Akbank Sanat’tan yeni sergi: 'Siyah Gürültü'

Akbank Sanat, yeni sanat sezonunu ses ile sessizlik arasındaki karmaşık ilişkiyle ilgilenen bir güncel sanat projesi olan Siyah Gürültü (Black Noise) ile açıyor...

 

Küratörlüğünü Ekmel Ertan ve Işın Önol’un yaptığı, Burak Arıkan, Servet Cihangiroğlu, Didem Erk, Richard Jochum, Mirko Lazovic, Cengiz Tekin ve Anna Vasof’un eserlerinden oluşan Siyah Gürültü (Black Noise),  09 Eylül – 18 Kasım 2017 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşacak. 

 

Sesin ve sessizliğin yarattığı geniş çağrışım olanaklarını harekete geçirerek toplumsal referansları olan eserleri, birbirleri ve izleyici ile iletişime geçmeye davet eden Siyah Gürültü; sesin farklı mecralardaki dönüşümüne, işlevine, işlevsizliğine, şiirselliğine, kimi zaman anlamsızlığına, kimi zaman gücüne odaklanıyor. 

 

Serginin küratörlerinden Ekmel Ertan, sergi ile ilgili değerlendirmesinde, “Ses mühendisliği, elektronik ve fizik gibi alanlarda gürültünün rengi taşıdığı enerji tayfına işaret eder. Beyaz, pembe veya siyah gürültü farklı özelliklere sahiptir. Siyah gürültü, tüm frekanslarda hakim enerji seviyesinin sıfır olduğu, zaman zaman ani yükselişler içeren gürültü türüdür; sessizlik olarak da tanımlanır. Ses ile sessizlik varsayılanın aksine birbirinin tersi değil, içerenidir. Karmaşık birliktelikleri, bu imkansız kümede görünür olur. Ses, sessizliğin; sessizlik ise sesin üst kümesidir. Sessizliğin sesi ve bununla birlikte ölçülebilir, dönüştürülebilir bir gücü var. Bu önermenin tersi de mümkün; ses içeriğini, bağlamını, anlamını yitirdiğinde gürültüye, gürültü sessizliğe dönüşebiliyor. Sessizleşme ve sessizleştirme gücün kaybına, gürültü de varlığına, kazanımına işaret etmiyor. Türkçede olumsuzluk eki ile oluşturulan sessizlik, batı dillerinde fiil olarak ‘susturma, sessizleştirme’ anlamında fiil olarak da kullanılan ‘silence’ terimi ile eş anlamlıdır. Ölüm sessizliği, kuzuların sessizliği, yağmur öncesi sessizlik gibi, bir eylemden önceki veya sonraki gergin pasif bekleme sürecini ima eden terimlerde sıklıkla kullanılsa da, sessizlik, sesle ve eylemle yüklüdür. Öte yandan ses, ifadenin, hareketin, ortak yaşamın, doğanın temsilcisi olsa da, kimi zaman olmama halinden -yokluğundan- daha güçlü değildir” yorumunu yapıyor.