Uzay Akademisi Programı'na (HESA) dünya genelinde 2 bin 776 eğitimci katıldı

Yenilikçi teknoloji çözümleri sunan Honeywell’in kurumsal sosyal sorumluluk projesi olarak öne çıkan ve Honeywell Hometown Solutıons çatısı altında 2004’ten bu yana düzenlenen uzay akademisi programı, (Honeywell Educators at Space Academy-HESA) dünya genelindeki eğitimcileri, sahip oldukları yetkinliklerin çok daha ötesine taşıyan yeni bilgi ve teknolojilerle buluşturuyor. Honeywell Türkiye ve Orta Asya başkanı Orhan Geniş, “tüm dünyadan öğretmenlerin konuk edildiği programa bugüne kadar 62 ülke katılım gösterdi ve 2 bin 776 eğitimci mezun oldu. Uzay akademisi Programı’na katılan öğretmenlerimizin çabaları ve değerli emekleri ile 3 milyonun üzerinde öğrenciye ulaştığımızı tahmin ediyoruz. Bilime yatırım yaparak, bugünün öğrencilerinin geleceğin bilim insanı ve mühendisleri olması için çalışıyoruz. Türkiye ise bu programa 2013’ten bu yana katılıyor. 2013-2017 yılları arasında fen ve matematik branşlarında görev yapan 38 Türk öğretmen, Uzay Akademisi Programı’na katılmaya hak kazandı” diyor.

Bahar Akgün / bahar.akgun@platinonline.com

Dünyayı daha temiz, daha bağlantılı, sürdürülebilir, güvenli, enerji tasarruflu ve üretken bir hale getirmek amacıyla yenilikçi çözümler sunan Honeywell’in uzmanlık alanı, uzay ve havacılıktan otomasyon ve kontrol çözümlerine, performans materyalleri ve teknolojilerinden ulaştırma sistemlerine kadar geniş bir kulvara sahip. Honeywell’in kurumsal sosyal sorumluluk projesi olarak öne çıkan ve Honeywell Hometown Solutions çatısı altında yürütülen Uzay Akademisi Programı, (Honeywell Educators at Space Academy-HESA) dünya genelindeki fen ve matematik öğretmenlerinin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla düzenleniyor. Bu program kapsamında öğretmenlerin eğitim tekniklerine çok daha yenilikçi bir bakış açısı aşılanıyor ve öğretmenler bu vizyonla, fen ve matematik derslerine çok daha büyük bir tutkuyla bağlı öğrenciler yetiştirebilme şansına sahip oluyor. Uzay Akademisi Programı (HESA), dünya genelinde 2004’ten bu yana gerçekleştiriliyor. Uzay Akademisi Programı’na 2013’ten bu yana katılan Türkiye, bu yıl 14-27 Haziran tarihleri arasında ABD Uzay ve Roket Merkezi-U.S Space & Rocket Center’da (USSRC) düzenlenen eğitim programında 8 öğretmenle yer aldı. Honeywell Türkiye ve Orta Asya Başkanı Orhan Geniş ile bu programla nasıl bir farkındalık yaratmayı hedefledikleri hakkında konuştuk. Uzay Akademisi Programı’na 2017’de Türkiye’den katılan 6 öğretmenin ise ne gibi deneyimler kazandığını analiz ettik. 

Honeywell'in temel uzmanlık alanlarından ve faaliyet gösterdiği sektörlerde hangi stratejilere yatırım yaparak fark yarattığından bahseder misiniz? 

Çok yönlü bir Fortune 100 siber endüstri şirketi olarak öne çıkan Honeywell, dünya çapındaki 22 bin mühendis ve bilim insanını da kapsayan yaklaşık 130 bin çalışanıyla yüksek performansa, kaliteye, katma değere ve yenilikçi teknolojiye odaklanıyor. Şirketin geniş teknoloji portföyü arasında kokpit kontrolleri, uçak mekanik aksam ve bağlantı sistemleri, otomotiv turboşarjları, bina yönetim sistemleri, ev güvenliği ve endüstriyel emniyet sistemleri, yangın, gaz ve duman algılama ürünleri, tarama ve depo lojistiği çözümleri, yeşil yakıt teknolojileri, proses ve bina otomasyon sistemleri ile özel kimyasallar yer alıyor. Honeywell, bu zengin ürün portföyü sayesinde pek çok sektörde lider firmalar arasında bulunuyor. Geniş bir yelpazede çeşitli sektörlere yönelik gelişmiş donanım ürünleri üretmenin yanı sıra, yazılım geliştirme de Honeywell'in önemli faaliyet alanlarından biri… Satış gelirlerimizin yaklaşık yüzde 56'sı, bağımsız yazılım çözümlerinden veya yazılımla çalışan ürünlerden elde ediliyor.

