PİYASALAR

Elmasların Kralı Harry Winston, İstanbul'da

85 yılı aşan geçmişi ile bugün lüks sektöründeki en prestijli markalardan biri konumundaki Harry Winston, 'Yıldızların Mücevhercisi' ve 'Elmasların Kralı' olarak tanınıyor. Mücevhercilikte devrim yaratan, değerli taşların tasarımı belirlediği yenilikçi felsefesi, bugün halen Winston tasarımlarına ilham veriyor...

Dalida Özatay Erus / [email protected]

1932’de New York City’de kurulan Harry Winston, işçiliği ile mücevhercilik ve yüksek saatçilik alanında en üst seviyenin standartlarını belirliyor. Yaşamı boyunca ‘Elmasların Kralı’ ve ‘Yıldızların Mücevhercisi’ olarak bilinen Bay Winston’un, günümüzün mücevherciliğinde devrim yaratan, değerli taşların tasarımı belirlediği yenilikçi felsefesi, bugün halen Winston tasarımlarına ilham veren estetik anlayışının temelini oluşturuyor. Dünyanın en ünlü Jonker, Hope ve Winston Legacy elmasları gibi değerli taşlarını koleksiyonuna kazandırırken Hollywood yıldızlarından kraliyet mensuplarına kadar kuşaklardır ünlü isimleri süslemeye uzanan yolculuğunda Harry Winston, 80 yılı aşkın süredir var olanın en iyisiyle eş anlamlı olarak anılıyor. Bugün ise başta New York, Londra, Paris, Cenevre, Tokyo, Hong Kong ve Şangay olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki salonlarıyla, yaratıcılık, nadidelik ve kalite geleneğini ödün vermeden sürdürüyor.

DOĞUŞTAN DEĞERLİ TAŞ TUTKUNU

Tıpkı hayatının merkezinde yer alan nadir değerli taşlar ve paha biçilemez mücevherler gibi Harry Winston, parlak yönleri olan bir kişiliğe sahipti. Doğuştan değerli taş tutkunu, sezgileri kuvvetli bir iş adamı, kendini adamış bir hayırsever ve son derece cesur kararlar alabilen biri olan Winston’un kariyerine; dünyanın en sıra dışı elmas ve değerli taşlarıyla ilgili cesur maceralar ve manşetlere çıkan hikayeler, devlet başkanları ve kırmızı halı soylularıyla karşılaşmalar, sektör çapında ilkler ve mükemmel işçilikli mücevherin nasıl takılabileceği ve takılması gerektiğiyle ilgili algıyı sonsuza kadar değiştiren yenilikçi tasarım felsefesi damgasını vurdu.

HER ŞEY 2 KARATLIK ZÜMRÜTLE BAŞLIYOR

Bay Winston bir keresinde, “Mücevherler çok küçüklüğümden beri beni büyülemiştir. Sanırım onlar hakkında bir çeşit bilgiyle doğdum” diyor. Küçük bir mücevher dükkanı sahibinin oğlu olarak çok erken yaşta mücevherle tanışan Winston, kısa sürede değerli taşların kalite ve potansiyelini görme ve onları değerlendirme konusunda doğal bir yeteneği ve güçlü bir sezgisi olduğunu kanıtlıyor. Harry Winston’un değerli mücevherlere merakı gençliğinde, daha 12 yaşındayken yerel bir rehine dükkanında bir tepsi değersiz mücevher arasında 2 karatlık bir zümrütü fark ettiğinde başlıyor. Ne bulduğunun farkında olan Winston, dükkan sahibinin değersiz bir sahte mücevher sandığı parçayı 25 sente alıyor, iki gün sonra 800 dolara satıyor. Değerli taş tutkusunun ve sezgisinin peşinden gitmeye karar veren Winston, 15 yaşındayken okulu bırakıp babasının Los Angeles’taki küçük mücevher mağazasında çalışmaya başlıyor. 1920’de New York City’ye dönüp ilk şirketi Premier Diamond Company’yi kuruyor. Rekabetçi elmas piyasasında yolunu bulmanın zor olduğunu fark eden Winston, bütçesine daha uygun değerli taşlar satın almak için alternatif bir kaynak keşfediyor; aile mücevheri mezatları.

