PİYASALAR
Ufuk Tarhan
[email protected]

Çalışanlarınızın yüzde kaçı sanal robot?

Yukarıdaki soru, tıpkı şirketinizin performansını ölçmek için sorulan 'çalışanlarınızın yüzde kaçı kadın, erkek, mühendis ya da üniversite mezunu' tarzındaki sorular gibi listeye girmek üzere…

Ufuk Tarhan / [email protected]

Bilmem farkında mısınız? Fiziksel, insana benzeyen robotların etrafımızı sarıp pek çok işi insanlardan daha iyi yapar hale gelmeden önce ‘sanal robo çalışanlar’/’cyber robot workers’ hızla aramıza sızıyor. Bunların temelinde ‘bot’ teknolojisi yatıyor. ‘Bot’lar aslında reel dünyadaki robotların davranışlarını sergileyemeyen, fiziksel herhangi bir varlığı olmayan, internette arama motorlarıyla, veri depolarıyla, ‘server’larla, platformlarla, akıllı nesnelerle, diğer yapay zeka uygulamaları ve gerçek robotlarla; kısacası veri kümeleri ile ileri seviyede iletişim ve etkileşim içinde olabilen her ‘şey’ ile çalışan sanal robotlar ya da ajan yazılımlar… Yapay zeka, blockchain uygulamalarının en hızlı yaygınlaşacak, en önemli kullanım alanlarından biri.  Şimdi bunların iş dünyasının çeşitli süreçlerinde efektif olarak kullanılmaya başlayanlarına yani sanal robotlara da kısaca ‘cyber robot workers’ yani ‘sanal robot çalışanlar’ deniyor. Geçenlerde Teknoparkta yapay zeka projeleri geliştiren WINWAI adlı start-up bünyesinde sigorta sektörü için yapılmış bir ‘sanal robot çalışan’ demosu izledim. Sigorta şirketinin sistemine gerçek bir çalışan gibi tanımlanan yapay zeka temelli ‘cyber robot worker’,  ilk adımdan sonuncuya kadar gelen müracaatları karşıladı, yanıtladı, sorular sordu, onaylar aldı ve poliçeyi kesip para tahsil etti, sigortalıya poliçesini yolladı. Tam karar veremediğinde üst merciye “Şurasını anlamadım, eksik vb.” diye maille yolladı. . Tüm bunlar sadece birkaç dakika sürdü ve benim yaptığım tek şey, ekrana hayretle bakmak oldu. Çünkü adeta bilgisayarın içine hayalet kaçmış gibi ekranda bir insanın yapması gereken tüm cursor hareketleri, click’ler vb. kendi kendine oldu, bitti. Aynen, görünmez biri bilgisayarda çalışıyor gibiydi ve hiç kimse elini sürmüyordu. Poliçe kesmesi bitince, sonrasında tahsilat verimliliği için en önce aranması gerekenleri sıraladı, call center’a listeleri mail attı, gelen yanıtları gözden geçirip amirlerine yolladı. Sizin anlayacağınız arı gibi sessiz, sakin çalıştı durdu. Hiç mızırdanmadı, hata yapmadı, yorulmadı, sıkılmadı… En heyecanlandığım şey ise uygulamada izlediklerimin yüzde 100 Türk mühendislerinin klavyelerinden, beyinlerinden çıkmış olmasıydı.

YAPAY ZEKA KULLANAMAYANLAR OYUN DIŞI KALACAK

İşin temelinde, klavye mouse ve göz marifetiyle yapılan yoğun operasyonel işlemlerin bir insanı taklit edecek şekilde ‘gör-karar ver-aksiyon al’ şeklinde, ‘görüntü işleme/sınıflandırma, anomali tespiti ve pekiştirmeli öğrenme’ algoritmalarının sanal robotlara aktarılması yatıyor. Zaten yapay zeka, herhangi bir canlı organizmadan yararlanmaksızın yapay araçlar ile oluşturulan, insan davranış ve hareketlerini kopyalayabilen, öngörülerde bulunabilen sistemlerin, makinelerin geliştirilmesi teknolojisine verilen genel ad.  Operasyonel ve analitik programlamalar, RPA (Robotics Process Automation /Sanal Robot Uygulamaları), NSS (Neuro Science Solutions/Nöral Çözümler) ilk etapta yoğunlaşılacak alanlar gibi duruyor. En kaba tahminlere göre dahi, yapay zeka, önümüzdeki 5 yıl içerisinde, iş dünyasının içine iyice nüfuz edecek. Rekabet karşısında ayakta kalabilmek için maliyeti düşürmek, aracıları ortadan kaldırmak, hataları, verimsizliği azaltmak ve hızlanmak için yapay zeka kullanamayanlar oyun dışı kalacak. 

Kuşkusuz bu gelişmeler iş dünyasının daha az insan, daha çok sanal veya gerçek robot, yapay zeka, blockchain ve kripto para kullanmasına yol açacak. 10 yıl içinde ise iş dünyası ve doğal olarak sosyal hayatın tüm katmanları inanılmaz ölçüde dönüşüm geçirmiş olacak. Dinlediğim bir teknoloji, sosyoloji uzmanı, “Teknolojinin insanları işsiz bırakacağından korkmamıza gerek yok, çünkü bizler mutlaka henüz hiçbir robotun, yapay zekanın vb. çözemeyeceği, çözemediği sorunlar, problemler yaratmayı mutlaka başaracağız” diyordu. İlk etapta bütün bu çılgın yeniliklere dair etik, ahlak, hukuk, ticaret, ekoloji kurallarını, standartlarını, altyapılarını oluşturmamız gerekecek ve daha başlamadık bile…