Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 1.5 milyar euro’ya yakın dev çevre yatırımı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Başkanı İsmail Raci Bayer, Avrupa Birliği’nin aday ülkelere tahsis ettiği ‘instrument for pre accession assistance’ kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve Türkçe karşılığı ‘katılım öncesi mali yardım aracı’ olan IPA fonlarına ve yaklaşık 1.5 milyar Euro’luk çevre yatırımları paketine ilişkin sorularımızı yanıtladı

Lale Şıvgın Dündar / info@lalesivgin.com

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı AB Yatırımları Dairesi Başkanlığı olarak Türkiye çapında çok ciddi çevre projeleri yürütüyorsunuz. Öncelikle sizden bu projeleri yürüttüğünüz birim hakkında bilgi alabilir miyiz? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Başkanlığı tam olarak neler yapar?

Bildiğiniz gibi ülkemiz Avrupa Birliği’ne aday ve Avrupa Birliği’nin aday ülkelere tahsis ettiği ‘Instrument for Pre Accession Assistance’ kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve Türkçe karşılığı ‘Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’ olan IPA fonları var. Biz bu fonları yönetmek üzere ülkemizde kurulan ve Avrupa Komisyonu tarafından akredite edilen 6 birimden biriyiz. Avrupa Birliği’nin aday ülkelere 6 yıllık mali dönem için yaklaşık 10 milyar Euro IPA fon tahsisatı var. Bunun yaklaşık yarısını da ülkemiz kullanıyor. Bu fonlar başlıca çevre, sanayi, ulaştırma, çalışma ve tarım bakanlıklarımızın faaliyetleri altında değerlendiriliyor. Biz de çevre başlığı altındaki projelerin yönetiminden sorumluyuz. Aday statüsüne eriştikten sonraki ilk mali iş birliği dönemimiz olan ve 2007-2013 yıllarını kapsayan IPA-1 döneminin son uygulama yılı olan 2017 içerisindeyiz şu an. Dolayısıyla birinci dönem projelerimizi tamamlama aşamasındayız. Bir yandan da 2014-2020 yıllarını kapsayan ve uygulama dönemi 2025 yılı sonuna uzanacak olan IPA-2 dönemi için proje hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz.
 

“Projelerimiz aracılığıyla toplamda 44 belediyeye hizmet veriyoruz. Bu projelerin bu yıl sonu itibariyle tamamlanmasıyla yaklaşık 9 milyon vatandaşımıza hizmet götürmüş olacağız”

 

AB fonlarının desteğiyle yürütülen IPA-1 döneminin sonunda ne tür sonuçlara ulaşıldı? 

2007 yılında başlayan ve 2017 yılı sonu itibariyle tamamlanacak olan IPA-1 döneminde Bakanlığımızca yürütülen Çevre Operasyonel Programı kapsamında; toplam bütçesi yaklaşık 981 milyon Euro olan 39 adet çevre altyapı projesi için Avrupa Komisyonu’na başvuru yapılmış olup, bunlardan 4’ü katı atık ve 27’si su projesi olmak üzere toplam bütçesi yaklaşık 700 milyon Euro’yu bulan 31 adet çevre altyapı projesi ve 5 adet kapasite geliştirme projesi bu yıl sonu itibariyle tamamlanma aşamasındadır. Söz konusu 27 adet su projesinin 4’ü içme suyu, 16’sı atık su, 7’si ise hem içme suyu hem de atık suyu kapsayan entegre su projeleri olup; bu su projeleri kapsamında, 21 adet atık su arıtma tesisi, 116 adet pompa istasyonu, 384 km atık su kolektör hattı, 291 km kanalizasyon şebekesi ve 34 bin metreküp kapasiteli su depolama tankları inşa edilmektedir. Projelerimiz aracılığıyla toplamda 44 belediyeye hizmet veriyoruz. Bu projelerin bu yıl sonu itibariyle tamamlanmasıyla yaklaşık 9 milyon vatandaşımıza hizmet götüreceğiz. 

