PİYASALAR
Tülay Mutlu Dölen

Pazarlama stratejilerini e-ticaret belirliyor

Elbette tüm bu gelişim, e-ticaret sektörünün büyümesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. İnternetten yapılan ticaret işlemleri arasında özellikle perakende e-ticaret, hem ülkemizde hem dünyada sahip olduğu potansiyeli önemli bir büyüme ivmesine çevirdi. Yakalanan bu ivme paralelinde hizmet sağlayıcı, ekonomik değer yaratıcı internet girişimlerinin sayısında, teknolojideki gelişmelerin de yardımıyla hızlı bir artış görülüyor. E-ticaret siteleri perakende pazarını ve perakende markalarının pazarlama stratejilerini belirleyecek kadar gelişmiş durumda. Yakın gelecekte online alışveriş sitelerinin hacminin, fiziksel mağazalardan yapılan alışveriş hacmini büyük oranda geçmesi bekleniyor. Nihayetinde e-ticaret büyürken, ülkenin perakende sektörünü de genişletiyor. Bu durum, her gün bir yenisi açılan e-ticaret sitelerinin arasında da ciddi bir rekabeti beraberinde getiriyor. Bu rekabet ortamında, pastadan daha büyük pay almak isteyen e-ticaret sitelerinin doğru tanıtım ve reklam stratejileri inşa etmesi büyük önem taşıyor. 

KULLANICI DENEYİMİ ÖN PLANDA

Dijital ticaret ortamında geleneksel reklam yöntemlerinin yanında, çevrimiçi alışverişi tercih eden kitleye yönelik yeni tanıtım araçlarının kullanılması zorunlu hale geliyor. E-ticaret firmalarının reklam hedeflerine bağlı olarak kullanılabilecek yöntemlerin başında ilk akla gelenler; banner reklamları, arama motoru reklamcılığı, SMS ve e-posta pazarlaması, sosyal medya pazarlaması, buna ek olarak, Facebook ve YouTube gibi sosyal ağlar, bloglar ve mobil reklamlar. Ayrıca; derin öğrenme algoritmaları programatik reklam kampanyaları için de harika fırsatlar sunuyor. Bir süredir kullanılan yeniden hedefleme teknolojileri çok daha kişiselleştirilmiş yeniden hedefleme çözümlerine yerini bırakıyor. Bu tür metotlar sayesinde kullanıcı davranışlarının tahmin edilmesi ve belirli durumlar için olasılıkların belirlenmesiyle kullanıcı deneyimi artırılıyor.

DİJİTAL PAZARLAMA TRENDLERİ

Dijital dünyanın trendlerini yakından takip edebilmek son derece önemli. Dünyada 2.5 milyar insanın sosyal medya kullandığı biliniyor. Günden güne artan sosyal medya yaygınlığı bütün sektörleri olduğu gibi reklam ve pazarlama dünyasını da sosyal medyada konumlandırıyor. Tüketicinin alışkanlıkları, ve takip ettiği web siteleri yakından araştırılıyor ve reklam sektörü bireyselciliğe doğru kayıyor. Dijital medya pazarlaması bu yıl, önceki yıllardan tanıdığı bazı trendlere önem vermeye devam ederken yeni trendler ile de tanışacak. Peki, dijital pazarlama dünyasının bu yıl konuşacağı trendler hangileri?

> Fijital pazarlama (Bugüne dek hep dijitali anlattık, dijitali konuştuk. Marka stratejilerini belirlerken dijital pazarlamayı önemsedik. Ancak dijital dünyanın fiziksel dünyadan bağımsız olduğunu düşünemezdik. Bu sebeple hayatımıza yepyeni bir kavram girdi: Fijital pazarlama.)
> Video içerikleri ve video reklamlar
> Sosyal medya diğer hizmetlerle daha fazla entegre olacak
> Chatbot ve yapay zeka yaygınlaşacak
> Ürün yerleştirme gibi içeriklerle entegre olan reklam modelleri
> Sesli arama sorguları
> Canlı video yayınları
> Blog yazıları
> Mobil dostu reklamlar
> Otomasyonun önemi artacak
Sonuç olarak, geride bıraktığımız birkaç yılı düşündüğümüzde dijital medya pazarlaması alanında oldukça kısa bir sürede ne denli büyük ve önemli adımlar atıldığını görebiliyoruz. Bu adımların pek çoğunun zemininde yatan ise teknoloji ve dijitalin gücü... 

