Türkiye ekonomisinin darbeye cevabı ‘istikrar’ oldu…

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nde milyonların buluşma noktası 15 Temmuz Şehitler Köprüsü oldu. Buradan tüm dünyaya verilen birlik mesajı büyük yankı bulurken, hain darbe kalkışmasının birinci yılında türkiye ekonomisi büyümesini hız kesmeden sürdürmeye devam etti. Öte yandan iş dünyasından 15 Temmuz'un birinci yılında önemli açıklamalar vardı…

Mustafa Gündoğdu / mustafa.gundogdu@platinonline.com

 

Türkiye’nin en karanlık gecelerinden biri olan 15 Temmuz’un birinci yılını arkamızda bıraktık. FETÖ’nün hain darbe kalkışmasının Türk milletinin ferasetiyle başarısızlığa uğratılmasının sene-i devriyesinde, tüm Türkiye’nin yeniden tek yürek olması ve milyonların o gece yine bir araya gelmesiyle tüm dünyaya, en güçlü mesaj da verilmiş oldu. 

Hain darbe kalkışmasının birinci yılında ise Türkiye ekonomisindeki gelişmeler, adeta baş döndürücüydü. Bir yıllık süreçte Türkiye’nin çeyreksel büyümeleri beklentileri aşarken, uluslararası kurumların da Türkiye’nin büyüme beklentilerini pozitif yönde revize ettiği görüldü. Bununla beraber uluslararası kredi kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu düşürmesine paralel her ne kadar dolar/TL ve Euro/TL’nin yukarı yönlü bir seyir izlediğini görsek de, Borsa İstanbul’un (BİST) rekor üstüne rekor kırması dikkatlerden kaçmadı.

 

KREDİ KURULUŞLARI NOT DÜŞÜRDÜ, AMA…

Bu süreçte uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin yabancı para cinsinden kredi notunun ‘BB’, yerli para cinsinden notunun ‘BB+’ seviyesinde teyit edildiğini, not görünümünün ise ‘durağan’dan ‘negatif’e indirildiğini açıkladı. Ardından Fitch Ratings, Türkiye’nin BBB- olan kredi notunu, BB+ seviyesine düşürdüğünü duyurdu. Görünümü ise ‘durağan’ olarak belirledi. Son olarak yine uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notu görünümünü ‘durağan’dan ‘negatif’e çekti. Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu ise ‘Ba1’ olarak açıkladı. Kısacası uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, bu dönemde Türkiye’nin kredi notunu ‘yatırım yapılabilir’in altına kaydırdı…

Dönemin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, özellikle yapılan kredi notu düşürme işleminin uluslararası kurum ve kuruluşların haksız uygulaması doğrultusunda yapıldığını belirtirken bu kurumların yaptığı bu tarz uygulamaları, bir saldırı olarak nitelendirmişti. “Aslında Avrupa Birliği ülkeleri çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu yüzden 60 milyar Euro’ya yakın kaynak aktarıldı. Ülkemizde yer alan bankaların, devlet tarafından herhangi bir yardıma ihtiyacı yok ve bankalara herhangi bir yardım da yapılmadı” diyen Canikli, aynı zamanda ülkemizdeki bankacılık sisteminin sağlamlığının da altını çizdi.

 

 

T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “15 Temmuz’a terörle mücadelede sınırlarımız içinde ve dışında verdiğimiz mücadeleye rağmen 2016'da yüzde 2,9’luk büyümeye imza attık. 2017’de de oldukça iyi bir ekonomik performans sergilediğimizi söyleyebiliriz. Bu yılı da beklentilerin üzerinde bir büyüme oranıyla tamamlayacağız. Çabalarımız sayesinde 12.3 milyar Dolarlık uluslararası yatırımla geçen yılı kapatmıştık. Bu yılın ilk dört ayında ise 3.6 milyar Dolarlık performansla geçen yılın üzerine çıktık...”

 

BÜYÜMEDE REVİZELER GELDİ

Öte yandan Dünya Bankası, ‘Küresel Ekonomik Beklentiler (GEP)’ raporunun Haziran 2017 sayısını yayımladı. Rapora göre, Türkiye’nin bu yılki büyüme beklentisi 0,5 puanlık artışla yüzde 3,5’e yükseltildi. Türkiye’nin 2018 ve 2019 büyüme tahminleri ise sırasıyla yüzde 3,9 ve yüzde 4,1’e revize edildi.
Dünya Bankası’nın Türkiye’ye ilişkin büyüme beklentileri ocak ayında yayınlanan bir önceki GEP raporunda, 2017 için yüzde 3, 2018 için yüzde 3,5 ve 2019 için yüzde 3,7 olarak belirlenmişti.