Bugüne kadar ne gibi önemli ilklere imza atıldı? Vizyon ve misyonunuzu da özetler misiniz?

Honeywell'in mazisi, dünyanın ilk fırın regülatörü ve alarm sisteminin patentini aldığı 1885 yılına kadar uzanıyor. Şirket o tarihten bu yana pek çok farklı sektörde çığır açan yeni teknolojilere imza attı. Dünyanın ilk uçak otopilot sistemi ve ilk petrol iyileştirme yöntemi (her ikisi de 1914 yılında), ilk ticari uçak hava durumu radar sistemi (1954), ilk binek araç turboşarjı (1962) ve ilk biyolojik olarak parçalanabilen deterjan (1968) bunlardan sadece birkaçı… Günümüzde şirkette 11 binin üzerinde yazılım mühendisi çalışıyor. Şirketin önümüzdeki beş yıl içinde kaydedeceği büyümenin yüzde 77'sinin nesne bağlama ve katıştırma, ağ oluşturma, mobil uygulamalar ve bulut tabanlı yazılımlar gibi çığır açan yeni teknolojilerden elde edilmesi bekleniyor.

2017 yol haritanızda ne gibi farklı konu başlıkları bulunuyor? 2018 projeksiyonunuz ne yönde farklılaşacak?

2017, faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde son derece yoğun çalıştığımız ve başarılı bir yıl olarak geçiyor. Temel amacımız, geliştirdiğimiz son teknolojiyi, Türk mühendislerimiz aracılığıyla ülkemizin hizmetine sunmak. Örnek olarak İGA İstanbul Yeni Havalimanı’nda uygulanacak olan ve uçakların apronda hareketleri ve yolcu körüklerine yanaşmaları sırasına otomasyon sağlayan ‘Advanced Visual Docking Guidance System’ (A-VDGS) projemiz veya TANAP Boru Hattı’nda uygulayacağımız ‘Experion-PKS’ gibi proses otomasyon sistemimizden bahsedebiliriz. Ayrıca tamamen milli bir tasarım olan Türk Özgün Helikopter (TLUH) projesinde bir Honeywell &Rolls-Royce ortaklığı olan ‘LHTEC CTS800’ motorları kullanılacak. Bu tip sanayi projelerinin yanında tamamen kablosuz internet ağı üzerinden çalışan ve IoT teknolojisini evlere sokan akıllı termostat projelerimiz mevcut. Bu sayede konut sahipleri cep telefonları üzerinden kombilerini kontrol ederek önemli ölçüde tasarruf sağlayabiliyor. 2018 yılında özellikle IoT tabanlı ve ağ bağlantılı yeni teknolojiler ve yerli sanayi ile olan iş birliğimizi daha da geliştirerek ülkemizin vizyonunu desteklemeyi hedefliyoruz.

Honeywell'in 2004'ten bu yana fen ve matematik öğretmenlerinin gelişimini desteklemek amacıyla düzenlediği Uzay Akademisi Programı (HESA) nasıl bir vizyonla hayata geçti? Bu program; Honeywell’in kurumsal sosyal sorumluluk vizyonunun bir yansıması mı?

Honeywell’in kurumsal vatandaşlık girişimi Honeywell Hometown Solutions çatısı altında yürüttüğü Uzay Akademisi Programı, (Honeywell Educators at Space Academy-HESA) eğitim tekniklerine yenilikçi bakış açıları getirerek, öğrencilerin derslere olan sevgisini tutkuya çevirecek yöntemleri öğretmenlerle buluşturma hedefiyle düzenleniyor. Honeywell’in insanlığın gelişimi için yeni bilim insanlarının yetişmesi ve onların yaptığı buluşlarla dünyanın yeniden şekillenmesi vizyonuyla şekillenen program, sosyal sorumluluk anlayışımızın bir parçası. Örneğin; lise çağındaki öğrencilerimiz için uyguladığımız ve benzer bir formata sahip olan Honeywell Lidelik Akademisi (HLCA) programımız da yine bu vizyonumuzun bir parçası.

