‘Finanse ettiğimiz projelerin yüzde 84’ü üretime başladı'

2017 yılını güçlü aktif kalitesini korumasının yanı sıra yıllık yüzde 15’lik kredi büyümesiyle tamamlayan TSKB, 2018 yılına da yüzde 12 ila 15 arasında bir kredi büyümesi hedefiyle başladı. Sürdürülebilir bankacılık yaklaşımı ile tüm paydaşlarına yönelik kalıcı değer üretmeyi hedefleyen TSKB; yaklaşık 250 yenilenebilir enerji projesine destek sağlarken, şubat ayında fırsat eşitliği konusundaki yaklaşımıyla da KAGİDER fırsat eşitliği modeli (FEM) sertifikası almaya hak kazandı.

Mustafa Gündoğdu / mustafa.gundogdu@platinonline.com

2017 yılında, nakdi ve gayri nakdi olmak üzere, müşterilerine kullandırdığı toplam orta ve uzun vadeli kredilerin tutarı 2.5 milyar dolara ulaşan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2018 yılı için de yine aynı seviyelerde bir kredi kullandırımı öngörüyor. 

Sürdürülebilir projelerin, toplam kredi portföyleri içerisindeki oranının 2017 yıl sonu itibariyle yüzde 68 olarak gerçekleştiğini söyleyen TSKB Genel Müdürü Suat İnce, bu portföyün içerisinde, yenilenebilir enerji, enerji ve kaynak verimliliği, çevre, Ar-Ge gibi temaların yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği ile kadın istihdamı gibi sosyal temaların da bulunduğunun altını çiziyor.

TSKB olarak kapsayıcılık ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle çalışan bir banka olduklarının altını çizen İnce, 2017 yılı için Türkiye ekonomisinin yüzde 6,5 civarında bir büyümesini beklediklerini ifade ederken, 2018 yılı için ise büyüme beklentilerinin yüzde 4,1 seviyesinde olduğunu aktarıyor. İnce, TSKB’nin 2017 yılında hedeflerini tutturduğunu açıklarken, 2018 yılında beklenti ve hedeflerini de Platin okurlarıyla paylaşıyor…

TSKB olarak nasıl bir 2017 yılı geçirdiniz? Kredi büyümeniz, özkaynak kârlılığınız, bu dönemde hangi seviyelere yükseldi?

2017 yılı, TSKB’nin özellikle büyüme açısından çok güçlü performans gösterdiği bir yıl oldu. 2017 yılbaşında belirlediğimiz kurdan arındırılmış bazda yüzde 10-13’lük yıllık kredi büyüme hedefimizi, dokuz aylık dönemde gerçekleştirdik. Böylelikle yılı revize ederek, yüzde 15’e yükselttiğimiz büyüme hedefimizle paralel tamamladık. Bu büyümeyi sağlarken, müşteri sayımızı artırmaya ve ürün çeşitlendirmeye odaklandık. Aynı zamanda, güçlü aktif kalitemizi de korumaya devam ettik. Özkaynak kârlılık oranımız yüzde 18,4 seviyesinde gerçekleşti. 2017 yılında ihraç ettiğimiz sermaye benzeri tahvilimiz ile de sermayemizi destekleyerek, 2017’yi yüzde 17,1 seviyesinde sermaye yeterlilik oranı ile tamamladık. 

2018 için kendinize nasıl bir yol haritası belirlediniz? Gelecek yıl pazar payınızda ne kadarlık bir büyüme öngörüyorsunuz?

2018 yılının, 2017’ye benzer şekilde genel ekonomi ve yatırım iştahı açısından canlı bir yıl olmasını bekliyoruz. Bu nedenle yıl sonu için gerek büyüme gerekse kârlılık açısından geçen yıla benzer bir performans öngörüyoruz. Kurdan arındırılmış bazda yüzde 12-15 aralığında kredi büyümesi, yüzde 18’ler seviyesinde özkaynak kârlılık oranı hedefliyoruz. 
Orta ve uzun vadeli yabancı para cinsinden kredilerde, sektör toplamının yüzde 3,4’üne sahibiz. Pazar payımızı bu seviyelerde korumayı hedefliyoruz. 2018 yılında kredi faaliyetlerimizin yanı sıra danışmanlık iş kolumuzu da güçlendirerek hem daha fazla müşteri ile çalışmayı hem de sağladığımız komisyon gelirlerini desteklemeyi planlıyoruz. 

2017’de bankacılık sektörünün gündemdeki en önemli maddelerinden biri KGF kaynaklı kredilerdi. Bu bağlamda TSKB olarak KGF kaynaklı ne kadarlık kredi kullandırdınız? 
2017 yılında müşteri portföyümüzü yüzde 25 oranında genişletirken, TL bazında yüzde 29’luk büyüme elde ederek kredi portföyümüzü 22.3 milyar TL’ye ulaştırdık. 2017 yıl sonu itibariyle yatırım kredilerinin toplam kredi portföyü içerisindeki oranı yüzde 74 olarak gerçekleşti.  İşletme kredilerinin toplam portföy içerisindeki ağırlığı yüzde 18’ken, finansal kuruluşlar üzerinden KOBİ’lere finansman aktardığımız APEX kredilerinin ağırlığı ise yüzde 8 oldu. 

Biliyorsunuz TSKB bir kalkınma ve yatırım bankası; dolayısıyla müşteri profili çok farklı. Bu nedenle KGF kapsamındaki kredilerin büyümeye verdiği katkı biraz sınırlı oldu. Öte yandan, yatırım talebinin canlanmasına katkı sağlayan diğer teşviklerle birlikte KGF’nin faaliyetlerimize çok olumlu yansımaları olduğunu da mutlaka belirtmeliyim.

Banka olarak özellikle yenilenebilir enerji projelerine sağladığınız çok önemli desteklerin olduğu biliniyor. Bu bağlamda TSKB olarak son 15 yılda kaç projeye, ne kadarlık bir finansman sağladınız? 

Yenilenebilir enerji, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması açısından stratejik öneme sahip. Bu alanda çalışmaya başladığımız 2002 yılından bu yana hidroelektrik, güneş, rüzgar, biyokütle ve jeotermal gibi pek çok farklı tipte enerji santralini finanse ettik. Bu projelerin toplam sayısı 250’ye yaklaştı. Finanse edilen projelerin toplam yatırım tutarı 9.6 milyar dolar olurken, bu projeler için bizim taahhüt ettiğimiz kredi tutarı yaklaşık olarak 4.1 milyar dolar oldu. Finanse edilen projelerin yüzde 84’ü üretime başladı.
Yenilenebilir enerji özelinde bakarsak, bu alanda 15 yılı geride bıraktık. Pek çok ilke ve yeniliğe imza attık. Örneğin geçtiğimiz yıl Türk finans sektörünün ilk entegre raporunu yayınladık. Bu yıl için entegre rapor hazırlıklarımız da devam ediyor.

Röportajın devamı Platin'de...