PİYASALAR

"Bugün hiçbir yatırım aracında böyle bir kâr marjı yok"

2013 yılında Türkiye’nin ilk sanat danışmanlık şirketi olarak yola çıkan ‘Sevil Dolmacı Proje ve Sanat Yatırım’ın kurucusu Sevil Dolmacı’yla; çağdaş sanat, yatırım aracı olarak sanat, koleksiyonerlik, sanatçı danışmanlığı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Meral Erdoğan / [email protected]

Sevil Dolmacı’nın Nişantaşı’ndaki Narmanlı Apartmanı’nda kendisi dışında bir asistan ve bir büro görevlisiyle başlayan yolculuğu bugün 10 kişilik uluslararası bir takımla devam ediyor. Lisans ve yüksek lisans öğrenimini sanat tarihi üzerine yapan Dolmacı, Londra Kraliyet Akademisi’nde eğitimine devam etmiş ve Saatchi Gallery ve Tate Modern Müzesi gibi kuruluşlarda çalışmış. On yılı aşkın süredir büyük koleksiyonlara sanat danışmanlığı hizmeti sunan Sevil Dolmacı, DEMSA Group Sanat Danışmanlığı ve Müze Projesi, St. Regis Hotel Projesi, Demirören Group Sanat Danışmanlığı, Kemer Country Golf Kulübü Heykel Park Projesi, Kabakçı Koleksiyonu Sanat Danışmanlığı başta olmak üzere önemli projelere danışman ve küratör olarak imza atmış bir isim. Sanatçı  portföyünde ise Ergin İnan, Devrim Erbil, Koray Ariş, Ekrem Yalçındağ, Kemal Önsoy gibi isimlere yer veriyor. ‘Sevil Dolmacı Proje ve Sanat Yatırım’da sanatla ilgilenen her kesimi bir araya getiren bir oluşumu amaçlayan Dolmacı, ünlü sanatçıları ve sanat dünyasında kendine yer arayan genç sanatçıları, koleksiyonunu şekillendirmek isteyen koleksiyoncuları ve sanat eserlerine ev sahipliği yapmak isteyen kurumları birbiriyle ilişkilendirerek aynı çatı altında topluyor. Son zamanlarda kârlı sektörlerden birine dönüşen sanat yatırımcılığı alanında sanat danışmanlığını aracılık algısından kurtarıp kurumsal bir hale getiren ‘Sevil Dolmacı Proje ve Sanat Yatırım’ kendileriyle çalışmak isteyen kurumları inceleyip nasıl alımlar yapması ve yapmaması konusunda bilgilendiriyor. 

Sevil Dolmacı Art Consultancy/Proje ve Sanat Yatırım Danışmanlığı A.Ş. olarak faaliyet alanınızın kapsamı son derece geniş ve ayrıca bu alanda Türkiye’nin ilk uluslararası sanat danışmanlığı şirketisiniz. Bu fikrin nasıl doğduğunu öğrenebilir miyiz? 

Bu fikir Demsa Koleksiyon bünyesinde sanat danışmanlığı yaparken ortaya çıktı. Demsa Koleksiyon dünya ölçeğinde önemli işlere sahip prestijli bir koleksiyon. Yurt dışında önemli müze ve sanat kurumlarıyla oldukça iyi ilişkilere sahip. Yurt dışı alımları ve organizasyonlarında o vakit katıldığım toplantılarda sanat danışmanlık şirketlerinin oldukça önemli olmaya başladığını gördüm. Dünya ölçeğinde sanat satış stratejilerinin de son dönemde güncellenmesi ile private satışlar önem kazandı. Bunun için iyi bir iletişim ağı gerekiyor hiç kuşkusuz. Benim en büyük şansım Türkiye’nin uluslararası ölçekte kayda değer bir koleksiyonunda çalışmam oldu. Sothbey’s Müzayede evinin 85 milyon dolar vererek, Christie’s Müzayede evinin başarılı uzmanı Amy Cappellazzo ve arkadaşları sanat danışmanı Allan Schartzman ile hukuk kökenli banker Adam Chinn’in kurduğu 22 aylık bir danışmanlık şirketi olan AAP’yi satın alması danışmanlık şirketi kurmamda beni oldukça motive etti. 

Web sayfanızda 'Türkiye’de müze sayısının yakın gelecekte artacağı ve koleksiyonların kurumsallaşacağı' öngörünüzü ifade ediyorsunuz. Türkiye’de çağdaş sanata ilginin artacağı ve bu alandaki piyasanın gelişeceği konusunda iyimser misiniz?

Türkiye’de kısa süre içinde tamamlanması planlanan hem devlet hem de şahıs müzelerinin hazırlığı var. Bu haberler bizleri mutlu ediyor. Çağdaş sanatın yakın gelecekte yatırım aracı olarak yerinin diğer yatırım araçlarına göre daha da büyüyeceğini düşünüyorum. Böylelikle aktarılan para sayesinde sanatçı, kurum ve aracılar güçlenecek. Röportajın ayrıntıları Platin'de...