PİYASALAR

İsmail Gülle: Made In Türkiye algısı güçlenmeli

Platin

"Ülkemizin hazır giyim sektörü özelinde küresel arenada öne çıkabilmesinin anahtarı, markalaşma ve katma değerli ihracat" diyen TİM Başkanı İsmail Gülle, 'Made In Türkiye’ algısını güçlendirerek yüksek kaliteye sahip ürünlerimizi başarıyla pazarlamamız gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye Tanıtım Grubu (TTG) başkanı olarak son 3 yıldır destekledikleri, 15’incisi ise bu yıl 12-16 Ekim tarihleri arasında dijital olarak gerçekleşecek olan Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un (MBFWI), hem hazır giyim sektörünün hem yeni Türk tasarımcıların hem de İstanbul’un bilinirliğinin artmasını sağladığını belirten Gülle, hazır giyim ve tekstil sektörünün gelecek projeksiyonunu Platin’e anlattı

Bahar Akgün / bahar.akgun@platinonline.com

TİM olarak 27 sektörle, ülke ihracatına daha fazla katkıda bulunmak adına tüm güçleriyle çalıştıklarını vurgulayan İsmail Gülle; hazır giyim sektörünün orta vadedeki hedefinin, 33 milyar dolar olduğunu belirtiyor. Gülle’ye göre bu hedefe ulaşmak için tasarım ve katma değer, en önemli etkenler… Türkiye Tanıtım Grubu başkanı olarak da bu misyon doğrultusunda tasarım ve moda yarışmalarının yanı sıra Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyleyen Gülle, “Genç Türk tasarımcılara destek vermenin,  geleceğin tasarımcısı olabilmelerine yol açmanın, Türk hazır giyim sektörünün katma değerini artıracağını öngörüyoruz” diyor. Gülle, daha güçlü bir hazır giyim sektörü için devlet, özel sektör, marka, kurum, birlik, dernek ve tasarımcıların nasıl bir sinerji içerisinde ilerlemesi gerektiği hakkında da önemli ipuçları veriyor.

• TİM, pandemi süreciyle birlikte ihracat odaklı sektörlerde ne gibi farklı önlemler aldı? 

Dünya olarak beklemediğimiz olumsuz bir sürecin içinde bulduk kendimizi... Bu süreçte en çok etkilenen alanların  başında ekonomi geliyor. Biz de ticaret diplomasisinin saha neferleri olarak bu süreçten, ihracatımızın minimum etkilenmesi adına ciddi bir gayret gösterdik. İhracatçılarımızın pazarlara ulaşabilmesi ve ticaretini sürdürebilmesi adına dijital ortama hızla geçiş yaptık. Pandemi döneminde birkaç yılda devreye alınabilecek dijital iş yapış modelini çok kısa sürede hayata geçirdik. Mayıs ayının ortasında Özbekistan ile başladığımız sanal ticaret heyetlerimizi bugün itibariyle Almanya dahil, 8 ülkeye gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Heyetlerimizin yanı sıra, 4 sanal fuarımızı başarıyla tamamladık. Sanal fuar ve heyet çalışmalarını pandemi dönemi bitse bile 2021 sonrası da devam ettireceğiz. İhracatçılarımız, son derece verimli görüşmeler gerçekleştirirken, alıcılar da heyetlerimizden bir o kadar memnunlar. Diğer yandan, Covid-19 süreci ve sonrasında ticaretin yönünü çizmek hedefiyle ülkemizin Çin, Hollanda, ABD ve AB Büyükelçileriyle online ortamda gerçekleştirdiğimiz TİM Export Talks buluşmaları ile Covid-19 sonrası bu pazarlarda ihracatçılarımız için hangi fırsatların olduğunu değerlendirdik. Kıymetli büyükelçilerimizin tespit ve önerileriyle Covid-19 sürecinde daralan uluslararası ticaretin etkilerini, ihracatta yaşanan kaybı telafi edecek başlıkları ihracatçılarımıza sunmuş olduk.

• Bu dönemde öne çıkan iş birlikleri ve projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

DHL Express ile çok önemli bir iş birliği gerçekleştirdik. Ülkemiz, Covid-19 salgını döneminde 70’ı aşkın ülkeye uzattığı dost eliyle küresel mücadeleye destek verirken ihracatçılar olarak bizler de #GoodnessFromTürkiye projesini hayata geçirerek, ‘Made in Türkiye’ hijyen ürünleriyle bu ‘İnsanlık’ ve ‘İyilik’ Hareketini bir adım öteye taşıdık. Hedef pazarlarımızdaki büyük alıcılara, ticari dernek temsilcilerine, basın mensuplarına özel tasarım hijyen kitleri göndererek hem zor günlerde dayanışma ruhunu canlandırmayı hem de Türk ürünleri algısını ve ‘Güvenilir Tedarikçi Türkiye’ konumumuzu perçinlemeyi amaçladık. Bu dönemde yurt dışındaki paydaşlarımıza ülkemizde üretilen hijyen ürünleri ile yanlarında olduğumuz mesajını vermek istedik. Aynı zamanda ülkemizde üretimin devam ettiğini ve her alanda tedarik ihtiyaçları için bugün de gelecekte de güvenilir bir ortak olarak burada bulunduğumuzu bir kez daha hatırlatma fırsatı yakaladık. Pandemi sürecinde yapmış olduğumuz bu çalışmalar, salgın bittikten sonra meyvelerine daha fazla verecek. Sektörlerimiz de bu süreçten önemli çalışmalara imza atarak, pandemi döneminde ticaretten en az etkilenen ülkelerinin başında olmamızı sağladı. Bu başarıya imza atan tüm ihracatçılarımızı kutlarım. Rüzgarı arkamıza aldık. Eylül ayından itibaren tüm sektörlerimizin göstergeleri yukarı yönde seyrediyor. İnşallah yeni dönemde hedeflerimize olan yürüyüşümüzü kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.

