Petrol, altın ve dolarda neler oluyor?

Petrol ve altında nisan başında başlayan gevşemeye doların da katılması hem yatırımcıların hem de piyasaların gözünden kaçmıyor. Üç enstrümandaki geri çekilmelerin nedenleri muhtelif. Peki geri çekilmeler devam edecek mi? Yılın geri kalanında petrol, altın ve dolar hangi gelişmelere gebe? Uzmanlar bu noktada FED’den gelecek adımların izleneceğini belirtirken, ABD’nin dış politikada atacağı adımların üç enstrüman üzerinde de belirleyici olacağının altını çiziyor

Mustafa Gündoğdu / mustafa.gundogdu@platinonline.com

 

Petrol, altın ve dolar… Nisanın ikinci haftasıyla beraber bu üç enstrümanın gevşediği bir trend izledik. 10 Nisan haftasından itibaren düzenli olarak mayısa kadar gevşemesini devam ettiren petrol, altın ve dolarda düşüşler eş zamanlı olsa da gerilemenin nedeni bir değil. Fakat bu üç enstrümandaki düşüşleri, ABD ve Trump’ı anmadan geçmek de pek mümkün gözükmüyor… Bilhassa 16 Nisan Referandumu sonrasında böyle bir trend izleyen bu iki emtianın ve doların neden düştüğünü piyasanın uzmanlarına danıştık. Uzmanların bir kısmı bu geri çekilmeleri alım fırsatı olarak yorumlarken, seçici olmaya da vurgu yapıyor. Bu bağlamda takip edilecek en önemli konu FED’den gelen adımlar olacakken, politik gerginlikler de hem emtiaların hem de dolar/TL’nin yönünü belirleyecek.

 

NEDENLER FARKLI AMA…

Bahsettiğimiz gibi petrol, altın ve dolarda yaşanan geri çekilmelerin neredeyse eş zamanlı olduğunu görsek de her ürün için ayrı bir nedeni olduğunu söylememiz gerekiyor. Bu bağlamda ons altın açısından 1.295 dolar seviyelerinden aşağı yönlü geri çekilmesini, öncelikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Kuzey Kore, Afganistan ve Suriye’ye yönelik söylem ve eylemlerindeki pozitif değişimin ve jeopolitik risklerin azalmasına bağlayabileceğimizi belirten AHL Forex Araştırma Müdürü Tonguç Erbaş, diğer bir etkenin ise FED’in haziran toplantısında bu yıl içerisinde ikinci kez 25 baz puanlık artış gerçekleştireceği beklentisine bağlıyor. “Petrol tarafında ise 25 Mayıs tarihinde gerçekleşecek OPEC toplantısı öncesinde üretimde özellikle ABD tarafında artış gerçekleşmesi ve açılan kuyu sayısının yükselmesi ile birlikte talep tarafında herhangi bir artışın gerçekleşmemesi ön plana çıkıyor” diyen Erbaş, dolar tarafında da değer kayıplarının daha sınırlı kaldığını belirtirken, düşüşü Trump politikalarının ABD ekonomisine etkisinin sınırlı kalması ve beklentiyi karşılamamasına bağlıyor. Yine de üç enstrümandan bahsederken, ABD ve Trump isimlerinin anılıyor oluşu da dikkatlerden kaçmıyor.

 

PETROLDE NE OLDU?

2016 yılı son çeyreğinden bu yana 50 dolar seviyesinde denge bulan brent petrol,  ABD’de petrol üretimindeki artış hızının artarak devam etmesi ve petrol stoklarında da görülen artış sebebiyle düşüş trendi oluşturdu. Alan Menkul Değerler Kıdemli Analisti Eda Önder Öztürk, bu bağlamda ABD tarafında özellikle son bir yıldır üretimde canlılığın artarak devam etmesinin, OPEC’in üretim kesintisine rağmen petrol fiyatında arz fazlası unsurunun etkisiyle zayıf seyre neden olduğunu dile getiriyor. “50 dolar seviyesinde denge bulan brent petrol fiyatı ABD’deki üreticilerin üretim yapmalarını kârlı hale getiren bir noktada” diyen Öztürk, günümüzde ABD’nin ham petrol üretiminin son 12 haftadır artış kaydederek geçen hafta 9.31 milyon varile kadar yükseldiğini, ABD'deki toplam petrol sondaj kulesi sayısının da 703'e çıktığını aktarıyor. Öztürk, “OPEC üye ülkelerinden gelen üretim kesintisinin haziran ayı sonrasına da uzatılabileceği açıklamalarına rağmen, ABD’de üretimin rekor seviyede artarak devam etmesi nedeniyle petrol fiyatında zayıf seyir etkili olmaya devam ediyor” şeklinde konuşuyor.

 

ONS DA FED’E GEBE

Altın tarafındaysa FED’in faiz artırım politikasına ilişkin algıyı değiştirmesinin ve başta Fransa seçimleri olmak üzere küresel risklerin azalmasının altın tarafına olan ilgiyi azalttığını gördük.


İkon Menkul Değerler araştırma ekibi ise nisan ayının ortalarında altının hem teknik fiyatlama olarak aşırı alım bölgelerine geldiğine, hem de sarı metali yükselten güvercin FED etkisinin ve jeopolitik risklerin her birinin yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladığına işaret ediyor. Yani jeopolitik riskler kısa vadede unutuldu. İkon Menkul Değerler böylesi bir ortamda, FED’in haziran ayı toplantısında faiz artırma ihtimalinin artmasının ve 4 trilyon dolara kadar ulaşan devasa FED bilançosunun ilerleyen dönemde daraltma ihtimalinin, dolar endeksinin dip bölgelerden tepki vermesine neden olduğuna dikkat çekerken, bu durumun da ons altının yeniden gerilemesine yol açtığını söylüyor.

