Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz

Her şeyi değiştirecek 4 şey nedir?

Son yıllarda her alanda yaşanan hiper teknolojik ve sosyolojik değişimler herkesin kafasında insanlığın varoluş amacını yeniden sorgulatıyor

Ufuk Tarhan / tufuk@m-gen.biz

 

Özellikle dijitalleşmenin eksponansiyel yayılımı ile yapay zekanın tahmin edilenden hızlı gelişimi, robotların her geçen gün daha da insana benzer hale gelmesi, bu tartışmaları iyice körüklüyor. Her yaşta ve konumdaki insanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar tüm faaliyetlerinin amacını, yaptığı işlerin neye yarayacağını, ne yapması gerektiğini tekrar tekrar düşünmesine neden oluyor…

 

İŞTE BU 4 TEKNOLOJİ...

1-Yapay zeka ve robotlar: Herkese Max Tegmark’ın Life 3.0 kitabını okumasını tavsiye ediyorum. Bence bugüne kadar yapay zekanın ne olduğu ve nelere yol açabileceğine dair bakış açısını genişleten, en iyi yazılmış kitaplardan biri. Kitapta çok önemli bir ‘intelligence/zeka, akıl, anlayış vb. tanımı var. Tegmark, “Intelligence yani insanların tüm diğer canlılardan üstün olmasını sağlayan faktör olarak kabul ettiğimiz şey, karmaşık görevleri, hedefleri tamamlama yetkinliğidir.” Şu anda bile etrafımız hızla pek çok karmaşık görevi insanlardan çok daha hızlı, hatasız ve daha düşük maliyetlerde yapabilen ‘akıllı şeylerle’ doluyor! Yani insanların ‘üstünüz’ diye böbürlendiği özellik, süratle ‘bir göreve odaklanmış, akıllı şeylere, robotlara da’ yükleniyor. Görevi hedefi vurmak olan son derece gelişmiş, ısı, ışık, görüntü, ses vb. algılayıcıları ile donanmış akıllı bir füze ya da robot asker, o görev çerçevesinde insanlara epey fark atıyor! Şimdi bunu tüm diğer alanlara, görevlere yansıtarak düşünün… 

 

2-Artırılmış, sanal gerçeklik ve hologramlar: Gerçek dünya ile bizim aramıza sanal bir katman girmesi şeklinde özetleyeceğimiz bu teknolojiler, her geçen gün daha eğlenceli, daha eğitici, daha interaktif ve erişilebilir hale geliyor. Sahici ile yapayı ayrıştırmanın zor olduğu ortamlar, bu teknolojiler sayesinde herkes için mümkün kılınıyor. Ve insanlar aslında olmadıkları hallerde, sanki oluyorlarmış gibi senaryoların içinde, giderek gerçek dünyadan daha fazla bu teknolojilerin sarmaladığı çevrelerde yaşar hale dönüşüyorlar… 

 

3-Genetik mühendislik ve implantlar: İnsanlığın odaklandığı bir diğer alan da fiziksel yapılarını, vücutlarını değiştirmek ve geliştirmek. Güzel ve sağlıklı olmak, yaşlanmamak ve hiç ölmemek için yükselen arzu, genetik modifikasyonlarla pek çok şeyin mümkün olduğunu ispatlayacak şekilde gelişiyor. Nano ve genetik teknolojileri kullanarak, bırakın herhangi bir organı, hücreyi iyileştirmeyi, değiştirmeyi; neredeyse ‘insan yapmanın dahi mümkün olabileceğini’ kestirebildiğimiz, bu doğrultuda dörtnala gittiğimiz yıllardayız. 

 

4-Yenilenebilir enerji devrimi, blockchain ve vatandaşlık maaşı: Bence altın vuruş, ‘ekonomi kıt kaynakların yönetilme bilimidir’ tanımını yerle yeksan edecek olan ‘yenilenebilir enerji devrimi’ ile yapılacak… Bugüne kadar oluşturulan tüm işe, eğitime, sağlığa, sosyal hayata dair yaşamsal sistemlerin temelinde yatan ‘kıtlık’ bilincinin yerini ‘bolluk’ çağına bırakması ile para ve güç kazanmaya kilitlenmiş insanlık odağını değerlere ve insanlığını korumaya çevirecek. Kıtlık sonrası bolluk dönemine geçişi sağlayacak olan unsurlar da işi olsun olmasın herkese dağıtılmak zorunda kalınacak ‘vatandaşlık maaşı’ (universal basic income) ve ‘blockchain” olacak. Devletler ve politikacılar eliyle sömürgenliğin sonunu bu alanlardaki gelişmeler getirecek.


Herkes, her birey, kurum, devlet ve özellikle her iş insanı yukarıdaki bu 4 faktör konusunda gelecek dersini çok iyi çalışmalı. Geçmişte silah bulduk diye sevindik, atomu parçaladık diye övündük ve onlarla dahi dünyanın sonunu getirebileceğimizi gördük. 


Şimdi bu 4 şey için seviniyoruz, umutlanıyoruz ya… Diyorum ki bu sefer, henüz vakit varken daha iyi düşünelim… Daha çok insanlığın amacına, ortak değerlere ve mutabakata odaklanalım ki ‘gelecek güzel gelebilsin’…