EKONOMİ
01 Mart 2021 21:22

İş dünyası büyüme rakamlarını değerlendirdi

İş dünyası temsilcileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, 2020'nin tamamı ve dördüncü çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi.

İş dünyası büyüme rakamlarını değerlendirdi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 2021 ve sonrasında büyümenin sürdürülebilir olması için var güçleriyle çalışacaklarını bildirdi.

TOBB: Kapalı iş yerlerinin açılmasına yönelik müjdeler de iş dünyasının umutlarını artıracak

Hisarcıklıoğlu, Twitter hesabından 2020 yılı büyüme rakamlarına ilişkin paylaşımda bulundu.

Türkiye ekonomisinin salgın koşullarına rağmen 2020'de yüzde 1,8 büyüdüğünü aktaran Hisarcıklıoğlu, "G-20'de Çin'den sonra ikinci sıradayız. 2021 ve sonrasında büyümenin sürdürülebilir olması için de var gücümüzle çalışacağız. Kapalı iş yerlerinin açılmasına yönelik müjdeler de iş dünyasının umutlarını artıracaktır." ifadesini kullandı.

MÜSİAD: Ülkemizi büyüme performansını artırarak sürdüreceğine inanıyoruz

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan 2020 yılı Türkiye ekonomisi büyüme verilerine ilişkin bir açıklama yaptı.

Kaan "Yakın tarihin en zorlu ekonomik süreci olarak Covid-19, 2020 yılı genelinde küresel ekonominin daha önce yaşadığı hiçbir krizle kıyaslanamayacak kadar büyük bir belirsizlik ortamı oluşturmuştu. Hatırlayacağımız üzere 90'lı yıllarda Körfez Savaşları; 2000'li yıllarda 11 Eylül Olayları, Irak Savaşı ve nihayet 2008 Finans Krizi; 2010'lara gelindiğinde ise Brexit ve Ticaret Savaşları ile yüzleşmek zorunda kalan küresel ekonomi, böylece 2020'li yıllara da Covid-19 kriziyle başlamış oldu. Bu süreçte küresel sistem hem arz hem de talep yönüyle büyük bir şoka girerken; sermaye, mal ve insan hareketliliği neredeyse durma noktasına gelmişti.

Böylesi zorlu bir dönemde Türkiye ekonomisinin pozitif büyüme trendini sürdürerek yıl genelinde %1,8 oranında büyümesini, takdire şayan bir performans olarak değerlendiriyoruz. Aynı zamanda yılın son çeyreğinde %5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, G20 ülkeleri içerisinde 2020 genelinde Çin'le birlikte pozitif büyümeyi başaran tek ülke olmuş ve bu zorlu süreci en az hafif hasarla atlatan ülkelerin başında yer almaktadır.

Elbette söz konusu büyüme performansımızın sürdürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için, önümüzde uzun ve zorlu bir yol bulunmaktadır. Bu süreçte Covid-19'la mücadeleyi oldukça dikkatli bir biçimde sürdürerek, ekonomik aktivitedeki canlılığı muhafaza etmeliyiz. MÜSİAD olarak önümüzdeki dönemde, bugüne kadar üretim-ticaret-yatırım üçgeninde göstermiş olduğumuz çabanın üzerine çıkmamız gerektiğine inanıyoruz.

Bu bağlamda yılın son çeyreğinde hanehalkı tüketiminde gözlenen %8,2'lik artışı ve yatırımların %10,3 oranında genişlemesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte 2021 yılında net dış talebin büyümeye daha fazla katkı verebilmesi için, ihracata yönelik imalat üretimine mutlaka ağırlık vermemiz gerektiğini yineliyoruz.

