“Ulaşılabilir, zevkli ve sofistike ürünlerle, markette kendimize yeni bir yer açıyoruz”

Modacı Ferruh Karakaşlı, zamanın ruhunu yakalamaya dikkat ediyor. Marka yapısını günün şartlarına göre güncelleyen karakaşlı, e-ticaret ortamı kadar mağazalaşmaya da önem verirken tasarımlarını da duygu ve ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde geliştiriyor

Dalida Özatay Erus / dalida.ozatay@platinonline.com

 

Kişiye özel giyimin öncülerinden Ferruh Karakaşlı, çağın gerekliliklerinin bilinci ile markasını yeniden konumlandırıyor. Nişantaşı’ndaki mağaza ofisinde bir araya geldiğimiz Karakaşlı, dünyadaki gelişmeleri de değerlendirerek kendi değimi ile ‘biraz daha demokratikleşerek ulaşılabilir olma’ kararı aldığını anlatıyor. Bu durumun ürünler anlamında da kaçınılmaz bir süreç olduğunu söyleyen modacı, “Öncelikle kişiye özel kıyafette pratik bir yöntem geliştirdik, provasız, sadece bir kez ölçü alarak 10-15 günde teslim edebileceğimiz, hazır giyim fiyatına yani biraz daha ekonomik kişiye özel kıyafet yapabilir hale geldik. Bunu da sistematik bir yapıya oturttuk. Hatta bayilik yapısı formatına da çevrilebilir noktaya geldik. Yani herhangi bir bayi, dünyanın her yerinden kişinin ölçüsünü bize göndererek 15 günde müşterisine kıyafeti teslim edebiliyor” diyor. 

 

“DÜNYADA LÜKS SEGMENT, YÜZDE 2,5-3 BÜYÜYECEK”

Bu adımlar doğrultusunda gelişmeye cesaret bulduklarını ifade eden Ferruh Karakaşlı, e-ticarete de yöneldiklerini belirtiyor. Ürünlerini internet ortamında satışa çıkartan modacı, bir yandan da mağazacılıkta zincir olmak üzere adımlar atıyor. İstanbul’un yanı sıra Konya, Bursa, Bodrum, Çeşme ve yurt dışında da yakın zamanda Korfu Adası, eylülde Fransa’da, ekim ayında Moskova’da, önümüzdeki yaz ise Mykonos ve Mayorka’da mağaza açmaya hazırlanan Ferruh Karakaşlı, “Mağazalaşmayı dünya ekonomik konvektöründe bir strateji olarak görmüyoruz. Çünkü dünya, mağazalaşmaktan çok e-ticarete ve daha radikal satış metotlarına yöneliyor. Debenhams’la ilgili röportajda, ‘Gelecek hedefiniz nedir?’ sorusuna ‘200 mağazadan 40 mağazaya inmek’ diye cevap veriliyor. Biz ise mağazalaşmayı talep nedeni ile yapıyoruz. Sonuç olarak ürüne de dokunma imkanı vermek gerekiyor. O yüzden hedeflediğimiz noktalarda mağazalaşma konusunda girişimlerde bulunduk. Mağazalaşma yolunda ürünlerimizi farklılaştırırken uygun bir fiyatlandırma politikası da geliştiriyoruz” diye anlatıyor. Bu noktada dünyada lüks tüketimin büyüyeceğini ifade eden Ferruh Karakaşlı, “Lüks segmentin 2017’de yüzde 2,5-3 civarı büyüyeceği öngörülüyor. Discount segmentinin ise çok daha düşük büyüyeceği düşünülüyor. En büyük büyüme potansiyeli ise ulaşılabilir lüks segmentinde görünüyor. Biz de ürünümüzü o noktada değerlendirmeyi planlıyoruz. Ulaşılabilir, zevkli ve sofistike ürünlerle, markette kendimize yeni bir yer açıyoruz” diyor.  

