Panda, abartılı vaatlerden uzak, sadece dondurma satıyor

Yüzde 100 yerli üretim markası Panda, ürün ve tesis yatırımlarının yanı sıra reklam kampanyaları ile de ilgi görüyor. ‘Abartılı Vaatlerden Uzak Sadece Dondurma’ diyen Panda, bu sloganıyla samimi karakterini de perçinliyor. Ürünün ötesine geçen reklam filmlerinin gerçekten uzak olduğunu vurgulayan has gıda yönetim kurulu başkanı Vedat Bahar, yeni nesil tüketicinin bu samimiyeti aradığını söylüyor. Balkan ülkelerinde de tüketiciye ulaşan marka, bu bölgede ilk 3 arasında konumlanıyor

Dalida Özatay Erus / dalida.ozatay@platinonline.com

 

Türkiye’nin ilk endüstriyel ambalajlı dondurması olan ve 1984 yılında yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan Panda, 1980’li yılların ortalarına kadar pastanelerde satılan dondurmayı yaygınlaştırarak satış noktalarına ulaştırıyor. Ürünleri kadar reklam filmleri ile de dikkat çeken marka, ‘Abartılı vaatlerden uzak sadece dondurma’ sloganıyla dikkat çekiyor. Has Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bahar, “Dondurma kendi başına bir mutluluk kaynağı iken, daha büyük ne vaatte bulunabilirsiniz? ‘Sadece dondurma’ demeyi bu nedenle sade ve güçlü buluyoruz” diyor. Markanın yeni yatırım planlarını anlatan Bahar, Balkanlarda ilk 3 markadan biri olduklarına dikkat çekiyor.

 

Panda, Türk dondurma sektöründe öncü ve aynı zamanda ilklere imza atan bir marka. Markanın kilometre taşlarını paylaşır mısınız?

Panda dondurmanın, her yaş grubuna hitap eden tüketicinin damak tadına uygun ürünleri ve hijyenik ambalajlarıyla satışa sunulması, dondurmaseverler tarafından kısa zamanda popüler olmasını sağladı. Böylece Panda, Türkiye’de dondurma sektörü adına yeni bir çağ başlattı. Panda’nın öncü uygulamalarına, Türkiye’de ilk diyabetik ve diyetetik dondurma, ilk dondurmalı pasta üretimini örnek verebiliriz. Yine Türkiye’de bir ilk olarak çubukta Maraş, dilimlenmiş Maraş ve çubukta promosyon uygulamasını Stix ürünü ile Panda gerçekleştirdi. 1985 yılında yapılan ilk üretimle pazarlama faaliyetlerine başlayan Panda, 33 yıldır pazarlama iletişimini kesintisiz sürdürüyor. İlk reklam filminde kullanılan ve hâlâ kullanılmaya devam edilen, hepimizin sözlerini ezbere bildiği, ‘Hem küçüklere, hem büyüklere işte nefis dondurma…’ jingle’ı Panda’nın değişmeyen varlıkları arasında yerini koruyor.

 

"SADECE DONDURMA DEMEK, SADE VE GÜÇLÜ"

Web sayfanız, ‘Abartılı vaatlerden uzak, sadece dondurma’ sloganı ile açılıyor. Burada asıl söylemek istediğinizi sormak isterim, bu doğrultuda da sektörü değerlendirebilir misiniz?

Sadece dondurma sektöründe değil birçok sektörde, reklamların ürünün ötesine geçen vaatlerle donatıldığını görebilirsiniz. Öte yandan bugünün tüketicisi oldukça bilinçli ve reklamlarla verilenleri değerlendirme süzgecinden geçiriyor ve samimi bulunmayan markalar oyunun dışında kalıyor. Dondurma, her yaştan tüketicinin keyifle tükettiği bir üründür. Dondurma kendi başına bir mutluluk kaynağı iken, daha büyük ne vaatte bulunabilirsiniz? ‘Sadece dondurma’ demeyi bu nedenle sade ve güçlü buluyoruz.

 

Geçtiğimiz yıl çekilen reklam filminiz çok konuşuldu. Nasıl bir geri dönüş sağladınız? 

Ana hedefimiz, markamız ve ürünümüzle ilgili anlatmak istediklerimizi tam da olması gerektiği gibi ‘gerçeklikle’ anlatmaktı. Zira gerçeğin korkulacak bir yanı olmadığına inanıyoruz. Kampanyamız her kesimden büyük beğeni topladı ve tahmin ettiğimiz rakamların üzerinde izlenme aldı. Reklam kampanyamız, Panda’nın samimi marka karakterini perçinledi ve en iyi Viral Film kategorisinde Kristal Elma ile ödüllendirildi.

 

“ABARTISIZ DİL KULLANMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bu tarz bir reklam filmi veya tanıtım planlaması yeniden düşünülüyor mu? 

Reklam kampanyalarımızda her zaman tüketicilerimizle duygusal bir bağ kuruyoruz. Belki de bu nedendir ki, araştırmalar tüketici nezdinde Panda’nın samimi ve içten bir karaktere sahip marka olduğunu gösteriyor. Değişen ve gelişen pazarlama dünyasında yöntemlerimiz değişebilecek olsa bile abartısız bir dil kullanmaya devam etmeyi planlıyoruz. 