Yılın son çeyreğinde %10,3 oranında genişleyen sanayi sektörü ve %10,5 oranında büyüyen imalat sanayiinin, büyümenin lokomotifi olma niteliğini 2021 yılında da sürdüreceğini temenni ediyoruz. Zira her fırsatta dile getirdiğimiz gibi büyük bir üretim üssü olmaya aday olan Türkiye'nin muadili olan ülkelerle kıyaslandığında en büyük avantajı, mevcut imalat potansiyeli ve esnek üretim kapasitesidir. Bu potansiyeliyle ülkemizin; 2021 yılı ve sonrasını kapsayan dönemde, birbiriyle uyumlu para ve maliye politikalarının da itici gücüyle, pozitif büyüme performansını artırarak sürdüreceğine inanıyoruz" dedi.

İTO: Türkiye üretimden vazgeçmedi

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Büyümede lokomotif, imalat sanayii oldu. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) yılında ekonomisi de diri çıkan ülke olmak ne kolay ne de azımsanacak bir başarıdır." ifadelerini kullandı.

Avdagiç, yazılı açıklamasında, Türkiye ekonomisinin 2020 büyümesini değerlendirdi. Türkiye'nin 2020 yılında Çin'le birlikte G-20 ülkeleri içinde büyüme gösterebilen iki ülkeden biri olduğunun altını çizen Avdagiç, "İmalat sanayi ürünlerine tüm dünyada artan talebi Türk iş dünyası iyi değerlendirdi. Bu süreç gösterdi ki özel sektörümüz Türkiye için çok önemlidir. Özel sektörün ayakta kalması, Türkiye'nin ayakta kalması demektir." ifadelerini kullandı.

Hem yıllık hem çeyreklik bazda en yüksek artışın makine ve teçhizat yatırımlarında yaşanmasının, gelecek için umut verdiğini aktaran Avdagiç, bunun gelecekteki talebe hazırlık yapıldığının, ihracat kapasitesinin de artacağının işareti olduğunu bildirdi.

Avdagiç, şunları kaydetti:

"Türkiye ekonomisi Kovid-19 başlangıç yılı 2020'de bile yüzde 1,8 büyüyerek, 1 Haziran'da başlayan normalleşme adımlarını katma değere çevirebildiğini ispat etti. OECD'de birinci sıradayız. Büyümede lokomotif, imalat sanayii oldu. Kovid-19 yılında ekonomisi de diri çıkan ülke olmak ne kolay ne de azımsanacak bir başarıdır."

İTO Başkanı Avdagiç, geçen yılın dördüncü çeyreğindeki yüzde 5,9'luk yüksek büyümenin çok değerli olduğunu belirtti.

Faizlerin yükselmeye başladığı, salgın tedbirlerinin sıkılaştığı bir dönemde Türkiye'nin üretimden vazgeçmediğinin altını çizen Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İmalatçılarımız var güçleriyle fedakarca çalıştı. Perakendecilerimiz hizmet vermeye devam etti. İş insanlarımız ve girişimcilerimiz hızla duruma uyum göstererek e-ticarette de dünyadaki en hızlı büyümelerden birine imza attılar. Öte yandan 1.219 ürünün daha, öncelikli yatırım listesine alınmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu düzenleme önümüzdeki dönemde yatırım şevkini artıracaktır. Bu büyüme rakamını yakalayan iş dünyamızın konsantrasyonun aynen devam etmesi gerekiyor. Bu çerçevede, yatırım ve üretim maliyetini doğrudan etkileyen kredi maliyetlerini makul seviyede tutmalıyız. Türkiye doğru yere odaklandığında her türlü sorunun üstesinden gelebiliyor."

Normalleşme sürecinin ekonomiyi canlandırdığını belirten Avdagiç, "Normalleşme bize iyi geliyor. Türkiye, 2021'de de güçlü büyümesini sürdürmek için bugün kabine toplantısından gelecek yeni normalleşme adımlarını can kulağıyla dinleyecektir." ifadelerini kullandı.

