PİYASALAR

Temmer Marble, Türk mermerini 50’den fazla ülkeye ihraç ediyor

Temmer Marble olarak, kalite odaklı çalışma anlayışı, nitelikli insan gücü ve modern teknolojileriyle bugünden geleceği tasarladıklarını dile getiren Temmer Marble Yönetim Kurulu Başkanı Rüstem Çetinkaya, 2019 yılı için yüzde 20 ila 25’lik bir büyüme öngördüklerini kaydediyor. Sadece yurt içinde değil, global arenada da önemli yatırımlarını hayata geçiren Temmer Marble, satışlarının yüzde 70’inin ihracat kaynaklı olmasıyla da rakipleri arasında fark yaratıyor

Yatırımlarının temeline kalite olgusunu yerleştiren Temmer Marble, Türkiye’de 42 bin metrekare kapalı alana sahip entegre tesisi olan ilk ve tek mermer fabrikası olmasıyla öne çıkıyor. Sahip olduğu ocaklardan yılda toplam 200 bin tonun üzerinde blok mermer çıkaran şirketin satışlarının yüzde 70’i ise ihracat kaynaklı… 2019 yılı için geçen yıla oranla yüzde 20 ila 25’lik bir büyümeye imza atacaklarını belirten Temmer Marble Yönetim Kurulu Başkanı Rüstem Çetinkaya, yılın ilk aylık sonuçlarına bakıldığındaysa, bu hedeflerini gerçekleştirebilecek olduklarının altını çiziyor. Çetinkaya, diğer sorularımızı ise şu şekilde yanıtlıyor:

> Temmer Marble olarak ne zaman ve nasıl kuruldunuz? Kuruluşunuzdan kısaca bahsedebilir misiniz?

1998 yılında, Anadolu mermerinin kalbi sayılan Afyon’da, 107 bin metrekare alan üzerinde 42 bin metrekare kapalı alan fabrikamızı kurup, Bilecik’te, kendimize ait ilk bej mermer ocağı yatırımını yaparak, doğal taş sektörüne giriş yaptık. Bugün hızla büyüyen bu sektöre katma değer sunmaya devam eden bir kuruluşuz.
Temmer olarak, kalite odaklı çalışma anlayışı, nitelikli insan gücü ve modern teknolojimizle bugünden geleceği tasarlıyoruz. Yeni nesil çevreci teknoloji çözümleri ve geleceği öngörebilen bir bakış açısı ile ilerlerken, ham madde, ürün ve serviste her şekilde sürekliliği sağlıyor, yatırımlarımızı öncelikle kaliteye yapıyoruz. Kalitenin ise insana yatırım ile olabileceğini inanıyor ve çalışanlarımıza periyodik eğitimler veriyoruz. 

> Şu anda Türkiye’nin hangi noktalarında ocaklarınız bulunuyor? Toplamda ne kadar metrekarelik bir alana sahipsiniz? Yıllık ne kadar mermer çıkarıyorsunuz ve bu mermerin ne kadarını işliyorsunuz?

Afyon, Eskişehir, Bilecik, Muğla, Kaş ve Burdur olmak üzere Türkiye’nin önemli mermer rezerv alanlarında ocaklarımız bulunuyor. 
Ocaklarımızdan yılda toplam 200 bin tonun üzerinde blok mermer çıkartıyoruz, bu mermerin yaklaşık 1 milyon metrekaresini, 2 milyon metrekare kapasiteli entegre tesisimizde işliyoruz.

> Temmer’in sektörde rakiplerinden farklılaştığı noktalar neler? Hangi alanlarda Türkiye’de ilklere imza attınız?

Çeşitlilik, teknoloji ve 50’den fazla ülkeye ihracat, blok, levha, ebatlı olmak üzere her tip üretim ve bu üretimin entegre tesisimizden çıkıyor olması ve projelere anahtar teslim hizmet verebilmek bizi rakiplerimizden farklılaştırıyor. 
Türkiye’de hangi alanda ilke imza attınız sorunuza da şu şekilde cevap verebiliriz; 42 bin metrekare kapalı alana sahip entegre tesisi olan ilk ve tek mermer fabrikası biziz…

> 2018 yılı Temmer için nasıl geçti? Toplamda ne kadarlık bir büyüklüğe ulaştınız? Satışlarınız içinde ihracatınızın payı hangi seviyelere yükseldi?

2018 yılı Çin’in etkisinden dolayı parlak bir yıl olmadı. 2017 ve daha önceki yıllarda yüzde 50 oranında daha iyi kapasite ile çalıştığımız oldu. Satışlarımızın yüzde 70’iniyse ihracatımız oluşturuyor. Bu yıl için yüzde 20 ila 25 arasında büyüme hedefi koyduk. İlk iki ayda da bu hedefi tam olarak tutturmuş durumdayız ve iyi de gidiyoruz. 

Geçtiğimiz yıl Londra’da showroom açtık. Mart ayında Amerika Atlanta’da 250 metrekare bir galeri daha açıyoruz. Rusya için planlarımız var. Ekibimiz orada ve çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında Hindistan için görüşmelerimiz söz konusu. İki ocak yatırımı daha planladık, projeyi bitirmek üzereyiz. En önemlisi de uzun yıllardır markalaşmaya yaptığımız yatırımı, bu yıl yurt dışı showroom’ların da katılımı ile uluslararası bir platforma çıkartıp daha da genişletiyoruz.
 