Uzay Akademisi Programı’na (HESA) bugüne kadar kaç ülkeden, kaç eğitimci katıldı? Türkiye, bu programa hangi yıldan beri katılım gösteriyor?

Tüm dünyadan öğretmenlerin konuk edildiği programa şimdiye kadar 62 ülke katılım gösterdi. 2 bin 776 eğitimci mezun oldu. Uzay Akademisi Programı’na katılan öğretmenlerimizin çabaları ve değerli emekleri ile 3 milyonun üzerinde öğrenciye ulaştığımızı tahmin ediyoruz. Türkiye ise 2013 yılından bu yana programa katılıyor. Şimdiye kadar fen ve matematik branşlarında görev yapan 38 öğretmenimiz bu programa katıldı.

 Bu programın eğitmenlere nasıl bir farkındalık sağladığını düşünüyorsunuz?

“HESA ile eğitimcilerimizi, yetkinliklerini bir adım öteye taşıyacak yeni bilgi ve teknolojilerle buluşturuyoruz. Bu kapsamda hem kendilerini geliştirmelerini hem de farklı bir bakış açısına sahip olmalarını amaçlıyoruz. Eğitmenlere mesleki yeterlilik ve liderlik becerilerini geliştirebilmeleri hususunda bir farkındalık sağlıyoruz. Böylece bilime yatırım yaparak bugünün öğrencilerinin, geleceğin bilim insanı ve mühendisleri olması için çalışıyoruz.”

Öğretmenlerin bu programa katılabilmeleri için ne gibi kriterlere sahip olmaları gerekiyor? 

Uzay Akademisi Programı’nın (HESA) kapıları; orta öğretim seviyesinde çocuklara eğitim veren ve hâlihazırda bir eğitim kurumunda aktif olarak görev yapan tüm matematik veya fen dersi öğretmenlerine açık. Başvurular; educators.honeywell.com/application adresi üzerinden öğretmenlerimizin kendileri tarafından yapılabiliyor. 

Program kapsamında ne gibi farklı çalışmalara, simülasyonlara ve eğitimlere imza atıldı? 

Sınıf ve keşif odaklı laboratuvar çalışmalarının yer aldığı program; toplamda 45 saatlik bir eğitimi kapsıyor. Hem saha hem de sınıf eğitimlerinin olduğu HESA kapsamında yüksek performanslı jet simülasyonu, senaryo tabanlı uzay görevleri, kodlama, kara ve suda hayatta kalma eğitimi ve interaktif uçuş dinamiği programları gibi eğitimler veriliyor. Eğitimciler ayrıca fen, uzay araştırması ve liderlik becerilerini geliştirme odaklı programlara da katılıyor.

UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI’NA 2017’DE 33 ÜLKE KATILDI

Uzay Akademisi Programı’na (Honeywell Educators at Space Academy-HESA) yönelik ilginin her yıl daha arttığını söyleyen Honeywell Türkiye ve Orta Asya Başkanı Orhan Geniş, “Bu ilginiz hızla artması bize büyük bir mutluluk veriyor. 2017 programına 33 ülke iştirak etti. Yaklaşık 200 öğretmen kampa katıldı. ABD Uzay ve Roket Merkezi-U.S Space & Rocket Center’da (USSRC) gerçekleşen program, bu yıl 14-27 Haziran 2017 tarihleri arasında düzenlendi. 45 saatlik sınıf ve keşif odaklı laboratuvar çalışmaları gerçekleştirildi. Aynı format 2018’de de temel olarak devam edecek. Ancak eğitimin içeriği bilim ve teknolojideki gelişmelere bağlı olarak her yıl güncelleniyor” diyor.

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI'NA TÜRKİYE'DEN KATILAN 8 ÖĞRETMEN, HANGİ İLLERDE GÖREV YAPIYOR? 

Fen ve matematik öğretmenlerinin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla düzenlenen programa tüm Türkiye’den ilgi olduğunu söylemek bizi çok mutlu ediyor. Bu sene kampa seçilen eğitimcilerimiz; Aydın, Çanakkale, İstanbul, İzmir ve Kayseri illerinde bulunan orta öğretim kurumlarında görev alıyordu.