İSO: Bu büyüme sanayinin başarısıdır

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan 2020 yılı Türkiye ekonomisi büyüme verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamasında 2020 yılı büyümesine imalat sanayi sektörünün verdiği güçlü desteğe dikkat çeken İSO Başkanı Bahçıvan şunları söyledi:

"Covid-19 pandemisi nedeniyle son derece zorlu ekonomik faaliyet koşullarından geçtiğimiz bir yıl olan 2020 yılındaki ülkemizin büyüme performansının, beklentilerin aksine pozitif bantta gerçekleşmiş olmasını çok değerli buluyorum. Bu büyüme ile ilgili dikkat çekmek istediğim nokta; sanayimizdeki büyümenin, Türkiye büyümesinden de öte bir başarı hikayesi olduğu gerçeğidir.

Ülkemizin, ekonomisini pozitif büyümeyle kapattığı bir yılda en güçlü desteği imalat sanayiinden almış olması, biz sanayiciler için tek kelimeyle ifade edecek olursam gurur vericidir. Sanayimizin bu performansına, en zorlu ekonomik faaliyet koşullarında dahi ülke ekonomisinin en değerli teminatı ve omurgası olduğunun bir göstergesi olarak bakmalıyız.

Türkiye sanayisi, pandemi koşullarının yaşamımızda ve çalışma koşullarında yarattığı bütün zorlu koşullara rağmen, başta çalışanlarıyla ve yöneticileriyle olmak üzere iş ve tedarik ortaklarıyla dünyaya örnek olacak bir başarı hikayesi yazmıştır. Sanayimiz bu başarısıyla; bundan önce oluğu gibi, zorlu koşulların üstesinden gelme yeteneğini ve deneyimini değerlendirerek Türkiye ekonomisin 2020 yılını pozitif kapatmasına güç veren, destek veren bir onuru elde etmiştir.

Bu gerçek bize şunu söylemektedir; gerek 2021, gerekse önümüzdeki yıllarda, sanayinin bu başarısını sürdürülebilir kılmamız bir zorunluluktur. Sanayimizin rekabet gücünü artırmak, teknolojik yapısını güçlendirmek, yeni yatırımların önünü açmak ve yeni pazarlar elde etmek adına bu başarının sürdürülebilir kılınması ülkemizin geleceği adına hayatidir.

Özetle bu başarıyı istikrarlı bir neticeye kavuşturmaya çalışırken, başarının başta finans, maliye, hukuk, vergi ve eğitim politikaları olmak üzere yapısal desteklerle taçlandırılması temel argümanımız olmalıdır. Ekonomik büyümemizde daha çok katma değer yaratan sanayi kaynaklı nitelikli büyümeyi, önümüzdeki yıllarda ancak bu şekilde kalıcı ve sürdürülebilir hale getirebiliriz.

Hepimize gurur veren bu büyümenin gerçekleşmesine katkı sağlayan tüm sanayicilerimizi ve çalışanlarımızı kutluyorum."

ATO: 2020 yılını yüzde 1,8 oranında büyümeyle kapatmak büyük başarıdır

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, koronavirüs pandemisine rağmen Türkiye'nin 2020 yılını yüzde 1,8'lik büyümeyle kapatmış olmasının büyük başarı olduğunu belirterek, "Üretimin desteklenmesi ve iç tüketimin canlanmasına yönelik alınan tedbirler sonuç verdi. 2020 yılını büyümeyle tamamlayan az sayıda ülkeden biri olduk. Pandeminin 2021 yılını da olumsuz etkilemesine fırsat vermeden kalıcı büyümeyi hedefleyerek, üretim, yatırım ve ihracat odaklı, istihdam sağlayan büyümeyi sağlamalıyız" dedi.

ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak, TÜİK tarafından açıklanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2020 yılı verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomiyi etkileyen koronavirüs pandemisinin ekonomik faaliyetleri dolayısıyla ihracatı kısıtladığını, petrolden sanayi ürünlerine kadar birçok alandaki talebi daralttığını kaydeden Baran, Türkiye'nin 2020 yılının son çeyreğinde yüzde 5,9, yılın tamamında da yüzde 1,8 oranında büyümesinin, kamu bankaları aracılığıyla iç tüketimin canlandırılmasının sonucu ve hükumet ile reel sektörün ortak başarısı olduğunu ifade etti. Pandemi kapanmaları nedeniyle hizmet sektörü çatısı altında yer alan restoran, lokanta, kafe gibi işletmelerin sıkıntılı bir yıl yaşadığını hatırlatanBaran, "GSYİH içerisinde hizmet sektörünün ağırlığı yaklaşık yüzde 70 düzeyinde. Hizmetler faaliyet kolunda yüzde 4,3'lük küçülme, sektörün zor günler yaşadığının rakamsal kanıtı oldu. Kademeli normalleşmeyle hizmet sektörünün faaliyete geçmesiyle birlikte sektörün büyüme katkısı yeniden pozitife dönecektir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üzerinde hassasiyetle durduğu ve Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından geniş kesimlerin görüşleri doğrultusunda hazırlanan ekonomi ve hukuk reform paketlerinin Türkiye'nin kalıcı büyümesine olumlu katkısı olacağını ifade eden Baran, şunları söyledi:

"Pandeminin getirdiği yüke, ekonomik ve sosyal sorunlara rağmen 2020 yılını yüzde 1,8 oranında büyümeyle kapatmak büyük başarıdır. Türkiye ekonomisinin bundan sonrasında üretim, yatırım ve ihracat odaklı, istihdam oluşturan bir yapıyla kalıcı büyümeyi sağlaması beklentimizdir. İşsizlik bugün birçok ülkenin ortak sorunu. Ekonomimizin gücü olan bir genç bir nüfusumuz var ve bu nüfusu ekonomik ve sosyal açıdan verimli hale getirebilmek için istihdam oluşturan, yeni iş alanları açan bir büyüme modeline dönmemiz gerekiyor"

DEİK: 2020 büyümesi gelecek için pozitif sinyal verdi

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2020 yılı dördüncü çeyrek büyüme rakamları ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak değerlendirmesinde şunları ifade etti:

"Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi, herkesin planlarını alt üst etti. Sürecin başında endişeliydik çünkü çok belirsizlik vardı. Ama dönüp baktığımızda endişelerin bir kısmı hala devam etse de, çok hızlı bir adaptasyonla ekonomimizi ayakta tutmanın yollarını aradığımızı ve koşulların elverdiği ölçüde de başarı sağladığımızı görüyoruz.

Elbette etkilendik ve salgın nedeniyle olumsuzluklar yaşadık. Ama bunun yanı sıra, salgına rağmen sanayide yükselen potansiyelimizin, yerli üretim gücümüzün ve sürece hızla adapte olma kabiliyetimizin önemini bir kez daha gördük.

2020 içinde yaptığımız açıklamalarda, 2020 yılını bazı kuruluşların eksi yüzde 5 tahminine rağmen yüzde 1'in üzerinde pozitif bir büyümeyle kapatmayı beklediğimizi söylemiştik. Bugün açıklanan 2020 yılı büyüme verileri pandemiye rağmen büyüdüğümüzü ortaya koydu.

Pandemi sürecinde büyüyen nadir ülkelerden biri olduk. Yıllık büyümemiz yüzde 1,8 oldu. 2020 yılı son çeyrek büyümemiz de yüzde 5,9 oldu.

2020 yılının tamamına bakıldığında GSYH bileşenleri açısından en hızlı artış yatırımlar tarafında yaşandı. Buna göre yatırımlar yüzde 6,5 büyüdü. Yatırımların büyümesi, tarım ve sanayi sektöründe büyüme son derece önemli ve sevindirici. Makine ve teçhizat yatırımlarında 2020'de yıllık büyüme yüzde 21'i aştı.