 

 

“Bütün proje önceliklerimiz vatandaş ve çevre odaklı. Ülkemizin yaşam standartlarını ab normlarına yükseltmeyi hedefleyen projeler. Biz nüfusun hayat standardını yükseltmeyi, toplum sağlığını iyileştirmeyi ve çevreyi korumayı hedef edinen bu projeleri sadece ülkemize yapılan bir yatırım olarak değil, gezegenimize ve dolayısıyla geleceğimize yapılan ortak bir yatırım olarak değerlendiriyoruz”

 

IPA-1 döneminde çevre yatırımlarının Türkiye geneline dağılımı nasıl gerçekleşti?

Aday ülke statüsüne kavuşup IPA fonlarını kullanmaya hak kazanınca Bakanlığımızca Türkiye çapında bir önceliklendirme çalışması yapıldı. Belediyelerimizin halihazırdaki altyapı durumları, altyapı ihtiyaçları, nüfusları, gelir durumları gibi birçok parametre birlikte değerlendirilerek bir öncelik listesi oluşturuldu. O listeden IPA-1 döneminde 44 belediyemizin faydalanıcısı olduğu projeler yürütüldü. Çevre Operasyonel Programı'ndan faydalanan nüfusun bölgelere göre dağılımı ise şu şekilde gerçekleşti: %42 Güneydoğu Anadolu, %24 İç Anadolu, %9 Akdeniz, %9 Ege, %8 Doğu Anadolu, %7 Karadeniz ve %1 Marmara Bölgesi. 

 

YENİ DÖNEMDE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ PROJELERİMİZ DE OLACAK

IPA-2 dönemine yönelik proje hazırlıklarınızdan bahseder misiniz?

2014 yılında başlayan ve 2025 yılında sona erecek olan IPA-2 dönemi kapsamında Avrupa Birliği tarafından aday ülkelere tahsis edilen toplam 11.7 milyar Euro’nun yaklaşık 4 buçuk milyar Euro’su ülkemiz için ayrıldı. Ülkemiz tahsisatının 644 milyon Euro’su Bakanlığımızca yürütülen Çevre ve İklim Eylemi Sektör Operasyonel Programı için ayrılmış durumda. Bunun yaklaşık 500 milyon Euro’su çevre altyapı projeleri için, geri kalanı ise kapasite geliştirme projeleri için kullanılacak. Bu projeleri de yine öncelik sırasına göre uygulamaya geçeceğiz. IPA-2 döneminde sorumluluğumuz biraz daha arttı. Sadece yatırım  projeleri değil, artık çevre ve iklim değişikliğine ilişkin kapasite geliştirme projeleri de Başkanlığımızca yürütülecek. O yüzden tahsis edilen bütçenin bir kısmını da bu projelere ayırmak durumunda kalacağız.

 

TÜRKİYE ÇEVRE PROJELERİNE ULUSAL KATKI SAĞLIYOR

Bu projelerde AB desteğinin yanı sıra ciddi ölçüde bir ulusal katkı da mevcut. Türkiye’nin projelere sağladığı ulusal katkı hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Projelerimizin büyük oranı Avrupa Birliği hibesi olmakla birlikte ulusal katkımız da ciddi boyutlarda. IPA-1 dönemi için yürüttüğümüz toplam yaklaşık 700 milyon Euro’luk bir proje paketinden bahsettim. Bunun yaklaşık 100 milyon Euro’su ulusal katkı şeklinde gerçekleşti. Projelerimizin genel finansman modelinden bahsedecek olursak, yüzde 85’e varan kısmı AB hibesi şeklinde oluyor. Kalan kısmı ise ulusal katkı ile tamamlanıyor. Ulusal katkı kısmının yaklaşık yarısı Bakanlığımız çevre yönetimi fonundan hibe olarak destekleniyor. Kalan kısmı ise yine Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğümüz tarafından yerel yönetimlerimize uzun vadeli ve kolay ödemeli kredi desteği ile karşılanıyor. Dolayısıyla 100 liralık bir proje, belediyemize 9 liralık bir İlbank kredisine mal oluyor ki bu da yerel yönetimlerimiz için son derece cazip bir fırsat oluyor. 