;
Yazının devamı için tıklayınız...
Tülay Mutlu Dölen

Dijital pazarlama turizmin olmazsa olmazı

Bu büyümenin önemli faktörlerinde biride pazarlama stratejisinin yeniden kurgulanması ve yeni turizm şekillerinin ortaya çıkışıdır. Nedir bunlar, her seviyede otel ve tatil köylerinin sayısının artması, inanç turizmine yapılan yatırımlar, Sağlık turizmine yönelik dünya çapında yapılan tanıtımlar, devletin üst makamlarının Afrika ve Orta Doğu Ülkelerine yaptıkları seyahat ve dolayısıyla beraberinde gelen tanıtımlar, Türk dizi ve filmlerinin birçok ülkeye satılması ve dizilerin çekildiği mekanların ve sanatçıların o ülke vatandaşları tarafından ziyaret edilmek istenmesi, yeni açılan marina ve limanlar, gastronomi alanındaki yatırımlar, yapılan konut inşaatları ile yabancıların Türkiye’de daire ve ev satın almasına özendirilmesi, belgeseller, spor organizasyonları, toplantılar, fuarlar ve daha birçok faktör.

Turizm birçok ülke için ekonomik gelişimin sağlanmasında önemli rol oynayan sektörlerin başında gelmektedir. Turizm potansiyeline sahip ülkeler turizmden daha fazla pay alma çabası ile her yıl yoğun bir rekabete girmektedir. Yaşanan bu rekabet sadece ülkeler arasında değil bölgeler arasında hatta daha yoğun bir şekilde işletmeler arasında da yaşanmaktadır.

Rekabetin yoğun olduğu bu dönemde turizm, pazarlanması adına birçok farklı yolun denendiği ve yılın her anı tüketicilerle aktif iletişime geçilmesi gereken bir sektördür. Turları organize eden ve satan tur operatörleri ve seyahat acentelerinden ulaştırma şirketlerine, konaklama tesislerinden yeme-içme sektörüne ve hatta oto kiralama şirketlerine kadar, turizmin bir çok alt unsuru çokuluslu şirketler vasıtasıyla uluslararası hale gelmiş ve geniş çaplı bir tedarik zinciri kurmuştur. Ancak sürecin en önemli faktörü, bu turizm sektörü unsurlarının her birinin öncelikle kendilerini tanıtmak, daha sonrasında sektör içerisindeki paydaşlarını ön plana çıkarmak adına, daha etkin, daha gelişmiş ve daha fazla kitleye ulaşacak pazarlama stratejilerini geliştirmelidir.

Teknolojinin gün geçtikçe gelişmesi, mesafelerin ve seyahat sürelerinin kısalması, konforlu seyahatlerin yapılabilmesi, destinasyonların çeşitlilik göstermesi, insanların gelir düzeyindeki artış gibi pek çok etken sonucu insanların turizm faaliyetlerine olan eğilimleri giderek artış göstermektedir. Bu durum neticesinde seyahat acentaları turizm talebindeki artışa cevap vermeye çalışarak, tanıtım faaliyetleri aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmak ve satışlarını artırmak amacıyla çalışmalar sürdürmektedir.

Doğru reklam ve tanıtım stratejisinin firmaların bilinirliğinin artmasında, rekabet ortamında ayakta kalabilmesinde ve geniş müşteri kitlelerine hızlı ve kolay ulaşabilmesindeki önemi yadsınamaz boyuttadır. Bu bağlamda firmaların gelecekte de var olup, başarılarını sürekli kılmak için reklam faaliyetlerine gerekli bütçeyi ayırmaları ve stratejik plan ve politikalar geliştirerek faaliyetlerini sürdürmeleri büyük önem arz etmektedir.

Marka bilinirliğini artırmak için için geleneksel medya

Markalar gerek ulusal gerekse de uluslararası turizm pazarından pay alabilmek için geleneksel pazarlama araçları (gazete, radyo, televizyon ve dergi) gibi iletişim araçlarından faydalanmaktadır. İşletmeler mevcut müşterileri ile iletişimi sürdürmek, potansiyel tüketicilere ulaşmak, güven vermek, bilinirliklerini arttırmak, marka imajlarını korumak adına geleneksel medyada reklamlarını kullanmaktadır.

