PİYASALAR

İş dünyası büyümeden menmun

İş dünyasının önemli temsilcileri yaptığı açıklamalarla bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi.

TİM BAŞKANI GÜLLE: AVRUPA’NIN DEVLERİNİ GERİDE BIRAKTIK

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle 2018 yılı 2’inci çeyrekte açıklanan yüzde 5,2’lik büyüme verisini değerlendirdi. Net dış ticaretin büyümeye 1 puanlık pozitif katkı sağladığını belirten Gülle, “Türkiye ekonomisi 2018 yılının ikinci çeyreğinde büyüme temposuna devam ederek yüzde 5,2 büyüme kaydetti. İkinci çeyrekte yatırımların atmış olması ve turizm sektöründeki ivmelenme sayesinde, net ihracatın büyümeye katkısı beklediğimiz gibi pozitif yönlü 1 puan oldu. İhracatın dönemlik GSYH içerisindeki payı ise yüzde 22,5 oldu” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Avrupa'da verisi açıklanan ülkeler arasında en çok büyüyen ekonomiye sahip olduğunu kaydeden Başkan Gülle, “OECD ortalamasının yüzde 2,5 olduğu ikinci çeyrekte, yüzde 5,2'lik büyüme verisi ile ülkemiz Avrupa'da verisi açıklanan ülkeler arasında en çok büyüyen ekonomi oldu. Yine bu çeyrekte Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi büyük ekonomilerden daha hızlı büyüdük. 19 üyeli Euro bölgesi ve 28 üyeli AB aynı oranda artışla, sadece yüzde 2,2 büyüme kaydetti. Yüzde 5,2'lik büyüme ile Türkiye, 2018 ikinci çeyrekte Avrupa ülkeleri arasında en iyi büyüme performansı gösteren ekonomi oldu” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2018’de de dünya ekonomilerinden pozitif anlamda ayrışmaya devam ettiğini vurgulayan İsmail Gülle, değerlendirmelerine şu şekilde devam etti:

“Dünyanın en büyük ekonomilerini barındıran G7 içerisinde, büyüme verisi açıklanan 6 ülke arasındaki en yüksek büyümeyi kaydeden ülkemiz, 5,2’lik büyüme ile yüzde 0,1 büyüyen Brezilya, yüzde 1,6 büyüyen Meksika ve yüzde 3,4 büyüyen Avustralya gibi yükselen ekonomilerin üzerinde yer aldı. Önemli bir husus da yatırımlardaki artışın yüzde 3.9 olması. Uluslararası derecelendirme kuruluşları son dönemde Türkiye’nin büyüme beklentilerini düşürmüşlerdi. Ancak açıklanan veriler ışığında ihracat performansımızın 2018 yılını da başarı ile kapatacağını ve büyümemize pozitif katkı sağlayacağını düşünüyorum. Yılsonunda 170 milyar doların üzerinde bir ihracat rakamına ulaşarak, yeni bir rekor daha kıracağız.2018 yılında küresel ticarette yaşanan gerilime rağmen Türkiye’nin mal ihracatının büyümeye devam ettiğini ifade eden TİM Başkanı Gülle, “Mal ve hizmet ihracatımız 2018 ikinci çeyreğinde yüzde 4.5 arttı. İhracat odaklı büyüme stratejisine daha fazla odaklanarak Türkiye'nin daha hızlı büyümesi için çalışıyoruz. İhracatımızı artırmak, dış ticaret açığını ve cari açığı azaltmak için ihracat stratejimizi katma-değer, inovasyon ve AR-GE üzerine kurmaya devam ediyoruz. Hizmet İhracatı konusunda da potansiyelimizi arttırmayı hedefliyoruz. Yeni ekonomi modeli ile ihracat stratejimizin etkilerini 2019 yılı ortalarında görmeye başlayacağız. Hükümetimiz tarafından bu temelleri sağlamlaştırmak için verilen destekler ile birlikte, tüm kaynaklarımızı katma-değerli üretime yönelterek artık cari fazla verebilen bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Mal ve hizmet ihracatındaki artış temposu ile birlikte Türkiye çift kanatlı büyümeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

ASKON BAŞKANI CESUR: ÇARKLAR DÖNDÜKÇE, EKONOMİMİZ DE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEKTİR  

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur,TÜİK 2. Çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin bir değerlendirmede bulundu. Sanayi Sektörü, Mal ve Hizmet Sektörü başta olmak üzere, ekonomimizin lokomotif sektöründeki büyümenin gayet memnuniyet verici olduğunu belirten ASKON Başkanı Cesur, ‘’Her şeyin farkındayız, büyüme rakamları öncesinde Moody’s’in panik halinde yaptığı açıklamadan da ne yapmak istediklerini açıkça görüyoruz. Bu ülkenin iş adamları vatan ve millet sevdalısıdır. Ülke ekonomisine güvenerek üretmeye, çarkları döndürmeye devam edeceklerdir. Çarklar döndükçe de, ekonomimiz de büyümeye devam edecektir’’ dedi.   

