PİYASALAR

"Hedef büyük: Türkiye'ye en çok yeşil alan kazandıran şirket olmak"

Platin

Tüm faaliyetlerinde doğanın korunmasını ve çevrenin en az oranda etkilenmesini şirket politikası olarak benimsediklerini söyleyen Yapı & Yapı İcra Kurulu Üyesi Sezgin Sipahi, kaynaklarını etkin biçimde kullanarak çağdaş kentlere yakışan mekanlar yaratmak için var gücüyle çalışırken, sürdürülebilir büyüme ilkesiyle yarattıkları değerleri sürekli kılmayı hedeflediklerini aktarıyor. Sipahi, Yapı & Yapı’nın yeşil alan ve sürdürülebilirlik politikalarını Platin’e anlatıyor.

Mustafa Gündoğdu / mustafa.gundogdu@platinonline.com

• Yapı & Yapı’nın sürdürülebilirlik stratejisi ne zaman başlatıldı? Ana stratejinizin özünde neler bulunuyor?

Sürdürülebilirlikle ilgili öncelik belirlenirken, dünya üzerinde oluşan tercihleri ve trendleri değerlendirdik. Sektörün beklentilerini dikkatlice analiz ettikten sonra, çözüm ortaklarımız ile çalışanlarımızın görüşlerini de aldık. İnşaat sektörü için geçerli olan ve tüm beklentileri karşılayacağını düşündüğümüz bu çalışmayı 2015 yılında Birleşmiş Milletler öncülüğünde yayınlanan ve tüm dünya için ortak gündem olan ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ (SDGs) ile birleştirerek stratejimizi oluşturmaya karar verdik.

• Yapı & Yapı, içinde bulunduğu sektörde hangi uygulamalarıyla sürdürülebilirlik alanında rakiplerinden farklılaşıyor? 

Yapı & Yapı, içinde bulunduğu sektörde yapmış olduğu projelerin yenilikçi ve yaratıcı yaklaşımı ile fark yaratan hizmetler sunarak kendinden sonra gelecek kuşaklara daha iyi bir yaşam mirası bırakmayı amaçlayan bir şirket. Bugünden geleceğe dokunabilmek, geleceği koruyabilmek için çalışmalarımızı sürdürürken, bugünün bize gelecek nesillerin emaneti olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Yapı & Yapı olarak tüm faaliyetlerimizi bu bakış açısıyla sürdürüyoruz. Bizi sektördeki diğer oyunculardan ayıran en büyük farkın, bu yaklaşımımız olduğu kanaatindeyiz. 

Hedefimiz, gelecek kuşakların mirasını koruyarak, Türkiye’nin en çok yeşil alan yapan şirketi olmak.

• Sürdürülebilirlik alanında yapmış olduğunuz uygulamaların Yapı & Yapı’ya geri dönüşü nasıldı? 

Sürdürülebilirlik alanında yaptığımız tüm çalışmalarda çevreye katkı sağlıyoruz. Yapılan çalışmaların çevreye etki değerlendirmelerini yaptığımızda özellikle altyapı ve içme suyunun arıtılması, yaşam kaynağımız olan suyu korumamızı sağlıyor. Hayata geçirdiğimiz projelerimizin hem çevreye hem de geleceğe olumlu etkileri aşikar. Bu projelerimizin tamamlanarak işletmeye alınması, susuz kalma korkusunun toplum üzerindeki etkilerini de hafifletiyor. Sürdürülebilirlik alanında hızlı, yüksek kalitede, titizlikle ürettiğimiz projeler, bize yeni iş fırsatları kazandırdı. Bu özelliğimiz işveren nezdinde de daha çok tercih edilmemize ön ayak oldu.

• Yapı & Yapı’nın şu ana kadar Türkiye’de inşa ettiği yeşil alan miktarı nedir?