 Dijital Pazarlama, Turizm Sektörünün Olmazsa Olmazı

Geleneksel pazarlama yöntemlerine paralel olarak teknolojik gelişmelere her sektör olduğu gibi turizm sektörü de ayak uydurmak zorunda. Özellikle sosyal medya araçlarını en verimli şekilde kullanıyor olmaları çok önemli.  Tüketici yapmak istediği bir seyahati planlarken ilk başvurduğu mecranın sosyal medya olması ve bu durumun gün geçtikçe daha fazla dijital platformlar üzerinden şekillenmesi sayesinde, dijital pazarlamanın tüketici tercihlerini etkilemedeki rolü oldukça önemli. Dijital pazarlamayı profesyonel olarak kullanan turizm firmaları müşterilerden gelen geri bildirimleri veya karşılaştıkları sorunları dinleyip müşterilerle daha yakın ilişki kurabiliyor ve bu durum onları sektörde tercih edilen firma konumuna getiriyor.

;
Yazının devamı için tıklayınız...
Tülay Mutlu Dölen

Lüks tüketiciyi anlamak

Dünyada ve ülkemizde lüks tüketimin yarısı deneyim/hizmet tüketimine, diğer yarısı da ürün tüketimine harcanıyor. Geçen yıl, lüks pazar dünya çapında yüzde 5 büyüdü. Bu büyüme üç ana ürünün satışından kaynaklandı: Lüks otomobiller, lüks deneyimler ve kişisel lüks eşyalar. Sadece bu üç ürün, tüm lüks pazarının yüzde 80'inden fazlasını oluşturuyor. Globalleşme, dünyada sınırları ortadan kaldırdı. Artık her türlü ürün, neredeyse sınırsız bir şekilde seyahat edebiliyor. Tüketicilerin önünde ise sonsuz seçenek var. Perakende zincirlerinin yayılması, dağıtım kanallarındaki gelişme ve teknolojideki yenilikler, ‘lüks’ ürünün şekil değiştirmesi ile birlikte lüks markaların farklı stratejilere yönelmesine neden oldu. 

TÜKETİCİ DE HIZLA DEĞİŞİYOR

Markaların, günümüzün en geniş tüketici kitlesi olan Y Kuşağı’nın şekillendirdiği trendleri yakalamak ve üretimde de tamamen dijitalleşme çabaları var. Lüks, tam olarak değişen tüketici profili ve tüketim alışkanlıklarının yarattığı bir kavram. Y ve Z kuşakları, 2025’te piyasanın yüzde 55’ini oluşturacak. Bunun yanı sıra şu an itibariyle yüzde 130’luk bir büyümeye katkıda bulunacak olmaları, önümüzdeki dönemde de lüks tüketim piyasasının büyümesinde temel etken olacaklarını gösteriyor. Gençlerin artık var olan trendleri takip etmek yerine hem kendilerine has olabilecek ve kendilerini toplumda farklı yerlerde konumlandıracak hem de ilgi çekecek kişiselleştirilmiş hizmetlerin ve ürünlerin izini sürdüğünü görüyoruz. 

SATIN ALMA OLASILIĞI OLAN ÖNEMLİ BİR KESİM VAR

Bugün bir müşterinin varlık profili ve satın alma eğilimi gelecek yıl farklı olabilir. Müşterilerin satın alma alışkanlıklarını öğrendiğinizde, mevcut müşterilerinizi ve yeni müşterilerinizi etkilemenin yolunu bulabilirsiniz. Yalnızca gelir düzeyi yüksek tüketicilerin lüks mal satın almak istediği düşünülebilir. Ancak bu ürünleri satın alma olasılıkları olan önemli bir kesim var. Ürün pazarlama stratejiniz, ürünlerinizi hem satın alanları hem de bu ürünü almaya niyeti olan tüketicileri hedeflemeli. Lüks pazarlama stratejileri artık yalnızca marka itibarını ve bilinirliğini yönetmeye değil aynı zamanda, lüks tüketici davranışlarını anlama, hedeflerinizi ve niyetlerinizi açıklama ve bu bilgiyi alıcılarına doğru aktarmaya bağlıdır. 

YENİ PAZARLAMA VE İLETİŞİM TRENDLERİ

Bugün tüm dünyada ‘influencer marketing’ yeni bir pazarlama kanalı. Influencer marketing stratejisini güçlü kılan yanlarından biri hiç şüphesiz insanların yaşanmış, deneyimlenmiş, gerçek tecrübelere dayalı yorumlara önem vermesi. Doğru markalar, doğru insanlarla bir araya geldiği zaman ortaya harika sonuçlar çıkıyor. Markaların yaptığı yatırımların da ağırlıklı olarak influencer pazarlamaya yönelmesi de bu yüzden. Dijital projeler yakın zamana kadar daha bireysel influencer deneyimlerine odaklıyken bugün artık mikro ölçekte daha çok ve kolektif etki yaratan çoklu projeler tasarlanıyor, dijital kanallarda aynı anda çok ses getiren, kanallar arası etkileşim ve köprü kuran projeler hazırlanıyor. Gençler dijital ortamda yaşıyor, tüm yenilikleri dijital platformlardan takip ediyor. Bu artık yeni bir şey değil; sektör artık yeni iletişim kanallarına hazırlanıyor.

