Güçlü bir ekonomi için yerli kaynakların önemi!

Ülke ekonomimizi güçlendirmek ve Türkiye’nin hızlı büyümesinde aktif rol oynamak istiyorsak, yerli sermayeye sahip, ülkemize hizmet eden tüm firmalarla el ele vererek, birlik ve beraberlik içinde yolculuğumuza devam etmeliyiz

 

serhatozeren@tbpnet.org / @serozeren

 

Ocak ayının başında ziyaret ettiğim Ar-Ge ve teknoloji şirketi PAVO’nun yönetim kurulu üyesi Alper Şener ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Şener’in anlattıklarını dinledikten sonra, ülkemizde Ar-Ge’nin bu denli ilerlemesinden büyük mutluluk duydum. Bu görüşme vesilesi ile Ar-Ge şirketlerinin başarılarının artarak devam edeceğine olan inancım arttı. Genç girişimcilere örnek olması, yol göstermesi amacıyla Şener ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede aldığım bazı notları burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Ar-Ge ve üretimsiz gelişimin olmayacağına inandığım için her fırsatta köşemde bu konulara değinmeye çalıyorum. Öncelikle, sermayesi ne olursa olsun, yerli bir firma ülkemize yatırım yapan, üreten, Ar-Ge yapan bir şirkettir. Bu yüzden benim için kıymetlidir.  

 

SAVUNMA SEKTÖRÜ YERLİ FİRMALAR İÇİN İNKÜBATÖR GÖREVİ ÜSTLENİYOR

 

PAVO gibi yerli sermayeye ve iş gücüne sahip firmalar, her daim gerçekleşmesi zor projelerle uğraşır, günün sonunda Türkiye için ilk olarak nitelenebilecek elektronik ürünlerin tasarımı ve üretimini gerçekleştirir. Savunma sektörü, bu tür firmalar için büyük öneme sahip. Bunun yanı sıra diğer sektörlerde desteklenmeyen Ar-Ge süreçlerini desteklemekte ve buradaki yetkinlikler diğer sivil sektörlere etki etmektedir. Start-up bir firma olarak iş hayatına başlayan yerli teknoloji şirketleri, elde ettiği gelirlerin hepsini Ar-Ge’ye ayırmakta, nitelikli elektronik ürün talep eden pazar ve müşterileri için yeni Ar-Ge projeleri başlatmakta, hızla bunları hayata geçirmektedir. Ayrıca bu firmalar etkinlikleri tekrar kullanarak (re-use), oldukça hızlı ürün üretimi gerçekleştiriyor, bunları zenginleştirebiliyor ve müşterilerin katma değerini, onlar adına düşünerek artırıyorlar. Tüm sektörler bu akıllı dünyada yerini almak için, akıllı birimlere ihtiyaç duymakta ve artık bunun için Çin’e, Avrupa’ya, ABD’ye gitmeye gerek kalmamaktadır. Savunma sektörü yerli firmalar için bir “inkübatör” görevi üstlenmekte ve bu sektörde yeni ürünleri, gerçekleşen yenilikleri, know-how’u sivil sektörlere aktararak ilerlemekte, büyümektedir. Dünya genelinde olduğu gibi elektronik her alanda var olmakta ve ucuzlayarak karşımıza çıkmaktadır.

 

BARDAĞIN DOLU TARAFINA BAKMAK GEREKİYOR

 

Bu dönüşüm, elektronik ürün tasarlayıp üreten bizler için önemli fırsatlar barındırıyor. Öncelikle telekom sektörünün neredeyse tamamen dışa bağımlı göründüğünü üzülerek belirtmeliyim. Dünyada siber savaşların yoğun bir şekilde yaşandığı günümüzde bu bağımlılık, ülke güvenliğini ciddi olarak tehdit ediyor. Ancak bardağın dolu tarafına bakacak olursak, bu boşluk yerli firmalar için büyük iş olanakları ortaya çıkarıyor. Telekom sektöründe tasarlayıp ürettiğimiz erişim cihazları ile dışa bağımlılığı azaltan bir rol üstlenebiliriz. Keza dışa bağımlı olduğumuz bir diğer sektör olan enerji sektöründe, özellikle dağıtım bacağında da umutlarımızı yeşerten yerli firmalar var. Ürettikleri akıllı ürünler ile akıllı şebekemizi oluşturmamızı sağlayan bu firmalarla da bu alanda yurt dışı rakiplerini zorlamanın ötesine geçmiş durumdayız.

 

KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLER ÜRETEN FİRMALARLA GÜÇLENECEĞİZ

 

Nüfus yapısı ile çok büyük bir pazar olan ülkemiz, birçok girişimci için sayısız fırsatlar barındırıyor. Bu fırsatlar göz önünde bulundurulduğunda, hemen hemen her alanda ilk 3’te yer alabilecek Türk firmaları var olabilir. Ülke ekonomimizi güçlendirmek ve Türkiye’nin hızlı büyümesinde aktif rol oynamak istiyorsak, yerli sermayeye sahip, ülkemize hizmet eden tüm firmalarla el ele vererek, birlik ve beraberlik içinde yolculuğumuza devam etmeliyiz. Güçlü bir ekonomi için katma değeri yüksek ürünler üreten firmalarla güç kazanabileceğimize gönülden inanıyorum.