“Hedef; 33 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşmak”

•Türk hazır giyim ve tekstil sektörünün güçlü bir üretim, tasarım, Ar-Ge ve lojistik desteğiyle ilerleyebilmesi adına TİM, dünden bugüne ne gibi önemli adımlar attı? 

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz, kilogram başına ortama 18 dolarlık ihracatı ile Türkiye’de mücevher ve savunma sanayi sektörlerimizle birlikte en fazla katma değerli ihracat gerçekleştiren üç sektörden biri. Sektörümüzün 17.6 milyar dolarlık ihracatının, 3 milyar doları markalı ihracat, 1 milyar doları aşkın kısmı da yüksek tasarım ürünlerinden oluşuyor. Hazır giyimde ihracat birim fiyatımız ortalama 18 dolar/kg iken markalı ihracatta ortalama 40 dolar/kg, tasarım ürünlerinde ise 60 dolar/kg. Hazır giyimde ortalama birim fiyatımızı 30 dolara, markalı ihracatımızın % 10 olan payını %25’e ve yüksek tasarımlı ürün ihracatımızı %5’ler düzeyine çıkardığımızda toplam 17.5 milyar dolar ilave ihracata ve 33 milyar dolarlık ihracat seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz. Hazır giyim, ‘Made in Türkiye’ algısının en yüksek olduğu sektörlerimizin başında geliyor. Tasarım ve inovasyon başarısını, yurt dışı tanıtım ataklarıyla iyi noktaya taşıyan sektörümüz, bu başarılı çalışmalarını çok iyi şekilde taçlandıracak. Bu kapsamda, yurt içi ve yurt dışında önemli yarışmalar organize eden ve farkındalık yaratan sektörümüz, nitelikli iş gücüne önem vererek başta meslek liseleri olmak üzere eğitim alanında birçok önemli konuda ciddi çalışmalar yapıyor. Bu evrede, başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere, ilgili bakanlıklarımız ve kurumlarımızla görüşmeler yapıyor, sektörümüzün taleplerini çözme noktasında her türlü çabayı sarf ediyoruz. 40 yılını tekstil sektörüne adamış biri olarak sektörümüzün ihtiyaçlarını yakından biliyor, çözüm ve katma değer yaratacak katkılar konusunda her konuda destek sağlıyoruz.

• Türkiye’nin hazır giyim sektöründe özellikle de global arenada öne çıkabilmesi ve ihracatta çok daha fazla pay alabilmesi adına sizce ne gibi önlemler alınmalı? Bu noktada devlet, özel sektör, marka, kurum, birlik, dernek ve tasarımcılar nasıl bir sinerji içerisinde ilerlemeli?

Ülkemizin hazır giyim sektörü özelinde küresel arenada öne çıkabilmesinin anahtarı ‘markalaşma’ ve ‘katma değerli ihracat’... Küresel anlamda markalar yaratabilen ülkeler, her sektörde olduğu gibi hazır giyim sektöründe de bir adım önde oluyorlar. Türk ihraç ürünleri zaten dünyanın birçok ülkesine göre yüksek kaliteye sahip. Önemli olan ‘Made In Türkiye’ algısını güçlendirerek yüksek kaliteye sahip olan ürünlerimizi başarıyla pazarlamamız gerekiyor. Elbette bunu başarmanın yolu devletin ve özel sektörün aynı vizyonu paylaşması. Vizyoner ihracatçı firmalarımız ve karar alıcıların ortak projeleriyle birçok başarıya imza atan sektörümüz, inanıyoruz ki küresel ticaretteki payını önümüzdeki dönemde de artırmaya devam edecek.

“Sektör ihracatının yıl sonunda 17 milyar doları aşması bekleniyor”

• Sizce hazır giyim sektörü 2020 sonunda nasıl bir ihracat gelirine ulaşacak? 

