“İyi ki risk almışım”

Otelcilik sektöründe çalışırken teknoloji sektörüne geçmeye karar veren, sonrasında da asıl yapmak istediğinin dış ilişkiler ve iletişim olduğunu anlayan SOCAR Türkiye Dış İlişkiler Başkanı Murat Lecompte, 27 yıllık kariyer hayatında bugün geriye dönüp baktığında iyi ki bu riskleri aldığını söylüyor…

Duygu Sayıner / duygu.sayiner@platinonline.com

 

2020 yılına kadar rafineri, petrokimya, enerji, lojistik, dağıtım ve depolama entegrasyonunu tamamlayarak bu alanda Türkiye’nin en büyük üretim şirketi olmayı hedefleyen SOCAR Türkiye’nin Dış İlişkileri Başkanlığı görevine Murat LeCompte atandı. Enerji ve teknoloji sektörlerinde 27 yılı aşkın tecrübeye sahip Murat LeCompte’un eğitiminden sonraki kariyer hikayesini kendisinden dinliyoruz: “Öğrenci olduğum dönemden itibaren iş yaşamına katıldım. Dolayısıyla bu bana farklı sektörlerde tecrübe sağladı. Çalışma hayatımın başında havayolu şirketleri ve otellerde çalışıyordum. Mezun olduktan sonda da otelcilikte devam ettim. Ancak kısa bir süre sonra bu sektörün bana uygun olmadığını anladım. Bilişim teknolojilerine ilgi duymaya başlayınca önce otellere yazılım ve donanım yapan bir şirkette çalışmaya başladım. Daha sonra da farklı teknoloji şirketlerinde toplam 15 yıl çalıştım. Teknoloji dünyasında en zor şeyin ‘teknolojiyi doğru anlatabilmek’ olduğunu gördüm. Kurumsal iletişim ve kurumsal ilişkiler alanına, teknoloji sektöründen geçiş yaptım. Medya, sivil toplum kuruluşları, kamu ve eğitim dünyası gibi kurumlarla doğru ilişkileri tesis etmenin ve doğru şekilde iletişim yapmanın şirketlere olumlu katkılarını gördükten sonra bu alanda çalışmaya başladım. 2006 yılından itibaren ise aynı mesleği enerji sektöründe sürdürüyorum. SOCAR Türkiye’ye Haziran 2017 itibariyle başladım ve buradaki enerji ve tecrübe birikiminin kariyerimde çok önemli bir yeri olacağına inanıyorum...”

 

"Takımın başarısı, liderin başarısıdır. Aynı zamanda, liderin başarısı takım üyelerinin başarısıdır. Lider, organizasyonda başarılı oldukça takımı yükseltir ve yüceltir. O takımın üyeleri de yetişir, büyür ve başka takımlara lider olarak gider"

 

Kariyerinizdeki dönüm noktaları neler oldu?

İki önemli dönüm noktası sayabilirim. Birincisi, otelcilik sektöründe çalışırken teknoloji yetkinliklerimi geliştirmeye karar vermek ve teknoloji sektörüne geçiş yapmak. İkincisi de teknoloji sektöründe iş geliştirme ve satış danışmanlığı gibi görevler yaparken, esas yapmak istediğim iş alanının dış ilişkiler ve iletişim olduğunu anlayıp, o alandaki uzmanlığımı geliştirmek. Bunların her ikisinde de o dönemde yaptığım görevleri bıraktım ve kariyerimi, daha önce çok da tecrübe edinmediğim işlere doğru sürdüm. İkisi de oldukça riskli kararlardı. Ancak bugün geriye dönüp baktığımda, ‘iyi ki bu riskleri almışım’ diyorum.

 

Nasıl bir yönetim tarzına sahipsiniz? Vizyon ve misyonunuz nedir?

Yönetim tarzımı ‘strateji odaklı, takım odaklı ve esnek’ olarak tanımlıyorum. ‘Yaptığınız her işte bir stratejiniz olmalı ve ondan şaşmamalısınız’ diye düşünüyorum. Gündelik işler ve acil verilmesi gereken kararlar da günün sonunda stratejinizi değiştirmemeli; aksi takdirde sürekli rüzgarda savrulursunuz. Teknolojinin ve dolayısıyla iletişim kanallarının bu kadar gelişmiş olduğu bir dünyada her şeyi öngörmeniz neredeyse olanaksız. Bu nedenle esnek olmanız gerek. Ancak istikrarlı olabilmeniz için ana hedefleriniz üzerinde çalışmayı ve toplam stratejinizle uyumlu olmayı da sürdürmeniz gerekiyor. Tabii sağlıklı yönetim için iyi bir takım kurmak da çok önemli. İyi bir takım kurarsınız ve bu takım sizinle iyi günde kötü günde hep birliktedir. Takıma güvenmeniz, gerektiğinde sırtınızı dayayabilmeniz gerekir. Takım üyeleri de aynı şekilde size güvenir ve gerektiğinde sizden her türlü desteği alacaklarını bilirler. Takımın başarısı, liderin başarısıdır. Aynı zamanda, liderin başarısı takım üyelerinin başarısıdır. Lider, organizasyonda başarılı oldukça, takımı yükseltir ve yüceltir. O takımın üyeleri de yetişir, büyür ve başka takımlara lider olarak gider.

