PİYASALAR

IoT: Bağlantılı yaşama merhaba

Internet of things (IoT), cihazların/nesnelerin ve insanların birbirine bağlandığı bir dünyayı adresliyor ve akıllı ağa bağlı evlerden bağlı arabalara, bağlı akıllı şehirlere, akıllı fabrikalara kadar uzanan geniş bir dijital ekosistemin oluşmasına neden oluyor.

Nuray Şuman / [email protected]

Internet of Things (IoT) ile artık internete bağlı cihazlar yerine internet aracılığıyla birbirine bağlı ve aynı zamanda akıllı cihazlar dönemine geçtik. Bu akıllı cihazlar birbirleriyle haberleşip bilgi alışverişinde bulunarak bugünden geleceğin bağlantılı ekonomisini oluşturmaya aday.

IoT en basit haliyle, akıllı bağlanabilirlik özelliğiyle takip edilebilirlik ve izlenebilirlik, uzaktan yönetim, zaman, para tasarrufu ve verimlilik sunuyor. Günlük yaşantımızda, tarım alanında, akıllı şehir ve ev konseptinde, binalarda, enerji tüketiminde, güvenlik ve sağlık gibi alanlarda kullanılacağı düşünülen nesnelerin interneti kavramı; bir şekilde şu an yaşadığımız düzende değişiklik getirecek ve zamanımızı daha verimli kullanmamızı sağlayacak. 

Nesnelerin internetiyle cihazlar, sistemler ve hizmetler arasında makinadan makinaya iletişimin (M2M) ötesinde bir bağlantı kurulması hedefleniyor. Nesnelerin interneti çok çeşitli protokol, alan ve uygulama barındırabiliyor ve bu cihazların birbiriyle konuşabilmesi her alanda otomasyonu mümkün kılıyor. Temel bir nesnelerin interneti kurulumunda, cihazlar veri topluyor ve internet üzerinden bu verileri merkez kaynağa iletiyor. Merkezde veriler analiz ediliyor ve işleniyor. Kapasitesi geliştikçe, veriyi kullanışlı bilgiye dönüştüren cihazlar daha akıllı hale geliyor. Ham veri yerine, işlenmiş bilginin diğer makine, bilgisayar ve insanlara iletilmesi daha gelişmiş bir değerlendirme ve karar alma sürecini mümkün kılıyor. Veriden bilgiye dönüşüm oldukça önemli çünkü daha hızlı ve akıllıca karar almayı sağlamanın yanı sıra çevremizi daha etkin bir şekilde kontrol altına almamız da mümkün oluyor.
IoT teknolojisi, Gartner raporuna göre 2020 yılında elektronik ürünlerin neredeyse tamamında rol oynayacak. 2020 yılına kadar dünya genelindeki toplam akıllı cihaz sayısı 48 milyarı bulacak. Bu pazarın büyüme potansiyeli birkaç yıl içinde olağanüstü artacak. IDC’ye göre 2017’de 1.5 milyar dolar olan IoT pazarının 2018'de 1.7 milyar dolara çıkması bekleniyor. Nesnelerin interneti, dikey pazarlar ve bu pazarlardaki kullanım alanları üzerinden gelişim gösteriyor. Yatay pazarlarda ise IoT analitik ve IoT güvenlik çözümleri en çok öne çıkanlar arasında. Dikey pazarlar içerisinde üretim ve perakendede IoT uygulamaları öne çıkarken, akıllı şehirler, akıllı evler, akıllı enerji ve bağlı/otonom araçlar en çok konuşulan IoT konuları arasında yer alıyor.

VERİMLİLİK, GÜVENLİK, KONFORLU YAŞAM İÇİN IoT
IoT teknolojilerinin kullanım alanlarının öncelikli olarak takip ve izleme gerektiren tüm alanları kapsadığını söyleyebiliriz. Örneğin hem kurumsal hem bireysel olarak enerji kullanımımızı takip edip akıllı şebekeler uygulayarak güvenilir, verimli ve daha yeşil bir enerji aktarımı sağlayabiliriz. Aynı zamanda enerjiden tasarruf ederek maliyetlerimizi düşürebiliriz.

