PİYASALAR

Kurumsal iletişimcilerin gündeminde ne var?

Kurumsal itibarınızı doğru yönetebiliyor musunuz? Kriz yönetimi stratejilerinizi 7/24 güncelleyebilme kabiliyetine sahip misiniz? İç ve dış paydaşlarınızla doğru bir sinerji içerisinde çalışabiliyor musunuz? Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar, şirketinizin yarına ne kadar hazır olduğu konusunda önemli ipuçları taşıyor

Reputation Institute, ‘İtibar Liderleri Çalışması’ analizi ile her yıl ‘Kurumsal İletişim Yöneticileri Ne Düşünüyor?’ sorusuna yanıt arıyor. Bu kapsamda Kuzey Amerika, Latin Amerika, EMEA ve APAC bölgelerinde, 17 farklı endüstride görev yapan 170 kurumsal iletişim direktörünün yorumlarıyla hazırlanan analiz, 2020 ve sonrasında kurumsal iletişim yöneticilerinin kurumsal itibar odaklı gelecek planlarını yansıtıyor. Reputation Institute Araştırma Direktörü Ana Angelovska, bu analizi; dünya genelindeki Corporate Communication Officer (CCO) yani kurumsal iletişim yöneticilerinin en çok önemsedikleri konulara ilişkin trendleri, risk-kriz yönetimiyle ilgili karşılaştıkları zorlukları ve yeni fırsatları gözlemlemek için yaptıklarını söylüyor. Kurumsal itibarı CCO’ların gözünden yansıtan bu analiz, yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerdeki en önemli gündem maddelerini öne çıkarıyor. Bu analizden yola çıkarak İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, SOCAR Türkiye, Turkcell ve Yeniletişim gibi odağına ‘insanı’ alarak ilerleyen kurumların CCO’ları ve üst düzey yöneticilerinden şirket itibarlarını nasıl koruduklarına dair özel tüyolar aldık. Kriz yönetiminde ne gibi stratejilere odaklandıklarını sorduk.

İTİBAR YÖNETİM STRATEJİLERİ TAKİP EDİLİYOR, KONTROL MEKANİZMALARI OTOMATİKLEŞTİRİLİYOR VE MÜŞTERİ İHTİYAÇLARI DAİMA ODAKTA TUTULUYOR

Turkcell Kurumsal İletişim Direktörü İsmail Özbayraktar “Kurumsal itibar yönetimi süreklilik gerektiren ve zamana yayılan bir süreç. İtibar yönetimi stratejilerinin sürekli takip edilmesi, buna yönelik kontrol mekanizmasının otomatikleştirilmesi, kurumsal itibarın istenen seviyede tutulmasına yardımcı oluyor.  Turkcell olarak her sürecimizde olduğu gibi itibar yönetiminde de müşterilerimizi odağımıza alıyoruz. Müşterilerimize ulaştığımız her kanaldan onları dinleyerek talep ve ihtiyaçlarını doğru şekilde anlıyor ve bunlara yönelik uygun çözümler sunuyoruz. İtibar yönetimi sadece tek kanaldan sürdürülen bir süreç değil. Bunu yaparken bütünleşik iletişim araçlarını kullanıyoruz. Kampanyalarımızı tasarlarken, etkinlik düzenlerken, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine imza atarken hatta çalışanlarımıza yönelik uygulamalarımızı hayata geçirirken bu strateji kapsamında hareket ediyoruz.

Sorunlara uygun çözümler üretiliyor

Turkcell, kriz dönemlerinde çok hızlı aksiyon alabilen bir kurum. Bu tür süreçlerde ortaya çıkan sorunları doğru analiz edip bunlara uygun çözümler üretebiliyor. Örneğin Elazığ Depremi sonrasında, bölgede iletişim anlamında hiçbir sorun yaşamamamıza karşın şebekemizin devamlılığı için koruma mekanizmalarımızı devreye aldık. Depremin akabinde çevre illerdeki mobil baz istasyonlarıyla birlikte 36 ayrı ekibi deprem bölgesine sevk ettik. Bu istasyonlar üzerinden vatandaşlarımıza ücretsiz Wi-Fi hizmeti sunduk, bölgedeki tüm abonelerimize acil data paketi tanımladık. Koronavirüs'ün ortaya çıktığı ilk günden bu yana şirket içerisinde bir koordinasyon merkezi oluşturduk. Gelişmeleri anbean takip ederek mobil ve sabit şebekemizde tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Virüsün ülkemize gelmesini beklemeden stratejik olarak planlamamızı yapmıştık. Dünyanın en iyi 4.5G mobil altyapısı ve güçlü sabit internet altyapımızla veri kullanımının arttığı olağan dışı durumlara her zaman hazırız. Teknik ekiplerimiz, müşterilerimize 7/24 kesintisiz hizmet vermek için çalışıyor.” dedi