2020'nin son çeyreğinde ise makine ve teçhizat yatırımları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38,7 arttı. Makine ve teçhizat yatırım harcamaları yıllık artışı %38,7 ile son 9,5 yılın en yüksek seviyesinde kaydedildi ve gelecek dönem üretim faaliyetleri için pozitif sinyal verdi.

Elbette her şey toz pembe değil. Küçük esnaf ve hizmetler sektörü başta olmak üzere, turizm, eğitim, ulaşım, lojistik ve inşaat sektöründe sorunlar var. Özellikle geniş kesimleri etkileyen sektörlere odaklı çözüm ve desteklere devam etmemiz gerekiyor.

2021 yılı ülkemiz ekonomisi için beklentilerimizi değerlendirecek olursak; dengeli iç talep ve güçlü dış talep katkısıyla büyümenin 2021 yılında iyi bir sıçrama yapması beklenmektedir. Bu çerçevede 2021 yılı büyümesinin dünya çapında olağanüstü bir gelişme yaşanmazsa yüzde 5 seviyesinin üstünde olabileceğini öngörüyorum.

ASKON: Büyüme rakamları büyük bir canlanmanın habercisi

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, son çeyrek ve 2020 yılı büyüme rakamlarını değerlendirdi. Son çeyrekte elde edilen 5.9'luk büyümenin Türkiye'nin gerçek potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunun göstergesi olduğunu belirterek, büyüme rakamlarının büyük bir canlanmanın habercisi olduğunu söyledi.

ASKON Genel Başkanı Aydın konuya ilişkin şunları ifade etti;

Son bir buçuk yıldır pandemi dolayısıyla ekonomi çevreleri olarak çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Küresel anlamda da bu zorluk hemen hemen her yerde görülmekte. Merkez bankalarının para basmalarına, piyasalara teşvik üstüne teşvik verilmesine rağmen G-20 ülkeleri arasında sadece Çin ve Türkiye'nin artı değerde büyümeyi yakalaması çok manidar ve büyük bir başarıdır. ABD'nin, Almanya'nın, Japonya'nın, G.Kore'nin ekonomilerinin küçüldüğü bir ortamda 1.8'de olsa bir büyüme rakamını gerçekleştirebilmek takdire şayandır. Yılın son çeyreğinde elde edilen 5.9'luk büyüme, Türkiye'nin gerçek potansiyelini ortaya koymaktadır. Büyüme rakamları büyük bir canlanmanın habercisidir. Biz inanıyoruz ki, yakın dönemde ülkemiz üzerine büyüme tahmininde bulunan bir çok kurum ve kuruluş öngörülerinde yine revizyona gidecektir. Allah'ın izni ile çok büyük badireler yaşamak isek tam gaz yol alarak yüzde 7'ler 8'ler oranında 2021 yılını büyüyerek kapatacağız.

Gelir dağılımına tesirde bulunsun isteriz

Bu arada elbette büyüme rakamları bizlerde çok büyük memnuniyet oluşturuyor. Bir yandan büyürken bir yandan da kişi başı gelirin adil bir şekilde dağılmasını da hedef olarak belirlememiz gerekmektedir. Öncelikle dünya ortalaması olan 11 bin dolarlar seviyesine ulaşmalı ardından bu rakamları geçmeliyiz. Çalışkan, üretken halkımız bunu ziyadesi ile hak ediyor.

TİM: Türkiye'nin büyümesinde ihracatın katkısı büyük

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, küresel ticaretin azaldığı ve dünya ekonomisinin küçüldüğü bir yılda, rekor ihracat başarısına imza atan sektörlerin, üretim ve tedarikçi gücünü göstererek güven tazelediğini belirtti.

