İslamlaşma bahsine yeni bir giriş

“Türk düşüncesinin teşekkül devrini dolduran meseleler, bugünümüzün çerçevesine girebilecek bir mahiyete ve aktüelliğe sahiptir. Aradaki mesafe ne kadar büyük olursa olsun, pek çok şeyin o günün bir devamı ve neticesi olduğu görülür”

 

Meral Erdoğan / meral.erdogan@platinonline.com

 

Ülkemizde milliyetçiliğin/Türkçülüğün gelişmeye başladığı 19'uncu yy sonu-20'nci yy başından bu yana en çok tartışılan ve tabii en çok çarpıtılan alanlardan biri de Türklerin Müslümanlığa geçiş süreci olmuştur. Fatih M. Şeker’in 'Türk Dinî Düşüncesinin Teşekkül Devri' konuyla ilgilenenler için son dönemde yayınlanan önemli kaynaklardan biri. Fatih M. Şeker, süreci incelerken öncelikle disiplinlerin mutlaklaştırılmasına karşı çıkıyor. Akademideki zihniyet darlığını tarih bilinci noksanlığına bağlarken İbn Haldûn üzerinden tarihi aktüel hale getirecek bir tarih felsefesinin imkanlarını araştırıyor ve Mukaddime‘nin önemini şöyle açıklıyor: “Vaziyeti olduğu gibi gören ve hakikî ufku Türkler olan İbn Haldûn’un Mukaddime’sinin maziden geçmiş bir şey gibi bahseden eserlerden farkı, tarihin arkasında işleyen zemberekleri çeşitli yüzleriyle ve zıtlıklarıyla ortaya koyarak yeni bir mânâya büründürmesidir. Bu bakımdan Türklerin İslamlaşma tecrübesine vakıf olan birisi için Mukaddime mücerret bilgiler yumağı değildir.” Konuya dair literatürü incelediği ilk bölümün ardından 'Türk düşüncesinin teşekkül ettiği devrin dünya görüşü' üzerinde duran Fatih M. Şeker, Mukaddime ve İbn Haldun’u irdeliyor. “Türk-İslam Tasavvurunun Türkistan’a Mahsus Hususiyetlerinden Bahsedilebilir mi?” sorusuna cevap ararken 'dönemin en sistematik düşünürü' olarak hayatı Türklerin İslamlaşma sürecine denk gelen Mâtürîdî’ye odaklanıyor. Klasik ve modern dönem Mâtürîdî algılarının analiz ve eleştirilerinin ardından kitabının sonuç bölümünde ise bakışını Selçuklu Müslümanlığına ve Gazali’ye çevirirken sözünü “Sünniliği tanımayan hiçbir zaman halkımızı da tanıyamaz” diyerek bağlıyor. Yahya Kemal ve A. H. Tanpınar’a gönderme yaparak, “Zihnin hazmı konuşma ile olur. Konuşmak bulmak değil fakat düşünmektir” diyen Şeker, Türkçe’nin bütün imkanlarını kullandığı güçlü bir üslupla kolay ve hazır cevaplar arayan okuyucudan daha çok sabırlı ve sürekli takipçilere hitap ediyor.