Dr. Emek Kültür Saran
dr@emeksaran.com

Size bir iyi bir de kötü haberim var

Stres kişinin kendisine olan algısını azaltır. Strese verilen tepki kişiye göre değişeceğinden, kişilerin de bu nedenle geçirebileceği bulaşıcı hastalıklar çeşitlenir. Bireylerin stresli zamanlarda olaylara tepkisi nasıl farklıysa, çeşitli enfeksiyonlara yakalanma ihtimalleri de diğer faktörlere göre; sigara, alkol kullanımı, obezite vb. Değişiklikler gösterecektir

 

dr@emeksaran.com

 

Aşırı mükemmeliyetçi, rekabetçi, aşırı çalışan ve sabırsız mısınız? O zaman siz A tipi kişiliksiniz. Size bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber yüksek ihtimalle çok başarılısınız.  Kötü haber en çok strese maruz kalan kişiliğe sahipsiniz. Araştırmacılar stres ve kişilik arasında bir ilişki olduğunu öne sürmekte, 'A tipi kişilik'in stres ile doğrudan ilişkili olduğunu düşünmekteler. (Friedman ve Rosenman 1975 ) İsterseniz bakınız…

 

SOĞUK ALGINLIĞI RİSKİ STRESLE ORANTILI

 

1991 yılında yayınlanan Carnegie Mellon Üniversitesi’nde yapılan ortak bir çalışma, soğuk algınlığı riskinin bir kişinin hayatında stres derecesiyle orantılı olduğunu göstermiştir. HİV virüsü bile stresi seviyor. 2000 yılında yayınlanan bir UNC-Chapel Hill çalışmasında, hayatlarında kronik stres olan HIV ile enfekte erkeklerde hastalığın daha hızlı ilerlediği tespit edilmiştir. Her artmış stresli bir olay için AIDS hastalarında klinik olarak ilerleme veya hastalığın ağırlaşması riski 2 katına çıkmaktadır.

 

KRONİK STRESTE AKYUVARLARIN İŞLEVİ AZALIYOR

 

Akut stres dönemlerinde salgılanan stres hormonları nedeniyle akyuvarlar daha da aktif olarak vücuda giren mikro organizmalara karşı savaşırlar. Kronik stres dönemlerinde ise vücutta sürekli olarak yüksek seviyede bulunan stres hormonları yüzünden akyuvarların işlevleri azalabilir. Böylece vücudumuzun savaşma yeteneği de azalır. Bu durum bağışıklık sistemi zaten zayıflamış olan ileri yaştaki kişilerde daha belirgin görülür.

 

 

STRES KİLO ALDIRIR

 

Stres ve üzüntüde vücudun savunma hormonu olan ‘kortizol’ salgısı artar. Kortizol salgısı arttığında vücutta yemeye karşı dur diyen Leptin hormonun etkisi azalır. Bu da iştah artışı olarak yemeye karşı istek olarak karşımıza çıkar. Vücutta kortizol hormonu arttığı için tansiyon da beraberinde yükselir. Üzüntülü insan dışarı çıkmak istemez. Hareket düzeyi azalır. Bu durumda insülin direnci artar, karın ve göbek bölgesinde yağlanma ortaya çıkar. İnsülin direnci vücut yağlanmasının fazla olmasına, vücut yağlanmasının artışı diyabete neden olur. Bu durum stres-şişmanlık ve diyabet kısırdöngüsü olarak ortaya çıkar. Kan yağları yükselir. Stresli insan uyku problemleri yaşar. Uykusuzluk gün içinde halsizlik ve yorgunluk yapar. Tabii ki kalp krizini artırdığını bir kere daha söylememize gerek yok.

 

NEREDEN Mİ BAŞLAYACAĞIZ? STOOL TEST’TEN...