 

Kriz ortamlarında nasıl bir strateji izlersiniz?

Kriz ortamlarında tüm bilgiler elinizde olmadan hızlı karar vermeniz gerekebilir. Buna hazırlıklı olmalısınız. Dolayısıyla ilk başta gerektiğinden fazla insan ve kaynak ayırmakta fayda var. Uluslararası şirketler de böyle yaparlar. İlk başta ‘over-react’ diye tabir edilen strateji ile gerektiğinden fazla çalışma yapılır; daha sonra ise durum analiz edilir ve tüm bilgiler geldiğinde kurumun acil durum çalışması ona göre ayarlanır. Kriz durumu için hep hazırlıklı olmalısınız. Öncesinde yapılacak tatbikatlar, sonuçları doğru değerlendirildiğinde gerçek krizden daha az hasarlı çıkmanızı sağlar. 

 

“Yönetim tarzımı ‘strateji odaklı, takım odaklı ve esnek’ olarak tanımlıyorum. ‘yaptığınız her işte bir stratejiniz olmalı ve ondan şaşmamalısınız’ diye düşünüyorum. Gündelik işler ve acil verilmesi gereken kararlar da günün sonunda stratejinizi değiştirmemeli; aksi takdirde sürekli rüzgarda savrulursunuz…”

 

Ekibinizi hangi kriterler çerçevesinde oluşturuyorsunuz?

Takımlarda güven oluşturmak ve açık olmak çok önemlidir. İyi bir takım kurarsanız, bu takım her zaman sizinle birlikte olur. Ekipte güven ve şeffaflık olmazsa olmazdır. Takımlardaki kişilerde öğrenme yetisi olması da çok önemlidir; hatta bilgiden daha önemlidir. Herkes her şeyi bilemez ama hızlıca öğrenebilir. Takım üyelerinin nasıl öğreneceklerini bilmeleri onlara güçlü bir avantaj sağlar.

 

2017 yılına yönelik projeksiyonunuz ne olacak?

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR, Türkiye’nin en büyük yabancı yatırımcılarından. Tüm yatırımlarını 2008’de Petkim’i alarak faaliyetlerine başlayan Türkiye’deki iştiraki SOCAR Türkiye üzerinden yapıyor. SOCAR Türkiye’nin amacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında üzerinde yaşadığımız toprakları dünyanın en önemli enerji koridorlarından biri haline getirmek. Bizim de hedefimiz bunu hem kamuoyuna hem de ilgili kurumlara doğru bir şekilde anlatmak. SOCAR Türkiye’nin şirketleri ve projeleri arasında Petkim, Petlim, 2018 yılında faaliyete başlayacak STAR Rafineri, yine 2018 yılında ilk gaz akışının sağlanacağı TANAP gibi dev yatırımlar bulunuyor. Yatırımların tutarı 12.6 milyar dolara ulaştı, tamamlandığında 19.5 milyar doları geçecek. Bu kadar büyük bir yatırımın Türkiye için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

 

MURAT LECOMPTE KİMDİR?

Enerji ve teknoloji endüstrilerinde 27 yılı aşkın tecrübesi olan Murat LeCompte, 1964 yılında İstanbul’da doğdu. TED Ankara Koleji’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nde ön lisans alan LeCompte, lisans derecesini ise University of Houston’dan İşletme alanında tamamladı. Bilişim teknolojileri sektöründe 16 yıl çalışan LeCompte hem ABD, hem de Türkiye’de profesyonel hizmetler, müşteri desteği, satış, danışmanlık ve ürün geliştirme alanlarında yöneticilik yaptı. LeCompte, Intel Corporation’da Stratejik İlişkiler ve İş Geliştirme Müdürlüğü, Ülke Eğitim Projeleri Direktörlüğü, Kamu İlişkileri Müdürlüğü gibi pozisyonlarda bulundu. 2006-2017 yılları arasında BP Türkiye’de önce İletişim ve Dış İlişkiler Müdürü, sonrasında ise Kurumsal İletişim Direktörü olarak görev yapan LeCompte, Haziran 2017 itibarıyla SOCAR Türkiye Dış İlişkiler Başkanı oldu.