'Yatırımcı profili değişse de Türkiye cazibesini kaybetmiyor'

2017 yılında 1.6 milyar doların üzerinde altı işleme imza atan ÜNLÜ & Co, 2018 yılında da Türkiye’deki satın alma ve birleşme işlemlerinde yüzde 20 ila 40’lık bir yükselme bekliyor. Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcıların profili değişse de bölgenin istikrarlı ülkesi olarak Türkiye’nin her zaman cazibesini koruduğunu belirten ÜNLÜ & Co Genel Müdürü Can Ünalan, kendilerinin ise bu süreçte yatırım bankacılığı alanında BDDK’dan lisans alımı için çalışmalarını hızlandırdığını aktarıyor. ÜNLÜ & Co, bu yıl içinde konuyla ilgili fiili adımlarını atmış olacak.

Mustafa Gündoğdu / mustafa.gundogdu@platinonline.com

21 yıla yaklaşan geçmişleriyle bir başarı hikayesine imza attıklarını aktaran ÜNLÜ & Co Genel Müdürü Can Ünalan, 1996 yılında Dundas Ünlü adıyla bağımsız bir şirket olarak yola çıkan ÜNLÜ & Co’nun bugün Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı hizmetleri ve varlık yönetimi grubu konumuna yükseldiğini belirterek sözlerine başlıyor. 

“O tarihler Türkiye’nin yeni yeni dışa açıldığı ve yabancı sermaye yatırımlarının çok sınırlı gerçekleştiği yıllardı. 1996 ile 2003 yılları arasında yurt dışında kapı kapı dolaşarak Türkiye’deki yatırım ortamını, yatırım fırsatlarını anlattık. O dönemde Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin yüzde 30’una aracılık ediyorduk. İğneyle kuyu kazar gibi çalıştık” diyen Ünalan, bugün yatırım bankacılığı hizmetlerinden varlık yönetimine kadar oldukça geniş bir yelpazede hizmet verdiklerini aktarıyor. Türkiye’nin güçlü bir 2017 yılı geçirdiğini ifade eden Ünalan, bu yılda da özellikle yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmeye devam edeceğini belirtirken, hem Türkiye ekonomisi için beklentilerini hem de şirket olarak 2018 yol haritalarını Platin okurlarıyla paylaşıyor.

2017 yılında Türkiye’deki satın alma ve birleşmelerde 2016’ya oranla biraz kıpırdanma söz konusuydu. ÜNLÜ & Co bu bağlamda hangi işlemlere imza attı?

ÜNLÜ & Co olarak 2017 yılında 1.6 milyar dolar üzerinde altı işleme aracılık ettik. Orta Doğu ve Orta Asya merkezli lojistik şirketi Ibrakom ile Güney Koreli CJ Lojistik ortaklığı, Akfen Holding’in Mersin Uluslararası Limanı’nda IFM Investors’a 869 milyon dolar tutarındaki yüzde 40 hisse satışı, Korozo Ambalaj’ın Actera Group ile gerçekleştirdiği ortaklık bu işlemler arasında yer alıyor. Ayrıca Yıldız Grubu şirketlerinden Gözde Girişim’in dolaylı iştiraki Polinas’ın ambalaj sektöründe Propak’ı satın alma işlemine aracılık ettik.

Geçen yıl teknoloji sektöründe de çok önemli bir işleme imza attık. San Francisco merkezli dünyanın lider online oyun şirketlerinden Zynga’nın, Türkiye’nin mobil alanda lider sosyal oyun şirketi Peak Games’in masa ve kart oyunları birimini 100 milyon dolara satın alması işleminde yer aldık. Yine Pay Piyasaları tarafında 91 milyon dolarlık Doğtaş Kelebek Mobilya pay senedi plasmanı ve Sabancı Holding’e ait 100 milyon dolarlık hisse satış işlemlerine aracılık ettik.

Borç Sermaye Piyasaları’nda ise Çalık Enerji'nin 150 milyon TL tutarındaki iki yıl vadeli özel sektör tahvili ihracının ardından Gözde Girişim’in 175 milyon TL tutarındaki özel sektör tahvili ihracını başarıyla gerçekleştirerek TL şirket tahvil ihraçlarında 325 milyon TL işlem hacmi ile yüzde 10’luk pazar payına ulaştık. 

Tüm bu işlemler dahilinde ÜNLÜ & CO’nun gelirleri nasıl şekillendi? Ne kadarlık bir büyümeye imza attınız?

2016’ya göre dolar bazında yüzde 15’e yakın ciro artışımız oldu. 2016 yılında 90 milyon TL’nin altında olan ciromuz, 2017 yılında 100 milyon TL’nin üzerine çıktı. 

Son dönemde Türkiye’ye gelen yatırımcının profilinde bir değişim gözlemleniyor mu?

Dünyanın konjonktörü değişiyor hiç şüphesiz. Eskiden Türkiye’deki satın alma işlemlerinde Avrupa ve ABD’li yatırımcıların ağırlıklı olduğunu görüyorduk. Şu anda da Avrupalı yatırımcı hala ağırlığını koruyor olsa da ABD’li yatırımların durduğunu görüyoruz. ABD’den kalan tarafı ise Asyalı yatırımcılar kompanse etti. Asyalı yatırımcıların Türkiye’deki payı yüzde 4’ler seviyesinden yüzde 30’lar seviyesine yükseldi. Geri kalan payı da Orta Doğu ve Körfez sermayesi şekllendiriyor. Çinlilerin özellikle finans, bankacılık, altyapı ve lojistik yatırımları tarafında istekli olduğu görülüyor.  Japonya ve Güney Kore ise perakende tarafına ve bireysele dokunan işlere daha meyilli. Bundan sonrası için de bu trendin biraz daha devam edeceğini düşünüyoruz. Hepsinin toplamında belki paradigma değişikliği var diyemeyiz. Ama evet, yatırımcı profilinde bir değişim söz konusu.

Röportajın devamı Platin'de...