PİYASALAR
Mustafa Ergen

Teknoloji, ekonomi ve mühendislik

Ekonomi bilimi, insanlar arasındaki mal ve hizmet karşılığı para takasını inceler. Sayısız takasın yarattığı dev işleyişi anlamak için matematiksel modeller kullanır. Ekonomi, fizik ve kimya gibi tarafsız doğa yasalarını ortaya çıkarmak için doğmuş bilimler gibi değildir. Bir nevi, akan bir sürecin analizidir. Teknoloji ise insanların hayatta kalmak için parmaklarını kullanarak yarattığı uygulama alanıdır. Hammaddesi genelde bilimsel çıktılardır. 

EKONOMİK DÖNGÜ 

Günümüzde ekonomi, finansal döngüde paranın rotasını izler veya öngörmeye çalışır. Halk, bankaya parasını faiz karşılığı ödünç verir, banka mal ve servislerin üretilmesi için endüstriye faiz karşılığı borç verir. Endüstri de üretim için ihtiyaç duyduğu halkın emeğine para verir. Bu döngüyü devlet izler, gerektiği noktada müdahale eder. Üretimin artması ve halkın işsiz kalmaması en büyük isteğidir. En önemli enstrümanı ise merkezi bankacılık sistemiyle kontrol ettiği faiz oranlarıdır. Faizi düşürerek, bankaların parayı endüstriye akıtmasını sağlar, mal ve hizmet üretimini artırır. Sonuç olarak işsizlik azalır. Para sahipleri paralarını banka yerine ürün ve servislere yatırır. Akabinde fiyatlar artar ve enflasyon başlar. Faizi yükselterek bu sefer endüstrinin para bulmasını zorlaştırır, üretimi azaltır ve fiyatlar düşer. Halkın birikiminin bankalarda birikmesini sağlar. Bu döngüde diyelim faiz oranlarını düşürüyorsunuz ama istediğiniz gibi üretim artışı olmuyor. Bunun iki sebebi olabilir; üretim ve tüketim yapmak için yeteri kadar nüfusa sahip değilsiniz ya da rakipleriniz sizden daha iyi ve daha ucuz üretim yapıyor ve sadece tüketim yapıyorsunuz. Her ikisinde de ülkenin birikmiş parası dışarı çıkar. Çıkmaması için negatif faiz bile uygulanır, paranın değeri düşürülür, ihracat artırılmaya çalışılır. Ürün ve servislerinizde dışa bağımlılığınız yüksek ise bu sefer ihracat, ithalatı beraberinde getirir. Üretim ve tüketimi, dünya genelinde sayısız ticaret döngüleri belirler. 15’inci yüzyılda deniz yollarının keşfiyle İngiliz ve İskoç denizciler, İngiliz yününü Çin’de ipek ile takas edip, ipeği yolda Japon kılıcı ile onu da Hindistan’da baharat ile değiştirerek İngiltere’ye döner. İngiltere’de getirdikleriyle ilk baştakinden daha fazla yün alarak döngüyü sürdürürler. Tüccarların toprak sahiplerinin önüne geçmesi, toprak sahiplerini yün üretimine yönelmeye ve arazilerini kiralamaya sevk eder. İşsiz kalan tarım işçileri, yeni kiracılar olarak ortaya çıkar ve bunların döngüye girebilmeleri için ekonomi borç ile tanışır. Kiracı borç alır, üretir ve borcunu öder.

MÜHENDİSLİK EKONOMİSİ 

Ülkeler bir nevi mühendislik ekonomisi yaratarak faiz kartı dışında enstrümanlar yaratıyor. Örneğin, yenilenebilir enerjide ABD yeni nesil solar teknolojisine yatırım yaparak döngüyü kurmaya, Almanya regülasyonlar ile ülkesini pazar yapıp döngünün arasına girmeye, Çin ise çevreye duyarsız ucuz teknoloji ile döngüyü kontrol etmeye oynadı. Aynı şekilde, günümüzde haberleşmede yaratılan döngülerin devleşerek yaratacağı dışlanma korkularının siyasi hamlelerini yaşıyoruz. Amerika teknolojiyi üreterek başlattı, Avrupa standartlaşmayı getirerek coğrafyaya sahip oldu, Çin ise devlet finansmanı ile pazarı ele geçirdi. Bunlara cevaben Amerika önce bulut şimdi de düşük maliyetli uzay teknolojileri ile döngüde belirleyici olmaya çalışıyor. Burada ara parantez, Kore modelidir. Devletin oyun kurucu, regülasyonların destekleyici, teşviklerin zaman kazandırıcı bir kurgu ile kısa döngülü projeler denendi ve küresel haberleşme döngüsüne girebildi. Teknolojinin ilerlemesiyle döngülerin sayısı ve çeşidi hızla artıyor. Bir ülke için en büyük tehlike, bu döngülerin dışında kalmaktır. En büyük fırsat ise güçlü bir döngünün yaratanı veya parçası olabilmektir. Eskiden coğrafya daha belirleyici ise bugün insan kapitali belirleyici olarak öne çıkıyor. Ülkeler insan kapitalini nasıl yoğurur ve nasıl hazırlar, günümüzün ev ödevidir.