IoT teknolojisi ile bina cihazlarını ve sistemlerini birbirine bağlayarak daha akıllı binalar oluşturabiliriz. Böylelikle güvenlikten temizliğe ve enerji kullanımına kadar daha optimum bir denetim ve yönetim olanağı elde edebiliriz. 

Yaşadığımız şehirleri de IoT teknolojisiyle izleyerek çok daha hızlı çözüm üretebilmek mümkün. Trafik ve ulaşım, acil durum yönetimi, acil sağlık ve güvenlik müdahaleleri, bozuk sokak lambalarının belirlenmesi, aydınlatma ve trafik ışıklarının bakımı, otoparkların yoğunluk durumu, çöp toplama faaliyetlerinin yönetimi, yer altında bulunan temiz su ve kanalizasyonun takibi, hava durumu, çevre düzenleme, yeşil alan takibi, kaçak yapılaşma gibi pek çok alanda yeni çözüm formülleri geliştirilmesine önayak oluyor. 

Şehirler elektronik algılayıcılar, kameralar ve geri bildirim cihazlarıyla donatılarak her alanda görüntülenme sayesinde anlık verilerin toplanması sağlanıyor. Daha sonra ise şehirdeki veri iletişimi için düzenlenmiş olan ağ altyapısının kurulması söz konusu.

Örneğin şehir içindeki trafik yoğunluğunu takip edebilen IoT sistemi sayesinde ayrıca acil durumlarda ve afetlerde yerel yönetimler alternatif rotalar belirleyebiliyorlar. Elbette ki IoT sistemleriyle toplanan verilerin bir bulut depolama sunucusuna aktarılması ve oradan büyük veri sistemlerinde işlenmesi ve analizi, işin bir başka önemli bacağını oluşturuyor. 

AKILLI EVLER AKILLI ENERJİ YÖNETİMİ SAĞLIYOR
IoT’nin hizmet ettiği en önemli alanlardan biri akıllı evler ve binalar. Akıllı bina deyince bu tanım kendi kendini yöneten binalara kadar uzanabilen geniş bir içeriğe sahip. IoT’nin evler için geliştirilen uygulamaları incelendiğinde, hızla yaygınlaşan sistemlerin ısıtma-soğutma, aydınlatma, güvenlik uygulamaları ve elektrikli ev aletleri olduğu söylenebilir. Örneğin evinizin güvenliğini ve izlenebilirliğini sağlamak için evin içine kurulan kameralarla akıllı telefon ya da PC üzerinden internetten izleme imkanı sunuluyor. Görüntüler de bulut ortamlarında saklanabiliyor. Evinizde bulunan tüm uzaktan kumandalı cihazları akıllı telefonunuz veya tabletiniz üzerinden kontrol edebilmek, siz eve gelmeden önce müzik, fırın, kahve makinesi gibi cihazları çalıştırmak, ev içerisindeki aydınlatma sistemlerini de uzaktan yönetebilmek mümkün. 

Başlangıçta evdeki elektronik eşya ve mutfak araç gereçlerinin uzaktan yönetimini sağlayan uygulamalarıyla öne çıkan akıllı ev uygulamaları IoT’nin gelişimiyle birlikte binaların akıllı şebekeye bağlanması halinde önemli derecede enerji tasarrufu yapmak mümkün oluyor. Nüfus ve talep artışına bağlı olarak, küresel enerji tüketiminin önümüzdeki 30 sene içerisinde yüzde 50 civarında artacağı öngörülüyor. IoT, global enerji sorununa, temiz enerji teknolojileri üreterek ve mevcut ürünlerin verimliliğini optimize ederek katkıda bulunacak.

