çoban ve Şölen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Çoban'dan markanın hayalden gerçeğe etkileyici ve aynı zamanda gurur verici hikayesini dinleme fırsatı yakaladık...

 

Temelleri 1989’da 10 ton günlük kapasiteli, 2 bin metrekarelik üretim alanında atılan Şölen; doğduğu topraklarda 600 milyon TL’lik yepyeni bir üretim üssü ile kök salıyor. Şölen, Gaziantep 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde, 120 bin metrekarelik alanda faaliyete başlayan yeni tesisi ile şirketin günlük üretim kapasitesini 800 tona çıkardı. 

 

ELİF ÇOBAN: “RÜYAMIZ GERÇEK OLDU, ŞİMDİ YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDAKİ HEDEFLERİMİZE DAHA DA GÜÇLÜ YÜRÜYECEĞİZ”

Şölen’in 1989 yılında 50 kişilik bir ekiple kurulan çok genç bir şirket olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Şölen CEO’su Elif Çoban, Gaziantep’te kurulan ilk tesisten bugün geldikleri noktayı ‘’Rüyamız gerçek oldu’’ diyerek özetledi. Elif Çoban, “Gaziantep 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyete geçirdiğimiz bu üretim üssünü, binlerce şefin dünyadaki en son teknolojili makinelerde olağanüstü lezzetler ürettiği bir rüya fabrika olarak tabir ediyorum. Bu fabrikamızdaki 62 üretim hattından çıkacak 200’ün üzerinde ürün çeşidimiz, Amerika’dan Belçika’ya ve Maldivler’e kadar 100’ü aşkın ülkeye ihraç ediliyor. Dünyada parmakla gösterilecek donanım ve yetkinliklere sahip olan bu tesisler, Endüstri 4.0 vizyonunun gerekliliklerini tam olarak karşılıyor’’ dedi. Şölen’in halen Türkiye’de sektörünün en fazla ihracat yapan şirketi konumunda olduğunu hatırlatan, yurt içinde ise yenilikçi kimliğiyle sektöre yeni kategori ve yenilikçi ürün sunan bir yapıda olduğunu belirten Elif Çoban, ‘’Üretim gücümüze güç katan bu yatırımla şimdi yurt içinde ve yurt dışındaki hedeflerimize daha da güçlü yürüyeceğiz’’ dedi.

 

‘’KALİTELİ, LEZZETLİ VE YENİLİKÇİ ÜRÜN TUTKUMUZLA BU TESİSE TOPLAM 600 MİLYON TL’LİK YATIRIM YAPTIK”

Kazandıkları her kuruşu işlerine yatırdıklarını söyleyen Elif Çoban, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne kazanıyorsak, işimizi büyütmek için harcıyoruz. 2012 yılında Gaziantep 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımına başladığımız yeni tesisimizi 600 milyon TL’ye tamamladık. Tesisimiz kalite, lezzet ve yenilikçilik tutkumuzu ortaya koyuyor. Uzun vadeli yüksek hedeflerimizi karşılayabilecek bu yeni üretim üssümüz Şölen’in 28 yılda yurt içinde ve yurt dışında ulaştığı başarıyı gelecek nesillere de taşıyacak, konumumuzu güçlendirecek’’ dedi. Teçhizat ve teknoloji için 430 milyon TL, inşaat işleri için ise 170 milyon TL harcadıklarını belirten Elif Çoban, ‘’Yatırım kadar istihdam da odağımızda. İstanbul ve Gaziantep’teki üretim merkezlerimizin yanı sıra Kanada, Azerbaycan, Cezayir, Ürdün, Suudi Arabistan, BEA, Amerika Birleşik Devletleri’nin de bulunduğu ülke ofislerimizde toplamda 2 bine yakın çalışanımız bulunuyor’’ dedi.