Türkiye’nin büyüme beklentileri en fazla yükseltilen ülke olduğu belirtilen raporda, ekonomide geçen yıl yaşanan yavaşlamada, başarısız darbe girişiminin yanı sıra Rusya’nın uyguladığı yaptırımlar ile yüksek enflasyonun rol oynadığı vurgulandı. Buna karşın son verilerin ekonomik toparlanmanın sürdüğüne işaret ettiği kaydedilen raporda, “Türkiye’nin büyüme tahminleri, ekonominin başarısız darbe girişiminin ardından beklenenden hızlı toparlanması nedeniyle yukarı revize edildi” denildi.

Bununla beraber TCMB’nin yaptığı temmuz ayı beklenti anketinde, GSYİH 2017 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,1’e yükseldi. 

 

BİST’İN YILLIK SEYRİ

15 Temmuz 2016 gününü 82.825 ile son iki ayın zirvesinde kapatan BİST-100 Endeksi, 18 Temmuz’da ise 80.755’ten açıldı ve o hafta 70.426’ya kadar gevşeme yaşamıştı. Bu seviye, 15 Temmuz’dan sonra görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçmişti.

Alınan önlemler, verilen mesajlar ve gerek Hükümet gerekse özel sektörün attığı adımlar sonrasında ise piyasalar sakin bir seyir izledi. Temmuzdan kasıma kadar BİST-100 genel itibariyle dramatik iniş ve çıkışlara sahne olmazken, 2016 Aralık ayının başından itibarense tam anlamıyla bir yükseliş trendine girdi. Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesinin ardından ocak ayı gibi doların yönü yeniden aşağı dönerken, BİST-100 Endeks’i de 15 Temmuz öncesi seviyesini, daha yılın ilk ayında geride bıraktı. Daha sonra ise yükselişine soluksuz devam eden endeks, 13 Haziran’da ilk kez 100.000’i test etti. 100.000 psikolojik sınırını uzun yıllardır kırmayı bekleyen BİST-100, 24 Temmuz’da ise 107.000’in de üstüne çıkarken, tüm zamanların rekorunu kırmış oldu. Kısacası 15 Temmuz’un birinci yılında Borsa İstanbul, şahlanışa geçti…

 

 

"Bizler de Türk askeri gibi 365 gün nöbetteyiz. 80 milyon ulus ve 1 milyar 700 milyon ümmet ayakta. Artık yurdumuzu düşmanlara çiğnetmeyeceğiz, çünkü devran değişti” 

 

ETHEM SANCAK’TAN DEMOKRASİ MESAJI

Bununla beraber Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın demokrasi nöbeti çağrısı da Türkiye sathında geniş yankı buldu. Bu bağlamda Sarıyer’de demokrasi nöbeti tutanlardan biri de AK Parti MKYK üyesi ve ESMEDYA Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak’tı. “Başkomutanımız ‘Haydi nöbet yerine!’ diye emir verdiğinden beri, iki gündür Sarıyer halkıyla buradayım” diyen Sancak, bunun bir milli bağımsızlık, bir demokrasi nöbeti olduğunu ifade etti. Konuşmasında Sarıyer’in tarihi arka planından bir de örnek veren Sancak, şu ifadeleri kullandı: “Düşman Navarin’de donanmamızı gafil avlayarak yakmıştı. Sonra İngiliz donanması, savunmasız bir yurt olarak gördüğü İstanbul’a gelmişti. Ama İstanbul halkı, üç gün sahilde nöbet tuttu ve İngiliz donanması İstanbul’a tek bir asker bile çıkaramadan geri döndü... 365 gün sınır boylarında, Gabar’da, İkiya Dağları’nda, Kato’da sınırı bekleyen aslanlarımız var. Biz de sivil nöbetçiler olarak diyoruz ki; biz de sizinle beraber, 365 gün nöbetteyiz... 

 

TÜRKİYE YILIN İLK ÇEYREĞİNDE BÜYÜMEDE REKOR KIRDI

• Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, ekonomi yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,4 büyüdü. Reuters haber ajansının 19 ekonomistin katılımı ile yaptığı ankete göre büyümenin bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 olması bekleniyordu. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurt içi hasıla tahmini, 2017 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde 14,3 artarak 641 milyar 584 milyon TL oldu.

• Gayrisafi yurt içi hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri yüzde 3,2; sanayi sektörü yüzde 5,3; inşaat sektörü yüzde 3,7 arttı.

• Hane halklarının nihai tüketim harcamaları 2017 yılının birinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 5,1 yükseldi.

• Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 9,4; gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 2,2 artış yaşadı.

• Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 10,6; ithalatı ise yüzde 0,8 arttı.

• Türkiye ekonomisi geçen yıl son çeyrekte yüzde 3,5; 2016’nın tamamında yüzde 2,9 ile beklentilerin üzerinde bir büyüme performansı kaydetmişti.

