PİYASALAR
Murat Yeşildere
[email protected]

Gözler kalbin aynasıdır!

Sıklıkla eksiklik, zayıflık hatta yetersizlik olarak gördüğümüz şeyler değil; bizi heyecanlandırıp, kalbimizi hızlı hızlı attıran, enerjimizi, merakımızı yüksek tutan, gözümüzü parlatan yanlarımız sayesinde fark yaratıp, öğrenmeye ve gelişmeye devam ediyoruz...

Yeni bir seneye başlarken yine büyük umutlarla doluyor içim… Dünya barışını sağlamak, çevre kirliliği ya da gürültü problemini çözmek hatta toplum olarak zengileşmenin, kalkınmanın formülünü bulabilmekten bahsetmiyorum; toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmayı, hatta yaklaşabilmeyi de hayal etmiyorum. Beni yeni sene için umutlandıran, öğrenecek o kadar çok şeyin olması; iflah olmaz öğrenci Murat Yeşildere’yi 2019’da da bir ziyafet bekliyor. Platin de bu öğrenme yolculuğunda yeni bir yol haritası yaratabilmek amacı ile daha odaklanmış, tematik bir içeriğe ve görünüme kendisini dönüştürüyor. Geleceği tahmin edebilmenin, kehanette bulunmanın yolu yok. Örneğin, ‘geleceğin mesleklerini’ bana sık sık soranlara, soruyu yeniden yapılandırmalarını tavsiye ediyorum; ‘geleceğin mesleklerini’ bulmaya çalışmak en basidinden ‘beyhude’ bir çaba… Asıl yapmamız gereken ‘mesleklerin geleceği’ni tahayyül etmeye çalışmak olmalı. Mesleklerin nasıl evrileceğinden daha da önemlisi ise biraz felsefi de olsa, mesleklerin kaçınılmaz olarak evrileceği. “Eğer annenizin anlayacağı şekilde anlatabildiğiniz bir işiniz varsa, 10 yıl içinde o işi kaybedeceksiniz” diyor, uzmanlar. Zira o işi sizden daha iyi, daha hızlı, daha az hata ile daha düşük maliyetle yapacak biri, dünyanın bir yerinde mutlaka çıkacaktır.

BAŞARININ FORMÜLÜ

Ne yapıyorsan merakla ve aşkla yapmak mutluluğun ve başarının tek formülü. Öğrenmenin, gelişmenin vazgeçilmez şartı ise sevdiğin işi yaparken, gelişmenin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğuna inanmak; başka bir deyişle zorlayarak, zorlanarak değil, inanarak, koşarak öğrenmek; aşkla çalışmak. Zayıflıklara değil, en güçlü yanlara odaklanmak. Geçtiğimiz yıl hayata gözlerini yuman önemli sanat insanlarından biri, Gillian Lynne’dı. Lynne, dünyanın en popüler müzikalleri arasında yer alan Cats ve Phantom of the Opera gibi birçok gösterinin baş dansçısı olarak çalışırken, bunlar ve benzer eserlerin koreografisini de üstlenmişti. Dolu dolu bir sanat hayatının ardından 92 yaşında hayata gözlerini yuman Lynne’in hikayesini ilk kez Ken Robinson’dan bir TED konuşması sırasında dinlemiştim. Gillian Lynne, ilkokul yıllarında yerinden duramayan, odaklanamayan, sırasında oturmayan bir çocukken, okuldaki öğretmenlerinin zorlaması ile annesi tarafından profesyonel görüş almak üzere doktora götürülüyor. 1930’lu yıllardaki olanaklar kapsamında, yoğun bir muayenenin ardından doktor, küçük Lynne’e annesi ile birlikte odadan çıkacaklarını ve onu birkaç dakika yanlız bırakacaklarını söylüyor. Odadan çıkarken de masasındaki radyoyu açıyor. Odanın dışına çıkar çıkmaz küçük kızı izlemeye başlıyorlar. Gillian Lynne, neredeyse müziğin sesini duyar duymaz, radyoya doğru yöneliyor ve hoş tınılar eşiliğinde masanın etrafında dans etmeye başlıyor. Bunu sessizce odanın dışından izleyen annesi, doktora “Onun ne problemi var?” diye soracak oluyor; doktorun yanıtı ise son derece basit: “Hiçbir problemi yok, sadece o bir dansçı!”

KALBİNİZİN SESİNİ DİNLEYİN

Aslında Lynne, bugünkü tıp olanakları kullanılıyor olsa, disleksi, hatta daha da ileri gidilerek ADHD (dikkat eksikliği ve hiperaktivite rahatsızlığı) teşhisi konularak tedavi edilebilirdi. Belki o tedaviye girmesi durumunda da, hayatta onu en çok mutlu, başarılı ve hatta zengin edecek yola, yani dansdaki kariyerine başlayacak fırsatı da bulamayabilirdi. Bu ince çizgiden onu kurtararak çıkartan ise önünde saygı ile eğilmemiz gereken doktorunun ‘gözlemi’ hatta ‘gözleri’ oldu. Tarihi değiştiren o doktor, Lynne’in gözlerine bakarak, oradaki heyecanı, enerjiyi, ilham ve aşkı görüp, tıbbi olmasa da ‘dansçı’ teşhisini koydu. Tedavi yolu olarak da annesine Gillian Lynne’i ‘bir dans okuluna yazdırmasını’ salık verdi. Rahmetli Ferdi Özbeğen’in efsane sözleri ile “Gözler kalbin aynasıdır"... Kalbinizi neyin çarptırdığını anlayıp peşinden gittiğinizde sadece hayatınızı değil, dünyayı da değiştirebilirsiniz.