Ege'nin incisi: Ayvalık

Ege’nin incilerinden olan Ayvalık hem tarihseverler için hem lezzet arayışında olanlar için hem de denizi tercih edenler için kaçırılmaması gereken bir rota... Her köşesinden ayrı bir tarih ve güzellik fışkıran Ayvalık’ın biz Ayvalıklılar için her mevsim ayrı bir güzelliği var ama hiç şüphesiz yaz ayları, ziyaretçiler için ayvalık’ın ayrı bir güzel olduğu zamanlar…

 

Hande Yılmaz / hande.yilmaz@ayvada.com.tr

 

Öncelikle Ayvalık her köşesinden nefes kesen bir manzara sunar. Güneşin batışını seyretmek için özellikle Cennet Tepesi ve de Şeytan Tepesi'ni mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Şu notu da düşmeliyim ki Cennet Tepesi’nde hiçbir tesis yokken, Şeytan Tepesi’nde ise her türlü kafe, restoran ve de hediyelik eşya dükkanı bulunur. Ayvalık’ın havası hep rüzgarlıdır ama yine de sıcak ve boğucu bir hava olduğu zamanlarda serinlemek için Şeytan Tepesi en ideal yerdir. Çamlık’taki eski gazino da yine manzara seyretmek için mükemmeldir.

 

BÜYÜLÜ SOKAKLAR…

Ayvalık sokaklarındaki eski Rum evleri büyüleyici bir etkiye, dini mimariler ise büyük öneme sahiptir. Kiliseden camiye dönüştürülen Agia İanni olarak da anılan Saatli Cami, Kato Panogia olarak da anılan Hayrettin Paşa Cami, Agia İorgi (Aya Yorgi) olarak da anılan Çınarlı Cami, Ayazma Kilisesi ve Agia Triada Kilisesi (Aya Triyada) de bu eşsiz güzellikler içerisinde öne çıkan önemli eserlerdir. 18’inci ve 19’uncu yüzyıllarda burada yaşayan Müslümanların ibadeti için yapılmış olan cami ise Hamidiye Cami’dir. Ayvalık sokaklarında dolaşırken Camlı Kahve ve de Şeytanın Kahvesi’ni de görmemek olmaz. Şeytanın Kahvesi’nde, çınar altında bir yandan serinlerken, diğer yandan mutlaka koruk suyu içmelisiniz. Ayvalık’ın merkezinde dolaşırken eski gümrük binasının yakınında Şehir Kulübü’ne de uğramanızı tavsiye ederim. Balık ve mezeleri ile meşhur olan Şehir Kulübü, öğlen saatlerinde yöreye özel ev yemekleri sunuyor.


Ayvalık’ın tarihi olan sokaklarını gezerken uğranacak yerlerden biri de, Tenekeciler Mahallesi. Ayvalık’a özgü balık, 'papalina' isimli hamsi benzeri küçük balıktır. Bu mahalle, geçmişteki gibi papalina gibi lezzetli ama ucuza balık yenebilecek yer olma özelliğini koruyor. Buradaki restoranlar içerisinde özellikle Tik Mustafa’nın yerinin lezzeti tartışma kabul etmez.

 

24 ADADAN OLUŞUYOR

Ayvalık 24 adadan oluşuyor. Eşek adası, Tırmarhane Adası, Lale Adası ve Güvercin Adası sadece bunlardan bir- kaçı ama en önemli ada Cunda yani Alibey Adası’dır. Ege’nin incisi Ayvalık ile Ayvalık’ın incisi Cunda birbirine ilk Cumhuriyet Köprüsü ile bağlıdır. Cunda Adası’ndaki taş, Rum evlerinin her biri birinden güzeldir. Aşıklar Tepesi ismi verilen tepede ise aslında Rahmi Koç Vakfı tarafından restore edilen değirmen bulunuyor. Değirmenin bulunduğu bu tepede ayrıca,  Muhtar Kent’in emekli büyükelçi olan babası merhum Necdet H. Kent’in ismi verilen ve kitapları da Muhtar Kent tarafından bağışlanmış olan kütüphane yer alır. Agios Yannis Kilise’sinin harabeleri ile yenilenen değirmen ile birlikte Ayvalık’ın enfes manzarasını karşıdan izlerken kafesinde de bir şeyler içilebilir. Cunda’da ayrıca çok sayıda da kilise ve manastır bulunuyor. Bu yapıların en ünlüsü ve de görkemlisi hiç kuşkusuz Taksiyarhis Kilisesi’dir. Bazı kilise ve manastırlara ise  sadece deniz  yoluyla ulaşılabiliyor. Mesela Patriça’da koyun tam ortasında bulunan Güvercin Adası’nın üzerinde ıssızlığın arasında çok şeyler anlatan ve Orta Çağ sonuna doğru inşa edildiği sanılan Agios Yorgis Manastırı bunlardan biri... Ayışığı Manastırı ve Leka Panaya (Koruyan Meryem Manastırı) da ancak denizden ziyaret edilebilir. Bu özel yerleri ziyaret edebilmek için tekne gezileri ya Ayvalık merkezden ya da Cunda sahilden kolayca organize edilebiliyor. 