Bugüne kadar Türkiye genelinde toplam 2 milyon metrekarelik yeşil alan inşa ettik. İstanbul genelindeki yeşil alanların düzenlenmesi, Maltepe sahilindeki rekreasyon alanları, başkent Ankara’da ki millet bahçesi, toplumun yeşile olan ihtiyacını gidermeye yönelik hayata geçirilen önemli projelerden sadece birkaçı.

• Bu yapıların hepsi Millet Bahçesi mi? Yoksa başka yapılar da söz konusu mu?

İstanbul Maltepe sahilinde yapmış olduğumuz 1.2 milyon metrekarelik park, rekreasyon ve aktivite alanlarıyla Ankara’da yapmakta olduğumuz millet bahçesinin 600 bin metrekaresi yeşil alan olarak tasarlandı. Kalan 100 bin metrekarelik kısmı ise kıraathane, kaykay pisti, buz pisti, cami, bostan ve sera gibi halkımızın değerli vaktini keyifle geçireceği alanlar olarak projelendirildi.  Yapı & Yapı olarak, gelecek kuşaklara daha iyi bir yaşam alanı miras bırakmayı görev edindik. 

• Şirketin en çok yeşil alan yaptığı proje hangisi?

Yapı & Yapı olarak, gelecek kuşaklara daha iyi bir yaşam alanı miras bırakmayı görev edindik. Bu amaçla, İstanbul genelinde farklı noktalarda toplam alanı 6 bin dönümün üzerindeki alana peyzaj düzenlemeleriyle birlikte 60 bin 400 ağaç fidanını toprakla buluşturmayı başardık. Maltepe Sahili Spor ve Rekreasyon Alanları Düzenleme İnşaatı projesi ise en büyük yeşil alanlı projemiz.

• Pandemiyle birlikte yeşil alanların ve açık havanın önemi daha da iyi anlaşıldı. Bu konuyla ilgili pandemi sonrası iş yapış şekillerinde nasıl değişiklikler öngörüyorsunuz? 

Küresel salgının yarattığı sağlık tehdidine karşı, insanların günlük yaşamlarına getirilen kısıtlamalar, evlerinde uzun süre zaman geçirmek zorunda olmaları, yeşile ve doğaya olan özlemi artırdı. Sosyal donatı alanları olarak yeşil alanı büyük olan, şehrin dışında ormana yakın, müstakil konut projeleri daha çok tercih edilir oldu. Bu durum aynı zamanda yeşil alanların, parkların ve rekreasyon alanlarının daha büyük tasarlanmasını ihtiyacını da birlikte getirdi. Bu tarz projelere önümüzdeki dönemde daha çok talep geleceğini ön görüyoruz. Öte yandan küresel salgın sebebiyle pek çok çalışan işlerine evlerinden devam etmek zorunda kaldı. ‘Home Office’ diye tabir edilen evden çalışma, bazı iş kollarında kalıcı hale gelebilir. Belki yeni normal diye adlandırılan bu dönemde projelerin mimari tasarımlarında evden çalışma veya evden eğitime katılma fonksiyonları da göz önünde bulundurulacak. 

• Şirketinizin çevreci bir yaklaşımla inşa ettiği, örnek gösterilebilecek projesi hangisidir?

Şirket olarak geliştirdiğimiz tüm projelerde en büyük önceliğimiz doğayı korumak. Örnek vermek gerekirse, İstanbul Finans Merkezi’nde inşaatına devam ettiğimiz ve LEED Gold sertifikası almak için gerekli olan tüm tasarımsal ve uygulama çalışmaları LEED sertifikası direktiflerine uygun olarak yürütülen SPK Genel Müdürlük binası, bu projelerden sadece biri. SPK’da sadece enerji ve su tasarrufu değil aynı zamanda tasarımlarda kullanıcıların sağlığına ve büyük önem verilerek çözümler üretiliyor. İç mekan hava kalitesi, doğal aydınlatma, sıcaklık ve nem kontrolü, atık yönetimi gibi insan sağlığını direkt etkileyen unsurlar göz önüne alındı.