ENTEGRE VE BÜTÜNLEŞİK İLETİŞİMİN YANI SIRA İTİBAR YÖNETİMİNE ODAKLANAN BİR ANLAYIŞA YATIRIM YAPILIYOR

Socar Türkiye Kurumsal İletişim Başkanı Murat Lecompte "Günümüzde itibar gören, müşterinin hem kalbine hem de aklına dokunan bir marka olmak için sadece kaliteli üretim yapmak yetmiyor. O markanın kurumsal bir vatandaş olarak hangi çabayı gösterdiği, hangi değerleri temsil ettiği, paydaşları ile nasıl iletişim kurduğu da önem kazanıyor. SOCAR Türkiye olarak Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı konumundayız. Rafineri, petrokimya, enerji, lojistik, doğalgaz iletim ve dağıtım sektörlerinde şirketlerimizle yer alıyor ve entegre bir iletişim yönetimi gerçekleştiriyoruz. Bu faaliyetleri yönetirken doğru pazarlama iletişimi stratejileri geliştirmek, kriz yönetimi süreçlerini gözden geçirmek, iş ortaklarımızla ilişkilerimizi düzenlemek ve gündemi de en sağlıklı şekilde yönetmemiz gerek. Bunlardan biri sekteye uğradığında itibarınız da zedelenebilir. Birbiriyle entegre, bütünleşik iletişimin yanı sıra yaratıcılığı öne çıkaran ve itibar yönetimine odaklanan bir anlayış ile hareket ediyoruz. Grubumuzun tüm şirketlerini kapsayan ‘SOCAR Türkiye Etik Kuralları’ mevcut. İtibar yönetimi, stratejik ve uzun vadeli olarak ele alınması gereken bir süreç. SOCAR Türkiye’de ve çatısı altında faaliyet gösteren tüm şirketlerde farklı senaryoları içeren ‘Kurumsal Risk Yönetim Politikası’ bulunuyor. Bu çalışmalarda kriz yönetimi, acil durum prensipleri, kriz iletişimi, olası kriz senaryoları gibi çeşitli başlıklar mevcut." dedi

İTİBAR YÖNETİMİNDE ÖNCELİK, AİDİYET DUYGUSU YARATABİLMEK

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı (ISG) Kurumsal İletişim Müdürü Canan Soysal “Markamızın itibar yönetiminde önceliğimiz, aidiyet duygusunu vurgulamak. İstanbul Atatürk Havalimanı’nın 2019’da kapanmasının ardından kendimizi ‘şehir havalimanı’ olarak konumlandırdık. Bu iletişim, stratejimizin ana çatısını oluşturdu. Bunun altına özel gün iletişimi ve kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) iletişimini yerleştirdik. Bir havalimanında en büyük artınız, elinizde insan argümanının olması. On binlerce yolcu ve duyguları... Her şirket gibi bizim de bir kriz planımız, kriz stratejimiz var. Ancak krizin havalimanı içerisinde olması, bu krizin yönetiminde ve iletişiminde geri planda kalmamıza sebep olabiliyor. Bu süreçlerde gerek Ulaştırma Bakanlığı gerekse il valiliği, kamu adına kriz yönetimimizi ele alıyor. Biz ise kamuyu destekliyor ve medyaya sağlıklı bilgi veriyoruz. Bu tarz krizlere uçak kazası, terör saldırısı ya da uçak kaçırma gibi ulusal çapta krizleri örnek olarak gösterebiliriz." dedi

RİSKLER BELİRLENİYOR VE KRİZLERE KARŞI ÖNCEDEN TEBDİR ALINIYOR

Yeni İletişim Ajans Başkanı Fatih Uysan “Yeniletişim, 17 ülkede iş birliği yaptığı partnerleri sayesinde şirketlere global perspektifte stratejik iletişim danışmanlığı hizmeti sunuyor. İletişim, birçok disiplini kendi içinde barındıran bir alan. Stratejisi olmayan iletişimin sonucunun da olamayacağına inanıyoruz. İletişim yaparken, ‘sürekli değişim’e odaklanılıyor. Ancak, hizmetlerimiz değişime kapalı… Bu nedenle müşterilerimize, ‘değişim iletişimi sürecini’ olmazsa olmazları olarak öneriyoruz. Değişim iletişimini ise iletişim çabalarının gelişen ve değişen iletişim şekillerine entegre edilmesi olarak tanımlıyoruz. İtibar eksikliği, en sarsılmaz kurum ve liderlerin bile sonunu getirebiliyor. Dijital çağda kurum, marka ve liderler krizlere daha açık hale geldiler. Yeniletişim’in en güçlü kaslarından biri de risk ve kriz iletişimi…Bu nedenle riskleri belirleyip, krize hazırlık yapmayı çok önemsiyoruz." dedi