KAZANDIĞI DENEYİMLERLE ÖĞRENCİLERİNİN STEM VE ASTRONOMİ ALANLARINDAKİ GELİŞİMİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI (HESA) KATILIMCISI CANAN KAFALI:

Meslekte 9 yılı geride bıraktım ve 30 yaşındayım. Şu an Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Küçükkuyu Fernur Sözen Ortaokulu’nda öğretmenlik yapıyorum. Honeywell’in Uzay Akademisi Programı’ndan (HESA) Facebook’ta astronomiyle ilgili gruplarda yapılan paylaşımlar sayesinde haberim oldu. Başvuru formundaki sorulara cevap vererek, formu gönderdim. Bu formda; ‘Fen öğretiminde karşılaştığınız güçlükler neler? Bu eğitime neden katılmak istiyorsunuz? Daha önce yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?’ gibi sorular yer alıyordu. Öğrencilerimin gelişimi için onlara kazandırdığım deneyimlerin, bu programa seçilmemdeki en önemli etken olduğunu düşünüyorum. Öğrencilerimle ulusal ve uluslararası bilimsel projelerde önemli başarılar elde ettik. Pek çok bilimsel projeyi okulumuzda uyguladık. ‘Be Healthy, Be Natural, Be Smart’ isimli Erasmus+ Projesi kapsamında öğrencilerimin, altı farklı Avrupa ülkesinde gerçekleşen toplantılara ve faaliyetlere katılmasını sağladım. Bu proje, öğrencilerimin yabancı dil becerilerinin gelişmesine, farklı kültürleri tanımalarına, sağlıklı yaşam becerilerinin gelişmesine ve çevreye duyarlılığının artmasına katkı sundu. Bu programa katıldıktan sonra kendimi astronomi, uzay bilimleri, mühendislik gibi alanlarda çok daha donanımlı hissediyorum. HESA’da kazandığım deneyimlerin, öğrencilerimin STEM ve astronomi alanlarındaki gelişimlerine büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.

TÜRKİYE VE YURT DIŞINDAKİ MESLEKTAŞLARININ MESLEKİ GELİŞİMİNE YÖN VERECEK EĞİTİMLER DÜZENLEYECEK

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI (HESA) KATILIMCISI EMRE UYGUR:

10 yıldır öğretmenlik yapıyorum ve 32 yaşındayım. Şu an İzmir Kemalpaşa, Sarılar Ortaokulu’nda hizmet veriyorum. 2014’ten bu yana SCIENTIX projesinin Türkiye temsilciliği görevini yürütüyorum. SCIENTIX projesi kapsamında Avrupa genelinde geniş bir networke sahip oldum. Projeden, bu networke dahil olan arkadaşlar aracılığıyla haberdar oldum. Bu programa seçilmemde, 2014 yılından beri STEM eğitimi ile aktif olarak ilgilenmem, bu alanda ulusal ve uluslararası projelerde aktif olarak görev almam, uzay çalışmalarına ilgi duymam gibi süreçlerin etkili olduğunu düşünüyorum. Katıldığım program sayesinde uzay çalışmaları, öğrencilerin bilim ve mühendislik programlarına yönlendirilmesi sürecinde yapılabilecek çalışmalar konularında pek çok şey öğrendim. Uzay konuları ile ilgili öğretim becerilerimizin geliştiğini, uzay konularının öğretimi sürecinde çeşitli ülkelerdeki meslektaşlarımla yeni bir network oluşturduğumuzu, dünyadaki diğer öğretmenlerin uzay konularını nasıl öğrettikleri hakkında fikir sahibi olduğumuzu, uzay çalışmaları alanında dünyanın en güçlü ülkesi olan Amerika Birleşik Devletleri’nin bu alanda yaptığı eğitim çalışmalarını gözlemlediğimizi ve unutulmaz bir tecrübeye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Programda kazandığım deneyimlerle, öğrencilerimin gelişimine katkıda bulunacağım. Aynı zamanda Türkiye’deki meslektaşlarımın mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak eğitimler düzenlemeyi planlıyorum. Bu deneyimleri sahip olduğum geniş network aracılığıyla dünyadaki öğretmen arkadaşlarım arasında yaygınlaştıracak faaliyetler düzenleyeceğim. En büyük isteğim, dünyanın globalleştiği bir süreçte öğrencilerime küresel bir vizyon kazandırarak, onları insanlığın ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yapacak, geleceğin bilim insanları ve mühendisleri olarak yetiştirmek.

