PİYASALAR

Mobilyada talep artışı, terminleri iki aya kadar uzattı

Platin

Koronavirüsün Türkiye’de ortaya çıkmasının ardından en çok etkilenen ve fabrikalarda üretimin neredeyse durma noktasına geldiği mobilya sektörü, içinde bulunduğumuz yılın ikinci yarısında oldukça hareketli günler geçiriyor. Gelen taleplere yetişmeye çalışan sektörde, yoğunluğun yıl sonuna kadar devam etmesi beklenirken, sipariş teslim sürelerinin de bu yoğunluktan dolayı arttığı görülüyor

Yeni normalleşme süreciyle birlikte oluşan talebe yetişmeye çalışan mobilya üreticileri, bir ürünün müşteri tarafından mağazada siparişi verildikten sonra teslim süresinin (termin) 60 günü bulabildiğini belirtirken, konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balcı, bu talep yoğunluğunun yıl sonuna kadar devam etmesini beklediklerini belirtti. 

“Son aylarda gerek yurt içinden gerekse yurt dışından aldığımız siparişlere yetişmeye çalışıyoruz. Bu nedenle mart, nisan ve mayıs ayındaki üretim durgunluğunu telafi edecek şekilde fabrikalarda tam kapasite ile çalışmaya devam ediyoruz” diyen Balcı, iptal edilen düğünlerin dahi satışları olumsuz etkilemediğini ve tam tersine evlenecek çiftlerin mobilya alışverişi yapmaya devam ettiğini de dile getirdi.

Mustafa Balcı, “Müşterilerimiz, bir ürünün siparişini mağazadan vermelerinden itibaren termin süresi ortalama 30 gün ile 45 günü bulabiliyor. Biz de sektörümüz adına çözümü, makine parkuruna yatırım yapıp, ek istihdam alanı oluşturmakta bulduk. Her zaman söylediğim gibi biz sektör temsilcileri olarak kendimizi ‘istihdam dostu’ olarak tanımlıyoruz” dedi.

"EVDE KAL KARARI, MOBİLYADA DEĞİŞİMİ GETİRDİ"

Mustafa Balcı, insanların Koronavirüs salgını nedeniyle evlerine kapandığı o dönemin, mobilya sektörü için aslında bir kırılma noktası da ortaya çıkardığına dikkat çekti. 

Balcı, “Dünya genelinde ve ülkemizde de etkileri bu kadar büyük olan bir salgınla ilk kez karşı karşıya kaldığımız için virüsün ilk görüldüğü ve sokağa çıkma yasaklarının başladığı o dönemde öncelikle herkes kaygılı bir bekleyiş içerisinde evlerinde kalmak zorundaydı. Evde kalma süremiz uzadıkça yaşadığımız ortamı değiştirme ve eşyalarımızı yenileme ihtiyacı duyduk. 

Bu nedenle temmuz ve ağustos ayında mobilyada yükselen satış rakamları aslında mart, nisan ve mayıs ayında eve kapanan vatandaşlarımızın vermiş olduğu 'değişim' kararının da bir göstergesidir. Bunun yanında elbette ki ertelenen düğün alışverişleri, taşınmalar ve evini yenilemek isteyen kişilerin satın alma kararları da bu satış grafiğini olumlu etkiledi” diye ifade etti. 

“MOBİLYA ALACAKLAR ŞİMDİDEN KARAR VERSİN”

Mobilya alacak olan vatandaşlara; son dönemde artan talebe karşı firmaların gece gündüz aralıksız üretime devam ettiğini ancak müşterilerin de ortalama 30-45 günü bulan teslimat sürelerine karşı alışverişlerini son dakikaya bırakmamalarını tavsiye eden Mustafa Balcı, mobilya markalarının müşteri memnuniyeti konusunda oldukça titiz davrandıklarının altını çizdi. 