Evlerde en fazla enerji maliyetini ısıtma ve soğutma sistemleri oluşturuyor. Bu sistemlerin internete bağlı olmaları ve mobil uygulamalar ile yönetilebilmelerinin ötesinde, bulut tabanlı çalışmalarından dolayı akıllı birtakım algoritmalarla enerji tasarrufu sağlayabilir noktaya geldi. Özellikle enerji tasarrufu ve de konfor koşullarının iyileştirilmesini sağlayabilen akıllı oda termostatları, akıllı aydınlatma ve priz çözümleri son yıllarda tercih edilen ve hızla büyüyen bir sektör halini aldı. Bu kapsamda akıllı oda termostatları ile yüzde 12-37 arasında tasarruf sağlanırken evlerde ihtiyaç olan oda sıcaklığı da sabit tutularak konfor koşulları iyileştirilebiliyor. 

Akıllı aydınlatma sistemleri de mekanın ihtiyacı kadar ve evde yaşayan birilerinin olduğu durumlarda devreye girerek tasarruf sağlıyor. Yanı sıra evlerdeki çamaşır, bulaşık ve kuru temizleme makinelerinin enerji tüketimini optimize etmede de IoT kullanılabiliyor. Örneğin çamaşır makinesi kıyafetlerin yıkama etiketlerini tarayıp buna göre işlem yapacak duruma geliyor.

EMNİYETLİ VE GÜVENLİ BİR YAŞAM MÜMKÜN
Kamu düzeni ve güvenliği devletin en önemli sorumluluk alanlarından biri. IoT teknolojileri, kamu güvenliğini artırmak amacıyla devlet kurumlarına yardımcı olabiliyor. Suç ve terör eylemlerinin belirlenmesi, suçluların ve teröristlerin tespiti ve yakalanması gibi işlemler IoT sistemleriyle daha hızlı ve doğru olarak yapılabilir hale geldi. Yanı sıra acil durum ve afet durumlarında IoT hayat kurtaran uygulamaların yapılabilmesine katkı sağlıyor. Örneğin; ani kalp durması gibi bir rahatsızlık geçiren birinin durumunda, müdahale yapılmadan geçen her dakika kurtulma oranını düşürür. İster doğal afet, isterse de medikal öncelik gerektiren bir durum olsun; birbirleri arasında çabucak bilgi transferi yapan cihazlar, acil durumlarda yardımcı olacaktır. Bir başka afet durumu olan deprem anında da hayatı kolaylaştıran IoT çözümleri mevcut. Dünyanın çeşitli yerlerinde sismik aktivitelerin artması, daha iyi deprem tespiti ve uyarı teknolojileri ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Depremde hareket algılama sensörlerinin maliyetleri giderek artıyor ve bu noktada IoT’nin sağlayacağı en önemli fayda, sensör maliyetlerini büyük miktarda azaltıyor olması. İkinci büyük faydası, algılayıcıların bulut tabanlı sunuculara ara bağlantısını sağlayan, internet bağlantısının her yerde olması. Geçen her saniye, binlerce ileti, algılayıcılardan, analiz ve uyarı için sunuculara gönderiliyor. Veri bilimcileri, daha önce erişilemez olan verileri toplayarak şehirlerimizi daha akıllı ve daha güvenli hale getiren çözümlerin geliştirilmesine yöneliyor.

IoT GÜVENLİ Mİ?
Bağlantılı cihazların popülerliği arttıkça akıllı ev, akıllı şehir, akıllı şebeke gibi bağlantı merkezlerine talep de yükseliyor. Bu bağlantı merkezleri her şeyi ‘birleştirmeleri’ nedeniyle siber suçlular için çekici bir hedef haline geliyor. Suçlular bu ürünleri uzaktan saldırılar için bir giriş noktası olarak kullanabiliyor. Bu yılın başlarında, Kaspersky Lab zayıf parola üretimi ve açık portlarla saldırganlara çok sayıda fırsat sunduğu anlaşılan bir akıllı ev cihazını incelemişti. Bu inceleme sırasında araştırmacılar, akıllı cihazın mimarisinin güvenlik açısından zayıf bir tasarıma sahip olduğunu ve suçluların başkalarının evine erişebilmesine olanak veren çok sayıda açık içerdiğini keşfetti.

