PİYASALAR

Prof. Dr. Mehmet Bulut: Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Platin

Dünya ekonomisi hızlı bir dönüşüm sürecinin tam ortasında... Küresel ekonomideki ve finansal sistemdeki dengesizlikler, salgınla beraber tekrar gündemimize geldi. Platin olarak, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut ile Türkiye ve dünya ekonomisinin geleceğini konuştuk

İrem Sertbaş / irem.sertbas@platinonline.com

• Önümüzdeki süreçte dünya ekonomisi hangi dinamikler etkisinde şekillenecek? 

Uzun süredir Avrupa ve ABD arasında Atlantik’te oluşan güç merkezi; ABD, Çin ve Hindistan ekseninde doğuya (Pasifik) kayıyor. 40 yıl önce dünya ekonomisinde 10’uncu sırada olan Çin, bugün nominal gayri safi milli hasılaya göre ABD’nin arkasında 2'nci sırada. Dolayısı ile  'artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ sözünü yaşayarak tecrübe edeceğimiz bir döneme giriyoruz. Dünya ekonomisinin uzun yıllardır biriktirmiş olduğu enerji, halihazırda büyük bir dönüşüm evresinin eşiğindeyken, küresel salgının bu dönüşümü hızlandıracağı yönünde çok ciddi bulgularla karşı karşıya bulunuyoruz. 

“SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE, SIFIR ATIK, DÖNGÜSEL EKONOMİ UYGULAMALARI TÜM DÜNYADA YAYGINLAŞACAK”

• Hem Türkiye’de hem de küreselde hangi sektörlerin yıldızı parlayacak, hangi sektörlere yatırımcı ilgisi azalacak?

Bu süreçte verimliliği düşük, teknolojik gelişmelere ayak uydurma kapasitesi yetersiz ve çağın gerekliklerini yerine getirmekte zorlanan sektörlere yönelik talep düşeceği için yatırımcıların bu sektörlere olan ilgisi de düşecek. İnsanlar için önemini her daim koruyan sağlık sektörüne yeni dönemde önemli yatırımlar yapılacağını vurgulamak gerekiyor. Bilişim teknolojilerine ilginin artacağını söyleyebiliriz. Ekonomide ve sosyal alanda insanın doğa ile daha barışık olmasını öngören sürdürülebilir çevre, sıfır atık, döngüsel ekonomi uygulamalarının tüm dünyada yaygınlaşacak. 

• Türkiye’yi Covid-19 sonrasında nasıl bir toparlanma dönemi bekliyor?

Üretim kapasitesi ve verimliliği yüksek ülkeler güçlerini pekiştirdi. Yerli üretim, tüm ülkeler için yeni dönemde ekonomi politikalarını belirlerken etkili olacak. Salgın sürecinde üretimin aksamasının diğer ülkelere nazaran daha az olması ve tedarik zincirinin güçlü durması, Türkiye’nin toparlanma sürecinin daha kısa süreceğini gösteriyor. Türkiye’nin hem stratejik konumu hem de güçlü üretim kapasitesi, dünyanın üretim merkezlerinden birisi olmak adına büyük bir şans sunuyor. Türkiye, 2023 ve 2030 hedefleri bağlamında tüm ekonomik alanlarda, kamu-özel iş birliği içinde koordineli bir yaklaşımla gerekli tedbirleri alıp uygun politikaları devreye alabilirse önemli avantajlar yakalayacak.