 

Ayvalık dalış ve sörf yapmak isteyenler için de bulunmaz bir cennet... Rüzgar neredeyse 365 gün tüm bölgeye hakim. Cunda hariç 23 ada çevresinde de 40’ın üzerinde dalış noktası yer alıyor

 

DENİZİN KEYFİNİ ÇIKARIN

Tekne gezisi demişken gelelim denize… Ayvalık’ta deniz tatili için de birbirinden farklı alternatifler var. Cunda ve Ayvalık’ın merkezlerinden ziyade, daha uzakta bulunan sahiller daha fazla rağbet görüyor. Ayvalık’ta en çok tercih edilen sahillerden biri 7 km uzunluğunda mütevazı plajları olan Sarımsaklı sahilleri, kesinlikle çocuklu aileler için en uygun alternatif. Sahil düz olduğu için çocukların oynaması için rahat bir sahildir. Ayrıca deniz bir anda derinleşmediği ve altın sarısı ince kumlara sahip olduğundan küçük çocuklar için adeta doğal bir havuzdur. Ayvalık’taki farklı sahillerin hepsi de birbirinden güzel olduğu için hepsini denemek gerekir. Sarımsaklı’ya göre daha koy yapısında olan Badavut’ta yüzerken ayrıca koyun solunda bulunan çam ağaçları da nefes kesen bir manzara sunar. "Soğuk suyu çok severim" diyenler de, Cunda Adası'nda bulunan ve çam ormanları arasında bulunan Ortunç ve Ada Kamping plajlarını tercih edebilirler. Çok temiz olan bu sahillerde, maalesef  'su çivi diye' tabir edilen soğukluktadır.  Daha ıssız ve sakin bir sahil tercih edenlerin vazgeçilmezi ise Patriça (Pateriça) Koyu'dur. Patriça’da yerleşim birimleri 1. ve 2. Köy olarak adlandırılıyor. Ancak şu anda bu yerleşim birimleri terk edilmiş durumdadır. Zeytin ağaçları arasında bulunan Sobe Beach de, 2. Köy'de bulunuyor. Zeytin ve iğde ağaçlarının arasındaki bu sakin plaj, her gün değişen yöresel mönüsü ile adeta cennetten bir köşedir.

 

Deniz ve su sporları dışında farklı bir etkinlik yapmak isteyenler, kozak yaylası’nı ziyaret edebilirler. Çam fıstığı ağaçlarının da çok bol bulunduğu bu yayla, çam ormanları arasında yürüyüş yapmak isteyenler için en ideal yerlerden biri...

 

ULUSLARARASI MÜZİK AKADEMİSİ

Bütün yıl boyunca çeşitli sergilere ev sahipliği yapan ayvalık’ın yaz akşamları, özellikle ayvalık uluslararası müzik akademisi ve ayvalık amfi tiyatrosu’ndaki sayısız konser, tiyatro ve diğer etkinlikler sayesinde daha da hareketli geçiyor 

 

CUMARTESİ, BİT PAZARI GÜNÜ...

Eskilere meraklılar için Ayvalık’ta çok sayıda antikacı ve de eskici bulunduğunu da belirtmek isterim. Antikacılar Çarşısı, antika meraklıları için kaçırılmaz fırsattır. Bu yöreden gelen eski plaklardan kitaplara birbirinden farklı eşya burada görülebilir. Yazın, Cumartesi günleri Barbaros Caddesi’nde kurulan Ayvalık Bit Pazarı’nı mutlaka görmenizi öneririm. Bit Pazarı’nı gezdikten sonra o çevredeki eski Rum evlerindeki kafelerde kahve içerek yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Taş duvarlı, küçücük bahçesi olan Che isimli kafeyi önerebilirim.