 

Şimdi stresin neler yaptığının üzerinden kısaca geçtikten sonra stresi kontrol etmeye nerden başlayacağımızı, ne yapabileceğinizi söyleyeyim. Psiko-sosyal yardımlar başta olmak üzere stresle başa çıkmak için çok farklı stratejiler var. Bazı ilaçlar da belirli bozuklukların neden olduğu stresi azaltmada yardımcı olabiliyor. Fakat stresle başa çıkmaya karar verdiyseniz ilk iş bağırsak floranızı düzeltmek. Ben kendim deneyimledim. Sabahtan akşama 2 beden büyüyecek kadar şişmem. Vücudumun aşırı ödem yapması, aşırı derecede bağırsaklarımda gaz oluşması olmaz. Gün sonunda yorgunluktan bitmiş tükenmiş olmam. Sabah yorgun ve gergin kalkmam. Kendimi hep yorgun hissetmem. Sonunda kendime zaman ayırıp farklı bir check-up programına girdim. Basit kan tahlilleri ve stool test ile başladık. Stool test hayatımı düzeltti. Nedir SFS (Stool Flora Scan) kısaca anlatayım. Kronik diyare, kronik kabızlık, şişkinlik, gaz, karında kramplar, karaciğerin fazla çalışması, kronik baş ağrısı, migren, kronik yorgunluk, depresyon, cilt problemleri… Bu gibi rahatsızlıkların sebebi bağırsaklarda oluşmuş bir tahribat ya da dengesizlikten kaynaklanıyor. SFS testi ile yapılan kapsamlı bir dışkı analizi ile bağırsağın tüm işlevleri ve fonksiyonel özellikleri değerlendiriliyor. Benim için bağırsakların 2 büyük ve önemli işlevi var. Birincisi bağışıklık sisteminin yüzde 80’i bağırsaklarda yerleşiktir ki, bu bizi yaşatan en önemli işlev. Yoksa en basitinden hemen kanserin bir türüne yakalanıveriyoruz. İkincisi 100’den fazla hormon bağırsaklarda üretilir, tokluk ve açlığı düzenleyen hormonlar, gıda alımı kolon motor aktivitesi, duygular ile ilgili hormonlar ve büyüme hormonu gibi. Dopamin ve serotonin gibi nörotransmiter metabolizması bağırsaklarda beyne göre çok daha yüksektir. Yani bağırsağımızda mutluluk hormonu olan serotoninin yüzde 95'i sentez edilir, yine anksiyete ve depresyonda çok önemli bir rolü olan olan GABA‘nın (inhibitor nörotransmitter) sentezi bağırsakta sağlanır. Strese girdiğinizde karnınıza bir yumruk yemişsiniz hissi ile başlayan his stresin ilk bağırsakları vurduğunu göstermiyor mu? Stres bağırsak florasını bozduğu gibi, bağırsak florasınının bozukluğu da strese yol açıyor.

 

 

DİYETİSYEN YEŞİM TEMEL ÖZCAN’A SORDUM

 

Diyetisyen Yeşim Temel Özcan’a sizler için yönetemediğimiz stresin, bağırsak florası üzerine etkilerini sordum. Çünkü Yeşim Hanım bende çok şeyi değiştirdi.

 

Sizler için konuyu şöyle açıkladı: "İnsanların aynı embriyolojik kökenden gelişen iki sinir sistemi vardır;

 

1. Beyin ve omurilikten oluşan merkez sinir sistemi

 

2. Bağırsaklarda bulunan gastrointestinal sinir sistemi...

 