Başkan Cesur konuya ilişkin şunları ifade etti;

TÜİK’in ikinci çeyrek büyüme rakamları ekonomi çevrelerinin öngördüğü büyüme rakamına eş bir değerde çıktı. Aynı şekilde yüzde 5,2-5,3 aralığında bizlerin de beklentisi bu yöndeydi. Özellikle sanayide, mal ve hizmet sektöründe bu denli bir büyüme olacağını öngörmekteydik. Çok memnuniyet verici bir tablo. Tabi büyüme rakamları açıklanmadan önce Moody’s’in alalacele Türkiye değerlendirmesini de gördük. Bir panik halinde büyüme rakamlarının yanına bu değerlendirmeyi koyma çabası içerisindeler. Bu nedenle her şeyin farkındayız. Ne yapmak istediklerini de görüyoruz. Bu ülkenin işadamları vatan ve millet sevdalısıdır. Ülke ekonomisine güvenerek üretmeye, çarkları döndürmeye devam edecektir. Çarklar döndükçe de, ekonomimiz de büyümeye devam edecektir.  Bir yandan da odaklanmamız gereken konular var. Özellikle enflasyon konusunda sıkı bir duruş sergilememiz gerekmektedir. Bu bağlamda tasarruf tedbirlerinden taviz vermemeli, günlük gıda tüketimine yönelik ürünler üzerinde sıkı fiyat takibi yapılıp fırsatçılara göz açtırılmamalıdır. Kurdaki artışı fırsat bilip fahiş derecede etiket üzerinden oynayanlara caydırıcı cezalar kesinlikle verilmelidir.

ATO BAŞKANI BARAN: DAHA ÇOK ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüme verilerini değerlendirdi. Baran, Türkiye ekonomisine yönelik saldırıların göz ardı edilemeyeceğini belirterek, “Türkiye ekonomisine yönelik yapılan ataklar, temeli güçlü olan ekonomimizin güçlendirilmesi gereken yönlerini görmemize vesile oldu. Bu alanları tahkim etmek için daha çok çalışmamız gerekiyor” dedi.

ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak TÜİK tarafından açıklanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2018 yılı ikinci çeyrek verilerini değerlendirdi. Baran, ilk çeyrekte sağlanan yüzde 7,3’lük büyümenin ardından gelen 5,2’lik büyümenin moral verici olduğunu söyledi.  Zincirleme hacim endeksinde alt verilere bakıldığında tarım, sanayi ve inşaat sektörlerinin, bir önceki döneme göre gerileme kaydettiğini bildiren Baran, şunları söyledi:

“Hükümetin reel sektöre yönelik destekleriyle birlikte Türkiye son yıllarda başarılı bir şeklide büyümesini sürdürerek G20 ülkelerini kıskandıracak seviyede bir başarı sağladı. Son dönemde Türkiye ekonomik bir kuşatmayla karşı karşıya kaldı. Ekonomimizin temellerinin sağlamlığından hiç kimsenin kuşkusu yok. Bu yaşadıklarımız ekonomimizin  güçlendirilmesi gereken yönlerini görmemize vesile oldu. Bundan böyle daha çok çalışarak bu alanları tahkim etmemiz gerekiyor. Bugün bulunduğumuz noktayı, katma değeri yüksek üretim yapan, markalaşmada beklenen atılımı sağlamış, dijital devrimde yol almış, verimli bir tarım ve hayvancılık üretimi tesis etmiş bir hale dönüşmemiz için fırsat olarak görmeliyiz”

İTO BAŞKANI AVDAGİÇ: BU RAKAMLAR EKONOMİMİZ ÜZERİNDE SENARYO YAZANLARA VERİLMİŞ BİR CEVAPTIR

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5.2 büyümesini değerlendirdi.

Avdagiç, “Türkiye’nin 2018 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 5.2 büyümesi ekonomimiz üzerinde senaryo yazanlara verilmiş anlamlı bir cevaptır. Yılın ikinci üç ayı 24 Haziran seçimleri öncesine rastlamasına rağmen, bu süreçte seçime yönelik popülist yaklaşımlar yerine ekonominin gereklerinin uygulandığını gösteriyor. Son rakamlar bir kez daha milletçe, ekonominin bütün aktörleri olarak büyük bir dayanışma içinde ekonomik saldırıları bertaraf etmekte ustalık kazandığımızı ortaya koyuyor” dedi.

Avdagiç, ikinci çeyrek büyümesinin yeni yol haritamızın ipuçlarını verdiğini belirterek, “İhracatın dış ticarete net katkısı dikkat çekici. İç talebin soğuduğu bu süreçte ihracat büyümemizin sigortasıdır” ifadesini kullandı.

Şekib Avdagiç, yüzde 5.2’lik büyümenin, Nisan, Mayıs ve Haziran gibi maliyet baskısının arttığı bir dönemde üretim dinamiklerinin çalıştığını göstermesi açısından da ayrıca önemli olduğunu kaydetti.

Avdagiç, “Sanayi ve yatırım artışı ekonomiyi desteklemiş gibi görünüyor. Kurda istikrar sağlanınca bu katkı çok daha fazla olacak” dedi.

İTO Başkanı Avdagiç, şunları söyledi:Türkiye’nin bundan sonraki hedefi, büyümemizi sağlıklı bir patikada tutmak, bunun için de büyüme kompozisyonunu değiştirmek. İkinci çeyrek büyümesi de bize bunun açık mesajını veriyor. Parolamız üretim, ihracat ve iç tasarruf. Son büyüme verisi, dikkat etmemiz gereken alanlara da işaret ediyor. Mesela tarımın katma değer anlamında negatif bölgeye düşmesi önemle takip edilmeli. Mali disiplinin korunması adına kamu harcamalarındaki katkıyı, daha üretken yerlerden tamamlamayı amaç edinmeliyiz. Mevcut kur kaynaklı zorlukları aşmak için, imalat sanayine dayalı bir dönüşüm hikayesini büyüme kitabımıza koymak zorundayız.”