YAŞAM
04 Mayıs 2015 12:51

HİNTLİNİN FENDI’Sİ ÇİNLİYİ YENDİ

HİNTLİNİN FENDI’Sİ ÇİNLİYİ YENDİ

HİNTLİNİN FENDI’Sİ ÇİNLİYİ YENDİ
Pazarlama dünyasının duayenlerinden Don Schultz geçtiğimiz ay Türkiye’deydi. En son 2001’de Kristal Elma Marka Konferansı’nda konuşmak için Türkiye’ye gelen Schultz’un bu seferki geliş nedeni akademik bir konferanstı. Northwestern Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Schultz, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk kez düzenlediği CMC 2015’in konuğuydu. Schultz’un yönettiği ve konuştuğu tüm oturumları takip ettim. En çok ilgimi çeken de kuşkusuz “Dijital platformlar Hindistan’daki lüks tüketim davranışlarını nasıl etkiliyor?” sorusuna yanıt arayandı. Bu konuya geçmeden önce dünyada lüks pazarının durumuna değineyim. Lüks tüketim pazarının 2020’de 40 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Pazarın yıldız oyuncusu Asya, tarihinde ilk kez lüks tüketimde düşüş yaşıyor. Şu an lüks harcamaların sadece yüzde 5’i onların cebinden çıkıyor. Hindistan’ın lüks tüketimde özellikle Çin’i geçip geçemeyeceği ise merak konusu biliyorsunuz. Schultz’a göre, Hint lüks pazarı 2015’te inanılmaz bir artışla yüzde 25 büyüyecek. Toplam lüks pastasının 10’da biri kadar pay alacak. Dolayısıyla Çin’i sollayacak. Çin’deki lüks harcamaların düşmesini sağlayan en kritik neden ise kamuda verilen hediyelerin yasaklanması. Çin’de satılan lüks ürünlerin birçoğunun bürokratlara veya şirket yöneticilerine hediye alındığı düşünülünce bu düşüş haliyle kaçınılmaz oluyor. Schultz, Çin’de lüks alışverişin önünü kesen bir diğer neden olarak yüksek fiyatları gösteriyor. Bu durum da gezmeyi çok seven Çinliler’in Dubai ve Singapur gibi şehirlerden alışveriş yapmasına neden oluyor.   61.7 milyon kullanıcıyla Facebook’un en aktif üçüncü ülkesi olan Hindistan, lüks ürünleri satın alırken de dijital platformları aktif kullanıyor. Araştırmasını 18-35 yaş aralığındaki gençler üzerinde yoğunlaştıran Schultz’un tüketici davranışlarıyla ilgili çıkardığı sonuçlar şöyle; “Hintli gençlerin lüks ürünleri satın alma nedenlerinin başında kendilerini ödüllendirmek geliyor. Önceki kuşakların aksine bu grup, ‘Ben her şeyin en iyisine layığım’ diye düşünüyor. Mağazadan alışveriş yapmayı sevmiyorlar çünkü lüks ürünler hakkında satış görevlilerinden çok daha fazla bilgiye sahipler. Alışverişin internette araştırma aşamasından zevk alıyorlar. Beğendikleri ürünlerin fotoğraflarını çekip arkadaşlarıyla paylaşıyor, onların fikirlerine göre karar veriyorlar. Online satın alarak da zamandan kazanıyorlar.” Hintli gençler sadece zamandan değil, rakamdan da kazanıyor. Hindistan’da satılan bazı lüks ürünlerin fiyatları gümrük vergileri nedeniyle yüzde 30 daha yüksek. Bu durumda Londra’da yaşayan teyzeye sipariş vermektense online satın almak çok daha mantıklı gözüküyor.
 
ARCAS’IN EŞYALARI İSTANBUL’A TAŞINIYOR
Rue 1387, bir eşini daha bulamayacağınız vintage parçalarla dolu bir dükkan. Zevkli  aksesuarlar, tasarım mobilyalar, aydınlatmalar ve fotoğraflarla döşenmiş bir evin salonunu andırıyor. Her daim üzerinde taze çiçeklerin, etrafında Funda Arcas, İpek Mısırlıoğlu ve misafirlerinin oturduğu uzun dikdörtgen masa da bu algıyı destekliyor. 
Rue 1387’nin kurucusu Funda Arcas, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bernard Arcas’ın eşi…  Arcas, 15 yıldan uzun bir süredir inşaat ve dekorasyon işinde. Alaçatı Hacımemiş’te ev ve butik oteller yaptı. Karaköy ve Balat’ta işyerleri ve yine butik otellerin restorasyon çalışmalarını tamamladı. Rue 1387 fikri ise yurt dışında gezdiği şehirlerden topladığı vintage parçalar artık depolara sığmayınca doğdu. “Bir dükkan açarak bunları paylaşmak şart oldu” diyor Arcas. İlk dükkanı İzmir’de açan Arcas, buradaki ürünleri özellikle Paris ve Londra’nın kuzeyindeki vintage dükkanlarından topladığını söylüyor. Ruhu ve karakteri olan ürünler seçmeye özen gösterdiğini vurgulayan Arcas, çok iyi sergilerden topladığı resimleri de burada satıyor.  Ayrım yapmak zor belki ama Arcas’a hangi ürünlerin onun için özel olduğunu sorduğumda, “Louis Vuitton’un ilk sandıklı modellerini toplayarak bu işe başladım. Onların yeri bende apayrı. 1890 yılından kalma şifonyer ve eski bir uçak pervanesinden dönüşen saat de benim için çok özel parçalar” yanıtını alıyorum. Bazı ürünlerin satılmasına çok üzülüyor Arcas. Mağazaya teşhir amaçlı koyduğu 1910 tarihli eski Chester bir deri koltuğun satıldığında içi gitmiş mesela. “Benim olsun istediğim parçaların satılması beni üzüyor” diyen Arcas, bu yaz Alaçatı Hacımemiş’te Rue 1387’nin bir şubesini açma hazırlığında. Yazdan sonra da İstanbul’da bir dükkan açacak.
 
AMSTERDAM’IN EN POPÜLER OTELİ
Instagram’da yeme, içme ve gezme önerileri veren tonlarca hesap var. Bunlar arasında takip ettiğim ve önerilerini test edip de güvendiğim bir hesap var: @traveleatshop. Geçtiğimiz günlerde Amsterdam’dan bildiren traveleatshop’a sordum. “Bu aralar Amsterdam’da neresi en popüler?” “Kesinlikle Conservatorium Oteli’nin restoranı Tunes” yanıtını aldım. Amsterdam’ın müzeler bölgesinde modern tasarımıyla dikkat çeken Conservatorium Otel, müzikholden otele dönüştürülmüş. Otelin restoranı Tunes da bu aralar çok revaçta. Şehrin en iyi kokteylleri burada servis ediyor. Bir kenara not edin!
EN ÇOK OKUNANLAR