Ummadık taş baş yarar!

Türklerin siber gücünün vardığı boyutların örneklerini hep birlikte yaşadık. ‘ummadık taş baş yarar’ deyişini hiç kimse unutmasın! Türk yazılım mühendisliğinin gücünü kimse yabana atmasın!

Serhat Özeren / serhatozeren@tbpnet.org/ @serozeren

Dünyada her geçen gün yeni bir gelişme oluyor ve sanırım hepiniz televizyonda ya da internet ortamında bu gelişmeleri yakından takip ediyor, haberlerde izliyorsunuzdur. Her yerde savaş var. Asya’da, Afrika’da, Güney Amerika’da… Hep tehlike, hep risk. Savaşın asıl mağdurları ise genellikle maalesef siviller oluyor. Ama bir gerçek var ki, o da Orta Doğu binlerce yıldır yanıyor. Öyle de yanıyor, böyle de yanıyor. Zaman geçiyor, medeniyetler değişiyor, teknoloji gelişiyor ama Orta Doğu hep yanıyor... Dünyanın o gün veya bugün için en önemli enerji kaynakları sendeyse ve sende kendini koruyacak teknoloji yoksa olacağı bu. İşte tam da bu yüzden, Hükümetimiz 2023 hedeflerini ortaya koyarken, teknoloji üretimi ve ihracatının artırılmasını, dünyaya en az 3 Türk teknoloji markasının sunulmasını istemişti. Teknoloji üreten bir Türkiye Cumhuriyeti hedeflemişti. 
1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası gelişmiş ülkelerin bize uyguladığı ambargo, ülkemizi kendi silahını yapabilir hale getirmişti. Getirmekle de kalmamış, NATO’ya silah satan bir ülke konumuna taşımıştı. Demek ki, becerebiliyoruz! Gerçekten istersek yapamayacağımız bir şey olduğunu düşünemiyorum. Teknoloji üretebilen ülkelerin arasına bir an önce girmek zorundayız. Ülkemizi asker ya da bilinen konvansiyonel silahlarla artık korumamız çok zor olacak çünkü… 
  
ABD, KUZEY KORE VE JAPONYA DÜNYA İÇİN NE İFADE EDİYOR?

Bu arada ABD kim? Kuzey Kore kim? Ya da Japonya kim? Dünya için neler ifade ediyor bu üç ülke? Teknoloji ürettiği ve dünyanın takip ettiği ABD ve Japonya tamam da, Kuzey Kore nereden çıktı? Kuzey Kore nasıl bu kadar cüretkar olabilir de, resmen kafa tutabilir bu ülkelere hatta tüm dünyaya? Neler oluyor orada? Nereden çıktı bu gözdağı olayı? Nasıl olabiliyor bu girişimler ve bu çıkışın altında yatan gerçekler neler? Hem de teknolojide bu kadar gelişmiş dünya ülkeleri varken… İkinci Dünya Savaşı sırasında hiç beklenmedik bir şekilde, tüm dünya istihbaratlarını atlatarak Japonya’nın yaptığının bir benzeri girişimle, tüm evrene bir mesaj vermeye çalışan bu küçük ülke, kime ne demek istiyor, hiç düşündünüz mü?

BUNDAN SONRAKİ SAVAŞLAR BAŞKA TİP SİLAHLARLA DEĞİL, SİBER SAVAŞLA KAZANILACAK

Ne olur ki, Kuzey Kore’nin de nükleer silahları olsa? Ülkenin başında, ‘yeni Hitler’ olarak tanımlayabileceğimiz biri mi var? Her nükleer silaha sahip ülke böyle yapabilir mi yani? Ya da yapsa ne olur ki?
Böyle bir güce sahip olmak yetmez ki. Öyleyse, güvendiği çok önemli başkaca bir şeyler olmalı! ABD ve Rusya nükleer sınırlama antlaşmaları yaparken, İran’ın nükleer çalışmalarına karşı çıkarken, Almanya ve Japonya gibi teknoloji ülkelerine silah üretim yasakları koyabilirken… Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki, bundan sonraki savaşlar nükleer veya başka tip silahlarla değil, siber savaşla kazanılacak… Acaba, Kuzey Kore siber savaş konusunda kendisine çok mu güveniyor dersiniz? Bu gözdağının altında böyle bir güç yatıyor olabilir mi? Dünyanın tüm nükleer gücüne hükmedebilecek konuma geldiklerini mi düşünüyorlar? Siber saldırı ile tüm dünyayı durdurabileceğine inanıyor musunuz ya da öyle mi sanıyorsunuz? Dünyanın bu konudaki siber liderlerini tanıyor musunuz? 
Ülke olarak siber güvenliğe neden bu kadar ciddi olarak eğiliyoruz, neden bu kadar önem veriyoruz, neden her yıl artan oranda bu kadar insan gücü ve maddi kaynak ayırıyoruz? Hatta bunun farkında mısınız ya da anlayabiliyor musunuz? Siz! Türkleri tanımıyor musunuz? Baktınız mı bugüne kadar dünyada olan siber saldırılara veya yanıtlarına? Türklerin siber gücünün vardığı boyutların örneklerini hep birlikte yaşadık. ‘Ummadık taş baş yarar’ deyişini hiç kimse unutmasın! Türk yazılım mühendisliğinin gücünü kimse yabana atmasın!