 

DOLARIN MOMENTUMU

Dolar, şüphesiz diğer iki emtiaya göre nispeten daha korunaklı bir evreden geçiyor. Kapital FX Araştırma Müdürü Yardımcısı Enver Erkan, Başkan Donald Trump’ın ekonomik paketleri zamanında geçiremeyeceği ve bunun da FED’i geciktireceği beklentisiyle aşağıya doğru eğilim gösterdiğini hatırlatıyor. “Trump’ın hem bütçe tavanı sorununu aşması hem de sağlık reformunu geçirmesi sonrasında FED mayıs toplantısında yaptığı açıklamada haziranda faiz artırımına açık kapı bıraktı. Şu anda Trump’ın vergi reformunu da geçireceğine yönelik iyimserlik arttığı gibi, FED’in de hazirandan sonra eylül ve aralık ayına da birer faiz artırımı sıkıştırabileceği konuşuluyor” diyen Erkan, bu süreç içerisinde enflasyon, istihdam ve büyüme başlıklarına ilişkin veri ve öncü göstergelerde de kötü bir seyir olmadığını hatırlatıyor. Bu yüzden doların da yönünü tekrar küresel piyasalarda yukarıya çevirdiğini belirten Erkan, dolar/TL fiyatının aşağıda kalmasının ana nedenini piyasanın ‘örtülü faiz artışı’ olarak nitelendirdiği, Merkez Bankası’nın geç likidite penceresinde yaptığı artırımlar ve piyasa fonlama oranının yüzde 12’ye yakınlaşması kaynaklı olduğunu aktarıyor.

 

ALIM FIRSATI MI?

Peki, bu üç enstrümandaki geri çekilmeler alım fırsatı olarak mı değerlendirilmeli? Tonguç Erbaş bu noktada, özellikle altın ve kur tarafında geri çekilmenin yıl sonu hedefleri açısından alım fırsatı yaratabileceğini belirtiyor. Erbaş’a göre ons altın tarafında 1.200-1.220 dolar aralığında fiyatlamalar takip edilebilir. Yine gram altında 139-141 TL ve dolar tarafında 3.50-3.55 aralığı da, orta vadeli yatırım için piyasadaki gelişmelerin de takip edilme suretiyle, kademeli alış yönlü pozisyonlar için düşünülebilecek seviyeler olarak değerlendirilebilir. Avrupa’da siyasi risklerin azalmasının, FED faiz artırım stresinin eskisi kadar piyasalarda yer etmemesi nedeniyle altının bir süre daha ilgi görmeyebileceğini belirten Eda Önder Öztürk de, dolar/TL cephesinde bir süre daha söz konusu iyimserliğin devam edeceği beklentisi nedeniyle 3.50 seviyesine kadar geri çekilmelerin normal olarak yorumlanabileceğini kaydediyor. Dolar/TL’deki düşüşleri teknik düzeltme ve TCMB’nin uyguladığı sıkılaştırıcı hamlelerin etkisi olarak okumanın son derece doğal olsduğunu belirten İkon Menkul araştırma ekibi ise FED’in haziran ayında faiz artırma ihtimalinin güçlenmesinin, dolar/TL’de kısa vadeli alım fırsatı yaratabileceğini belirtiyor. Yine haziran toplantısı sonrası FED’in yılın geri kalanına ilişkin beklentilerine göre altın, alış fırsatı verebilir.

 

BEKLENTİLER NE OLACAK?

Kapital Fx Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, geleceğe dair beklentileri şöyle özetliyor: 

Dolar: Burada ana başlık, elbette FED ve Trump. FED’in ne yapacağı bir anlamda Trump’a bağlı. Trump’ın ekonomik reformları ve bunların ekonomiye etkisi çok önemli, özellikle vergi indirim konusu. Bu konuda başaracakları ve başaramayacakları, FED’in de faiz artırım patikası açısından belirleyici. FED bir sürpriz olmazsa haziran toplantısında faiz artıracak. Bunu yapıp yapmamasından ziyade, söz konusu toplantıda yapacakları açıklamada eylül ve aralıkta faiz artırımına ilişkin sinyal verip vermeyecekleri önemli.


Altın: Yine FED ve Trump faktörlerine küresel riskleri de eklememiz gerekli. Avrupa ayağı sorunsuz atlatıldı gibi. Fransa seçimlerinden piyasanın istediği sonuç çıktı. Daha fazla siyasi belirsizlik söz konusu olur mu, onları izleyeceğiz. Bunun yanında Uzak Doğu’da Kuzey Kore’nin yarattığı gerilim ve Orta Doğu’daki çıkar çatışmaları önemli jeopolitik riskler olarak karşımıza çıkıyor. Haziran FOMC’den sonra ise biz altında yukarı hareket bekleyebiliriz.


Petrol: Global arz seviyesini izlemeye devam edecek. Küresel petrol talebi, ekonomik büyüme trendi çerçevesinde biraz daha olumlu olabilir. Bu petrol fiyatı açısından destekleyici. Ana unsur ise üretici ülkelerin üretim kesintisini devam ettirmeleri konusu... Petrol üretim kesintisinin uzatılması ve derinleştirilmesi mevzusu petroldeki global arz fazlasını hafifletecek ve fiyatları destekleyecektir.