 

“BÜYÜME STRATEJİLERİ, GELECEĞİ TAKİP ETMELİ”

Mağaza ve e-ticaret sitesinin yanı sıra Ferruh Karakaşlı markasıyla da bir e-ticaret sitesi açmaya hazırlanan modacı, büyüme stratejilerinin önceki yıllarda çok daha farklı geliştiğine dikkat çekiyor. Karakaşlı, “Son 10 yılda her şey süratle değişti. 'Bugün yaptığınız iş, bundan 5 yıl sonra geçerli olacak mı?' sorusunu sormamız gerekiyor. Yeni satış modelleri, yeni marketler, son derece önem kazandı. Dolayısıyla burada farklılaşmak gerekiyor. Doğru ürünü, doğru fiyata yaparak insanları heyecanlandırmanız lazım. İhtiyacı tespit ederek o ürünü markete sunmalıyız. Herkes yaptığı işi sorgulamalı. İşlerin ömrü çok kısaldı. Moda da bu yönde ilerliyor. İnsanların kendi ürünlerini, kendi üreteceği bir döneme gelindi. Artık herkes kendi ihtiyacına göre modelize edebilecek” diyor.

 

“AŞIK OLUNASI ÜRÜN GRUPLARI TASARLIYORUZ”

Koleksiyonun yanı sıra gömlek veya ceket gibi ürün segmenti tasarladıklarını ifade eden Karakaşlı, “Büyüme stratejimiz çerçevesinde, programladığımız her ürün grubunu aşık olunası lezzette, tek başına satabilir mi ve cazip mi diye düşünerek tasarlıyoruz. Bu doğrultuda baktığımda ise iş adamlarının, daha çok ekonomik koşullarla uğraşarak ürün geliştirme yönlerini kaybettiklerini düşünüyorum. Mevcut ürünlerle yola devam etmek günümüzde çok tehlikeli. Çekimser kalmalarının en önemli nedenlerinden biri de ne kendilerini, ne de marketi hareketlendirecek bir heyecan taşımamaları. Oysa marketin bugünkü koşullarında da yeni fırsatlar yer alıyor” diye konuşuyor. 

 

MOXON’UN TÜRKİYE’DEKİ TEK SATICISI

Karakaşlı, sözlerine şöyle devam ediyor; “Türkiye’nin hep iyi bir tekstil platformu olduğu söylenir. Fakat Türkiye, en iyiyi yapmaya çalışmıyor. Dünyada en pahalı fiyata satılan takım elbiseyi biz yapıyoruz. Dünyanın en iyi kumaş markası Moxon ile hazırlanıyor. Sıradanlığı tercih eden bir yapımız var” diyor. Dünyanın en iyi kumaş markası İngiliz Moxon’un Türkiye’deki tek satıcısı olan Ferruh Karakaşlı, kişiye özel tasarımlarında bu kumaşı kullanıyor. Referans yöntemi ile satılan bir kumaş olan Moxon’un da sahibini giyindiren Karakaşlı, “Moxon az üretilen bir kumaş. Markanın sahibinin giysilerini ben dikiyorum. ‘Kumaşın Rolls Royce’u’ dediğimde bana itiraz ediyor ve ‘ben ticari değilim’ diyor...” diye anlatıyor. 

 

“SATIŞINIZA PARALEL, ÜRETİMİN DE ALTINI DOLDURMAK GEREKİYOR”

Ürünün başarısı onu doğru şekilde pozisyonlandırmakla ilgili olduğunu belirten Ferruh Karakaşlı, “Ekonomik anlamda bir değerlendirme yaptığımızda; tüketicinin aradaki farkı ödemeye razı olmadığı kadar bir ürüne kalite katamıyorsunuz. Ekonomik anlamda da katmamalısınız. Hedeflediğimiz fiyat ve kalite segmentine göre mümkün olan en kaliteli ürünü üretiyoruz. Kuvvetli olduğumuz nokta ise tasarlamak yani ürün geliştirmek, ihtiyacı belirlemek ve bu ürünü belirlediğimiz nitelik ve özelliklerde kalite kontrolünü kendi çatımız altında sağlamak yer alıyor. Bu süreci iyi yönettiğimiz sürece gelecekte farklı ürünler de çıkartabiliriz. Yapamayacağımız kadar satmak da doğru bir yol haritası değil. Satışınıza paralel, üretiminizin de altını doldurmak zorundasınız” şeklinde konuşuyor. Üretim hem kendi hem de çözüm ortakları ile yapılıyor. Ismarlama kıyafet ve gömlek üretimi, kendi atölyelerinde 25 civarındaki terzi ile gerçekleşiyor. Ayrıca 40 kişilik çekirdek kadronun yanı sıra sözleşmeli fabrikalardaki markaya ait ekipler de bulunuyor.