“AR-GE MERKEZİNDE ULUSAL VE ULUSLARARASI PROJELER YÜRÜTÜLECEK”

Yeni tesiste 2 bin metrekarelik alanda Ar-Ge merkezi açtıklarını belirten Elif Çoban, “Ar-Ge merkezimiz, bütün yeni ürünlerin prototiplerinin yapıldığı bir merkez konumunda. Aynı zamanda ürünlerimizin en önemli tercih nedeni olan en iyi lezzeti ortaya koyduğumuz bir alan. Şirketimizin tüm birimlerinden gelen, ortak akıl süzgeci ve ilgili parametreler göz önünde bulundurularak değerlendirilen fikirlerin onaylanmasının hemen ardından merkezimizde çalışmaları başlatıyoruz” dedi. Bu merkez aracılığıyla katma değer yaratmaya yönelik yenilikçi projeler oluşturmayı, patent ya da faydalı model sayısını artırmayı ve üniversitelerle iş birliğini amaçladıklarını vurgulayan Elif Çoban, şöyle devam etti: “Merkezimizde, ulusal ve uluslararası projeler yürütülüyor. Alanında uzmanlaşmış firmalar ile çalışıyoruz. TÜBİTAK ile üretim proses makine geliştirme projelerini yaptık. Şimdiye dek yaklaşık 7-8 proje hayata geçirdik. Bunun yanı sıra sürdürülebilir büyüme hedefimiz çerçevesinde enerji tasarrufu, maliyet düşürme ve üretim hatlarının verimliliğini artırmaya yönelik Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi de gündemimizde.”

 

“Şölen olarak biz ihracatla, küreselleşerek büyüdük. Farklı pazarlara, önemli bir bölümü gelişmiş, batı ülkelerindeki pazarlara üstün nitelikli ürünler satarak iyi bir öğrenme süreci geçirdik. Ardından, elde ettiğimiz bilgi birikimini ve gözlem gücünü yenilikçi damarlarımızla besleyerek, Türkiye’yi Türkiye’de olmayan ürünlerle tanıştırdık..."

 

“ROL MODEL OLDUK, BİZZAT KATEGORİ YARATTIK” 

Elif Çoban, “Şölen olarak biz ihracatla, küreselleşerek büyüdük. Farklı pazarlara,  önemli bir bölümü gelişmiş, Batı ülkelerindeki pazarlara, üstün nitelikli ürünler satarak iyi bir öğrenme süreci geçirdik. Ardından, elde ettiğimiz bilgi birikimini ve gözlem gücünü yenilikçi damarlarımızla besleyerek, Türkiye’yi Türkiye’de olmayan ürünlerle tanıştırdık. Hatta daha da ileri gittik, rol model olduk, bizzat kategori yarattık. Bugün geldiğimiz noktada, bizi biz yapan en önemli bakış açısı yenilikçiliğe ve cesur adımlara olan inancımızdır. Yenilikçilik ve cesaret bizim DNA’mızda var” dedi. “Şölen’i dünyayı takip eden, müşterilerine yakın olan, katma değer yaratmaya odaklı ve aynı zamanda da ayakları yere basan genç bir kurum olarak tanımlayabilirim” diyen Şölen CEO’su Elif Çoban, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, bugüne kadar yaptığımız her şeyi, ‘Şölen farklı yapar’ diyerek başardık. Büyük bir tutkuyla, en lezzetli ürünleri tüketiciye sunmak için büyük bir motivasyonla çalıştık. Ozmo, Biscolata gibi sembol markalar yarattık. En büyük hedefimiz de hem Türkiye’de hem de var olduğumuz ülkelerde markalaşma hikayelerimizin sayısını artırmak.”

 

‘’BAYRAM İÇİN YÜKSEK KAPASİTEYLE ÇALIŞIYORUZ’’

Bayramların Şölen için en yoğun ve en özel dönemler olduğunu vurgulayan Elif Çoban, ‘’Görmüş olduğunuz bu devasa yatırım, bayramlardaki büyük talebi en iyi şekilde karşılayabilecek şekilde tasarlandı. 3 ay gibi bir sürede tüm talebi karşılayabiliyoruz. En kaliteli, en lezzetli, en mükemmel ürünleri en taze haliyle bayram dönemine yetiştirebilmek için büyük bir hızla, yüksek kapasiteyle çalışıyoruz’’ dedi.