Türkiye'yi bilişim kurtaracak!

Gençlerin inançlarını, gayretlerini gördükçe, dünyayı bilmem ama Türkiye’yi bilişim sektörünün kurtaracağına inanıyorum... Üreten, güçlü bir ülke olmamızın yolunu açacak, Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek olan genç girişimciler daha çok desteklenmeli.

serhatozeren@tbpnet.org/ @serozeren

Türkiye’nin büyümesini sürekli kılacak bir yönteme, yeni bir hikayeye ihtiyaç var. Bunun en önemli göstergesi de ekonomik büyümenin detaylarında saklı. Ülkemizin toplam ekonomik büyüklüğüne bakacak olursak; büyümeye etki eden üretimin içerisinde, ithalata dayalı ürünlerin ağırlığının cari açığı tehdit etmekte olduğunu net bir şekilde görebiliriz. Bunu gidermenin en önemli ve tek yolu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta dile getirdiği, ‘yerli ve milli üretim’ vizyonundan geçiyor. Savunma alanında yerli ve millileşme konusunda büyük adımlar atıldı. ASELSAN’ın ‘yerli ve milli’ konulardaki yaklaşımını, hızlı aksiyon alabilme kabiliyetini kutlamak gerekiyor. Üstelik ASELSAN’ın Türkiye’nin dört bir yanında küçük ve orta ölçekli şirketlere verdiği destek de bu misyonu sırtladığını, sahiplendiğini gösteriyor. Bunun yanı sıra, hayata geçirdiği projelerin başında genç Türk mühendislerin yer alması ise bizler için ayrı bir gurur! 

YAZIMIN BAŞLIĞINA DÖNERSEK... 

Burada, ekonominin güçlü bir hikayeye olan ihtiyacına önemle vurgu yapmak istedim. Türkiye’de bilişim ve bilişim uygulamaları konusunda önemli işlere imza atan kurumlarımız elbette var. Bu kurumların Ar-Ge bütçeleri, bu bütçeleri kullanarak katma değer sağlayan kuruluşlar da bulunuyor. Ancak, ‘yerli ve milli üretim’ misyonunun bayrağını tek başına kimse taşıyamaz. Bunun için devlet, şirketler ve yanında olmazsa olmaz olan üniversiteler de olmalıdır. Bunun adına endüstri 4.0 ya da yeni nesil yaklaşım diyebilirsiniz... İsminin ne olduğundan öteye geçip bir an önce uygulamaya geçmek, hızlı hareket etmek gerekiyor. Bu konuda Türk girişimcilerin müthiş öyküler yazdığını, başarılı işler çıkardığını, bunun desteklenmesi için zaman kaybetmemek gerektiğini ifade etmek istiyorum.  İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından 2012 yılından bu yana gerçekleştirilen Big-Bang etkinliği bunun en güzel göstergesi. Gençlerimizin fikirlerini yarıştırdığı binlerce proje burada yer aldı. 

BIG BANG VE UMUT IŞIĞI

Girişimcileri, şirketleri, yatırımcıları, profesyonelleri bir araya getiren geniş bir ekosistem ve kimyadan elektroniğe, bilişimden biyogenetiğe tüm sektörlere açık bir girişimcilik merkezi olan İTÜ Çekirdek tarafından organize edilen Big-Bang, dünyanın girişimcilik odaklı en büyük etkinliklerinden biri. Big-Bang dünyada girişimcilere en fazla kaynak sağlayan ilk üç girişimcilik yarışması arasında yer alıyor. Her yıl başvuru sayısının katlanarak arttığı İTÜ Çekirdek’e, bu yıl 10 bini aşkın başvuru gerçekleşti. Dinlenen binlerce başvuru arasından seçilen 478 aday, ‘Ön Kuluçka’ adımına kabul edildi. Big-Bang 2017’de yapılan yatırımların miktarı 14 milyon TL’yi aşarken, tüm ödüllerle birlikte toplamda 17 milyon TL girişimcilere dağıtılmış oldu. Bu konu maalesef sektör gündemi dışında Türkiye’de bir kamuoyu oluşturamadı. Oysa Türkiye’nin en önemli gündemi olan ekonomik gelişmeye destek olacak her türlü girişim en üst seviyede itibar bulmalıdır. Burada, Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan’ın konuyu son derece önemsediğini, ilgili bakanlık ve kurumların da takip ettiğini biliyoruz. Ancak daha fazlasına ve hızlı bir şekilde aksiyon alınmasına ihtiyaç var. Başlığa atıfla belirtmek isterim ki; gençlerin inançlarını, gayretlerini gördükçe, dünyayı bilmem ama Türkiye’yi bilişim sektörünün kurtaracağına inanıyorum... 
Üreten, güçlü bir ülke olmamızın yolunu açacak, Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek olan genç girişimcilerin daha çok desteklenmesi, 2018’de gerçekleşmesini en çok istediğim temennilerimden biri! Gençlerdeki potansiyele inanan ve onları her platformda destekleyen biri olarak bunu canı gönülden diliyorum! Bu vesile ile tüm okurlarımızın yeni yılını en içten duygularımla kutluyorum.