Dünyanın yeni oyunu

Tahmin ediyorum ki, bu başlığı okuduğunuzda siyasi gelişmeler, komplo teorileri veya ülke gündemine ilişkin konulardan bahsedeceğimi düşünmüş olabilirsiniz. Ancak sadece oyundan, çok büyük ve yeni bir ekonomi haline gelen, 45 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip gerçek bir endüstri haline gelen ‘oyun’dan bahsedeceğim…

Mevcut PC/konsol oyunlarının yanında, dünyada akıllı telefon satışları artıkça ve bu cihazlardaki işlemciler hızlandıkça, daha kaliteli ve grafik özellikleri yüksek oyunlar piyasaya çıkmaya başladı. Özellikle 2011 yılından itibaren oyun pazarında tam bir patlama yaşandığını söylemek mümkün. 2016 yılında 32 milyar oyun indirilmiş durumda. İndirilen uygulamaların her 10 tanesinden 9’u oyun! Bu verilere dayanarak dünyanın en çok kazanan uygulamaları arasında mobil oyunların yer aldığını söylemek doğru olacaktır. 2011 yılında 7 milyar dolar büyüklüğünde olan mobil oyun pazarının 2016 yılında yüzde 485 büyümeyle birlikte 41 milyar dolar seviyelerine ulaştığını belirtiliyor. 2019 yılında ise 52 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor.

 

MOBİL OYUN PAZARININ BÜYÜKLÜĞÜ 2016’DA TÜRKİYE’DE 330 MİLYON DOLAR CİVARINA ULAŞTI

Ülkemizde de oyun pazarı oldukça yüksek verilere sahip durumda. Ülke olarak oyun indirme ve kullanım oranları açısından hatırı sayılır bir yerdeyiz. 2013 yılında Türkiye’deki mobil oyun pazarı 40 milyon dolar iken, 2016 yılında ise 330 milyon dolar civarına ulaştı. Ülkemizde 30 milyon aktif mobil oyuncunun bulunduğu belirtiliyor. Nisan ayının sonlarına doğru internet medyasında Galatasaray Spor Kulübü ile Çinli Tencent firması tarafından geliştirilen Strike of Kings arasında mobil oyun sponsorluğu anlaşması sağlandığı haberlerini okumaya başladık. Galatasaray Spor Kulübü’nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı ancak mobil oyun sektörünün yarattığı ekonomiyi görmek açısından önemli bir adım diye düşünüyorum.

 

Mobil oyunlarda en yeni trend ise artırılmış sanal gerçeklik teknolojisini kullanan, gerçek hayat ile sanal dünyayı birleştiren oyunlar. Özellikle 2016 yılında tüm dünyanın gündeminde olan Pokemon Go oyunu bunun en somut örneği. Geçtiğimiz yıl gündemimizden düşmeyen Pokemon Go oyunu çıktığı ilk haftada sadece ABD'de 7.5 milyon kişi tarafından indirildi. Uzmanlar artırılmış gerçekliğin kullanılmasının yanında yüz tanıma yoluyla oynanacak oyunların da yeni bir trend oluşturmasını beklediklerini ifade ediliyor. ABI Research'ün kıdemli analisti Aapo Markkanen, günümüzde oyun içinde satılan sanal ürün ve hizmetlerden bugüne kadar görülmemiş bir mobil oyun gelir payı gelmeye başladığını belirtiyor.

 

TÜRKİYE, POLONYA VE RUSYA’NIN ARDINDAN ÜÇÜNCÜ SIRADA YER ALIYOR

80 milyon nüfuslu ülkemizde bu kadar çok oyun kullanıcısı varken, doğal olarak önde gelen oyun şirketleri de gözünü ülkemize çevirmiş durumda. Oyuna harcanan toplam süreye bakıldığında Türkiye, Polonya ve Rusya’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Avrupa ortalamasının çok üstünde genç nüfusa sahip olması, Türkiye’nin iyi bir pazar olmasını sağlıyor. Ülkemizde yaklaşık 30 milyon oyuncudan elde edilen toplam oyun hasılatı ise 765 milyon dolar. 765 milyon doların 330 milyon doları mobil oyunlardan geri kalan 435 milyon doları ise PC/konsol oyunlarından elde edilmiş.

 

BULGARİSTAN, SLOVENYA VE ROMANYA GİBİ ÜLKELERDEN DAHA AZ MI ŞANSIMIZ VAR?

Bazı ülkeler sırf oyun üzerine şirketlere teşvikler veriyor ve kümelenme oluşturuyor. Sizce bu kadar genç nüfusa sahip ve oyun oynamayı seven bir ülke olarak, Bulgaristan, Slovenya, Romanya gibi ülkelerden daha az mı şansımız var? Kesinlikle, ‘hayır’. Gençlerimize devlet teşviki ile karşılıksız olarak 500 milyon dolar verelim, 5 sene sonra 10 milyar dolar olarak geri alalım. Nakit para olarak da değil, gençlerin gündelik ihtiyaçları ve teknoloji ihtiyaçlarını karşılayalım yeterli.

Yeter ki arada bürokrasi olmasın. Farklı düşünelim, hızlı karar alalım ve gençlere güvenelim.