AİLE MÜCEVHERLERİNE ÇAĞDAŞLIK KAZANDIRDI

Elmastan anlayan olağanüstü bir göze ve bir elmasın nihai potansiyelini açığa çıkarmak için bazılarının altıncı his diyebileceği bir yeteneğe sahip olan Winston, doğuştan gelen bu yeteneğine güvenerek zamanın en ünlü aile satışlarında mücevher koleksiyonlarının tamamını satın alarak değerli taşları demode montürlerinden çıkarıp onları yeniden kesiyor ve her bir taşın doğal güzelliğini ve pırıltısını pekiştiren daha çağdaş tarzlarda sunmaya başlıyor. Tanınmış Amerikan ailelerinin sattığı aile koleksiyonlarını satın alma şeklindeki sıra dışı uygulamasıyla Harry Winston hızla ilgi odağı haline gelerek sıkça yerel gazetelere haber olmaya başlıyor ve böylece mükemmel işçilikli mücevhercilikte bir lider olarak konumlanıyor. Winston’un aile mücevherleri piyasasında 1920’li yıllar boyunca devam eden başarısı ona işini büyütmek için gereken maddi özgürlüğü sağlıyor. Böylece 1932’de Winston Premier Diamond Company’yi kapatıp kendi adını taşıyan Harry Winston, Inc. markasını kurarak kendi mücevherlerini tasarlamaya, üretmeye ve satmaya başlıyor. O zamanlar pek bilmese de bu adım, daha sonra kuşaklar boyunca kutlanacak olan olağanüstü bir geleneğin başlangıcını oluşturuyor.

MÜCEVHER VE SAATLER

Harry Winston, Inc. Ceo’su Nayla Hayek, “Harry Winston’da işimiz iki segmente ayrılmış durumda: mükemmel işçilikli mücevherler ve saatler. Mükemmel işçilikli mücevherlerimiz New York’ta üretilirken saatlerimiz de İsviçre’de imal ediliyor” diye belirtiyor. Markanın dünya genelinde mevcut çalışan sayısı ise yaklaşık bin kişi... markanın kendine özgü özellikler ve standartlarını anlatan Hayek, “İster mükemmel işçilikli mücevherlerden biri olsun, ister gelin koleksiyonundan bir yüzük ya da özel tasarım koleksiyonlarımızdan bir parça, tüm Harry Winston mücevherlerinde sadece en mükemmel kalitede elmas ve materyal kullanılıyor” diye ifade ediyor.

İSTANBUL’DAKİ SALON BİR MALİKANE ZARAFETİNDE DEKORE EDİLDİ

Geçtiğimiz şubat ayında İstanbul’da ilk salonunu açan Harry Winston, aralarında günümüzün en mükemmel işçilikli pırlanta ve nadide değerli taşlarının bulunduğu muhteşem mücevher ve saat koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor. Emaar Square’deki 249 metrekarelik salon, özel bir malikanenin zarafetini ve samimiyetini yakalamak üzere tasarlanmış olan iki katlı yeni salon, geleneksel Winston tarzının çağdaş bir yorumunu yansıtıyor. Yumuşak kahve ve gri tonlarından oluşan renk paleti, özel olarak tasarlanmış siyah lake ve antik bronz mobilyayla, özel sipariş avizeleri, el işi boncuklarla süslenmiş ipek duvarları ve antika dokunuşları tamamlıyor.

Çarpıcı bir siyah-beyaz yıldız yağmuru motifiyle bezenmiş görkemli mermer fuayede, Harry Winston’ın en özel tasarımları sunuluyor. Harry Winston’ın lüks mücevher ve gelinlik mücevheri koleksiyonlarının yanı sıra son teknoloji saat koleksiyonlarına ayrılmış alanlar, misafirlerin Harry Winston’ın simgesi olan son derece saygın ve kişiye özel bir deneyim yaşamasını sağlarken suit odaları ile de ayrıcalıkta en üst seviyeyi belirleyen lüks bir deneyim sunuyor. İstanbul’un son derece önemli bir Pazar olduğunu vurgulayan CEO Hayek, “Biz de Harry Winston’ın olağanüstü mirasını bu şehirle ilk kez paylaştığımız için heyecan duyuyoruz” diyor.