YEMEDEN DÖNMEYİN

Konu dönüp dolaşıp yine yemeğe geliyor ama konumuz Ayvalık olunca bu konudan uzaklaşmak imkansız. Lokma İmparatoru'ndan lokma almadan ve de Taş Kahve’de dibek kahvesi içmeden Cunda’dan gitmek bir hata olacaktır.  Balıkseverler için Ezer Otel içinde bulunan Theos ya da Bay Nihat’ta Ayvalık’ın meşhur meze ve otlarının enfes lezzetlerini bulabilirsiniz. Perşembe ya da pazar günü kurulan pazarlarda, birbirinden farklı ot çeşitleri bulunur. Perşembe günü Ayvalık’ın merkezinde kurulan Köylü Pazarı olarak da anılan Ayvalık pazarı, Ayvalık’ın en büyük pazarıdır. Ayvalık pazarı,  tam bir cümbüştür. Taze sebze meyve, peynir gibi yiyeceklerinin yanı sıra giyim, ev eşyası, halı, ayakkabı, kap kacak gibi akla gelebilecek her şey bu pazarda bulunur. Bu sebepten de, Midilli Adası'ndan da çok sayıda yabancı misafiri Ayvalık’a çeker. Bu pazar sayesinde de her perşembe Ayvalık ayrı bir kalabalık ve hareketlidir. Her pazar günü kurulan Artmutçuk Pazarı'nda ise çok çeşitli ve taze sebze ve meyve ürünlerini bulunur. Bu pazarda gıda dışı ürünler, Ayvalık Pazarı’na göre daha kısıtlıdır.  Cumartesi günleri ise Cunda Pazarı kurulur. Ama diğerlerine göre biraz daha küçüktür ve de dolayısıyla daha az çeşit vardır. Her ne kadar Ayvalık’ta zeytin ve zeytinyağı ürünleri çok ön plana çıksa da, diğer sebze ve meyve ürünleri de çok lezzetlidir. 


Özellikle mevsiminde minik kabak, top kabak ve de bebek enginarları bu yöreye özgü sebzelerdendir. Bu bebek enginarlarla pişirilen pilav da yine Ayvalık’ın denenmesi gereken lezzetlerindendir. 

 

Ayvalık’ta birçok aile zeytinyağı üretimi ile ilgileniyor. Ayvalık zeytinyağı da sadece türkiye’de değil, tüm dünyada özel bir yere sahip. Bu sebepten de doğal yapısı ve üretim şekli sayesinde kendine özgü karakteristik özellikleri olan ayvalık zeytinyağı, 2006 yılından beri ayvalık coğrafi işaret tescil belgesi’ne sahip 

 

PEYNİRLERİ İLE DİKKAT ÇEKİYOR

Ayvalık’ın süt ürünleri, özellikle peynirleri de çok lezzetli ve çeşitlidir. Daha tatlı olan Ayvalık loru kesinlikle diğer bölgelerde yenilen lorlardan çok farklıdır. İçine zeytinyağı, biber, domates de karıştırılıp sabah kahvaltısında da çok tercih edilen bu lor, aynı zamanda üzerinde özellikle vişne reçeli ile yemeklerden sonra da tatlı olarak servis edilir. Taze peynirlerin başında gelen lorun hemen birkaç gün içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Ayvalık’ın kelle sepet peynirinin üstünde zeytinyağı gezdirdiğinizde ise tadına doyum olmaz. 

 

AYVALIK TOSTU, LOR TATLISI VE GİRİT LEBLEBİSİ…

Yazımın başında her köşesinden ayrı bir tarih ve güzellik fışkıran derken; bu fışkıran güzellikler arasında ‘farklı lezzetleri’ de kastetmiştim elbette… Ayvalık zeytin, zeytinyağı, otları, papalina balığının yanı sıra tatlıları ile de ünlüdür. Sakızlı kurabiye ve başka hiçbir yerde bulunmayan, lor peynirinden yapılan Lor tatlısı mutlaka tadılması gerekenler arasındadır. Bu arada kızgın kumda yapılan Girit leblebisinin de bulunduğu tek yer de burasıdır. Son olarak, Ayvalık’ın en meşhur yiyeceklerinden biri de özel tost ekmeği ile hazırlanan bol malzemeli Ayvalık tostudur. En güzel Ayvalık tostunu yemek için de mutlaka Ayvalık Tostçular Çarşısı’na gitmelisiniz. Ayvalık’ın merkezinde bulunan bu çarşıda yan yana sadece Ayvalık tostunu hazırlayan büfeler bulunur.