Araştırmacılar öncelikle bağlantı merkezinin bir sunucuyla iletişime geçerken, web arayüzüne giriş için kullanılan kullanıcı adı ve parola da dahil olmak üzere tüm kullanıcı verilerini gönderdiğini belirledi. Kullanıcı adı ve parolanın yanı sıra bildirimler için kullanılan telefon numarası da gönderilen veriler arasındaydı. Saldırganlar cihazın seri numarasını içeren geçerli bir talebi sunucuya göndererek bu bilgilere sahip arşivi indirebiliyor. Analizler, seri numaralarının basit bir yöntemle oluşturulduğunu gösteriyor. Saldırganlar da seri numaralarını kolayca bulabiliyor.

Uzmanlara göre seri numaraları mantık analizi kullanılarak ‘kaba kuvvet’ yöntemiyle elde edilebiliyor. Oluşturulan seri numaraları sunucuda doğrulanıyor. Bulut sisteminde o seri numarasıyla kayıtlı bir cihaz varsa suçlulara onay bilgisi geliyor. Sonuç olarak saldırganlar kullanıcının web hesabına girip bağlantı merkezine bağlı sensörlerin ve kontrolcülerin ayarlarını değiştirebiliyor.

 

IoT gerçek dünya ile dijital dünyayı birbirine bağlıyor

Gerek insanın günlük yaşamıyla, gerekse doğa ve iş dünyası ile ilgili olsun, insan hayatına dokunan bütün alanlarda hızla dijitalleşmeye gidiyoruz. Amacımız, dijital dünyanın sunduğu imkânlarla yaşamımızı daha konforlu ve verimli kılmak…

Farklı kaynaklardan elde ettiğimiz verileri anlamlandırmamızda anahtar teknolojilerden biri olan nesnelerin interneti (Internet of Things - IoT), iş dünyası ve yaşamla ilgili süreçlerin dijital bir eşinin oluşturulmasını sağlıyor. Bu yönüyle dijital dünya doğrudan insana dokunan, arada köprü oluşturan özelliğe sahip. Netaş İş Geliştirme Direktörü Mesut Şen, IoT’nin dijital dünya açısından önemi ve kullanım alanlarıyla ilgili bilgiler vererek uygulama örnekleri paylaştı. Şen, IoT ile ilgili sorularımızı yanıtladı…

> Dijital dünyanın ana kaynağı olan veriye erişimde Internet of Things-IoT nasıl bir rol üstleniyor? IoT teknolojisi hangi bileşenlerden oluşuyor? 
Dijital dönüşüm için önce dijitalleşecek sürecin algılanması, ayırt edici özelliklerinin tespit edilmesi gerekiyor. Süreç ancak ondan sonra dijitalleşebiliyor. Verinin oluşturulması bu noktada yeterli değil, bu verinin toplanması ve anlamlandırılması dönüşümün en önemli ve fark yaratan aşaması. Zira veri ancak anlamlı hale geldiğinde olumlu katkı sağlayabiliyor. Örneğin, bir fabrikanın üretim hattından toplanan veriler veri merkezine ulaştıklarında aslında bir veri öbeğinden başkası değil. Ancak bunların anlamlandırılması sonrasında üretim hattında oluşan sorunlar önceden fark edilebiliyor; dahası üretim hattının daha verimli çalışması sağlanabiliyor. 
Bir olayın uç noktada kolaylıkla kontrol edilebilen nesneler yardımıyla veriye dönüştürülmesiyle başlayan, verinin aktarımı ile devam eden, bu verilerin yorumlanması, farklı uygulamalara aktarılması ve yorumlanan veriye yönelik uç noktadaki cihazların yönetilmesi ile sonlanan sistemler bütününe nesnelerin interneti (IoT) adını veriyoruz. Nesneler üzerinden toplanan verinin katma değerli servis haline gelebilmesi için öncelikle bir yönetim platformuna aktarılması gerekiyor. Sahadan elde edilen verinin aktarımı mobil genişbant, düşük güç geniş alan kablosuz haberleşme ağları (LPWAN) gibi farklı iletişim teknolojileri üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu platform, uygulama ve servislerin kalbi konumunda ve sahadaki IoT cihazlarının yönetiminden verilerinin toplanmasına, toplanan büyük verinin anlamlandırılmasından bu verinin uygulamalarca tüketilmesini sağlamaya kadar farklı temel fonksiyona sahip. Bu tip ihtiyaçları karşılamak için, platformların ölçeklenebilir, yüksek bağlantı kapasitelerini destekleyebilir, bunun yanında esnekliğe ve adaptasyona açık olması gerekiyor.

