Kritik uyarı: BİT endeksinde 70'inci sıradayız

Öncelikle, bilgi ve iletişim teknolojileri endeksinin (BİT), ne olduğunu açıklayalım: Birleşmiş Milletler’in (BM) BİT’ten sorumlu kuruluşu Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), her yıl bir bit endeksi yayınlayarak ülkeleri karşılaştırıyor. Ülkelerin bit altyapılarını ve dijital dönüşüme yeterliliğini kıyaslıyor. Türkiye, 2016 yılında, 175 ülke arasında 70’inci sırada yer aldı

Serhat Özeren / serhatozeren@tbpnet.org/ @serozeren

 

Ülkeler arasında şöyle bir ayrım var: Yeni endüstri devrimini kavrayanlar ve kavrayamayanlar... Çok konuştuğumuz endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm kavramları, ülkelerin gelecekte rekabetçi gücünü ortaya koyacak, halkına verebileceği imkanları belirleyecektir. Birleşmiş Milletler’in (BM) BİT endeksi, o ülkede özellikle telekomünikasyon altyapısıyla doğrudan ilgili. Ülkemizde, karayolları, köprü, tünel çalışmaları muhteşem bir şekilde yapıldı. Telekomünikasyon sistemleri son teknoloji olarak ülkemize geldi. Ama maalesef fiber-optik yapılanmasında istediğimiz noktaya gelemedik. Ayrıca yerli yazılım, savuma sanayii içerisinde yerli katma değer, kurumların BT personel istihdamı, BT yatırımları konularında olumlu adımlar atılmasına rağmen istenilen hedeflere ulaşılması ve BİT kullanım kültürü oluşturma noktasında önümüzde daha yol var. Hükümetin bu konuda son derece pozitif çalışmalar içerisinde olduğunu da görüyoruz. Peki, ortaya konan bu hedefler bürokrasi tarafından aynı şekilde görülüyor mu? Bürokrasinin dönüşümü ve bu kültürün oluşumu oldukça zor görünüyor. Projeler bürokrasi tarafından yeterince sahiplenilmiyor, hatta engellenebiliyor.

 

DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNDE ORTAK ROL ALINMALI

İşte bu noktada özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının dönüşüm hedeflerinde rol alması kaçınılmazdır ve zorunludur. Kamu yatırımlarının, projelerinin, yol hedeflerinin sivil toplum kuruluşları ve özel sektör tarafından izlenmesi ve desteklenmesi son derece önemlidir. Kamu, özel sektör, STK iş birliğinin olduğu projelere akıl yormalıyız. Kamunun, “Biz sizin için en iyisini düşünürüz” yaklaşımı veya göstermelik görüş alarak ilerlenen projeler sürdürülebilir olamaz. O anda mal satacak şirketler avuçlarını okşar, sonrasında saman alevi gibi sönen projeler haline dönüşürler. Ülkemizin insan kaynağı oldukça yeterli, gayet başarılı girişimciler de mevcut. Uluslararası arenalarda çok başarılı projeler de üretilebiliyor. Bazen devlet desteği isteniyor bazen ise devlet bürokrasisinin aradan çıkması isteniyor. Bazen de özel sektörle devlet kurumlarının rekabet etmemesi isteniyor.

 

3 ANA BÖLÜMDEN OLUŞUYOR

BİT endeksine tekrar dönersek, BİT endeksi esas itibariyle üç ana bölümden oluşuyor. Öncelikle ülkenin sabit ve mobil telefon altyapısı, internet altyapısı gibi BİT altyapısına ilişkin göstergeleri inceleniyor. İkinci bölümde bilgi ve iletişim teknolojilerinin ilgili ülkede ne kadar yaygın kullanıldığına bakılıyor. Üçüncü olarak ise, ülke nüfusunun BİT’e ilişkin eğitim gibi göstergelerine yer veriliyor. Tek bir örnek vereceğim. Kore’de kilometrekareye 6 kilometre fiber optik kablo düşerken, Türkiye’de bu oran 300 metre civarında. Kore, BİT endeksinde zaten 1’inci sırada, biz ise 70’inci. Sanayi devrimi denildiğinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) önemli bir yere sahip. Çünkü her sektörün içerisinde mevcuttur ve olmak zorundadır. BİT’e yatırım yapmayan sektörler gelişim sağlayamazlar, rekabet edemezler.

 

 

FORMÜL BELLİ

Türkiye’nin artık projeler üzerine düşünürken, sektör değil, teknoloji seçmeye yönelmesi gerekiyor. İşte, BİT bu yatay teknolojilerden biri… BİT’i bir kavram olarak görmekten çıkıp, sanayi devrimin öncüsü olarak görmemiz gerekiyor. İstidamı artıralım, katma değerli ürünler üretelim, refah seviyemizi artıralım, rekabetçi olalım, Ar-Ge kültürünü oluşturalım, eğitim seviyemizi artıralım, coğrafi eşitliği artıralım, üniversite mezunlarımıza iş sağlayalım, ihracatı artıralım diyorsak varsa yoksa BİT’e yatırım yapalım ve özel sektörü, STK’ları kullanalım. Formül belli, reçete belli… Son 10 yılda dünyadaki şirketlerin borsa değerlerinin nasıl değiştiğine ve BİT’le uğraşan, bu konuya yatırım yapan şirketlerin başarılarına bakarsak ne demek istediğimi rahatlıkla görebilirsiniz.