KAZANIMLARINI HEM DERS ORTAMINDA HEM DE DERS DIŞI ÖĞRENME ORTAMLARINDA BİZZAT UYGULAYARAK ÖĞRENCİLERİNE YANSITACAK

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI (HESA) KATILIMCISI ERKAN AKAR:

Eğitim sektöründe 19 yılı geride bıraktım ve 43 yaşındayım. Şu an Aydın’da Aydın Ticaret Borsası Bilim ve Sanat Merkezi’nde görev yapıyorum. Şubat 2016’da Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, CERN’de katıldığım bir çalıştayda Zeki Tekeli ile tanıştım. Kendisi Honeywell HESA programının ilk katılımcısıymış. Onun vasıtası ile bu programdan haberdar oldum. Honeywell’in Uzay Akademisi Programı’nı (HESA), bu programın amaçlarını, misyonunu ve gerekçelerini araştırdım. Edindiğim bilgiler çerçevesinde başvuru formumu kasım ayına kadar tekrar tekrar gözden geçirerek tamamladım. Başvuru için esas olan üç temel kriter vardı: Fen bilimleri veya matematik öğretmeni olmak, 2018 yılında bu alanlarda öğretmenlik yapmaya devam etmek ve çok iyi derecede İngilizce okuma, konuşma ve yazma becerisi… Bir öğretmen olarak öncelikle kendi branşımda nasıl daha etkin olacağımı, dünyanın dört bir yanından gelen diğer katılımcıların deneyimlerini, fen bilimleri ve matematik öğreniminde yeni yöntem ve tekniklerini ve yenilikçi eğitim araçlarını deneyimledim. Bu kazanımlarımı hem ders ortamında hem de ders dışı öğrenme ortamlarında bizzat uygulayarak öğrencilerime yansıtacağım.

UZAY KAMPINDA SOLUDUĞU HAVAYI ÖĞRENCİLERİNE HİSSETİRMEYİ VE ONLARI UZAY ÇAĞININ GELECEĞİ OLABİLECEKLERİNE İNANDIRMAYI HEDEFLİYOR

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI (HESA) KATILIMCISI SERDAR KORKUT:

 Altı yıldır fizik öğretmeni olarak özel okullarda çalışıyorum ve 32 yaşındayım. Şu an İstanbul’daki Nişantaşı FMV Özel Işık Lisesi’nde görev yapıyorum. Uzay Akademisi Programı’na ilk başvurumda değil, ama ikinci denememde hak kazandım. Türkiye’den herhangi bir öğretmen bu programa başvurabilir ve seçilebilir. Honeywell, tüm dünyadan bütün fen-matematik öğretmenleri için eşit bir fırsat sunuyor. Kendisine güvenen, iletişimi güçlü, kendisini en iyi şekilde ifade eden ve zorlukların üstesinden gelme becerisine sahip olan tüm öğretmenler bu programa dahil olabilir. Uzay Akademisi Programı; her saniyesi dopdolu ve bir öğretmenin hiçbir eğitim programından alamayacağı kazanımı ve mutluluğu veren bir program. Orada öğrendiğimiz her şey öncelikle çok eğlenceli ve gelecek nesillere aktarılabilecek bir değere sahip. Öğrencilerin yararına kullanabileceğimiz birçok etkinliğe, oyuna ve deneysel çalışmaya katıldık. Bu çalışmalar hem değiştirilebilir hem de geliştirilebilir bir yapıya sahip olduğu için bütün yaş gruplarına kolaylıkla uygulanabilir bir niteliğe sahipti. Programın en güzel yanı ise tüm dünyadan yüzlerce öğretmen ile farklı eğitim ve kültür özelliklerini konuşmak, paylaşmak ve yeni fikirler edinmekti. Artık öğrencilerimle sınıfta farklı bir atmosferde ders yapmayı planlıyor, uzay kampında soluduğum havayı onlara da hissettirmek istiyorum. Onlara yaşadıklarımı ve deneyimlerimi anlatırken, diğer yandan onları bizim uzay çağındaki geleceğimiz olacaklarına inandıracağım. Benim hayatım değişti, şimdi sıra öğrencilerimde...