> IoT'nin büyük veri ve yapay zeka ile olan ilgisi nedir? Bu alanları nasıl besliyor?
IoT’nin gerçek dünya ile dijital dünya arasında kurduğu köprü aracılığıyla ve diğer siber teknolojilerin desteğiyle bireysel ve toplumsal hayatın belirgin biçimde geliştiğini ve iyileştiğini görüyoruz. IoT yönetim platformu, farklı uygulamalar için sahaya yerleştirilmiş nesneler ve bu nesnelerden gelen verileri standardize ederek ortak bir katmanda buluşturma görevini yapıyor. Elde edilen verilerin harmanlanması ve farklı girdiler yardımıyla uygulamaya özel olarak anlamlandırılması sağlanıyor. Bu noktada mevcut IoT yeteneklerine,  yapay zeka, makine öğrenmesi ve robot teknolojisi alanındaki ilerlemeler de eklenerek IoT ile yapılabileceklerin sınırı artık sadece yaratıcı hayal gücüne kalıyor. IoT ile ortaya çıkan olanaklar günümüzde çok sayıda endüstride kullanılıyor. Örneğin, şehir içine konuşlandırılan sensörlere bağlı bir sistem park yeri konusunda yönlendirmeler sunarken, bir yandan kendini yöneten bir trafik sistemini mümkün kılabiliyor. Netaş olarak biz de farklı dikeylerde verimliliği, dolayısıyla hayat kalitesini artıran akıllı şehir çözümleri sunuyoruz: Şu ana kadar Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile iş birliği içinde gerçekleştirdiğimiz 50’ye yakın akıllı stadyum bunlardan biri. Bunun yanı sıra İSBAK ile ‘İstanbul, Akıllı Şehir’ projesi için çözümler geliştirilmesi amacıyla geçen yılki Mobil Dünya Kongresi sırasında bir iş birliği protokolü imzalamıştık. IoT’nin kullanım alanlarından ilki ise sanayi ve üretim alanında. Sanayi devriminin son ayağı olan Endüstri 4.0’ın ana aşamaları şunlar: Endüstriyel ortamlarda fiziksel işlemlerin dijital ortama dönüşümü, ardından dijitalleşme ile üretilen verinin yapay zeka ve veri analitiği yardımıyla işlenerek kararların otomatik olarak alınması ve bu kararlarla fiziksel sistemlerin yönetilerek üretim otomasyonunun sağlanması. Bu otomasyon için sağlanan benzetim modelleri ve gerçek sensör verileri yardımıyla öngörülerin yapılması, hataların engellenmesi ve özyönetimin sağlanması sonucu verimliliğin artırılmasına yönelik bir dijitalleşme sürecini ifade ediyor. Bütün bu otomasyon zekasının altında da büyük veri analizi ve yapay zeka algoritmaları yatıyor.