 

MÜSİAD: “Darbeler, tarihin kara lekeleridir ve bizler bunların canlı şahitleriyiz. Demokrasi tüm insanlığa gerekiyor. İktidarların asıl sahibi vesayetçi zihniyetleri değil, milletlerdir. Dünya, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 gecesi yaşadıklarını yargılamaya değil, anlamaya çalışmalı. Demokrasi isteyen herkesin, tarihinde birçok darbe yaşamış bir ülkenin vatandaşlarının kendi iradesini ortaya koyarak kazandığı zaferi alkışlaması ve saygı duyması gerekiyor. Biz MÜSİAD olarak, yani Türkiye’nin en yaygın iş örgütü ve ülkesini seven iş adamları olarak, milletimizin tarafındayız; demokrasimizi savunmaya devam edeceğiz. Demokrasimiz için hain terör örgütlerinin karşısında hayatını kaybeden hiçbir canımızı unutmayacağız. Dünya bilmelidir ki, 15 Temmuz; yaşlı, genç, çocuk demeden bir milletin kazandığı demokrasi zaferidir. Bu zafer dünyaya örnek olmalıdır.”


TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) BAŞKANI RİFAT HİSARCIKLIOĞLU: “15 Temmuz’da Türkiye, en zor demokrasi sınavını büyük başarıyla vermiştir. Demokrasimizin, hiçbir kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu herkese gösterdik. Milletimiz darbeye karşı durarak şunu açık şekilde ilan etmiştir: 'Türkiye Cumhuriyeti devletini, milletin iradesi dışında hiçbir güç yönetemez.' Bu, dünyaya örnek olacak bir tavırdır. Elbette bunun için büyük bir bedel ödedik. Darbe girişimine karşı verdiğimiz bu mücadelede, 250 vatandaşımız şehit, 2 bin 301 vatandaşımız da gazi oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Gazilerimizi şükranla anıyoruz. Milletimiz onları daima minnetle ve rahmetle anacaktır. Dünyada çok az millet bu bedeli ödeyebilir. Siyasi görüşü fark etmeksizin Türkiye’nin geleceğine sahip çıkan 15 Temmuz ruhu, demokrasinin sigortasıdır. Bugüne kadar Hükümetin hızla aldığı tedbirler, uygulamaya koyduğu yasal-yönetsel düzenlemeler ve teşvikler, darbe girişiminin yarattığı olumsuz etkiyi sınırlayarak iş ve yatırım ortamının sağlıklı şekilde devamına önemli katkı sağlamıştır.”

 

TURKCELL GENEL MÜDÜRÜ KAAN TERZİOĞLU: “15 Temmuz 2016, tarihin gördüğü en büyük ihanet hareketlerinden birine tanıklık etti. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bekasını, Türk milletinin huzurunu ve refahını hedef alan bir darbe girişimi yaşandı. Böylesine olağanüstü durumlarda haberleşme altyapısı hayati önem arz ettiğinden, Turkcell olarak teröristlerin ilk hedeflerinden biri olduk. Kimimiz alın teriyle, kimimiz el emeğiyle; kimimiz canı pahasına, kimimiz duasıyla bütün ekip canla başla çalışarak Türkiye’nin iletişiminin kesilmemesi için bu zorlu süreç boyunca görevimizi yaptık. Şunu gururla söyleyebilirim ki, bu hain girişim karşısında en hızlı reaksiyonu gösteren şirket olduk, demokrasinin yanında yer alarak tavrımızı koyduk. Bu hain girişim süresince darbecilerden tarafımıza ulaşan tüm yasa dışı talepleri reddederek, devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu açıkça beyan ettik. Halkımızın hain girişime karşı organize olmak için kullandığı sosyal mecralara kesintisiz erişim için bütün tedbirleri aldık. Telekom sektörü olarak vazifemizi yaptığımız için mutluyuz.” 

 

LİMAK HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI NİHAT ÖZDEMİR: “Türkiye ekonomisi bu hain darbe girişimini çok hızlı reaksiyon göstererek hafif atlattı. Normalde dünyanın başka bir ülkesinde böyle bir girişim olsa, bunun ekonomi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçları olurdu. Biz şirket olarak herhangi bir değişim olmadan yatırımlarımıza devam ettik. Fabrikalarımız kesintisiz bir şekilde çalışmaya devam etti. Hatta Türkiye ve dünyada önemli projelere yatırım kararları aldık. Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu İnşaatı, Çetin Barajı ve HES yatırımı, Gürsöğüt Barajı ve HES yatırımı kararları darbe sonrasında aldığımız önemli yatırım kararlarıydı. İstanbul Yeni Havalimanı, TANAP, Kuzey Marmara Otoyolu ve Yusufeli Barajı gibi önemli şantiyelerimizde ise inşaatlarımızı bir gün olsun durdurmadık. Kuveyt’te de Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Kuveyt Uluslararası Havalimanı Yeni Terminal binasının temelini attık. Ankara ve Kilis’te iki önemli çimento fabrikası yatırımına başladık ve bu yatırımları ara vermeden sürdürdük.”