PİYASALAR
Abdulkadir Karagöz
[email protected]

Kazanan Türkiye Oldu

Millileşme hamleleriyle geliştirilen projelerin daha hızlı sonuçlandırılacağı, iş dünyasının ulusal ve uluslararası alanda daha etkin olacağı, devlet yönetiminin daha yalın, sade ve hızlı karar alan bir yapıya ulaştığı bu yeni dönemle birlikte hepimiz kazandık

[email protected]

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en kritik seçimini geride bıraktı. En ileri demokrasi modeli olarak sunulan ülkelerde bile %40-%60 katılım olan seçimlerden tam bir demokrasi zaferi çıktı. Milletimiz, %87.5 gibi rekor bir katılımla iradesini sandığa yansıttı. Sandıktan çıkan sonuç, Türkiye’nin gerçek tablosudur. Türkiye içinde ve dışında herkes bu tabloyu iyi okumalı, saygı duymalı; Türkiye gerçeğini kabullenmelidir. Yapılan seçimlerle birlikte Türkiye, ileri ve katılımcı demokrasinin en güzel örneğini dünyaya izletmiştir. Verdiğimiz bu güçlü, şeffaf ve net mesaj artık yeni bir dönemin de kapısını aralamıştır. Milletimiz, birlikteliğini pekiştirmiş; seçim sonuçları üzerinden sokakların karışacağı beklentisini, istikrarsızlık senaryolarını bir kenara itmiştir. Ve bu sonuçlar, Türkiye karşıtlarına verilebilecek en güzel cevabı vermiştir. Sandıktan çıkan sonuçlar, ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. Bu seçimin bir diğer çıktısı da seçmenin vizyon, proje ve hizmet siyasetini öncelediğidir. İşte tam bu nedenle yeni sistem daha kucaklayıcı bir dili, daha proje odaklı bir programı, daha fazla istikrar ve demokrasi vurgusunu, ekonomik ve yapısal iyileştirmeleri, değişim beklentisini yönetmeyi zorunlu kılıyor.

DAHA YATIRIMCI DOSTU BİR ÜLKE, DAHA KATILIMCI BİR DEMOKRASİ

Ortak akıl, yalın yönetim modeli, dijital devlet, yapısal reformlar vaadi ile seçime giren Recep Tayyip Erdoğan, yeni yönetim modelini seçime 3 gün kala açıklamıştı. Ekonomi yönetimindeki sadeleşme; üretim, finans ve ticaret sütunlarına oturtulmuş yeni model, Türkiye’yi bir üst lige çıkarmak için oldukça heyecan verici. Daha yatırımcı dostu bir ülke, daha katılımcı bir demokrasi, daha hızlı adalet ve güvenli liman olma mesajları yeni döneme dair önemli ipuçları içeriyor. İnsan, para ve bilgi yönetiminin öncelendiği; sürekli kendini yenileyebilen, yetki karmaşasının olmadığı, sorumluluk alanları netleştirilmiş, dijitalleştirilerek operasyon yükü azaltılmış, performans odaklı yeni devlet modeli ile Türkiye, daha iyi bir ivme yakalamayı hedefliyor. Yeni devlet modeli; 10 bin dolar kişi başı milli gelir bandından bizi 20 bin doların üzerine taşıyacak; yüksek teknoloji çıktılı ve katma değerli üretim ile istihdama katkı sağlayacak; vizyon projeler ile yatırımcıları çekecek; hızlı devlet ile hizmet kalitesini artıracak.

TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞMA, BÜYÜME VE GÜÇLENME ZAMANI

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokacak bu dönüşüm ile ekonomik kalkınma, toplumsal refah, lider ülke, bilimsel atılım hedeflerine hızla yürümüş olacağız.

Ortak aklın kurumsallaştığı; 50 yıllık-100 yıllık hayallerin kurulup projelerin yapılacağı yeni istişare mekanizmalarıyla, politika yapım sürecindeki paydaşlar artacak ve çok yönlü kazanımlar elde etmiş olacağız. Yerli ve milli teknolojimiz, sivil ve savunma sanayimiz güçlenecek; devletimiz, müteşebbisin önündeki engelleri hızla kaldırıp yatırımcıya yeni alanlar açacak. Genç yetenek projeleri ile yeni yönetim anlayışımıza uygun; 2053, 2071 vizyonlarını hayata geçirecek insan kaynağı oluşturulacak. Kamuda çalışan insan kaynağı çok daha etkin ve verimli şekilde değerlendirilecek, farkında olmadığımız yeni yetenekler keşfedilecek. Böylece Türkiye hızla büyüyecek. Millileşme hamleleriyle geliştirilen projelerin daha hızlı sonuçlandırılacağı, iş dünyasının ulusal ve uluslararası alanda daha etkin olacağı, devlet yönetiminin daha yalın, sade ve hızlı karar alan bir yapıya ulaştığı bu yeni dönemle birlikte hepimiz kazandık. Şimdi enerji kaybetmeden ve tahammülsüzlük göstermeden hep birlikte Türkiye için çalışma, büyüme ve güçlenme zamanı…