Gülle, yaptığı yazılı açıklamada TÜİK tarafından açıklanan 2020 büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgına rağmen büyüyen sayılı ülkeler arasına giren Türkiye'nin bu başarısında ihracat ailesinin katkısının büyük olduğunu vurgulayan Gülle, "Türkiye'nin büyümede öncü olmaya yeni dönemde de devam edeceğine inanıyorum. Türkiye ihracatla büyümeye devam ediyor. İhracatın ülkemizin güvencesi olduğunun bilinciyle, son aylarda ihracatta kazandığımız ivmeyi koruyarak, hedeflerimize, kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. Küresel ticaretin azaldığı ve dünya ekonomisinin küçüldüğü bir yılda, rekor ihracat başarısına imza atan sektörlerimiz, üretim ve tedarikçi gücünü göstererek güven tazeledi." ifadelerini kullandı.

"Türkiye markası güç kazanıyor"

İsmail Gülle, dünya ekonomisinde yüzde 4 daralmanın beklendiği 2020'de bazı sektörlerin tarihi rekorlara imza attığını, bazılarının ise her koşulda üretebilme yeteneğini gösterdiğini belirterek, küresel tedarik zincirlerinde salgınla hızlanan yeniden yapılanma sürecinin faydalarını şimdiden görmeye başladıklarının altını çizdi.

Her sektörde ihraç mallarına talebin arttığını, Türkiye markasının güç kazandığını vurgulayan Gülle, salgın öncesine göre tedarik zincirlerinde daha kritik bir konumda yer aldıklarını aktardı.

Yüksek teknolojili ve katma değerli üretimle ihracata odaklanmış bir Türkiye'nin bulunduğunu ifade eden Güllü, şu değerlendirmelerde bulundu.

"Salgın sürecinin başından beri, hem yurt içi tedariki aksatmamak hem de ihracatı sürdürebilmek adına fabrikalarımızı kapatmadan, hep birlikte seferber olduk ve üretime aralıksız devam ettik. Bugün, o dönem gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızın meyvelerini topluyoruz. Son çeyrekte ihracatımızı 50 milyar doların üzerine çıkardık. Bu rakam, bize artık ihracatta yıllık 200 milyar dolar seviyesini aşmanın zamanının geldiğini gösteriyor. İhracat ailesinin sahadaki neferleri olarak, bu hedefe ulaşmak adına gece gündüz demeden çalışmayı sürdürüyoruz. TİM olarak, Türkiye'nin hedeflerine hızla ulaşması için her zaman olduğu gibi desteğe devam edeceğiz."

TÜMSİAD: Büyüme rakamları ile normalleşme eğiliminin güçlenerek sürdüğünü görüyoruz

TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan yaptığı yazılı açıklamada "Ülkemiz, TÜİK verilerine göre 2020 yılını pozitif büyüme ile tamamlayan ülkelerden birisi oldu.

2020 yılı Covid-19 pandemisinin küresel ölçekte insanlığa, ülkelere ve ülke ekonomilerine zarar verdiği bir yıl oldu.

Ülkemiz devletimizin zamanında aldığı tedbirler ile küresel sağlık krizinin zararlarını asgari seviyede tutma noktasında başarılı oldu.

Geçen yılın üçüncü çeyreğinden itibaren ekonomik toparlanma eğilimi rakamlara yansımaya başlamıştı.

Bugün açıklanan büyüme rakamları ile normalleşme eğiliminin güçlenerek sürdüğünü görüyoruz.

Aşı uygulamasının yaygınlaşması ile birlikte günlük hayatın normale dönmesinin de önü açılıyor. Bunun da ekonomiye pozitif olarak yansıyacağını değerlendiriyoruz. Büyüme rakamlarındaki artış, piyasalara da olumlu yansıyor, topluma moral aşılıyor.

Bu noktadan hareketle 2021 yılının ekonomik anlamda çok daha olumlu geçeceğinin emarelerini görüyoruz" dedi.

EN ÇOK OKUNANLAR