> Akıllı şehirler, binalar ve evler, enerji verimliliği ve yönetimi alanında IoT  niçin önemli? Netaş'ın bu konudaki yaklaşımı ve çözümleri neler?
Kamu dahil tüm sektörlerde, yeni teknolojilerin kullanıldığı uçtan uca çözümlerle verimliliği artırarak hayat kalitesini artırmaya odaklanan Netaş, IoT alanında ve farklı sektörlere yönelik akıllı şehir uygulamalarına odaklı çalışıyor. Netaş’ta geliştirdiğimiz IoT yönetim platformu ve akıllı enerji yönetim platformunu hayata geçirdik bile. Kentlerin enerji yönetiminin dijital altyapıya kavuşturularak enerji verimliliğinin artırılması için enerji sektörüne özel geliştirdiğimiz Akıllı Şehir Aydınlatma Yönetim Sistemi'nin içerisinde, elektrik sayaç verilerinin otomatik bir biçimde bulut tabanlı olarak uzaktan okunması ve yönetilmesini sağlayan Netaş Enerji Otomasyon Sistemleri (NEOS by Netaş) ile akıllı şebeke çözümleri altında OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) bulunuyor. NEOS by Netaş Otomatik Sayaç Okuma ve Enerji İzleme Sistemi ile Türk Elektronik Sanayicileri Derneği’nin (TESİD) 16. Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri’nde ‘Yenilikçiliğin Ticarileştirilmesi’ ödülünü aldık. OSOS beş ilde iki elektrik dağıtım firması tarafından kullanılıyor. Biz de sahadan elde ettiğimiz deneyim ve verilerle bu alandaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tasarladığımız bu sistem, sadece elektrik değil, her türlü sayaç verisinin uzaktan okunmasını ve yönetim otomasyonunu sağlayabilecek altyapıya sahip olduğundan, su veya doğalgaz başta olmak üzere sistemin farklı alanlarda kullanılması için de görüşmelerimiz devam ediyor. Bunun yanı sıra, Netaş’ta bağlı cihazlardan toplanan veriye erişim ihtiyacını karşılamak ve sunulan akıllı servislere yönelik daha güvenilir ve gerçek zamanlı çalışma ortamı sunabilmek için ION by Netaş markalı IoT platformunu geliştirdik. ION by Netaş, farklı dış kaynak ve uygulamaların entegrasyonunu ve yeni uygulama/servis tanımlamalarını basitleştiren, sistem, uygulama ve saha yönetimini kolaylaştıran ve her türlü veriden katma değer yaratan bir platform olarak tasarlandı. Geliştirdiğimiz bu platform, yeni nesil yazılım teknolojileri kullanılarak inşa edildi. Ürünümüzün en önemli özelliği, yazılım altyapısının mikro-servis tabanlı olması. Mikro-servis yapısı günümüz yeni nesil teknolojilerinde kullanımı artmakta olan ve ana yazılımların servis odaklı mimari yapısında çok hızlı biçimde çalışmasını, yapılandırılmasını ve dönüştürülmesini sağlayan bir mimari. Ayrıca ürünümüz farklı veri kaynaklarının ve farklı uygulamaların tek çatı altında birleştirilebilmesini sağlayabilecek şekilde bulut tabanlı ve ihtiyaca özel olarak ölçeklendirilebilen elastik bir yapıya sahip olarak tasarlandı. 

Bu yönüyle ION by Netaş, 5G gibi yeni nesil teknolojiler üzerinde de servis olarak sunulabilecek ve sunulmak istenen servisin gereksinimlerine uygun bir ölçeklendirme ve bileşenlerin ağ üzerinde farklı bölgelere dağıtımı ile daha yüksek servis hızını çok daha fazla bağlantı sayısı için gerçekleştirebilecek bir altyapıya sahip. 

Bu mimarisi sayesinde ION by Netaş, her dikey ve tüm akıllı şehir uygulamalarında verimlilik ve yaşam kalitesini artırmak üzere gerekli veri yönetim altyapısını sağlıyor.

 

İnovasyon ve verimliliğin adresi IoT

Ölçsan Genel Müdürü Burak Sondal ve Mobil Çözümler Bölüm Başkanı Murat Karabatur, başta akıllı şehirler olmak üzere pek çok endüstride ve iş kolunda yüksek düzeyde inovasyon ve verimlilik sağlayan IoT teknolojisi ve çözümleriyle ilgili ayrıntılı bilgi paylaştılar…

 

Dijital dünyanın ana kaynağı olan veriye erişimde Internet of Things nasıl bir rol üstleniyor? IoT teknolojisi hangi bileşenlerden oluşuyor? 