;
Yazının devamı için tıklayınız...
Tülay Mutlu Dölen

İnovasyonda kadının gücü

Dünyada ve Türkiye’de kadınların iş hayatında daha aktif rol üstlendikleri, karar verici konuma geldikleri ve şirketlerin yönetim katında artık daha çok kadın yöneticinin yer aldığı bir dönemdeyiz. Özellikle teknoloji, medya ve sağlık başta olmak üzere birçok sektörde kadın liderlerin yükselişte olduğunu görüyoruz. Kadınların iş dünyasında yer alması konusunda yakalanan bu başarı elbette çok değerli ancak, bu konuda alınacak çok yolumuz olduğunu da unutmamak gerekiyor.

KADININ GÜCÜ ARTIYOR

Global ekonomide kadın tüketicilerin oluşturduğu pazar, Çin ve Hindistan’ın toplamının iki katına eşit. Kadınlar, global tüketici harcamalarının 20 trilyon dolarlık kısmına hükmediyor. Dünyada özel sektörün yüzde 25’ini kadın patronlar yönetiyor. Bu da yılda yaklaşık 13 trilyon dolar gibi bir ciroya karşılık geliyor. Bu veriler şunu gösteriyor, günümüz kadını sadece tüketici olarak değil; aynı zamanda çalışan ve işveren olarak da ekonomide giderek güçlenen bir yere sahip. Uluslararası araştırmalarda yer alan verilere göre kadınların iş hayatına daha fazla katılımı, hem şirketlerin hem de ülkelerin ekonomik performansını artırıyor. Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 32,2, OECD ortalaması ise yüzde 63. Türkiye, OECD ortalamasına ulaşırsa; Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın 2025 yılında da yaklaşık yüzde 20 oranın- da artması mümkün. Eğitim durumuna göre iş gücüne katılım oranına bakıldığında, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe iş gücüne daha fazla katıldıkları  gözlemleniyor. Üst düzey yönetim kadrosunun yüzde 20’den fazlası kadın yönetici olan şirketlerin, son yıllarda diğer şirketlerden daha fazla büyüme kaydettiği görülüyor.

KADIN YÖNETİCİLER DAHA MI YENİLİKÇİ?

Yapılan bazı araştırmaların sonuçlarına göre, yenilikçilik anlamında kadınlar ve erkekler arasında gözle görülür bir farktan söz edilemiyor fakat yine yapılan araştırmalar; kadınların problem çözme, detaycılık, empati gücü ve çok yönlü düşünebilme gibi konularda sahip oldukları doğal yeteneğin, yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirme de oldukça etkili olduğu göze çarpıyor. 

Özellikle de yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde kadınların içgörülerinin çok daha güçlü olduğu bir gerçek. İş dünyasında kadınların gücü arttıkça, çok daha ‘yenilikçi’ ve ‘yaratıcı’ bir piyasanın oluşacağını söyleyebiliriz.

KENDİ POTANSİYELİNİZE İNANIN

Kariyerinde yükselmek ve yönetici kademelerine gelmek isteyen kadınlar, her şeyden önce özgüvenlerini güçlendirmeli, kendisine yeterli zamanı ayırmak koşuluyla çok çalışmalı, çok öğrenmeli, bilgi birikimini sürekli artırmaya odaklanmalı, sorumluluk almaktan korkmamalı, her tecrübeyi belirlenen hedef için bir kazanım olarak değerlendirmeli, sorgulayıcı olmaktan kaçınmamalı, iş-özel yaşam dengesini her zaman kurmalı ve en önemlisi önce kendi potansiyeline kendisi inanmalı.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Yeteneklerini, yaratıcılıklarını ve yenilikçi ruhlarını iş hayatına tam anlamıyla yansıtabildikleri ve iş dünyasında seslerini çok daha güçlü bir şekilde duyurabildikleri nice Kadınlar Günü’ne…

;
Yazının devamı için tıklayınız...

BUGÜN YAZANLAR