Yeni rotası beyin hastalıkları ve meme kanseri

MIT Media Lab öğretim üyesi ve yardımcı doçent doktor Canan Dağdeviren, giyilebilir kalp pili, kanseri teşhis eden dövme benzeri sensör gibi çalışmalarıyla bilim dünyasının yakın markajında… Şu an sindirilebilir ve yutulabilir sensörler üzerinde çalışan Dağdeviren, 7 kişilik ekibiyle saç telinden 100 kat daha ince elektronik aletler üzerinde çalışıyor. Dağdeviren, 2018’in ilk yarısında alzheimer ve parkinson gibi hastalıkların anlaşılması ve tedavi edilmesi sürecine farklı bir ivme kazandıracak olan beyin iğnesi projesi ve meme kanseri konusunda farkındalık yaratacak elektronik sütyen projelerine hız vereceklerini ifade ediyor. Orta ve uzun vadede bilgisayar ve insan odaklı iki sistemi birleştiren arayüzlerin ve vücuda yerleştirilen aletlerin çok daha etkin kullanılacağını söyleyen Dağdeviren’in en büyük hayali ise astronotlar için giyilebilir ya da implant edilebilir farklı projeler üzerinde çalışmak.

Bahar Akgün/ bahar.akgun@platinonline.com

Ne istediğini bilen, hayallerinin peşinden koşan, bu yolda kendisini desteklemeyen pek çok kişi olsa da ideallerinden vazgeçmeyen Dr. Canan Dağdeviren, bugün buluşlarıyla tüm dünyanın dikkatini çeken 32 yaşında genç bir bilim insanı. Mücadeleci ve tuttuğunu koparan bir ruha sahip. Çünkü o bir Boğa burcu kadını… Laboratuvarında geleceğe yön verecek deneyler üzerinde çalışırken, akşam eve geldiğinde ise mutfağa girip Adana ve Sivas mutfaklarının en özel spesiyallerini hazırlayabilecek bir yeteneğe sahip. Dağdeviren, Forbes’un ‘30 Yaş Altı 30 Bilim İnsanı Listesi’nde yer aldı. Harvard Üniversitesi Genç Akademi Üyeliği’ne (Junior Fellow of Harvard) seçilen ilk Türk oldu. MIT Technology Review’un 35 Yaş Altı Mucitler Listesi’ne girmeyi başardı. 2016’da ‘Gençlerin Nobel’i olarak adlandırılan Science & SciLifeLab ödülünü tıp alanında kazanan Dağdeviren, son olarak Ekim 2017’de American Academy of Achievement bünyesinde yine Türkiye’den seçilen ilk bilim insanı olarak İnovasyon ve Teknoloji Delegesi’nde yer aldı.

KARŞI ÇIKAN HERKESE İNAT FİZİK MÜHENDİSLİĞİ OKUDU

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Nobel ödüllü bilim insanı Marie Curie’nin piezo elektriği keşfeden eşi Pierre Curie, çoğu kişinin sadece politikacı olarak tanıdığı ama aslında son derece başarılı bir teorik fizikçi olan Erdal İnönü, Amerika’da ensek giyilebilir aletler üzerinde çalışan Prof. John A. Rogers gibi isimler, Canan Dağdeviren’in bugünkü başarısında büyük bir role sahip. Fizik okumak istediğinde çevresindeki herkesin ‘fizik okuyup da işsiz mi kalacaksın’ sözlerine kulaklarını tıkayan, babasının ‘mimar ol’ çağrısını duymazlıktan gelen ve annesi Mine Dağdeviren’in desteğiyle fizik mühendisliğine yönelen, bilimsel-akademik kariyerini malzeme bilimi ve mühendisliği yüksek lisansıyla perçinleyen, doktorasını da yine bu alanda yapan Canan Dağdeviren, sağlık sektöründe yepyeni bir dönüşüm başlatacak inovatif projelerin mucidi oldu.  

ÇOCUKLUK HAYALİNİ 28 YAŞINDA GERÇEKLEŞTİRDİ

Ailesinde yaşadığı kayıplar, Dağdeviren’i farklı bir yola soktu.  Dedesini kalp yetmezliğinden kaybettiklerini, 5 yaşındayken öğrenen Dağdeviren, o yaştayken bir hayal kurdu. Kalp hastalığının önüne geçecek bir buluşa imza atacaktı. Ne tesadüf ki giyilebilir kalp pili projesiyle tam 28 yaşındayken, yani dedesinin vefat ettiği yaştayken bu hayalini gerçekleştirdi. 
Teyzesini meme kanserinden kaybettiğinde ise bu hastalığı erken aşamada tespit edecek elektronik sütyen projesine yöneldi. Bilim dünyasında ‘bilimin Mevlana’sı ve ‘çılgın Türk kızı' olarak tanınan Canan Dağdeviren, giyilebilir kalp pili, elektronik sütyen, cilt kanserinin teşhisini kolaylaştırmayı hedefleyen, dövme gibi vücuda yapıştırılarak 10 saniyeden daha az sürede sonuç veren cihaz, beyin iğnesi ve sindirilebilir sensör gibi inovatif projeler üzerinde çalışıyor. Dünyaca ünlü fizikçi Prof. Dr. Stephen Hawking’i Harvard Society’de misafir eden Dağdeviren’in Hawking’e ALS hastalığı üzerinde çalıştığı bir projeden bahsettiğinin de altını çizelim. Dağdeviren, Türkiye’ye 20 Kasım’da Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde düzenlenen ve ‘Dönüşüme Liderlik’ temasıyla gerçekleştirilen 26’ncı Kalite Kongresi kapsamındaki özel oturumu ‘Ben Aşkla Bilim Yapmayı Annemden Öğrendim’ için geldi. MIT Media Lab Öğretim Üyesi ve Yardımcı Doçent  Doktor Canan Dağdeviren ile Platin Dergisi için özel olarak bir araya geldik. 2017’de sindirilebilir ve yutulabilir sensörler konusuna odaklanan Canan Dağdeviren, 2018 yılının ilk yarısında ise Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların anlaşılması ve tedavi edilmesi sürecine farklı bir ivme kazandıracak olan beyin iğnesi projesini duyurmaya yönelik projelere start vereceklerini söylüyor. Röportajın devamı Platin'de...