PİYASALAR

"Sanatla kalpleri harekete geçireceğiz"

Platin

Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücü, içinde olduğumuz dönemde daha çok hissedildi. Şimdiye kadar sosyal sorumluluk projeleri geliştirerek iş, siyaset ve tasarım dünyasını bir araya getiren Ressam Tülin Kanun, bugünlerde çocuk hakları üzerine odaklanıyor. Tülin kanun, bu yaklaşımını ve yeni projelerini Platinonline.com’a paylaştı

Dalida Özatay Erus / dalida.ozatay@platinonline.com

2016 yılından bu yana birtakım sosyal sorumluluk projeleri ile resim sanatını birleştiriyorsunuz. Bu süreç nasıl başladı, nasıl gelişti? Şimdiye kadar hayata geçirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?

Sanatın ve kültürün temel uygulaması, insan davranışının en katılımcı, dinamik, sosyal biçimlerinden biridir. Düşünmeyi tetikleme, empati oluşturma, diyalog oluşturma, yeni fikirler, ilişkiler geliştirme kapasitesine sahiptir. Değerleri ifade etmek, paylaşmak, şekillendirmek için güçlü ve demokratik bir yol sunar. Bu düşünce ışığında sosyal sorumluluk projeleri ile resim sanatını birleştirmeye karar verdim.  2016 yılında çocuklarla bir proje gerçekleştirdim. Sonra her sene yeni bir proje oluşturdum. 2017 yılında Demet Sabancı Çetindoğan, Lili Garih, 2018 yılında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Arzu Sabancı, TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut gibi iş, sanat ve cemiyet dünyasının ünlü isimlerinden bazılarıydı. 2019 yılında TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, ATV Ankara Temsilcisi Şebnem Bursalı, moda tasarımcısı Zeynep Kartal gibi isimler projeme destek oldular. Geliri her yıl farklı bir sosyal sorumluluk derneğine bağışlanan ‘’Bi.Re.Y” Bir Resim Yap projesi 2020 yılında, beşincisini hayvan hakları için hayata geçirdim. ‘Hangimiz Daha Vahşi?' temalı hayvan figürlerinin bulunduğu sergiden elde edilen gelir, Silivri Canları İkinci Hayat Melekleri Derneği'ne bağışlandı. Sergideki 45 eserden, 25'i de öğrencilerimin imzasını taşıyordu.

 “ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ SANATLA GELİŞTİRMEK İSTERİZ” 

Bugünlerde ise yeni bir proje geliştiriyorsunuz. Çocuk haklarını konu alan bu projenin amacı nedir? 

Sosyal adaleti ve barışı teşvik etmek için çalışan bir grup hayırsever bu proje için bir araya geldi. Çocukları küçük yaştan sosyal konularda harekete geçmeye, liderlik becerileri geliştirmeye, istihdam sağlamaya yönlendiren çocuk ve gençlik sanatları programları hazırlamak istiyoruz. Yurttaşlığa ve sosyal değişime güçlü katkıda bulunanlar olarak çocuklara  sanat, kültür ilhamı vermek, bilgilendirmek, tanıtmak, birbirine bağlamak, sanatı toplulukların zorluklarına çözümlerin ayrılmaz ve etkili bir parçası haline getirmeye yardımcı olacak kaynaklar, yayınlar geliştirmeyi amaçlıyoruz.

 Bu proje ile kimlerle iş birliği yapmayı planlıyorsunuz? bu iş birliklerinde resim sanatına uzak olan kişiler tualin karşısına geçtiğinde neler hissediyor? gözlemleriniz neler?

Uluslararası bir proje hazırlandı. Uluslararası çocuk hakları denilince ilk akla gelen kurum UNICEF. Fakat pandemi dolayısı ile biraz yavaş ilerliyoruz. En kısa zamanda bu projenin tüm detaylarını duyuracağız. Tualin karşısındaki kişilerin, sanatın kalpleri harekete geçirmesiyle birlikte farkındalığı, bilgiyi, diyalogu geliştirme potansiyeli tamamen açığa çıkıyor. Değerlerimiz, sahip olduğumuz tutumları ve nasıl hareket ettiğimizi etkileyen yol gösterici ilkelerimiz, en geniş motivasyonumuzu temsil ediyor. Dünyaya bakma, anlama şeklimizi, fikirlerimizi düzenleyen zihinsel yapılar tual karşısında şekilleniyor. Kendimize ve başkalarına neyin önemli olduğunu anlattığımız hikayeleri inşa ettiğimiz bir çerçeve oluşuyor.

 “SANATLA, DAHA İYİ BİR YAŞAM YARATMALIYIZ”

 Sanat, sosyal sorumluluk çalışmaları ile bir araya getirerek nasıl bir fark yaratıldığını düşünüyorsunuz?

Sanat organizasyonları, aynı zamanda kâr amacı gütmeyen sanat faaliyetlerini ifade eder. Neyin gerçek bir fark yarattığına dair içgörülerle donanmış olarak en iyisini yapmalıyız. Geleneklerimiz, davranışlarımız ve değerlerimiz kültürümüzün yan ürünleridir. 

Hiç kimse açgözlülük, önyargı, bağnazlık ve nefretle doğmaz; bunların hepsi öğrenilmiş davranışlardır. Birbirimizden öğrenmek, birbirimizi anlamak için daha fazla ve daha iyi yollar bulmalıyız. Kazanılmış çıkarları bozmalı, daha sürdürülebilir yaşam biçimleri hayal edip yaratmalıyız.

 İçinde bulunduğumuz dönemi, bir sanatçı olarak nasıl değerlendirirsiniz. 

Dünya salgın yüzünden büyük zorluklar ile karşılaştı. Kesin olarak bildiğimiz tek şey, bazı şeylerin bir daha asla aynı olmayacağı. Bu zor günlerde digital platformlardaki sanatsal faaliyetler, insanların kaliteli  vakit geçirmesini sağladı. Ülkeler sınırlarını kapatırken sanat, kültürler arası etkileşimi artırdı ve bugünün şartlarında daha çok anlam kazandı. Sıkıntılar, mecburiyetler ortasında kültür ve sanatı isteğe bağlı bir ekstra olarak görmek hata olur. Çünkü kültür-sanat alanı, ekonomiyi ve turizmi destekler, istihdam yaratır, toplumsal kalkınmanın temel bileşenidir. Salgın sonrası sanatı canlı tutmak için kültürel profesyonelleri, kurumları desteklemek ve herkes için sanata erişimi teşvik etmek toparlanmamıza yardımcı olacaktır.