PİYASALAR

Modern hayat sağlığımızı mı tehdit ediyor?

Platin

Sağlık nedir? Bizi ne sağlıklı yapar? Her gün spora gitmek, düzenli beslenmek, iyi uyumak... Peki, hiç yaşadığınız ortamın sağlığınız üstündeki etkilerini düşündünüz mü? Ekoloji, iklim dönüşümü ve modern hayat sağlığımızı nasıl etkileyecek?

İrem Sertbaş / irem.sertbas@platinonline.com

Ben, bu haberi akşamüstü 16.00 sularında yazarken dünya genelinde yalnızca bu saate kadar, gün içinde 10 milyar 614 milyon 500 bin sigara içilmişti. Yalnızca bu yılın ekim ayına kadar 6 milyon 500 bini aşkın kişi kanserden hayatını kaybetti. Bulaşıcı olmayan hastalıkların bir alt kümesi olan yaşam tarzı hastalıkları; yaşama, çalışma ve günlük yaşamlarımıza devam etme şeklimizin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Son yıllarda beslenme şekillerimiz daha sağlıksız hale geldi. Yaşam tarzlarımız hareketsizleşti. Toplumun büyük bir kesimi hâlâ tütün ve alkol kullanıyor. Bu dört risk faktörü; beş yaşam tarzı hastalığının giderek artmasıyla sonuçlanıyor. Bunlar; obezite, diyabet, kanser, kronik akciğer hastalığı ve kardiyovasküler hastalıklar. Bugün küresel ölümlerin yüzde 8’i obezite yüzünden gerçekleşiyor. Bu hastalıkların; 2030 yılında tüm hastalıkların yüzde 75,26’sına denk düşeceği öngörülüyor. 

KALKINMANIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL HALİNE GELİYOR

Tabii ki, yaşam tarzımızdaki bu değişimin nedenlerinin en önemlisi, modern hayatın getirdikleri… Ayrılmaz bir şekilde sosyo-ekonomik kalkınma ile bağlantılı olan ve yaşam tarzımın bir sonucu olarak ortaya çıkan bu hastalıklar; mortaliteye en büyük katkıda bulunan ve aynı zamanda küresel olarak kalkınmanın önündeki en büyük engel haline geliyor. ‘Küresel Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların Modellenmesi ve Tahmin Edilmesi’ isimli makalede; milli gelir arttıkça ve ülkenin kalkınma aşaması yükseldikçe, yaşam tarzı hastalıklarının ölüm oranlarına etkisinin azaldığı gözlenmiştir. Yaşadığımız toplum ve kaynaklara ulaşma imkanımız, modern hayatın etkisiyle artan bazı hastalıklardan kaçınmamız için bize fırsat veriyor. 

“İNTERNET KULLANIMININ, YALNIZLIK HİSSİ VE DEPRESYONA NEDEN OLDUĞU KANITLANDI”

Diğer yandan; modern dünyanın yarattığı zorluklar ruhsal sağlımızı da etkiliyor. Bireylerin  sorunlarla başa çıkmasında içinde bulunduğu sosyal ve kültürel atmosfer etkili oluyor. Sosyal bir varlık olan insan, çevresindeki diğer bireylere bağımlı olarak dünyaya gelir, farklı sosyal yapılar içerisinde mutlu olmaya, sevilmeye, beslenmeye ve desteklenmeye gereksinim duyar. Nitelikli ve doyurucu sosyal ilişkilerin ruh sağlığımızı koruduğunu vurgulayan Psikolog Volkan Demir, şu yorumda bulunuyor: “Yıllar önce akıllı telefonlar ve sosyal medya hesaplarımızın hayatımıza girmesiyle beraber ‘sosyal mesafeye’ başladık. Azalan duygusal temasımız, artan like’lar ile birlikte sosyal uzaklaşma süreci başladı çoğumuzun hayatında.  Sosyal yönden oluşturduğu olumsuzlukları ortaya koymak amacıyla yapılan birçok araştırmada; internet kullanımının toplumdan bireyin yalıtılması, yalnızlık hissi ve depresyona neden olduğu kanıtlandı.”