DÜNYA GENELİNDE BAŞARILI ÖĞRENCİLER YETİŞTİRMEYİ AMAÇLAYAN ÖĞRETMENLERİN ÇALIŞMA YÖNTEMLERİNİ KEŞFETTİ

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI (HESA) KATILIMCISI SİNEM TUTCU:

Yedi yıldır öğretmenlik yapıyorum. 29 yaşındayım. İlk beş senemi Sultanbeyli ilçesine bağlı Akşemsettin Ortaokulu’nda geçirdim. Şu anda Ümraniye Necip Fazıl Ortaokulu’nda matematik öğretmeni olarak görev yapıyorum. Uzay Akademisi Programı’ndan, programa 2016’da katılan bir öğretmen arkadaşım vasıtası ile haberdar oldum. Başvurular, HESA’nın internet sitesinde açıklandığı gibi online yapıldı. Başvuruda; cevaplanması gereken, öğretmenlerin geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek için eğitim alanında nasıl bir yaklaşıma sahip olduğunu ve bunları sınıfta nasıl uyguladığını ölçecek üç soru vardı. Bu soruları cevaplamak  için üç farklı kompozisyon yazdım. Ardından gerekli evrakları da hazırlayıp başvuru sistemine yükledim. Buradaki temel kriter; yaş aralığı 10 ila 15 olan öğrencilere matematik ya da fen bilimleri alanında eğitim vermekti. Bu program sayesinde dünyanın farklı ülkelerinde bizimle  aynı işi yapan, matematik ve fen alanlarında başarılı öğrenciler yetiştirmeyi amaçlayan pek çok öğretmenle tanışma fırsatı buldum. Birbirimizle eğitim alanındaki tecrübelerimizi paylaştık, takım çalışmaları ile birbirimizin çalışma yöntemlerini keşfettik. Eğitimler ise ABD Uzay ve Roket Merkezi’nde (USSRC) gerçekleşti. Burada jet similasyonu, uzay görevleri, kodlama gibi pek çok eğitim aldık. Bu eğitimler dolaylı yoldan aslında öğrencilerimize ulaşıyor. Yeni eğitim-öğretim yılında onlara uzay ve bilim alanlarında çok daha verimli bir şeklide yol gösterebileceğime inanıyorum.

ÖĞRENCİLERİNE ATÖLYE ÇALIŞMALARI, GÖRSEL MALZEMELER VE FARKLI OYUNLARLA DENEYİM KAZANDIRACAK

2017 UZAY AKADEMİSİ PROGRAMI (HESA) KATILIMCISI CANAN YESBEK:

 Eğitim sektöründe 17 yılı geride bıraktım. 40 yaşındayım. Şu an Kayseri’de bulunan ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Kayseri Ortaokulu’nda görev yapıyorum. Uzay Akademisi Programı’ndan, programa daha önce katılan bir öğretmen arkadaşım vasıtasıyla haberdar oldum. Detaylı bir başvuru sürecinden geçtim. Ülkelerin eğitim sistemi, sistemdeki eksikliklerin öğrencilere olumsuz yansımalarının telafisi için uygun eğitimler verip veremeyeceğiniz, STEM çalışmalarında yer almak ve bu konuda kendini geliştirmeye açık olmak temel kriterler arasında… Dünyanın dört bir yanından sizinle aynı branşta olan öğretmenlerle bir araya gelip hem onların eğitim sistemi hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz hem de eğitimde ortak bir dil olması için neler yapılabileceğini görüyorsunuz. Matematik dünya genelindeki öğrencilerin büyük çoğunluğunun ön yargıyla yaklaştığı bir ders. Bu dersi, bu yöntemlerden ilham alarak eğlenceli hale getirip çocukların sıkılmadan bir şeyler öğrenebilmesini sağlamayı umuyorum. Bu eğitimden sonra atölye çalışmalarına, etkinliklere, konuyu kavratabileceğim basit oyunlara ağırlık vereceğim. Daha çok görsel malzeme kullanarak, öğrencilerin karşılaştıkları problemleri senaryo ve kurguyla onların dünyasına indirgemeyi, öğrencilerimin fakında olmadan eğlenerek öğrenmelerini, öğrendiklerinin aslında gerçek yaşam problemleri olduğunu anlamalarını ve bu problemlerin günlük hayattaki karşılıklarını bulmalarına yardımcı olmayı hedefliyorum.