"Ben Sıfırı Bire Getiren Adamım"

Türkiye'nin başarılı girişimcilerinden biri Sina Afra... Bundan 10 yıl önce Markafoni'yi kurmaya karar verdiğinde 40 yaşındaydı. Kısa sürede Markofoni'yi Türkiye'nin önemli e-ticaret sitelerinden biri haline getirerek sattı. "Şu anda Markafoni'yle hiç bir duygusal bağım yok" diyen Sina Afra, aradan kısa bir süre geçtikten sonra yeni yatırımı Evtiro ile karşımıza çıktı. Kendisiyle yatırımları, Girişimcilik Vakfı, yöneldiği e-spor alanı ile ilgili konuşmak üzere bir araya geldik...

Duygu Sayıner / duygu.sayiner@platinonline.com

Markafoni’yi kurduğunuzda 40 yaşındaydınız. Girişimci olmaya nasıl karar verdiniz?

Ailemde girişimci kültürü yoktu. Babam diplomat, annem akademisyen. Girişimci olacağım diye bir şey olmadı hayatımda. Ben 2005 yılında eBay’de işe başlamıştım. Berlin’de çalışıyordum. eBay Berlin’de görevim şirket satın almak ve stratejileri oturtmaktı. Sürekli girişimciler geliyordu. Ben bu şirketi kurdum, eBay ilgilenir mi diyorlardı. 30 küsur ülkeye bakıyordum Türkiye de dahil olmak üzere. Orada bu girişimcilerden bir tanesi beni çok etkilemişti. Girişimci olmak güzel bir şey mi diye ilk orada düşündüm. Gayet özgür bir hayat gibi geldi. Girişimci olmamın kararının temelinde bunun olduğunu söyleyebilirim. Yani benim girişimci olmam başka girişimcilerin bana verdiği ilhamdı.

 Peki, sonraki süreç nasıl gelişti?

Girişimci olacağım dediğim gün ile Markafoni’nin açılışının arasında 2 sene var. Çünkü ertesi sabah kalkınca şirket hazır olmuyor. Şans faktörü de var. Ben 2006 yılında eBay için GittiGidiyor’u satın almıştım. Sonra baktım Türkiye’de online fashion yok. Bunu ben yapayım dedim. Sonra biraz çevreme sordum. Herkes o zaman “Türk milleti üzerine giymeden almaz” diyordu. Dolandırırlar taş gönderirler diyen de oldu. Markafoni 3 Eylül 2008’de açıldı. Ve o zaman bugünkü gibi değildi. Çok standart ürünler alıyordunuz. 2008’de 4 gözlük satmıştık, 2011 Temmuz’da şirketi sattığımızda ayda bir milyon ürün satıyorduk. Sonra yurt dışına açıldık. Ukrayna’da ikinci en büyük e-ticaret sitesi olduk. 2011’de Markafoni’nin yüzde 60’ını Naspers’a sattık, 3 sene sonra da yüzde 40’ını sattık, anlaşmamız böyleydi.

2008-2011 dönemi Markafoni’nin en altın dönemidir. 2011-2014 arası daha stabil gitti. 2014’ten sonra da tamamen yanlış yönetildi. Biz ayrıldıktan sonra yanlış insanlara teslim edildi. En son da geçtiğimiz yıl İngiltere’de yaşayan Cafer Mahiroğlu’na satıldı. Cafer Bey konuya çok hakim biri. Bugün Markafoni’nin gayet emin ellerde olduğunu söyleyebilirim.

Röportajın Devamı Platin Dergisi'nde...