İki sinir sistemi arasındaki bağlantıyı nervus vagus sağlar. Nervus vagus motor, duyu ve otonom sinir sistemiyle ilgili lifler taşıyan bir kafa siniridir. Sindirim enzimlerinin yüzde 60'ı vagus siniri üzerinden aktive ediliyor. Stresliyken sindirim aktivitesi yüzde 60 azalabilir. (arabada yemek yemek gibi) İnsanları strese sokarsanız hipotalamus sağlıklı yiyeceklere karşı 'dur' diyor. Sindirim için 1 saatlik Parasempatik faz çok önemlidir. Günümüz yaşam şartları buna izin vermiyor. Aslında sindirim sempatik bir aktivitedir ama ilk 1 saatlik dönem çok önemlidir. 1 saat sonra sempatik sistem aktive olmaktadır. Yemek öncesi dua, diğer insanlarla elele tutulması, cilt teması,"eline sağlık ne güzel şeyler yapmışsın" komplimanları parasempatik sistemi aktive etmede çok önemlidir. Bu temaslar ya da komplimanlar parasempatik aktiviteyi uyarıp sindirim enzimlerinin çalışmasını sağlayacaktır. Bağırsak geçirgenliğinin artışıyla, sindirilmemiş gıda parçaları, mikroplar, toksinler kana geçecektir. Bağışıklık sistemimiz kanımızda tanımadığı tüm bu nesnelere karşı tepki verecek ve kronik süreçte modern tıbbın sadece belirtilerini tedavi ettiği süreğen hastalıklar ortaya çıkacaktır.Sağlıklı bağırsak florası, bağırsak duvarının sağlığını korumak dışında sindirim ve emilim işlemlerinde de aktif rol oynar. Hâl böyleyken, dengeli bir bağırsak florası olmadığı takdirde, yiyeceklerin normal sindirimi ve emilimi imkansızdır. Bağırsağımızda mutluluk hormonu olan serotoninin yüzde 95'i sentez edilir, yine anksiyete ve depresyonda çok önemli bir rolü olan olan GABA‘nın (inhibitor nörotransmitter) sentezi sağlanır. Buna karşılık yönetemediğimiz Stres - Hipotalamus - Hipofiz - Adrenal aksını uyararak CRH ve AVP hormonlarının düzeylerini yükseltir ki, bu hormonlar bağırsak geçirgenliğini artırırlar. Bozulan bakteri dengesini düzeltmek; hasarlı, yaralı, ülserli, ateşli, sızıntılı bağırsak (leaky gut syndrome) duvarını ve bağırsak epitel dokusunu iyileştirmek için özel bir beslenme programı uygulanmalıdır. Geçirgen bağırsak bulguları sizde de mevcutsa, kemik suyunuzu, fermente lahana turşunuzu hazırlayıp toksinleri uzaklaştırarak iyileşmeye ilk adımınızı atabilirsiniz. Yani lahana turşunuzu evde yapın demek istiyor Yeşim Hanım. Zor bir şey değil, yapılıyor gerçekten… Yeşim Hanım’ın hasarlı bağırsak duvar tamiratı için önerdiği tarif ve önerileri sizlere aktarıyorum. Bu arada bol bol açık havada yürüyün, nefes almayı öğrenin, vücudunuzun sevdiği yiyecekleri yiyin, sizin sevdiğiniz değil."

 

Et-kemik suyu yapımı:

Bağırsak duvarının iyileşmesinde et-kemik sularının rolü çok büyüktür. Et-kemik suyunun yapısında bol miktarda bulunan jelatin, doğal yağlar, mineraller, vitaminler, amino asitler bağırsak duvarının tedavisinde son derece önemlidir. Sızdıran bağırsak sendromu (leaky gut syndrome) adı verilen sorunların iyileşmesinde et-kemik sularının rolü çok önemlidir.

 

Malzemeler:

Mümkün olduğu kadar ilikli kemik (bağ dokularıyla birlikte, ortadan kırılmış kuzu veya dana kemiği); pirzola, kavurmalık, yemeklik vb. Alındıktan sonra geriye kalan kemikler; bir miktar et (koyun,kuzu ve dana inciği ,dana veya kuzu gerdan).

 

Yapılışı:

Bütün kemikleri büyükçe bir tencereye doldurunuz. Önce suda yarım saat kadar bekletin ve kanlı suyunu dökün. Sonra filtre edilmiş suyu kemikleri örtecek kadar doldurunuz. Kaynamaya başlayınca üstündeki kef adı verilen tabakayı alınız.

İçine doğal tuz, tane karabiber, defne yaprağı  ve sirke ekleyin, kaynamaya bırakın. (sirke veya limon konmasının sebebi kemiklerdeki mineralleri sökmesi içindir) aroma vermesi için içine soğan, sarımsak, zencefil, zerdeçal ve kereviz yaprağı gibi çeşitli sebzeler de atabilirsiniz.

Kaynayınca ocağı kısın ve çok kısık ateşte en az 10 saat -12 saat kaynatın. Pişme süresi bittikten sonra soğumaya bırakın. Ilıdıktan sonra, et-kemik suyunu büyük bir kepçe ile alın, cam kaplara yada kağıt bardaklara süzgeçle süzerek doldurun ve soğuyunca buzdolabına kaldırın. Yemeklerde ve sebze çorbalarında kullanın.,

 

Strese iyi gelen bitki çayları

Relaks çay

30 gram sarı kantaron

5 gram lavanta

5 gram melissa

 

Uykusuzluk

25 gram melissa

25 gram lavanta

DİĞER YAZILARI