 

 

İÇME SUYU, ATIK SU VE  KATI ATIK PROJELERİMİZ VATANDAŞIMIZIN HAYAT KALİTESİNİ ARTIRIYOR

Bu projeler doğrudan insana dokunan projeler. Sizin de sık sık saha ziyaretleri yaptığınızı biliyoruz. Ziyaret ettiğiniz proje bölgelerinden ne tür geri dönüşler alıyorsunuz?

İçme suyu, atık su ve katı atık projeleri belediyeler üzerinden gerçekleşen ve doğrudan vatandaşa dokunan, onların sağlığını ilgilendiren projeler. Vatandaştan gelen teşekkür mektupları ve saha ziyaretlerinde aldığımız olumlu yorumlar, bizim en büyük ödülümüz. Şantiyelerimizi sık sık ziyaret ediyoruz ve gittiğimizde de vatandaşla yakın temas şansımız oluyor. Bizi gördüklerinde; “Biz burada kokudan duramıyorduk, ama bu proje sayesinde artık çevremiz yaşanabilir hale geldi” diyorlar. Vatandaşlarımız eskiden vahşi depolama sahalarıyla çöplerinden kurtuluyordu ve sadece kötü kokulara maruz kalmıyor, aynı zamanda patlama riskiyle de karşı karşıya kalıyorlardı. Katı atık projelerimiz sayesinde artık düzenli depolamaya geçiliyor ve eski vahşi depolama sahaları rehabilite ediliyor. Ayrıca geri dönüşüm tesisleri sayesinde de ekonomiye katkı sağlanıyor. Su projelerimiz sayesinde ise vatandaşımızın sağlıklı içme suyuna erişimini temin ediyoruz ve atık sularımızı AB normlarında arıtarak çevreye zarar vermeden doğaya geri kazandırıyoruz.


Projelerin sürdürülebilirliğini nasıl sağlıyorsunuz?

İçme suyu, atık su ve katı atık tesisleri inşa ederken, yerel yönetimlerimizin bu tesislerin sürdürülebilirliğini sağlaması açısından, bu tesisleri işletebilecek bir birim oluşturulması ve bu birimlerde görevlendirilen belediye personelinin eğitimi de yine projelerimiz kapsamındadır. 

Katı atık tesisinin işletilmesinde kullanılacak çöp araçlarının temini, ihtiyaç varsa yazılım-donanım temini sağlıyoruz. Yani projelerimiz son derece entegre; ana ihtiyaçlar kadar yan ihtiyaçları da düşünen ve tesislerin sadece yapımını değil, sürdürülebilir kullanımını da hedefleyen projelerdir. 

 

ÖNCELİKLERİMİZ: SU, ATIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN ÇEVRE YÖNETİMİ

IPA-2 döneminde Bakanlığımızca yürütülecek olan ‘Çevre ve İklim Eylemi Sektör Operasyonel Programı’ kapsamında 3 adet eylem yer alıyor. Bunlar, ülkemizin de öncelikleri arasında yer alan; su, atık ve sürdürülebilir kalkınma için çevre yönetimidir. Sektör Operasyonel Programı'mızın birinci eylemi olan ‘Su’ başlığı altında; atık su arıtma tesisleri, içme suyu arıtma ve temini, kolektör hatları, kuyu rehabilitasyonları, ekipman alımı, ilgili belediyelerin ve kurumların su yönetimine ilişkin kapasite geliştirme konuları yer alıyor. ‘Atık’ başlığı altında; atık azaltımı ve atıkların ayrı toplanması, atık geri kazanımı, düzenli depolama tesisleri, mevcut vahşi depolama alanlarının rehabilitasyonu, ekipman alımı, ilgili belediyelerin ve kurumların atık yönetimine ilişkin kapasite geliştirme konuları yer alıyor. ‘Sürdürülebilir Kalkınma için Çevre Yönetimi’ başlığı altında ise; endüstriyel kirlilik, kimyasallar, hava ve gürültü kirliliği, kaynakların etkin kullanımı, doğa koruma, afet ve acil durum yönetim sistemleri, iklim değişikliği ve program otoritesi konumundaki Başkanlığımıza teknik destek sağlanması gibi konular bulunuyor.