Hazır giyim sektörü yılın ilk sekiz ayında 10.3 milyar dolarlık ihracat tutarına ulaştı. Sektör ihracatının yıl sonuna kadar 17 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Özellikle ağustos ayında sektörün tarihindeki en yüksek aylık ihracat rakamına ulaşması, yılın son dört aylık döneminde sektörün tüm beklentilerin ötesinde bir ihracat rakamına ulaşma potansiyelini de ortaya koyuyor. Bizler de sektörün çok daha aktif yol alabilmesi adına sektör temsilcilerimiz ve birlik başkanlarımızla sürekli iletişim halindeyiz. Pandemi döneminde birçok istişare toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarımıza ve ihracatçımızın sorunlarının çözülmesi adına çalışmaya devam edeceğiz.

• TİM olarak 2021 projeksiyonunuz nedir? Hazır giyim sektörü özelindeki hedeflerinizi de özetler misiniz? 

TİM olarak 27 sektörümüzle ülke ihracatımıza daha fazla katkıda bulunmak adına tüm gücümüzle çalışıyoruz. Hazır giyim sektörümüz de özellikle normalleşmeye geçtiğimiz bu dönemde ihracatımıza en fazla katkı sağlayan sektörlerin başında geliyor. Sektörümüzün orta vadedeki hedefi 33 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için tasarım ve katma değer en önemli etkenler olacaktır. Bu kapsamda tasarım ve moda yarışmaları, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına fazlasıyla önem veriyoruz. Hazır giyim sektöründe küresel ölçekte, fiyat-kalite dengesi düşünüldüğünde, dünyanın en iyileri arasındayız. Üretim ve tasarım gücümüzü daha da kurumsal hale getirip, sektörümüzün kapasitesini ikiye katlayabilecek bir ortam oluşturmak adına güçlü bir strateji izliyoruz.

"MBFWI, BU YIL DİJİTAL OLARAK GERÇEKLEŞTİRİLECEK"

• 15’inci sezona hazırlanan MBFWI kapsamında Türkiye Tanıtım Grubu olarak ne gibi farklı sorumluluklarınız bulunuyor? Bu organizasyon kapsamında nasıl bir aksiyon alıyorsunuz?

Türkiye Tanıtım Grubu (TTG) olarak son 3 yıldır desteklediğimiz, hazır giyim sektörümüzün en önemli projelerinden MBFWI’yı bu yıl pandemiden dolayı dijitalde yapmayı planlıyoruz. Günümüz koşullarında hızlıca dijitalleşen dünyada, hazır giyim sektörümüzü temsilen Türk tasarımcılarımızın defileleri dünyanın önde gelen dijital satın alma platformu Joor.com ve en prestijli moda yayınlarından biri olan Vogue sitesinin Runway kısmında yayınlanacak. Defilede çekilen video ve fotoğraflar, Gettyimages sitesine de yüklenecek. Böylece Türk tasarımcılarımızın ürünlerinin dünya çapında ilham kaynağı olmasını hedefliyoruz. Bu yıl başta İstanbul olmak üzere, Türkiye’nin tarihi ve turistik mekanlarını tanıtmak için çekimlerde kullanacağız. TTG olarak, bu konuya önem vererek İstanbul dışında diğer mekanlarımızın da yer almasını sağladık. Daha önce İstanbul’da farklı mekanlarda yapılan defilelere ek olarak bu sene hazır giyim sektörü tanıtım filmimizle farklı bir ilke imza atıyoruz. İstanbul’un ve Anadolu’nun güzide mekanlarını kullanarak tarihimizin de en iyi şekilde anlatıldığı çekimler yapmayı planlıyoruz. Sektörümüzün tanıtım filminin globalde en iyi etkiyi oluşturması için dünyanın önde gelen dijital satın alma platformu joor.com ve en prestijli moda yayınlarından biri olan Vogue Runway’de yer almasını sağlayacağız.

• MBFWI'nın Türk hazır giyim sektörünün geleceğine, ihracat hedeflerine, Türkiye’nin global arenada temsil edilmesine, tasarım ve koleksiyonlarımızın tanıtılmasına nasıl bir katma değer sağladığını düşünüyorsunuz?

Globalde, İstanbul gibi modaya yön veren şehirlerde yapılan Mercedes-Benz Fashion Week moda haftası organizasyonu, İstanbul’un tanıtılmasının yanı sıra hem hazır giyim sektörümüzün tanıtımı hem de yeni Türk tasarımcılarımızın bilinirliğinin artmasını sağlıyor. Genç Türk tasarımcılara da ayrıca destek vererek geleceğin tasarımcısı olmalarının yolunu açmakla birlikte Türk hazır giyim sektörünün katma değerini artıracağını öngörüyoruz. Global çapta önemli alıcılarla hazır giyim ihracatçılarımızı dünyanın önde gelen dijital satın alma platformu Joor’da buluşturmayı planlıyoruz. Aynı zamanda sektörün en prestijli ismi Vogue Runway’de tasarımcılarımızın yer alması, Türk tasarımcıların dijital footprint artırmasını ve fiziki olarak yapılan defilelerden daha çok sayıda hedef kitleye ulaşmasını bekliyoruz. Böylece, Türk tasarım gücünü dünyada pekiştirileceğini öngörüyorum.