> Bugün Türkiye mermer pazarı dediğimizde toplamda ne kadarlık bir büyüklükten bahsediyoruz? Yurt içi kişi başı ortalama tüketim hangi seviyelerde, Avrupa ile kıyaslandığında tüketimde hangi rakamlar ortaya çıkıyor?

Türkiye’deki mermer pazarının sadece ihracat hacmi ile ilgili elimizde veri var. Toplam doğal taş ihracatı 2 milyar dolar civarında. Maalesef iç tüketim hakkında sağlıklı veri yok. Kişi başı ortalama tüketim verisine sahip değiliz. Avrupa ile değil de, rakamları dünya ile kıyaslamak lazım. Türkiye’de gayrimenkul değerleri ve fiyatları artmasına rağmen kullanılan mermer kalitesi çok yüksek değil. Daha ziyade ihraç fazlası mermerler tercih ediliyor. Ya da doğal taş yerine daha ucuz malzeme olan seramik tercih edilebiliyor. Dünyada doğal taş gayrimenkule değer katan, artı değere sahip bir malzemeyken, Türkiye'de gayrimenkul değerlendirme kriterleri arasında bile bulunmuyor, kriterlerin dışında tutuluyor.

> Yurt dışında Türk mermeri hangi noktada bulunuyor? Türk mermerini diğer mermerlerden ayıran özellikler neler? Bunun yanında mermerde uluslararası alanda Türkiye'nin rakipleri değişti mi?

Dünyada ihracat anlamında, yüksek doğal taş alımı yapan tüm ülkeler arasında, en büyük satıcılar sıralamasında hep ilk üç sırada olan ülkelerden biri konumundayız. Potansiyel alıcı marketlere ulaşmış durumdayız. Coğrafi olarak doğal taşlar birbirinden çok ayrılmaz. Bizim en büyük farkımız çeşitliliğimiz. 250’den fazla renk ile dünyadaki en fazla doğal taş çeşidine sahip ülke Türkiye. Türkiye’ninse bu paralelde rakiplerinin değiştiğini söyleyemeyiz. Uluslararası arenada en büyük rakibimiz hâlâ İtalya.

> Türkiye’nin toplam ihracatında mermer hangi noktada bulunuyor? Bu bağlamda 2018 yılında ihracatta hem sektör genelinde, hem de Temmer özelinde hangi seviyeler yakalandı?

170 milyar dolarlık Türkiye toplam ihracatında doğal taş, 2 milyar dolarlık pay alıyor. 2018 yılında Türk doğal taşının en büyük alıcı pozisyonunda bulunan Çin’deki yavaşlama, tüm sektörü etkiledi. Öte taraftan diğer büyük alıcı olan Amerika’da ise sektör az da olsa artış sağladı. Temmer olarak biz de Çin’deki mevcut durumdan az da olsa etkilendik. Ancak geniş pazar ağına sahip olduğumuzdan, bu durumun kârlılığımıza etkisi nispeten az oldu.

> Türk mermerinin uzun yıllardır yurt dışında markalaşma sorunu bulunuyor. Şu anda bu konuda atılmış ne gibi adımlar var? Bununla beraber sektörün bu sorunu aşması için neler yapması gerekiyor?

Markalaşma sorunu sadece bizim sektörün değil, Türkiye'deki birçok sektörün sorunu. Örnek vermek gerekir ise; İtalya ürünlerini yüksek fiyattan satabiliyor ve bu fiyatları da uzun süre koruyabiliyor. Biz Türkler de aynı İtalyan modeli ile ihracat yapmalıyız. Sadece daha çok üretim yaparak değil, ürünün değerini artırarak ihracatı artırabileceğimiz stratejiler üzerine odaklanmalıyız. Sektörün bunu aşması için topyekûn önce ülke olarak, daha sonra alt sektörler şeklinde marka bilincine odaklanması ve ‘Nasıl daha katma değeri yüksek fiyata satarız?’ düşüncesine sahip olması lazım. 

Ülke olarak üretebilme becerisine hızla sahip olan, çalışkan ve pratik beceriye de sahip sanayici ve müteşebbislerimiz var. Aynı yetenek ve becerileri tüm sektör olarak katma değerli ürün satmaya odaklamak gerek. ‘Sürümden kazanmak’ stratejisinden uzaklaşıp, kâr odaklı stratejilere dönmek şart. Bazı firmaların tek başına bireysel çabaları, maalesef istenen sonuçları vermiyor. Bu bireysel çabaları yukarı çekecek ivme, topyekûn bilinç ile sağlanır.

> Mermerde en çok karşılaşılan sorunlardan biri de çevreye olan negatif etki… Bu bir algı sorunu mudur? Sektörde gerçekten böyle bir sorun var mıdır?

Maalesef bu bir algı sorunu... Çevreye zarar veren diğer faaliyetleri inceleyecek olursanız, mermer sektörü bunların içinde en az çevre zararı olan sektördür. Örneğin Türkiye’nin toplam orman arazilerinin madencilik sektörü (mermer ve diğer tüm madenler dahil) binde 2,5 olarak kullanılırken, Orman Bakanlığı’nın gelirlerinin yüzde 58’i maden sektöründen elde ediliyor. Ayrıca ormanların korunması ve yangınların engellenmesi hususunda sektörümüzün katkı ve destekleri söz konusu. Detaylı incelendiğinde madencilik sektörü dışındaki faaliyetlerin, örneğin orman yangınlarının, ormanlara ne kadar daha çok fazla zarar verdiği görülecektir. Bununla beraber tüm mermer sahaları terk edildiklerinde rehabilite edilme zorunluluğu var. Terk edilen ve eski haline dönüştürülmüş birçok örnek de mevcut.