"DOĞAL ÜRETİM AZALACAK VE DAHA DEĞERLİ HALE GELECEK”

Öte yandan, yalnızca içinde yaşadığımız toplum değil, gezegenimizin durumu da sağlığımız üzerinde etkiye sahip. Gezegeni ısıtan gazları azaltmak için çok az şeyin yapıldığı bir yüksek emisyon senaryosunda, iklim değişikliği kaynaklı küresel ölüm oranları, yüzyılın sonuna kadar her 100 bin kişiden 73’ünün vefat nedeni olacak. Bu, tüberküloz, HIV / AIDS, sıtma, dang humması ve sarı humma dahil olmak üzere tüm bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan mevcut ölüm sayısı ile neredeyse eşit. Ekolojik dengenin değişiminin ve iklim dönüşümünün; yerleşim yerlerini ve hayat tarzlarını değiştirmeye devam edeceğini vurgulayan Prof. Dr. Ramazan Erdem, sözlerine şöyle devam ediyor: “Basit anlamda yapay ısıtıcılar ve soğutucular hayatımızda daha çok yere sahip olacak.

Ekolojik dengenin bozulmasıyla birlikte değişen sıcak ve soğuk hava şartlarına, hortum, fırtına ve dolu gibi afetlere tedbir alabilmek adına yaşam mekanları ve çalışma yerleri ona göre inşa edilecek. Mekanlarda havalandırma, yalıtım, dış çevreye karşı koruma açısından bir dönüşüm beklenebilir. Bu da insanın doğal ortamdan yani topraktan daha uzaklaşması ile sonuçlanabilir. Modern hayat açısından ise teknolojinin etkisiyle yapay imkanları daha çok kullanır hale geleceğiz. Ekolojik dengenin bozulmasıyla birlikte laboratuvar ortamında üretilen tarım ürünleri, gıda ürünleri daha çok artacak, doğal üretim azalacak ve daha değerli hale gelecek.”

HERKES EŞİT DERECEDE RİSK ALTINDA DEĞİL

Diğer doğal ve insan kaynaklı sağlık stres faktörleriyle birlikte iklim değişikliği, insan sağlığını ve hastalığını çeşitli şekillerde etkiler. İklim değişikliği nedeniyle bazı mevcut sağlık tehditleri yoğunlaşırken yeni sağlık tehditleri de ortaya çıkabilir. Ancak, herkes eşit derecede risk alında değil. Risk faktörünü belirleyen unsurlar arasında ise yaş, ekonomik kaynaklara ulaşım ve yaşanan ülkenin konumu gibi bazı faktörler yer alıyor. Türkiye’nin halk sağlığı, ülkemizde veya dünyanın herhangi bir yerinde fiziksel, biyolojik ve ekolojik sistemlerin bozulmasından etkilenebilir. Buna bağlı olarak;  solunum ve kardiyovasküler hastalıklarda artış, aşırı hava olaylarına bağlı yaralanmalar ve erken ölümler, gıda ve su kaynaklı hastalıkların ve diğer bulaşıcı hastalıkların yaygınlığı ve coğrafi dağılımındaki değişiklikler ve akıl sağlığına yönelik tehditler meydana gelebilir. Tüm hayvan türlerinin popülasyonları, yiyecek ve su kaynaklarına, aşırı bulaşıcı hastalıklardan uzaklığa ve iklimsel istikrarın sağladığı fiziksel güvenlik ve rahatlığa bağlıdır. Modern hayat; insanların ve iklimin dönüşmesine neden olurken, dünyanın sisteminin devam etmesi; insanlardan ve ekolojiden gelen yaşam desteğine bağlı.