Melih Delice
YAZARLAR
01.02.2021 12:56:00

Müşteri verisi, gelire dönecek

Geleneksel müşteri iletişiminin, fenomen pazarlamasının, mülkiyet sahibi olmanın sona erdiği; deneyim merkezli bir dönem başlıyor. Bu eksende datasını kullandıran müşteri, artık bir reklam hedef kitlesi olmak yerine, kullanılan verisinden para kazanacak. Müşteriler markaya; "Benim verimi istiyorsan şu kontratı imzala" şeklinde teklif götürebilir.

2020 itibariyle alışkanlıklarımız ve hayatımız, bir daha geri dönülmeyecek şekilde değişti. Gelirimizin, eğitimimizin, yaşadığımız yerin güzelliğinin müşteri olarak davranışlarımıza etkisi azaldı. Anladık ki evimize market teslimatı için gelen, postamızı dağıtan, paketimizi kargoya veren esnafın da sağlıklı olması bizim için olmazsa olmaz. Diğer taraftan ofislere, davetlere, konferanslara ve fuarlara fiziksel ziyaretler yapılamaz hale gelince de durup geçmişte yaptığımız her şeyi yepyeni bir deneyimle ele almaya başladık. Yarın tüm insanlık Covid-19 konusunu unutsa bile ofis ve çalışma düzenimiz, seyahatlerimiz ve okul eğitim sistemimiz yeniden şekillenmek zorunda…

HANGİ SEÇENEK TERCİH EDİLECEK?

Son bir yılda ‘yeni’ ile başlayan pek çok kavram konuşuluyor. Bence insanlığın önünde yeni dönem için 3 seçenek var:

1-Var olan yaşam alışkanlıkları ile yaşamaya inat edecek ve gezegeni yok edecek.

2-Yaşamı başka gezegenlere taşıyacak.

3-Yeni bir medeniyet yaratacak.

MÜLKİYET KAVRAMI DEĞİŞİYOR

Yeni medeniyetin de en büyük değişeni mülkiyet olacak. Zira gördük ki evden çalışırken; aileye iki otomobil almaya veya onlarca araçlık bir filoya kira yatırımı yapmaya gerek yok. Aynı anda yüzlerce insanı, günde 2 saat yolculuk yaptırıp aynı anda ofise doldurmaya da gerek yok. Zamanın %92’sini park halinde geçirecek, haftada 168 saat kira ödediğimiz ofisi, 45 saat kullanmaya ve herkese masa ayırmaya da gerek yok. Ayrıca gelişen teknoloji bize yakın zamanda para göndermek için banka, paket göndermek için kargo şirketi, muhasebe işlerimizi yapmak için de bordromuzda bir çalışana gerek olmadan işlerimizi sürdürmemizi sağlayacak.

KULLANDIĞIN KADAR ÖDE DÖNEMİ

Her şeyin bol ve ucuz olduğu dönem sona erdi. Bu sebeple artık tüketicileri, ‘benim ürünüme sahip olmak için heveslendireyim’ dönemi de bitti. Otomobilden matkaba ve mobil cihazlara her şeyi kullandığımız kadar ödeyeceğimiz, deterjanı bile abone olup alacağımız bir yeni dönemdeyiz. Bildiğimiz sahibi olma, mülkiyet sahibi olma dönemi sona erdi. Geleneksel müşteri iletişimi dönemi sona erdi. Hatta kısa süre önce hayatımıza giren fenomen pazarlaması dönemi de sona erdi. Sosyal medyada bize saç kurutma makinesi tavsiye eden sosyal medya ünlüsünün gerçekten hayatında o marka ve modeli kullanıp kullanmadığı sorgulanıyor. Teknolojinin değiştirmediği alan yok. Tabağımızdaki havucun fotoğrafını çektiğimizde tüm hikâyesini görebileceğimiz aşamaya geldik. Marka, tüketiciye ürününü kullandığında ne deneyimleyeceğini anlatacak. Bunu da şeffaf bir şekilde deneyim paylaşan diğer tüketicisi aracılığı ile yapmak zorunda… Deneyimini paylaşan, datasını kullandıran müşterinin de artık bir reklam hedef kitlesi olması yerine, kullanılan bu verisinden para kazanma zamanı geldi. Müşteriler markaya; “Benim verimi istiyorsan şu kontratı imzala” şeklinde teklif götürebilir. Öte yandan alışveriş kararını yapay zeka ile vereceğimiz bir döneme doğru gidiyoruz. Süper market siparişimizi akıllı asistanımız aracılığı ile vereceksek pazarlama iletişimi kime yapılacak?