PİYASALAR

Taklitlerinden sakının!

Kapalıçarşı, Laleli ve Eminönü denilince bugün ne yazık ki akla sahte ve taklit ürünler geliyor. DÜNYANIN EN Lüks markalarının ürünleri birebir taklit edilerek çok daha uygun fiyatla tüketicilere satılıyor. Peki, taklit ve sahte ürünlere karşı nasıl bir mücadele vermek gerekiyor?

Duygu Sayıner / [email protected]

Türkiye, Çin’den sonra sahte ve taklit ürün piyasasında ikinci sırada geliyor. Sahte, taklit ve kaçak ürünlerin yüzde 15’i tüketicinin günlük rutini içinde kullandığı ürünlerden oluşuyor. Türkiye, dünya piyasasında sahte parfüm üretiminde ihtisaslaşmış durumda. Bu da tüketicinin karşılaşacağı kısa ve uzun dönemli sağlık risklerinin oldukça büyük olduğuna işaret etmekte. Bu ürünler, orijinal ürünlerle aynı tasarıma ve pakete sahip olsalar bile içerikleri farklı ve üretimlerinde düşük kalitede hammadde kullanılıyor.

Gıda, kişisel bakım, ev bakım ürünleri, bilgisayar oyunları, CD, DVD, otomobil ve uçak parçaları gibi ileri teknolojili yüksek fiyatlı ürünler de en çok taklit edilen ve sahtesi üretilen ürün gruplarının arasında. Çok yüksek gelir gruplarına hitap eden lüks giyim eşyası, aksesuar, gözlük, saat gibi ürünler, ileri teknoloji ürünü olan ve yoğun Ar-Ge gerektiren ilaç ve sanayii ürünlerinde de sahte ve taklit üretimi görmek mümkün. Ortak paydada yapılan anketler, tüketicilerin büyük bölümünün bu tür ürünleri seçmesinin temel nedenlerini, ürünlerin ucuzluğu ve tüketici bütçesinin orijinal ürünü satın almak için yeterli olmaması olarak 2 ana başlıkta topluyor.  Ancak bir diğer önemli sebebin de tüketicilerin tamamen aldatılması ve orijinal ürün satın aldığını zannederek yerine sahtesini alması olduğunu görüyoruz.

PLATİN'İN ŞUBAT SAYISINI ALMAK İÇİN TIKLAYIN