Altın güvenilir liman olmaya devam edecek

İstanbul Altın Rafinerisi’nde (İAR) 5 yılı, iş hayatında ise 35 yılı geride bırakan İstanbul Altın Rafinerisi CEO’su Ayşen Esen, işine aşkla bağlı yöneticilerden biri… Altın sektörünün son derece dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve dünyayı sürekli izlemeyi gerektiren bir vizyonla yol alınması gerektiğini ifade eden esen, 2017’de özellikle yastık altı altın konusuna odaklandıklarının altını çiziyor. Değişken şartların hüküm sürdüğü dünya piyasasında altının her daim güvenilir liman olmaya devam edeceğini söyleyen esen, “Amerika’nın ekonomisi bozulursa dolar, Avrupa’nın ekonomisi bozulursa Euro değer kaybeder. Ama altın her zaman var. Çünkü sonsuz bir döngüye sahip” yorumunda bulunuyor.

Bahar Akgün / bahar.akgun@platinonline.com

İş hayatında son derece enerjik bir yapıya sahip olan İstanbul Altın Rafinerisi CEO’su Ayşen Esen, bu dinamizmini her an yeni bir proje yaratma azmine ve heyecanına borçlu. İnşaat, dış ticaret ve sanayi sektörü odaklı bir kariyere sahip olan Esen, risk almaktan hiç korkmuyor. CNR Holding genel müdürüyken, 2013’te altın sektörüne geçiş yapan ve İstanbul Altın Rafinerisi’nin CEO’su olan Esen, “Ne üretirseniz üretin, sanayi sanayidir. İşin dinamiklerini öğrendikten sonra süreç çok hızlı ilerliyor. Beni tanıyan dostlarım, hayatımın işini bulduğunu söylüyorlar. Çünkü bugüne kadar çalıştığım her işte yüzde 20 ya da yüzde 40 boşluğum olurdu. Şu an ise hiç boş vaktim yok, beni klonlayın diyorum. Sektör çok dinamik. İşimizin göbeğinde finans var. Dünyadaki herhangi bir gelişme, bu alana yansıyor” diyor. Kriz yönetimi konusunda deneyim kazanan, karşılaştığı zorlukları çözmek için sonuç odaklı bir vizyona yatırım yaparak ilerleyen Ayşen Esen ile hem nasıl bir yönetim tarzına sahip olduğu hakkında konuştuk hem de altın sektöründeki son gelişmeleri masaya yatırdık.

İş hayatınız boyunca farklı sektörlerde üst düzey yöneticilik yapan başarılı kadın yöneticilerden birisiniz. Kariyer öykünüzü bizimle paylaşır mısınız?

1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Stajıma ise ilk kez 1982’de ENKA’da başladım. Bu nedenle aslında 35 yıldır iş hayatındayım. Kariyerimin ilk 5 yılı boyunca inşaat mühendisliği yaptım. Yapı Merkezi ve İdil İnşaat gibi kurumlarda çalıştım. Mesleğimi, özellikle de bu işin aktif yanını çok seviyordum. Ama o dönemlerde dil bilen mühendisler çok fazla yoktu. Yapılacak işlerin koordinasyonu ve şantiyecilik işlerinin takibiyle ilgileniyordum. Oysa doğrudan üretim tarafında olmaktan keyif alıyordum. Mesleğimi yapamadığımı görünce farklı bir alana kaymak istedim. 1988-1989 yıllarında Türkiye’nin çok yoğun bir dış ticaret hacmi vardı. 5 yıl kadar Gentrans şirketinde dış ticaret odaklı çalıştım. İnşaat malzemeleri sektörü benim sorumluluğumdaydı. Kanına mühendislik kaçmış insanlar daima bir şeyler yaratma arzusundadır. Dış ticaret yapmak bir süre sonra beni yaratıcılık açısından yeteri kadar beslememeye başlamıştı. İnşaat malzemeleri sektörünü çok iyi öğrenmiştim ve artık biraz daha bu işin sanayisinin içinde yer almayı arzu ediyordum. Bu süreci Çukurova Holding bünyesinde hizmet veren Eternit şirketinde genel müdür yardımcısı olarak görev yapmam takip etti. Bir dönem doğrudan pazarlama, stratejik planlama ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında kendi şirketimde yönetici ve ortak olarak hizmet verdim. Işıklar Holding, Sistem Grubu, Mazhar Zorlu Holding ve CNR Holding gibi kurumlarda genel müdürlük, icra kurulu başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliği gibi sorumluluklar da üstlendim. 

2013’ten bu yana ise İAR CEO’su olarak görev yapıyorsunuz. Sektör değiştirmeye nasıl karar verdiniz? 

İAR’de çalışmaya başlamam, bir tesadüf sonucu oldu. Ortak bir dostumuz aracılığıyla İAR Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç ile tanıştım. Fikirlerimizin ve tarzımızın kesiştiğini gördük. Başka bir şey konuşurken, böyle bir gelişme oldu. Sektör değiştirmekten de korkmadım. Burası pek çok şirketi olan bir yapıydı ve bir sanayi kuruluşuydu. Ne üretirseniz üretin, sanayi sanayidir. İAR’de çalışmaya başladığım ilk hafta boyunca, gecelerimi fabrikada geçirdim. Bu sektörde üretimin en yoğun kısmı gece yapılıyor. Böylece üretim süreci hakkında bilgi sahibi oldum. Bir sektörü tanımak ve öğrenmek bana göre en fazla 3 aydır... Her sektörün kendine göre dinamikleri var. Bu dinamikleri öğrendikten sonra süreç hızla ilerliyor. Çok keyifli bir alan. Bugüne kadar çalıştığım her işte yüzde 20 ya da yüzde 40 boşluğum olurdu. Şu an ise hiç boş vaktim yok beni klonlayın diyorum. Çünkü sektör çok dinamik. İşimizin göbeğinde finans var. Dünyadaki herhangi bir gelişme, bu alana yansıyor. Dünyayı sürekli izlemeniz gereken bir iş. 

Röportajın devamı Platin'de...