Balcı, “Yıl sonuna kadar taleplerde yoğunluğun devam etmesini bekliyoruz. Tabii bu süreçte özellikle yurt dışı kaynaklı hammadde tedariklerinde yaşanan gecikmeler de üretime doğrudan yansıyor. 

Ancak bu geçiş döneminin firmaların üretim gücü ile aşılacağını ve bilinçli tüketicilerin de erken sipariş alışkanlığı ile pandemi öncesinde olduğu gibi termin süresinin minimuma ineceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

DIŞ TİCARET FAZLASI VERİYOR

Türkiye’nin dış ticaret fazlası veren sektörlerinin başında gelen ve ekonomiye katkı açısından da ülkenin en önemli sektörlerinden olan mobilya sektörü, bugün dünyanın 180 ülkesine ihracat yapıyor. Mustafa Balcı, “Koronavirüs nedeniyle sektör olarak yaşadığımız olumsuz günleri geride bırakmaya başladık, ekonomik anlamda sektörümüze büyük darbe vuran ve neredeyse çarkların durma noktasına geldiği karanlık günler neyse ki arkamızda kaldı. 

Mobilya sanayii çatısı altında yer alan hem büyük markalarımız hem de KOBİ’lerimizle üretime tam kapasite ile devam ederek çalışmalarımızı da büyük bir inançla devam ettiriyoruz. Ekonomik istikrarı korumak adına bu sene sonunda varmak istediğimiz 4 milyar dolarlık ihracat hedefimizde yılın yedinci ayında 1.8 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmış bulunuyoruz” dedi.

TÜRK MOBİLYASI DÜNYAYA YAYILIYOR

Koronavirüs krizi nedeniyle çalışmaları sekteye uğramış olsa da sektörlerinin bu süreçte Ar-Ge yatırımlarına da ağırlık verdiğini ifade eden Başkan Mustafa Balcı, “Yerli ve milli üretimi geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarımız, tasarım gücümüz, istihdam yatırımlarımız ve kaliteli üretimlerimizle sektörümüzü kalkındırmak adına çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. İhracatla yüzümüzün yeniden güldüğü şu günlerde, yıl sonunda ise yüzde 17 ila 18 oranında bir büyüme ivmesi yakalayarak bir önceki yıla göre mobilya sanayimizi yine en öne taşıma gayretindeyiz. Son dönemde ABD ve Çin arasında yaşanan ticari gerginlik yönünü ABD pazarına çeviren Türkiye için büyük bir avantaj sağlarken yine yakın coğrafyamızda bulunan Irak, Almanya, Libya, Suudi Arabistan, Fransa, İngiltere, İsrail, Hollanda, Katar, Romanya, B.A.E., Çekya ile İtalya ve Azerbaycan’la sürdürdüğümüz ihracatla birlikte Türk mobilyasını dünyanın her noktasına ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

KORONAVİRÜS’ÜN SEYRİ ULUSLARARASI TİCARETİ DE ETKİLEDİ

Balcı, tüm dünyanın ve ülkemizin de Koronavirüs pandemisi ile olan mücadelesi karşısında mobilya sektördeki firmalara çağrıda bulunarak; etkileri hâlâ devam eden virüse karşı fabrikalarda, üretim merkezlerinde ve mağazalarda rehavete kapılmamak gerektiğini ve tüm hijyen ve güvenlik önlemlerinin yine üst seviyelerde tutulmasının altını önemle çizerken, “Güvenli çalışma ortamıyla sektörümüzde üretimi sekteye uğratmayacak şekilde işlerimize devam etmeliyiz” yorumunda bulundu.

Koronavirüs’ün ülkeler arası ticaretin seyrini de önemli ölçüde etkilediğini ifade eden Mustafa Balcı, yeniden normalleşmeye başlayan bu olumlu tabloyu daha da iyiye döndürmek açısından virüse karşı toplum olarak hassasiyetle yaklaşmaya devam etmemiz gerektiğini söyledi.