 

“İstanbul’da yer alan üretim tesisimizde 500’e yakın personel, 10 bin metrekarelik fabrika alanında yıllık 40 milyon litre üretim kapasitemiz ile tüm Türkiye’ye hizmet veriyoruz”

 

Panda’nın ürün çeşitliliği ve özellikleri nelerdir? 

Dondurma pazarı, inovasyonla gelişen bir sektör. Bu nedenle her yıl mutlaka yeni ürünlerimizi dondurmaseverlerle buluşturuyoruz. Türk halkı damak tadı gelişmiş bir millettir. Biz de, yüzde 100 Türk sermayeli bir firma olarak üzerimize aldığımız sorumluluğu layıkıyla taşımaya gayret ediyoruz. Global ve yerel trendleri takip ederek Türk damak tadına uygun lezzetleri ciddi bir Ar-Ge çalışmasından sonra tüketicilerimize sunuyoruz. 2017 yılında Türkiye’nin ilk çubukta sunulan Maraş dondurması, kornet kategorisinde Big Ben, 7’den 70’e herkesin zevkle tükettiği Popsi ve ferahlatan lezzeti ile Limon Buzz bu sene portföyümüze eklediğimiz yeni markalar arasında yer alıyor. Yeni ürün lansmanları ile beraber, Panda’nın kuruluşundan beri var olan Stix gibi efsaneleşmiş ürün gruplarına da portföyümüzde yer veriyoruz. Toplamda 63 çeşit ile her yaştan herkese hitap eden büyük bir aileyiz. 

 

“BALKANLARDA SEVİLEN VE TANINAN İLK ÜÇ MARKADAN BİRİYİZ”

Hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz?

Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Bosna, Kuzey Kıbrıs ve Irak gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Yurt dışında da markamızı tanıyan ve severek tüketen büyük bir tüketici kitlesi bulunuyor. Bu yüzden de özellikle Balkanlarda sevilen ve tanınan ilk üç markadan biriyiz. 2017 senesinde var olan pazarlarımızı hem cirosal hem de hacim bakımından geliştirdik ve nihai müşteri bilinirliğimizi artıracak çalışmalar içerisine girdik. Önümüzdeki yıllarda güncel mevzuat ve politikalarımız doğrultusunda, yeni müşteriler ve ülkeler ile ihracat ciromuzun iki katına çıkartılması stratejilerimiz arasında yer alıyor. 2017’nin son çeyreğinde gerçekleşecek World Food fuarına katılarak dağıtım ağımızı genişletmeyi planlıyoruz. 

 

Satış ve pazarlama stratejilerinizi neye göre belirliyorsunuz?

Hızlı tüketim sektöründe sürekli değişen ve artan taleplere cevap vermek adına satış ve pazarlama stratejilerimizi kısa ve uzun vadeli planlar dahilinde oluşturuyoruz. Satış noktaları ve tüketicilere yönelik hazırlanan stratejiler pazarlama, Ar-Ge ve saha denetim departmanlarımız tarafından titiz çalışmalar sonucunda pazara yansıtılıyor. Müşteri memnuniyetini sağlamak adına yaptığımız yatırımlar ve bu bağlamda hazırlanan çalışmalar sonucunda markaya olan sadakati her geçen yıl bir üst basamağa taşımaya devam ediyoruz.

 

Geçtiğimiz yılı hedeflerinize ulaşarak kapattınız mı?

1980’li yıllarda kişi başı dondurma tüketimi yarım litrenin altında seyrederken bu rakam bugün 4.5 litreye ulaştı. Her yıl iki haneli büyüyen dondurma pazarında, Panda olarak, 2016 yılında da bir önceki senelerde olduğu gibi satış noktalarımızı ve pazar payımızı artırarak hedeflediğimiz rakamlara ulaştık. Bundan sonraki dönemlerde de amacımız, pazar büyümesinin üzerinde büyümeler gerçekleştirmek olacak.

 

2017’de gerçekleşen yatırımlarınız ne yönde oldu? 2018 için nasıl bir projeksiyon belirlediniz? 

Gelişen teknoloji ile birlikte, üretim tesisimizde yenilikler yaparak, üretim kapasitemizi artırdık ve böylece ürün portföyümüzü de genişlettik. Saha satış ekibimiz için özel olarak geliştirilen yazılım sayesinde, rut optimizasyonunu geliştirmekle birlikte, satışı artırmaya yönelik dinamik raporlar ürettik. Satış ve dağıtım sistemimizdeki iyileştirme ve yatırımlarla birlikte daha fazla noktaya hizmet vererek maksimum performans elde ediyoruz. 

Yüksek müşteri memnuniyetiyle 2017 sezonunda büyüttüğümüz satış noktası sayısını, 2018 yılında da aynı prensip ve performansla artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yılda da Türkiye’de ilk olacak lezzetleri ürün yelpazemize ekleyerek sektöre yenilikler getireceğiz. 

Kesintisiz sürdürdüğümüz pazarlama iletişimimizle birlikte TV, radyo ve sosyal medyanın yanı sıra tüketicinin bulunduğu her alanda varlık göstermeye devam ediyoruz.