IoT, nesnelerin sürekli veya en azından periyodik bir şekilde internet veya benzeri bir ağa bağlı oldukları ve bu bağlantı sayesinde artık basit bir nesne olmaktan çıkıp kendi durumları hakkında bilgi paylaştıkları, zaman zaman bilgi veya bazı komutlar alarak davranışlarını ona göre yönlendirdikleri ve bu sayede daha akıllandıkları; dolayısıyla eşyaların daha verimli ve otonom hale geldiği bir dünya vaat ediyor. IoT için öncelikle bu veriyi elde edecekleri ve toplayacakları sensörlerle donatılmaları gerekiyor. Bu sensörler eşya veya ortam hakkında birçok veriyi algılayarak örneğin ısı, nem, basınç, konum, ışık, vb. bu veriyi saklamak veya iletmek için hazırlıyorlar. Bilişsel teknolojilerdeki gelişmeler çok daha farklı veriyi ortamdan toplamaya olanak veriyor. Toplanan verinin daha sonra bir iletişim teknolojisiyle merkezi bir yerde toplanması için iletilmesi gerekiyor. Telekomünikasyon teknolojileri de 2G, 3G ve 4G (LTE) ile birlikte bu verilerin çok daha kolay, hızlı ve düşük maliyetli bir şekilde milyonlarca nesneden toplanmasına olanak sağlıyor. Yakın gelecekte 5G ile birlikte bu iletişim daha da fazla nesnenin sürekli bağlantı halinde olmasına ve IoT’nin yaygınlaşmasına olanak sağlayacak. Veri alışverişi için LTE ve 5G dışında ihtiyaca göre değişik alternatif teknolojiler de kullanılıyor ve zamanla gelişiyor. 

> IoT'nin büyük veri ve yapay zeka ile olan ilgisi nedir? Bu alanları nasıl besliyor?

IoT büyük veri için bir kaynak sayılır. Ortam ile ilgili bilgileri toplayıp veri haline getiren ve bunları seçilen iletişim teknolojileri ile ileten milyonlarca nesne bulutta büyük bir verinin toplanmasına yol açacaktır. Bu büyük veri uygulamalar için bir nevi hammaddedir ve işlenmesi gerekir. İşlenmemiş veri çok fazla fayda sağlamayabilir. Toplanan büyük veri başlıca raporlar ile eşyanın durumunu, ortamın durumunu ve bir ürünün operasyonu ve kullanımı hakkında bilgi almaya ve gözlemlemeye yarar. Veriyi biraz işleyerek eşyayı veya bir ürünü kontrol etmek, operasyonu kişiselleştirmek mümkün olur. Bu gözlem ve kontrol fonksiyonlarına bir katman daha akıl katıldığı takdirde optimizasyon yapılması sağlanır. Bu sayede ürünün operasyonu optimize edilerek performans iyileştirmek, problemleri önceden kestirmek, tamir ve servis gibi ihtiyaçları öngörebilmek mümkün olur. Bu optimizasyon maliyetten önemli tasarruf sağlar. Bu optimizasyon makine öğrenme gibi yapay zeka teknikleri sayesinde gerçekleştirilebilir. Yapay zekanın daha da fazla katkısı ile daha akıllı IoT uygulamaları yaratılabilir.  Gözlemlemek, kontrol etmek ve optimizasyon üzerinde kullanılan yapay zeka teknikleri ürün operasyonunu otonom hale getirmeye yarar. Eşyalar ve ürünler başka ürünler ve sistemler ile kendi kendine koordine olabilir, otonom bir şekilde kararlar alabilir ve performans iyileştirecek ve öngörülen problemleri engelleyecek ve çözecek şekilde davranabilirler. Bu tarz otonom uygulamalarda yapay zekanın rolü oldukça fazla olacaktır.

> Teknolojisi, yasal mevzuat ve uluslararası standartlar açısından değerlendirildiğinde günümüzde IoT yatırımları nasıl değerlendirilebilir?