FUAR, 2021 BAŞINDA

Öte yandan Türkiye’nin en büyük uluslararası mobilya fuar organizasyonu olarak bu yıl tek çatı altında birleşen Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, 26-31 Ocak 2021 tarihleri arasında eş zamanlı olarak İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi ile Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. MOSDER’in de katkılarıyla MOS Fuarcılık tarafından düzenlenecek bu büyük organizasyon, 120 bin metrekare alanda hayata geçirilecek ve 500’den fazla katılımcı firmaya da ev sahipliği yapacak. Pandemi nedeniyle geçirdiği zor günlerin üstesinden gelmeyi hızla başaran Türkiye mobilya sektörünün dünya pazarına açılan vitrini olacak bu önemli fuarla ilgili Mustafa Balcı da değerlendirmelerde bulundu. Başkan Balcı, 2021 Ocak ayında gerçekleşecek büyük buluşma için katılımcı markaların şimdiden hummalı bir çalışma içerisinde olduklarını dile getirirken, dernek olarak 60 üye firmaları ile birlikte fuara katılacaklarını belirtti. 

“MOBİLYACIMIZ, KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMESİNİ BİLDİ” 

Covid-19 salgını nedeniyle ilk şoku hızla atlatan mobilya sektörünün, ulaşmak istedikleri hedefler doğrultusunda daha da güçlenerek yoluna devam edeceğini ifade eden Balcı, bu yıl MOS Fuarcılık organizasyonu ile tüm mobilya sektörünü tek çatı altında toplayacak olan Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nın, Türk mobilya sanayisine dünya arenasında, yeni pazarlara ulaşma noktasında da bir fırsat ortamı oluşturacağını ifade etti. “Üretim gücü çok yüksek olan mobilya sanayimiz bugün dünyanın en iyi 13’üncü üretici ülkesi konumunda yer alırken, en çok ihracat yapan 12’nci ülke olarak da dünyadaki pek çok rakibinin önüne geçiyor. Koronavirüs nedeniyle Çin’den mobilya alımları azalırken ABD ile Çin arasındaki ticari gerginlik, ABD’nin gözünü Türk mobilyasına çevirmesini sağladı. 

Bu tabloya göre ocak-ağustos döneminde Amerika’ya ihracatımız yüzde 6 seviyesinde artış gösterdi” diyen Balcı, iki ülke arasında yaşanan krizi Türkiye adına fırsata çevirmeyi başardıklarını ifade etti. 

BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE OLMAK ŞART

Mobilya üretimi yapan öncü firmaların ve mobilya sektörünün vizyonunu genişletmenin ana hedefleri olduğunu söyleyen Mustafa Balcı, mobilya sanayiinin gelişmesi ve sektör haline gelmesi için, mobilya üreticileri, yan sanayicisi, ithalatçısı ve perakendecileri ile gerekli olan iş birliğini ortaya koyup, aynı zamanda sektörün önde gelen dernekleri ile sektör ihtiyaçlarını, çözümlerini kamu yönetimi ile paylaşarak, sağlıklı kararlar alınmasını ve uygulanmasını sağladıklarını kaydetti. 

“MOSDER’in önceliği, her zaman mobilya sektörünü bir arada tutmak, birleştirmek ve tek vücut yapmak” diyen Balcı, bu nedenle bu yıl gerçekleşecek mobilya fuarında Türk mobilyası dünyaya kendi gücünü gösterirken sektörleri adına da birlik ve beraberlik mesajı vereceklerinin altını çizdi. 

Balcı son olarak, “Dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla buluşturacak olan Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda bu yıl da en zarif ev mobilyalarından iç mekan tasarımlarına ve global mobilya trendlerine kadar bir çok ürünü hem B2B hem B2C alıcılarla buluşturacak büyük bir şölene imza atacağız” ifadelerinde bulundu.