Stilinde detaylara ve fonksiyonelliğe önem veriyor

Dalida Özatay Erus / dalida.ozatay@platinonline.com

 

Teşvikiye-Reasürans Pasajı’na girdiğinizde karşılıklı iki Ayşen Armağan mağazası görürsünüz. Markanın kurucusu Ayşen Armağan, kendine has stili ve enerjisi olan bir kadın. Son sekiz yıldır burada hem ithal ettiği marka hem de kendi koleksiyonunu modaseverlerle buluşturuyor. İthalatın yanı sıra üretim de gerçekleştiren Armağan’ın moda ve iş dünyasındaki yolculuğunu merak ediyoruz.

 

Öğreniyoruz ki Armağan, Strasbourg Üniversitesi Louis Pasteur’de ekonomi eğitimini tamamladıktan sonra Sorbonne Üniversitesi’nde de ekonometri masterı yapıyor. Ardından da Koç Grubu Ram Dış Ticaret’te Bulgaristan, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan ve Rusya ile demir çelikten tekstile, otomotivden elektronik ve gıdaya kadar her türlü kalemin ithalat ve ihracat satış koordinatörlüğü görevini üstleniyor. Evlilikle iş hayatına altı yıllık bir ara veriyor. Peki moda ile ilişkisi nasıl gelişiyor? “Moda, sanat ve tasarım çocukluğumdan beri içinde olduğum bir dünyaydı” diyor Armağan. Eğitim, iş hayatı ardından da evlilik ve annelik görevlerini yerine getirdikten sonra bir sabah moda dünyasına girme kararı alan Armağan, atölyesini kurarak ilk koleksiyonunu hazırlıyor ve sonra da ilk mağazasını açıyor. Bugün iki mağazası olan Ayşen Armağan, birinde kendi tasarımlarını sergilerken diğerinde ise beş yıldır mümessili olduğu İtalyan Stefanel firmasının satın aldığı High markasının koleksiyonuna yer veriyor. Ayrıca aksesuar ve çantada Fransız Jamin Puech ile tamamen el yapımı ve limitli üretim yapan Yunan Kooreloo’nun ürünleri bulunuyor. “Bunlar borsanın parçası olan markalar değil, tasarımla markalaşan isimler” diyen Armağan, “Bu nedenle de prototip kadının kullanmayacağı, kimliği oturmuş ve özgüveni yüksek kadınların ilgisini çekiyor” diyor.

 

Ayşen Armağan, yıllar içinde değişen müşteri profilini şöyle özetliyor: “Müşteri profili, maalesef çok az değişti. Türk kadını çok kalıplı, hâlâ marka tutkusu ve marka tutsaklığı var. Bir marka ile kimlik kazandığını düşündüğü için özgüven eksikliği de yaşıyor. İthal koleksiyondan seçim yaparken ciddi emek veriyorum. Çünkü bu dükkandan çıkan kıyafetin kişiye yakışmasına önem veriyorum.” 

 

“KUMAŞ VE DİKİŞ KALİTESİ MÜKEMMEL OLMALI”

“20 yaşımda neysem, şimdi de aynı olduğumu görüyorum” diyen Armağan, “Seçimlerimde kumaş ve dikiş kalitesi mükemmel olmalı. Modası geçmemeli” diyor. İş toplantılarında sade olunması gerektiğini belirten Ayşen Armağan, “Küçük bir detayla şık bir görüntü verebilirsiniz. Kendi stilim de daima bu yönde oldu. Enteresandır ki, gündüz veya akşamki iş toplantısı ile düğün kıyafetim birbirine yakındır. Gündüz spor ayakkabı ile giydiğim elbiseyi akşam saçım ve topuklu ayakkabı ile bambaşka bir havaya sokarım” diye anlatıyor. Seyahate çıkarken valizinde mutlaka 2 jean, kazak ve akşam için de 2 siyah ipek elbise bulunduran Armağan, renklerde de doğal tonları tercih ediyor. Bej, yeşil ve kakinin tüm tonları, toprak renklerinin yanı sıra her yıl mutlaka bordo ve mor renklerini de kendi koleksiyonunda yer veriyor. Ayşen Armağan’ın 2019 yılına dair hedefi ise İtalya-Como’da kendi butiğini açmak.