IoT uygulamaları uzun bir süredir konuşuluyor ancak yatırımlar ve yaygınlaşma beklentinin biraz gerisinden geliyor. Bundaki en önemli etkenlerden biri elde edilecek yararın nitelik açısından görülmesi ile birlikte fayda/maliyet analizinde hâlâ iyileşme gerektirmesi. Maliyetler tüm IoT sisteminin bileşenleri birlikte göz önünde bulundurulduğunda elde edilecek fayda için hâlâ yüksek kalabiliyor. Bulut teknolojilerindeki ilerleme o taraftaki maliyetleri düşürdü. İletişim teknolojilerindeki ilerleme devam ediyor; IoT için geliştirilen NB-IoT, LTE-M gibi standartlar son zamanlarda uygulamaya geçip yaygınlaşıyor. 5G teknolojisinde IoT ile ilgili beklentiler yüksek ancak hayata geçirilmesi önümüzdeki birkaç sene içinde olacaktır. Telekom operatörlerinin lisanslarını bulundurduğu ve sunduğu bu teknolojilere ek olarak lisanssız spektrumu kullanan alternatif IoT teknolojileri gelişerek ciddi ivme kazanmış durumda. Buna örnek olarak başlıca LoRa ve Sigfox verilebilir. Teknik olarak benzerlikler taşısa da LoRa ve Sigfox iş modeli olarak oldukça farklı. LoRa açık bir standart olarak IoT uygulamalarında isteyen herkes tarafından kullanılabiliyor. Sigfox ise küresel bir IoT operatörü olmayı hedefliyor. ISM bandında çalışan bu standartların lisanssız spektrumda olması IoT uygulamalarında tercih edilmesine yol açıyor. NB-IoT ile birlikte LPWAN (Low Power Wide Area Network) olarak geçen bu teknolojiler IoT uygulamalarının yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayacak.

> Sektörünüze uygun IoT'nin kullanım alanları nedir, hangi faydaları sağlıyor?

IoT’nin uygulama olarak en çok konuşulduğu alanlardan biri akıllı şehirler. Ancak akıllı şehir uygulamaları hâlâ emekleme seviyesinde ve alınacak çok yol var. Şehirler IoT sayesinde aydınlatmadan enerjiye, ulaşımdan güvenliğe, su, sağlık, çöp yönetimi gibi değişik konularda fayda sağlayabilir ve vatandaşlara daha yaşanabilir, sağlıklı ve huzurlu bir ortam sağlayabilir. Her şehir kendi önceliklerini belirlemeli ve ona göre bir akıllı şehir stratejisi geliştirmeli. Değişik uygulama alanları arasından maksimum fayda sağlanacak alanlara öncelik verilmeli. Örneğin aydınlatma birçok şehir için önemli bir maliyet kaynağı ve bu alanda akıllı uygulamalar ile ciddi tasarruflara gidilebilir. Ölçsan olarak geliştirmiş olduğumuz akıllı aydınlatma çözümü AGASY ile şehirler, sokak ve cadde aydınlatmasını daha verimli hale getirebilir. Ölçsan olarak LoRa protokolü ile geliştirdiğimiz akıllı modül ve node’ler sayesinde enerji ve aydınlatma alanında önemli bir tasarruf ve kolay kullanım imkanı sağlıyoruz. 2015 yılında başlayan H2020 REMORBAN projesi kapsamında geliştirmiş olduğumuz ve 2017 Eylül ayında devreye alınan City on CLOUD (COC) platformumuz ise; yenilenebilir enerji yönetimi, akıllı bina otomasyonu, elektrikli araçlar yönetimi ve akıllı genel aydınlatmayı sahadaki IoT modülleri yöneterek yapıyor. Akıllı şehirlere ek olarak IoT endüstride de ciddi anlamda verimlilik ve optimizasyon sağlaması ve dolayısıyla yarar getirmesi bekleniyor. I-IoT (Industrial IoT) veya Endüstri 4.0 terimleri ile de tanımlanan bu alan IoT'nin en hızlı uyarlandığı alanların başında sayılabilir. Fabrika sahalarında öngörücü bakım, süreç ve ürün geliştirme yaşam döngüsü optimizasyonu, lojistik, ortalama onarım süresinin düşürülmesi, varlık takibi ve bunun gibi birçok konuda inovasyon getirmek IoT sayesinde mümkün oluyor. Müşteriden üretim sürecine kadar uçtan uca bağlantılı akıllı sistemler IoT teknolojileri ve elde edilen verinin analitik ve yapay zeka ile işlenmesi sayesinde Endüsti 4.0 devrimi gerçekleşebilecek.